{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/48 E.  ,  2018/131 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2018/48 <br>KARAR NO \t: 2018/131<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t\t: 2017/706 <br>DAVANIN KONUSU\t: Alacak (Saklama Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>                 TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline ait 17 adet makinenin davalı şirketin  antreposunda açık alanda bulundurulması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını, makinelerin kullanılamaz hale geldiğini, davalının sözleşmeden kaynaklı sorumluluklarını yerine getirmediğini, 29/12/2016 tarihinde bir müşteriye satılan torna tezgahının ıslak olduğunun bildirilmesi üzerine bu durum davalı şirkete bildirildiğini belirterek  makinelerin açık alanda bulunması sebebiyle uğranılan zarar ile sigorta bedelleri, gümrük vergilerinin  ve  yapamadıkları satış nedeniyle uğradıkları zararın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacıların iddialarını kabul etmediklerini,  müvekkilinin talebi üzerine ticaret mahkemeleri aracılığıyla tespitler yapıldığını belirterek   davanın reddini talep etmiştir.<br>Davacı vekili  02/08/2017 tarihli dilekçesi ile, davaya konu makinelerın halen davalı şirkete ait antrepoda bulunduğunu, makinelerin kapalı alanda zarar görmeyecek şekilde  muhafazası gerekirken kar ve yağmur suyuna maruz kalacak şekilde istiflendiğini, halen kira bedellerinin talep edildiğini, taraflar  arasında yazılı bir anlaşma  bulunmadığını, müşteriye gönderilen makinenin ıslak olduğunu, antrepoda bulunan makinelerin kullanılmaz hale geldiğini,  davalı, makineleri sovtaj ve enkaz bedelini sigorta şirketine devrine rıza göstererek makinelerin kullanılmaz hale geldiğini ve makinelerin kendi uhdesinde olduğunu açıkça kabul ettiğini, bu nedenle  dava sonuçlanıncaya kadar veya mahkemece  makineler hakkında başka bir karar verilinceye kadar makinelerin  yediemin sıfatıyla davalıya teslimine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ <br>İlk Derece Mahkemesi ara kararıyla;  davacının, ardiye sözleşmesi kapsamında davalı şirkete ait antrepodaki mallarının davalıya yediemin sıfatıyla teslimini talep ettiği, somut olayda uyuşmazlığın, makinelerin mülkiyeti ile ilgili olmayıp davalının ardiye sözleşmesi kapsamında üzerine düşen yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle oluşan zararın tazminine  ilişkin olduğu, dolayısıyla tedbir talebinin HMK 389. ve 390.maddeleri kapsamında yasal koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.<br>Bu karara karşı  davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde; <br>Makinelerın hali hazırda davalı şirkete ait  antrepoda  kapalı alanda saklanması gerekirken kar ve yağmur sularına maruz bırakılacak şekilde istiflendiğini, makinelerin zarar görmeleri neticesinde  sözleşmeden dönülerek kira bedellerinin ödenmediğini, <br>29/12/2016 tarihinden itibaren makineler üzerinde bir kısım tespitlerin yapıldığını ve raporlar düzenlendiğini,<br>Davalının halen kira bedellerinin ödenmesi için müvekkiline ödeme emri gönderdiğini, makinelerin yediemin sıfatıyla davalı uhdesinde bırakılması halinde  müvekkilinin  kötü niyetli icra takipleriyle uğraşmak zorunda kalmayacağını, <br>Makinelerde zarar oluşmasına davalı sebebiyet verdiğinden yargılama süresince  makinelerin davalının antreposunda  yediemin sıfatıyla tutulmasının hakkaniyetli bir çözüm olacağını, <br>Makinelerin davalının antreposundan alınarak  başka bir yere taşınması müvekkili açısından büyük bir maliyet oluşturacağını, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinin yetersiz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının kaldırılarak, uyuşmazlık konusu hakkında karar verilinceye kadar makinenin davalıya yediemin olarak teslim edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE<br>Davacıya ait bir kısım makineler davalının  antreposunda  muhafaza edilmektedir. Davacı makinelerin kapalı alanda ve zarar görmeyecek şekilde muhafazası gerekirken davalının makineleri açık alanda  yağmur ve kar sularına maruz bırakması sonucu  zarar oluştuğunu iddia ederek davalı aleyhine tazminat davası açmıştır.<br>Yargılama aşamasında davacı, makinelerin davalıya ait antrepodan alınıp götürülmesi  müvekkili açısından maliyet oluşturacağını, davalının  kira bedeli olarak müvekkili aleyhine takipler yaptığını, makinelerdeki zararın halen arttığını belirterek makinelerin yediemin sıfatıyla davalıya teslimi konusunda tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.<br>HMK'nın 389. maddesi uyarınca, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir \".<br>Yukarıda da ifade edildiği üzere davacı, davalının ardiye sözleşmesi gereğince  edimini gereği gibi yerine getirmediğinden bahisle davalı aleyhine tazminat davası açmıştır. Makinelerin mülkiyeti hakkında taraflar arasında herhangi bir ihtilaf söz konusu olmadığı gibi yediemine bırakılması talep edilen makineler davada uyuşmazlık konusu da değildir.  Kaldı ki  davacı, davalının  antreposunda bulunan makinelerini her zaman alarak  daha muhafazalı bir yere nakledebilir. Bu şekilde sakınca ve zarar  endişesi davacının  kendi  eylem ve hareketi ile  giderilebilir. Bu sebeple  ilk derece mahkemesince verilen red kararı yerinde olup davacının istinaf başvurusunun reddine dair  aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;\t\t<br>1-HMK.'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına, <br>3-Davacı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; <br>HMK'nın 353/1.b.1. Maddesi uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve kesin olarak  karar verildi.15/02/2018<br>KANUN YOLU: HMK.'nın 362/1.f.maddesi uyarınca karar kesindir. <br><br><br><br><br>\t\t\t\t<br>  <br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"919905b76c6c8474","SID":"eef833dae6338a51"}}