{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/391 E.  ,  2018/142 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F    M A H K E M E S İ     K A R A R I<br><br>ESAS NO\t\t: 2018/391 <br>KARAR NO\t\t: 2018/142<br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t                      : İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/1136 E.-  2017/793 K.<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Yaralamalı Trafik Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 08/02/2018<br><br>             Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, davacı tarafça istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine heyetçe yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı sigorta şirketine sigortalı .... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunduğu 15/02/2015 tarihinde tek taraflı kaza yaptığını, bu kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, söz konusu kazada davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu, bu nedenle müvekkiline tazminat ödemekle yükümlü olduğunu ileri sürerek geçici iş göremezlik, daimi iş göremezlik ve SGK tarafından karşılanmayan hastane masrafları, fizik tedavi masrafları, pansuman masrafları, yol yemek, refakatçi, eşinin çalışmamasından dolayı ücret kaybı dahil sair tedavi ve diğer giderleri olan ilk aşamada 3.000,00 TL'nin  fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili  davaya cevap dilekçesinde; 6704 sayılı Yasa ile davadan önce başvuru yapmanın zorunlu hale getirildiğini, ancak davacı tarafın, huzurdaki davadan önce müvekkil sigorta şirketine yapmış olduğu herhangi bir başvurusu bulunmadığını, bu nedenle dava şartının gerçekleşmediğini, esasa ilişkin olarak da müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davaya konu kazada sigortalı araç sücüsünün kusurunun tespit edilmesinin gerektiğini, hastane masraflarının SGK tarafından karşılanması gereken masraflar olduğunu beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, dava yoluna gitmeden önce sigorta şirketine başvuru yapılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davacı tarafın istinaf başvurusu; mahkeme kararında gerekçe gösterilen düzenlemenin 26.04.2016 tarihinden sonra gerçekleşen kazalar için uygulanacağı, oysaki dava konusu kazanın 15.02.2015 tarihinde gerçekleştiği, poliçenin 04.07.2014 başlangıç, 04.07.2015 bitiş tarihli olması nedeniyle bu yasal düzenlemeden önce tanzim edilmiş olduğu, başvuru zorunluluğunun dava şartı kabul edilse bile mahkemenin HMK'nın 115/2.maddesine göre giderilebilir bir dava şartı noksanlığı olduğu için tamamlatmak için süre vermeksizin davanın reddinin hatalı olduğu, KTK'nun 97.maddesindeki değişikliğin salt sigortacı kuruluşun lehine ve tek taraflı bir şekilde yorumlanmasının Anayasaya aykırılık teşkil ettiği yönlerine ilişkindir.<br>Dava, trafik kazasında yaralanan davacının, kazaya sesebiyet veren, içinde yolcu olarak bulunduğu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısına karşı açtığı maddi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunu'nun 5. maddesiyle değişik 97. maddesi ile zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği belirtilmiştir. <br>Yasal değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMSS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacak olup yasa ile özel bir dava şartı getirilmiştir.<br>Olayımızda, dava tarihi olan 23/11/2016 itibariyle 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup, davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulmadığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. \t<br>Dava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. <br>Mahkemece davacı vekiline, yasada öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli,  sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde bu yöndeki dava şartının (hukuki yararın)  yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli,  kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan sigorta şirketi aleyhindeki davanın usulden reddine karar verilmelidir.<br>Mahkemenin HMK'nın 115/2. maddesine aykırı şekilde, tamamlanabilecek nitelikteki dava şartının tamamlanması için davacıya kesin süre verilmeksizin, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde bulunmamış, bu nedenle kararın HMK'nın 353/1-a/6.maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosyanın yeniden görülmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H  Ü  K  Ü  M   : Gerekçe uyarınca;<br>1-Davacı tarafın istinaf başvurusunun KABULÜ ile, istinaf istemine konu ve başlıkta yazılı ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ,<br>2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-Peşin alınan istinaf karar ve ilam harcının istek halinde yatıran tarafa mahkemesince iadesine, <br>4-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>5-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, <br>HMK. m.353/1-a/6 hükümleri uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 08/02/2018<br><br>      <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fccfa6863478ad15","SID":"7f761f51f23d522b"}}