{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/156 E.  ,  2018/155 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">     <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2018/156 Esas <br>KARAR NO \t: 2018/155 Karar <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI\t                  : 2014/1695 Esas 2017/522 Karar  <br>TARİH\t                  : 31/05/2017<br>DAVA\t                  : Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 28/02/2018<br><br>İlk derece Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkilinin ....Bankası Bağdat Cad... Yönetimi Şubesinde ...i Masters adı verilen .... müşteri numarası ile ... nolu USD dolar hesabı bulunduğunu, müvekkilinin bu hesabı üzerinden müvekkilinin yazılı veya sözlü talimatı olmaksızın 05/02/2007 tarihinde 500.000,00 USD nin \"......\" isimli 3. kişiye müvekkilinin haberi olmaksızın havale yapıldığını, banka havale makbuzunda \".... \" isimli 3. tüzel kişiliğin \"Limasol-Güney Kıbrıs Rum kesiminde\" bulunan bir... şirketine ait olduğunun internet üzerinden anlaşıldığını belirterek müvekkilinin iradesi dışında havale yapıldığı için davalı bankanın ağır kusurlu olduğunu ileri sürerek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakkı saklı kalmak üzere 500.000,00 USD maddi tazminatın 05/02/2007 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili cevap dilekçesi ile,  dosyaya sundukları işlem dekontu ve swift dekontunda, davacının imzası bulunduğu, bununla birlikte işlem günü davacının, müvekkili banka yetkilileri ile yaptığı telefon görüşmesinde de işlemin yapılması yönünde talimatını ilettiğini savunarak ve cevap dilekçesi ekinde sunduğu \"Yurtdışı giden havale dekontu, yurtdışı transfer swift mesajı ile talimat CD\" belgelerine dayanarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.  <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 31/05/2017 tarih 2014/1695 Esas 2017/522 sayılı kararında;<br>\"Dava, davalı bankanın hesap sahibi müşterisi olan davacı tarafından banka çalışanlarının işlemlerinden kaynaklandığı iddiasıyla açılmış maddi zararın tazmini isteminden ibarettir. Davacı, davalı bankaya talimatı olmadığı halde davalı bankanın.... Şubesinde 2007 yılında açtığı 500.000,00 USD nin kendisinin talimatı olmaksızın forex işlemine tabi tutulduğunu iddia etmektedir. Dava, 25/11/2014 tarihinde mahkememize açılmıştır. Ancak davanın açılmasından önce 6502 sayılı Tüketici Kanunu yürürlüğe girmiş olup, 6502 sayılı Tüketici Yasası 3/1 md. de tüketici mahkemesinin  görevine giren sözleşme ve işlemler tanımlanmış olup, yasanın 73. maddesinde bu kanundan kaynaklanan uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemesinde görüleceği hükmü getirilmiş, 83. md. de ise taraflardan birinin tüketici olduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda tüketici sıfatını taşıyan davacının tüketici işleminden kaynaklanan dava konusu uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğu Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 03/10/2016 gün 2016/6516 E. 7657 K. sayılı kararı, keza Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 06/11/2015 gün 2015/6504 E. 10798 K. sayılı kararı ve benzeri mahiyette birçok Yargıtay kararı ile tespit edilmiştir. <br>Yukarıdan beri açıklanan nedenler ve 6502 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden sonra açılmış olan işbu davaya bakma görevi Tüketici Mahkemesine ait olmakla, göreve ilişkin kurallar HMK 1. md. uyarınca kamu düzeninden olup, yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gereken hususlardan olduğundan davacının davalı banka aleyhine açmış olduğu işbu davada, dava dilekçesinin mahkememizin görevsizliği nedeniyle...