{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/100 E.  ,  2018/149 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2018/100 <br>KARAR NO\t                  : 2018/149<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: BAKIRKÖY 6.ASLİYE TİCARET  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/03/2017<br>NUMARASI\t\t: 2014/343 Esas- 2017/181 Karar<br><br>DAVA                                    : Tapu İptali Ve Tescil<br>KARAR TARİHİ\t: 25/01/2018<br><br>                                             <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili  dava dilekçesinde ; müvekkilinin davalılardan  ....'den Ankara ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı İstanbul Bahçeşehir Toplu Konut Alanı/T-1 Ticaret Bölgesi Gelir Paylaşıma Esasına Göre İnşaatı ve Satış Sözleşmesi'ne güvenerek mülkiyeti davalı ...İ'de bulunan Başakşehir - Bahçeşehir ...ada ... parsel üzerinde inşası yapılmakta olan .... Alışveriş Merkezi'ndeki ... munaralı bağımsız bölümünü 07/01/2007 tarihli protokol  ile  ....'ye güvenerek diğer davalılardan 14.000,00-TL'sini peşin ödeyerek  20/01/20107'de başlayan ve 28/02/2007 tarihinden itibaren her ayın 28'inde ödenmesi üzerine düzenlenen senetleri vadesinde ödemesi karşısında aldığını, 16/07/2007 tarihli tutanak ile dava konusu ... Alışveriş Merkezi'de.... numaralı bağımsızın kendisine verildiğini, ancak tapusunu  değişik gerekçelerle verilmediğini ve üstelik KDV vergisi olan 68.400,00-TL'nin bizzat elden istenmeden Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile icra işlemi başlattıklarını ve kendilerinin buna itiraz ettiklerini, müvekkilinin tapu hakkında bilgi almak için ....İ'ye gittiklerini, ancak ...İ'nin davalıların 3. Şahıs olan müvekkiline yapılan satışlar ve tapu devir işlemi ile ilgili detaylı bilgilerin kendilerin iletilmediğini beyan edildiğini, aradan uzun bir zaman geçmesine rağmen tapunun verilmemesi sonucunda müvekkilinin Bakırköy.... Noterliğinin 26/10/2009 tarih ve .... yevmiye nolu ihtarnamesi ile davalılardan bu talebini resmi yollardan da yaptığını, müvekkilinin taşınmazın tapusunu alamadığını, ....''nin cevabı yazısında müvekkilinden başka bir ismin bildirildiğini, açıklanan nedenlerle dava konusu olan taşınmazın üzerine ihtiyati tedbir konulmasını, müvekkilinin gelir esasına dayalı olarak yapılan Başakşehir  Bahçeşehir .... ada .. parsel üzerindeki ... Alışveriş Merkezi'deki .... numaralı mağımsız bölümüne ait  sözleşmesel edimlerini eksiksiz yerine getirmiş olması nedeni ile dava konusu  işyerine ait mevcut tapu kaydının iptali ile davacı müvekkilinin üzerine tescil edilmesini yargılama giderleri ile vekalet üceretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ...ı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; İstanbul Bahçeşehir T1 Ticaret Merkezi Bölgesi Gelir Paylaşma Esasına Göre İnşaatı ve Satışı İşi, müvekkil idare ile .... Adi Ortaklığı arasında imzalanmış olan Ankara ... Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye no ile onaylandığı sözleşme kapsamında yürütüldüğünü, satış raporlarına göre, dava konusu İstanbul Bahçeşehir T1 Ticaret Bölgesi Projesi kapsamında ... ada...parselde bulunan .... nolu bağımsız bölüm, ..... Tic. Ltd. Şti.'ne satılmış olup, satış bedelinin ödenmediğini, yüklenici bilahere dava konusu taşınmazı müvekkil idareden bağımsız olarak düzenlediği başka bir sözleşme ile davacı ... 'a satmış ancak satış bedelinin ödeneceği hesap konusunda davacıya yanlış  bilgi verilmiş olması nedeniyle, dava konusu taşınmaza ilişkin davacının ödediğini iddia ettiği satış bedeli, söz konusu projeye ilişkin satış hasılatının toplandığı denizbank İstanbul Kurumsal Şube nezdindeki \"... Teminat Hesabına\" değil, ... Adi Ortaklığı'nın özel hesabına yatırıldığını, dava konusu bağmsız bölüme ilişkin satış bedeli ödenmediğini, dolayısıyla tapu devri yapılabilmesi mümkün olmadığını, yüklenici tarafından imzalanmış olan satış sözleşmesi müvekkil idare tarafından onaylanmadığından, söz konusu sözleşmeden kaynaklanan dava konusu taleplerin muhatabını diğer davalılar olduğunu, üçüncü şahısları ve müvekkil idareyi zarara uğrattığı