{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/104 E.  ,  2018/74 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2018/104 <br>KARAR NO \t: 2018/74<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/02/2017<br>NUMARASI\t\t: 2014/585- 2017/67 E.K<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Pay Devrinin İptali<br>\tTaraflar arasındaki pay devrinin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ... AŞ vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMA ÖZETİ<br>\tDavacı vekili, müvekkili şirketin 09.07.1990 tarihinden 11.04.2013 tarihine kadar “G.... A.Ş.” unvanı altında Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK)  ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’nın (İMKB) gözetim ve denetimi altında faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket  yönetim kurulunun almış olduğu 21.06.2012 tarihli 388 sayılı kararı uyarınca, aracılık faaliyetleri çerçevesinde sahibi olduğu yetki belgelerinin..... AŞ lehine iptali için SPK’ya başvuruda bulunma kararı alındığını, SPK’nın 26.02.2013 tarihli yazısı ile müvekkilinin sahibi olduğu yetki ve izin belgelerinin iptaline karar verildiğini, davalı ...l A.Ş. yönetim kurulunun 11.04.2013 tarihli kararı uyarınca, müvekkilinin borsa üyeliğinden çıkarıldığını, 30.12.2012 tarih ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 138. maddesi çerçevesinde, .... A.Ş. unvanıyla bir anonim şirket kurulduğunu, İMKB’nin ( İstanbul Menkul Kıymetler Borsası) her türlü varlık, borç ve alacaklan ile hak ve yükümlülüklerinin .... A.Ş.ye devredilmiş sayılacağının belirtildiğini, ayrıca aynı kanunun 138. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde, İMKB üyesi aracı kurumların ..... A.Ş. sermayesi  içinde sahip olacakları pay oranlarının belirlendiğini, buna göre, ....l A.Ş.’nin esas sözleşmesi tescil ile ilan edildikten sonra sermayenin % 4’ünün İMKB’nin mevcut üyelerine devrolunacağının düzenlendiğini,.... A.Ş.nin esas sözleşmesinin 03.04.2013 tarihinde tescil edilerek 04.04.2013 gün ve 8293 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığını, bununla birlikte Sermaye Piyasası Kanunun 138. maddesine göre pay devirleri gerçekleştirilirken, müvekkili şirketin Sermaye Piyasası Kanununun yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde ve hatta .... A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İMKB üyeliğine sahip bir aracı kurum olmasına rağmen davalı ...... A.Ş.nin 04/07/2013 tarih ve 2013/17 sayılı kararı ile pay dağıtımının dışında bırakıldığını, bunun üzerine müvekkili tarafça davalı .... A.Ş.ye 03/09/2013 tarihli noter ihtarnamesi gönderildiğini,  davalı .... AŞ’nin 01.11.2013 tarihli cevabı ihtarında, pay devrinin yapıldığı tarihte müvekkilinin borsa üyeliğinin sona ermiş olduğunu, pay devrinin davalı ... A.Ş.’ye yapıldığından talebin karşılanamayacağının belirtildiğini, oysaki davalı .... AŞ tarafından 29.07.2013 tarihinde Türkiye Sermaye Piyasaları Aracı Kuruluşlar Birliği’ne gönderilen yazıda, .... A.Ş’nin Yönetim Kurulunun 04.07.2013 tarihli toplantısında, ortaklık payı devir işlemlerinin 6362 Sayılılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30.12.2012 tarihinin esas alınmak suretiyle gerçekleştirilmesine karar verildiğini, aynı tarihli yönetim kurulu kararıyla aynı konuda iki farklı karar alınamayacağına göre, eşitsizliğe yol açacak şekilde davalı ..... AŞ lehine farklı bir işlem uygulanarak müvekkili şirkete devredilmesi gereken payların haksız ve hukuka aykırı şekilde davalı .... AŞ’ne devredildiğini ileri sürerek davalılardan .... A.Ş.nin 04/07/2013  tarihli Yönetim Kurulu kararı ile  diğer davalı ....A.Ş.’ye devredilen 15.971.094 adet nama yazılı C grubu payın müvekkili şirkete devredilmesine,  .... A.Ş. pay defterinde .... A.