\"gerekçesi ile,<br>Görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, <br>İlk Derece Mahkemesinde görülen davada; bilirkişi raporunda davacının müvekkili bankadan alacak talebinin yerine olmadığının belirtildiğini, mahkemece dava konusu uyuşmazlıkta Tüketici Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verildiğini,<br> Ancak, gerek dava konusu yurtdışı havale işleminin tarihi (05.02.2007) 6502 sayılı yasanın yürürlüğünden önce \"sonuçlanmış\" olması gerekse de TKK MD. 4/f hükmü gereğince mutlak ticari dava olması nedeniyle, ilk derece mahkemesinin yerinde olmadığını, <br>Dava konusu işlemler ve uyuşmazlığa ilişkin sözleşme 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun yürürlüğünden önce olması nedeniyle dava konusu olayda 6502 sayılı yasa hükümleri uygulanmasının mümkün olmadığını, <br>6502 sayılı yasanın 07.05.2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini, ancak, davacının 05.02.2007 tarihinde işlem yapılarak dava konusu işlemin sonuçlandığını, <br>Dava konusu uyuşmazlıkta 4077 sayılı \"mülga\" Tüketici Kanunu'nundaki \"tüketici işlemi\" düzenlemelerinin uygulanması gerekeceğini, <br>Yine, 4077 sayılı yasa dönemindeki Bankacılık işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklarda verilen Yüksek Mahkeme kararlarında da Tüketici Mahkemelerinin görevli olmadığının belirtildiğini, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2009/2076 E. ve 2010/7131 K. sayılı , 21.06.2010 tarihli kararı )<br>Dava konusu işlemlerde 6502 sayılı yasa uygulanamayacağından, bankacılık işlemleri TTK mad.4 gereği mutlak ticari dava olduğundan görevsizlik kararının yasaya aykırı olduğunu, <br>Müvekkili Bankanın tacir sıfatı ve TTK md. 4/f’de yer alan Bankalarla ilgili özel düzenleme gereğince dava konusu uyuşmazlık mutlak ticari davalardan olduğunu, dava konusu işlemlerin tarihi itibari ile 6502 sayılı yasa uygulanamayacağından TTK md. 4/f hükmünün dava konusu uyuşmazlıkta uygulanması gerektiğini, <br>Yüksek mahkeme kararında da bankacılıkla ilgili uyuşmazlıklara Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun kabul edildiğini, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2014/15739 E. ve 2015/2179 K. Sayılı ve 18.02.2015 tarihli kararı)<br>İleri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER : <br>İstanbul  Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2014/1695 Esas 2017/522 Karar sayılı dosyası kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Davacı vekilince, davacının davalı banka nezdindeki  USD hesabından, 500.000 USD nin banka şube yetkililerince davacı bilgi ve talimatı olmaksızın forex işlemi kapsamında havale ile hesabından çıkmasından ötürü zararın tazmini istemine ilişkin açılan davada, ilk derece mahkemesince dava açılış tarihi itibariyle Tüketici Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği ve kararın davalı vekilince istinaf edildiği anlaşılmaktadır.<br>Uyuşmazlığa konu davanın 6502 sy.'lı Tüketicinin Korunmasına Dair Kanunun yürürlüğe girdiği  28/05/2014 tarihinden sonra  25/11/2014 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekilince 6502 sy. yasa geçici 1. maddesindeki \"bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önceki tüketici işlemlerine bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına bu işlemler hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümleri uygulanır.\" düzenlemesi ile uyuşmazlığa konu havale tarihinin 05/02/2007 tarihli olduğu dikkate alındığında, açılan davada TTK 4. maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olacağı ileri sürülüp istinaf incelemesiyle görevsizlik kararının kaldırılması istenmiştir. Mahkemenin görevi dava açılış tarihi itibariyle belirlenecektir. Davalı yanca davacının tacir olduğu, aralarındaki bankacılık sözleşmesinin ticari nitelikte olduğu da ileri sürülmediği dikkate alındığında, davalı vekilinin istinaf nedenine gerekçe gösterdiği 6502 sayılı yasa geçici 1. maddesindeki düzenlemenin, açılacak davalarda mahkemenin görevini belirleyecek düzenleme niteliğinde de bulunmadığından, ilk derece mahkemesinin görevsizlik karar ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM \t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan 85,70.TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  35,90.TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 31,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 4,50.TL'nin davalıdan tahsili ile  hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davalı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı varsa yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>    Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 28/02/2018 tarihinde HMK'nun 20.,  353/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  karar verildi.<br>\t\t\t\t<br> <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"8b76dd8c156e355c","SID":"2e2150e8b16cedc1"}}