Ş. lehine gerçekleştirilen usulsüz kaydın düzeltilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavalı ..... AŞ vekili, davacı ile dava dışı .....A.Ş. arasında akdedilen “Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi” gereğince, sözleşme tarihi olan 21.06.2012 tarihinden itibaren, davacı şirketin yetki belgesi, aracılık faaliyetleri ve Borsa üyeliğinden kaynaklanan tüm hak ve borçlarının müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin üyelik sıfatının olmadığı tarihte dahi yetki belgelerine ve aracılık faaliyetlerine ilişkin harçlar, aidatlar vb. yükümlülükleri ödediğini,  6362 sayılı SPK’nın 138/6/a maddesi hükmünce yapılan bedelsiz pay devrinin amacının ...l A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihten önce 2009 yılından itibaren Borsa’da hiçbir şekilde faaliyette bulunmayan ve Sermaye Piyasası faaliyetlerinden tamamen çekileceğini ..... A.Ş. nin  kuruluşundan önce açıkça beyan eden kişilere karşılıksız kazandırmada bulunmak olmadığını, davacının talebinin dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı ilkeleri açısından himaye göremeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavalı ...... A.Ş. vekili, müvekkilinin 6362 sayılı yasa kapsamında kendine özgün şekilde ve kanun yoluyla kurulmuş olduğunu,  6362 sayılı Kanunun 138/6.(a) maddesi gereğince, üyelere yapılması gereken pay devirlerinin kanunun iradesine uygun olarak mevcut üyelere eşit ve bedelsiz olarak yapıldığını, pay devirlerinin müvekkilinin esas sözleşmesinin tescilini müteakiben yapılacağı yönündeki kanun hükmüne uygun olarak gerçekleştirildiğini, davacının pay devrine ilişkin kararın alındığı 04.07.2013 tarihinde borsa üyesi şartına sahip olmadığını, müvekkilinin 04.07.2013 tarihli 2013/17 sayılı yönetim kurulu toplantısında üyelere ortaklık payı devrinde esas alınacak ilkelerin belirlendiğini, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunun resmi gazetede yayımlandığı tarihte İMKB üyesi olan aracı kurumlara kendiliğinden bir pay devri hakkı verilmediğini, davacının talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>\tİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacının 1990 yılından 11.04.2013 tarihine kadar “..... A.Ş.” unvanı altında Sermaye Piyasası Kurulu ve İMKB gözetimi altında faaliyet gösterdiği, 21.06.2012 tarihli 388 sayılı Yönetim Kurulu kararı doğrultusunda, sahibi olduğu yetki belgelerinin dava dışı .... AŞ lehine iptali için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuruda bulunma kararı aldığı, Sermaye Piyasası Kurulunu 26.02.2013 tarihli kararı ile davacının sahibi olduğu yetki ve izin belgelerinin iptaline karar verildiği, davalı ....l A.Ş’nin 11.04.2013 tarihli kararı uyarınca, davacının Borsa üyeliğinden çıkarıldığı, 6362 sayılı Kanunun 138. maddesi çerçevesinde .... A.Ş unvanıyla bir A.Ş kurulmuş olduğu, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ( İMKB)’nin her türlü varlık, borç ve alacaklan ile hak ve yükümlülüklerinin..... A.Ş’ye devredilmiş sayılacağının belirtildiği, ayrıca aynı kanunun 138/6 hükmünün (a) bendinde, İMKB üyesi aracı kurumların ....A.Ş sermayesi  içinde sahip olacaktan pay oranının belirlendiği, ...A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ile ilan edildikten sonra sermayenin % 4’ünün İMKB’nin mevcut üyelerine devrolunacağının düzenlendiği, ...l A.Ş’nin  esas sözleşmesinin 03.04.2013 tarihinde tescil edilerek 04.04.2013 gün ve 8293 sayılı Ticaret Sicili Gazetesi’nde yayınlandığı,  ancak pay devirleri gerçekleştirilirken, davacının 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde ve gerekse .... A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İMKB üyeliğine sahip bir aracı kurum olmasına rağmen ....l A.Ş’nin 04/07/2013 tarih ve 2013/17 sayılı kararı ile pay dağıtımının dışında bırakıldığı, davalılardan .....A.Ş.’ye yapılan devir işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı  ..... A.Ş’nin 04.07.2013 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile diğer davalı ..... A.Ş’ye devredilen 15.971.094 adet nama yazılı C gurubu payın davacı şirkete devredilmesine, .... A.Ş’nin kayıtlarının buna göre düzeltilmesine karar verilmiştir.<br>\tBu karara karşı davalı .... AŞ vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı .... AŞ vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; <br>\t1-Dava konusu 15.971.094 adet nama yazılı C grubu payın dava tarihindeki değerinin yaklaşık 1.500.000,00 TL'nin üstünde olduğunun tahmin edildiğini, bu bağlamda davanın heyet tarafından görülmesi gerekirken tek hakimli olarak görülerek sonuçlandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu,<br>\t2-Taraflarınca dosyada alınan kök raporuna karşı yapılan itirazları doğrultusunda ek rapor alındığını, bu ek raporun itirazları karşılamaktan uzak, kök raporu onaylayan, gerekçesi ve değerlendirmesi olmayan kendi içinde çelişki barındıran bir rapor olduğunu, bu nedenle bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını,<br>\t3-Davacı şirketin borsa sicil üyeliği 21.06.2012 tarihinde akdedilen “Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi”nden sonra sonaerdiğini, borsa sicilinden terkin işlemlerinin uzun sürmesi nedeniyle 11.04.2013 tarihine kadar şekli anlamda borsa üyesi olarak gözüktüğünü, aksi yöndeki bilirkişinin tespit ve değerlendirmesinin hatalı olduğunu, kaldı ki kanun koyucunun, bedelsiz pay devrederek borsada faaliyette bulunmayan şirketlere karşılıksız kazandırmada bulunma amacı gütmeyeceğinin aşikar olduğunu,<br>\t4- Davacı tarafın borsa üyeliğinden kaynaklı yükümlülükleri müvekkili şirkete yüklerken, borsa üyeliğinden kaynaklı hakların kendisine ait olduğunu ileri sürmesinin kötü niyetin göstergesi olduğunu, şeklen de olsa davacı şirket borsa üyesi olarak gözükmesi nedeniyle müvekkil şirket kendi nam ve hesabına değil de davacı şirket nam ve hesabına ödeme yapmış ise de, davacı şirketin borsa sicilinden terkin ve bütün sermaye piyasalarından müvekkil şirket lehine çekilme kararı alması nedeniyle borsa üyeliğinden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin artık şeklen olmasa da esasen müvekkil şirkete geçtiğini kabul ettiğinin ve müvekkili şirketin kendi nam ve hesabına işlem yapmasına muvafakat  ettiğinin kabulü gerektiğini,<br>\t5-Taraflar arasında imzalanan \"Yetki Belgeleri Satış Sözleşmesi” gereğince,  davacı şirketin borsa üyeliğinden kaynaklı bütün hak ve yükümlülüklerini müvekkili şirkete devrettiğini, .... A.Ş’nn esas sözleşmesinin 03.04.2013 ve 04.04.2013 tarihli tescil ve ilan tarihlerinde davacı şirketin borsa üyesi olmadığı gibi sermaye piyasalarında faaliyette bulunmadığını,  borsa siciline kayıt ve terkin işlemlerinin bildirici nitelikte olduğunu, bu sebeple sermaye piyasasında faaliyette bulunma izni olmayan davacının kendisine pay devri yapılmasını talep hakkının da bulunmadığını talebin MK.m.2 dürüstlük kuralına ve  MK.m.3 hükmünde belirtilen hakların kazanılması ve borçların ifasında dürüst davranılması gerektiğine dair kurallara ters düştüğünü belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tDavacı vekilinin istinafa cevap dilekçesinde özetle; ....AŞ’nin halka açık bir şirket olmayıp, şirket hisselerinin değerini belirleyen bir piyasa fiyatının bulunmadığın, esas sözleşmesinde  hisselerin nominal değerinin 1(bir) kuruş olarak gösterildiğini ve buna göre belirlenen dava değerine göre, davanın tek hakimle karara bağlanmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, hükme esas alınan raporların gerekçeli ve denetime elverişli olup, çelişkili olmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede borsa üyeliğinden kaynaklanan tüm hak ve borçların davalıya ait olacağı yönünde bir hüküm bulunmadığını, kaldı ki sözleşme ile amaçlanan yetki belgelerinin devrinin hukuken geçerlik kazanabilmesi Sermaye Piyasası Kurulu’nun yetki belgelerinin devrine izin vermesine bağlı olduğunu, müvekkili şirketin gerek 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun yayınlandığı 31.12.2012 tarihinde gerekse ... AŞ’nin esas sözleşmesinin tescil edildiği 03.04.2013 tarihinde borsa üyesi olduğunu, istinaf sebeplerinin yerinde olmadığını belirterek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.<br>\tİSTİNAF GEREKÇESİ<br>\tDavacı, “.... A.Ş.” unvanı altında İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında faaliyet gösterdiğini, şirket yönetim kurulunca alınan karar gereğince aracılık faaliyetleri çerçevesinde edinilen yetki belgelerinin dava dışı ... Bankası AŞ lehine iptali için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuruda bulunulduğunu, şirketin yetki ve izin belgelerinin 26.02.2013 tarihinde iptaline karar verildiği gibi davalı .....l A.Ş yönetim kurulunun 11.04.2013 tarihli kararı uyarınca da  borsa üyeliğinden çıkarıldığını, 30.12.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununda İMKB üyesi aracı kurumlara ... A.Ş sermayesi içinde bedelsiz pay hakkı tanındığını, şirketin sözkonusu yasanın yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihte ve gerekse.... A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İMKB üyeliğine sahip bir aracı kurum olmasına rağmen davalı .... A.Ş.nin 04/07/2013 tarih ve 2013/17 sayılı kararı ile pay dağıtımının dışında bırakılarak davalı .... A.Ş adına payın kayıt ve tescil edildiğini iddia ederek davalı.... A.Ş. lehine gerçekleştirilen usulsüz kaydın düzeltilerek 15.971.094 adet nama yazılı C grubu payın davacı şirkete devredilmesini istemiş, davalılar yapılan işlemin usule ve yasaya uygun olduğunu, davacının talebinin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu savunarak davanın reddini istemişlerdir.<br>\tDavalı .....AŞ, yargılama sırasında unvan değişikliğine giderek yeni unvanı .... AŞ olmuştur.  Tasarruf Mevduat Sigorta Fonunun (TMSF) 23.09.2016 tarihli yazısında; davalı şirketin faaliyetlerini sürdürmekte olduğu belirtilmiş, TMSF'ye devredilen ya da KHK kapsamında kapatılan kurumlardan olmadığı anlaşılmıştır.  <br>\tİlk derece mahkemesince yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>\tSomut olayda; davacının “..... A.Ş.” unvanı altında borsada aracı kurum olarak faaliyet gösterdiği, davacı şirket ile dava dışı .....ı AŞ arasında 21.06.2012 tarihli yetki belgeleri satış sözleşmesi akdedildiği, bu bağlamda davacı şirketin yönetim kurulunun kararı doğrultusunda yetki belgelerinin dava dışı ...... AŞ lehine iptali için Sermaye Piyasası Kuruluna başvuruda bulunulduğu, Sermaye Piyasası Kurulunun 26.02.2013 tarihli kararı ile davacının sahibi olduğu yetki ve izin belgelerinin iptaline karar verildiği, ......A.Ş’nin 11.04.2013 tarihli kararı uyarınca, davacının borsa üyeliğinden çıkarıldığı ihtilafsızdır.<br>\tUyuşmazlık, 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 136. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde düzenlenen bedelsiz pay devrininin muhatabı noktasında toplanmaktadır.<br>\t30.12.2012 tarihli 28513 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanununa tabi olarak borsacılık faaliyetlerinde bulunmak üzere .... A.Ş. kurulmuş olup, bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte başka işleme gerek kalmaksızın Ticaret Siciline resen tescil olunmuştur. Anılan kanun gereğince, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ve İstanbul Altın Borsasının tüzel kişilikleri ...... A.Ş.’nin esas sözleşmesinin tescili ile son bularak İMKB VE ÎAB’nın her türlü varlıkları, borçlan, alacakları, hak ve yükümlülükleri, her türlü kayıt ve belgeleri bir bütün olarak maddede sayılı istisnalar dışında, herhangi bir işleme gerek olmadan ..... AŞ’ne devrolunmuştur.<br>\t6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 136. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendinde; “ Esas sözleşmenin tescil ve ilanı müteakip sermayenin %4’ü ÎMKB’nin mevcut üyelerine, binde 3’ü İAB’nnın mevcut üyelerine eşit ve bedelsiz olarak, %1 i ise Türkiye Sermaye Piyasaları Birliğine bedelsiz olarak devredilir.” hükmü yer almaktadır. Davalı .....l A.Ş.’nin esas sözleşmesi, 03.04.2013 tarihinde İstanbul Ticaret Siciline tescil edilmiş ve 04.04.2013 tarih 8213 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilan edilmiştir.<br>\tYukarıda yapılan açıklamalar ışığında; 6362 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 136. maddesinin 6. fıkrasının (a) bendi uyarınca, ..... A.Ş'nin ortaklık payı devir işlemlerinin anılan yasanın Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdiği 30/12/2012 tarihinde ve gerekse .... A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İMKB’nin mevcut üyelerine göre belirlenmesi gerekmektedir. Bu durumda davacı şirketin 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun yayımlanarak yürürlüğe girdiği tarihte ve gerekse ...... A.Ş’nin esas sözleşmesinin tescil ve ilan edildiği tarihte İstanbul Menkul Kıymetler Borsası üyesi olduğu sabit olduğuna göre,  davacı şirketin talebinde haklı olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulünde isabetsizlik bulunmamaktadır. <br>\tDavalı......AŞ’nin 21.06.2012 tarihli sözleşmenin tarafı olmadığından bu sözleşme hükümlerinin değerlendirilmemesinde usul ve yasaya aykırı bir yön olmadığı gibi HMK 33.maddesi uyarınca hukuki değerlendirme mahkemeye ait olduğundan ve aynı Yasanın 282.maddesi uyarınca mahkeme bilirkişinin oy ve görüşüyle bağlı olmadığından bu konudaki istinaf sebebi yerinde değildir. <br>\tÖte yandan dava konusu 15.973.094 adet payın dava tarihindeki değerinin 300.000 TL’nin altında kaldığının tespit edilmesine göre, davanın tek hakimle görülüp, sonuçlandırılmasında da usul ve yasaya aykırı görülmemiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince kurulan hüküm ve gerekçesinde davalı vekilinin istinaf nedenlerinin karşılandığı da dikkate alındığında, kararı istinaf eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM         :    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>\t1-HMK 353/1.b.1.maddesi uyarınca, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, <br>\t2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye irad kaydına,<br>\t3-Bakiye 8.182,39 TL nispi istinaf harcın davalıdan tahsiline, Hazineye irad kaydına, <br>\t4-Davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi  üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-Duruşma açılmadığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,<br>\t6-Gerekçeli kararın birer örneğinin Mahkememiz Yazı İşleri Müdürlüğünce  taraflara tebliğine,<br>\t7-Kararın kesinleşmesinden sonra dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; <br>HMK.'nın 353/1.b.1.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25.01.2018 tarihinde oybirliğiyle ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\tKANUN YOLU\t: HMK.'nın 361.maddesi uyarınca, gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içinde temyiz yolu açıktır. <br>\tGEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 18/02/2018<br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"17ad2af1d489f943","SID":"cab3a804f240c53e"}}