gerekçesiyle, firma yetkilileri hakkında idareleri tarafından Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığına .... soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, açıklanan nedenlerle, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı .... Şti., ... Şti ve ... Adi Ortaklığı vekilinin cevap dilekçesini özetle; öncelikle husumet yokluğunda bulunarak, huzurdaki davanın tapu iptali ve tescil davası olduğunu ve bu tür davalarda husumetin kayıt malikine yönetilmesi gerektiğini,  yetki itirazında bulunarak huzurdaki yetkili Küçükçekmece Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, görev itirazında ise, mal varlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme aksine hüküm bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, esasa ilişkin itirazlarında ise davalı ....Şti.'nin Ankara .. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ve .... sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini, davalı .... Ltd. Şti.'ne ilişkin olarak Ankara İflas Müdürlüğünün ....esas sayılı dosyası üzerinden... tarihli ve saat 12:50 itibariyle iflas açıldığını, söz konusu tapu iptali ve tescili davasında müflisin davalı olması sebebiyle, davanın ikinci alacaklılar toplantısında on gün sonrasın kadar durması gerektiğini, açıklanan nedenlerle, tapu kaydında malik olark görünmemeleri sebebiyle müvekkil şirketler yönünden huzurdaki davanın husumet yokluğundan reddini, huzurdaki davaya bakmakla görevli olan mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebiyle davanın görev yönünden reddini, ... Adi Ortaklığı açısından davanın taraf ehliyeti yokluğundan reddini, taşınmazın Küçükçekmece ilçesi sınırlarında olması sebebiyle huzurdaki davanın yetki yönünden reddini, .... Ltd. Şti'nin iflas etmiş olması sebebiyle huzurda görülmete olan tapu iptali ve tescili davasının, ikinci alacaklılar toplantısında 10 gün sonraya kadar durdurulmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince ''Somut olayda uyuşmazlığın kaynağını oluşturan adi yazılı şekilde yapılmış taşınmaz satışı sözleşmesinin tarafı arsa sahibi .... olmayıp, davacı ile davalı ...Ltd. Şti adi ortaklığıdır. Nitekim sözleşmenin tanımlar başlığı altında satıcı olarak sadece ....yazılıdır. TBK’nun 237 (BK 213) madde hükmü uyarınca “Taşınmaz satışının geçerli olabilmesi için sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi şarttır.” Anılan hüküm bir geçerlilik şartıdır. Dolayısıyla davalı ...’nin tarafı olmadığı, harici şekilde yapılmış geçersiz bir sözleşmeye istinaden sorumlu tutulması olanaklı olmadığından ... bakımından davanın reddine, diğer davalılar ....Ltd. Şti yönünden yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; davaya konu olan gayrimenkulün satımına dair yapılan sözleşmenin şekil şartına uygun olmadığı, bu tür sözleşmelerin noterde düzenlenmesi gerektiği, geçersiz sözleşme olması nedeniyle davacı tarafın terditli taleplerinden olan tapu iptal tescil talebi kabul görmemiş ve ıslah dilekçesi uyarınca ödediği bedelin iadesi değerlendirme konusu yapılmıştır. Söz konusu sözleşme geçersiz kabul edildiğinden Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca davalıların sebepsiz zenginleştiği sabit olduğundan davalı tarafın yaptığı 380.000 TL ödemenin fiili ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılar  ... Adi Ortaklığı,.... Ltd. Şti 'den alınarak davacıya verilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ...'ın davalılardan devlet kurumu olan ....İ ’nin yasal bir kuruluş olmasına ve devlet güvencesine inanarak ve güvenerek mülkiyeti  davalı ...  ye ait olan başakşehir – ....ada – .... parsel üzerinde inşası yapılmakta olan... alışveriş merkezi”ndeki ... numaralı bağımsız bölümünü 07.01.2007 tarihli protokol ile diğer davalılardan .... ile vaki yazılı anlaşmasına güvenerek satın aldığını ve buna göre de sözleşme gereği ödemesi gereken senetleri eksiksizödediğini  e anılan taşınmazı fiilen teslim almış ve bugüne kadar da kullanmış olduğunu sayın yerel mahkeme halihazırda dava konusu projenin tüm tapu kaydının davalıya ait olmasına ve diğer davalılara müvekkilinin hiç olmazsa yapılan yapılan inşaatlar nedeniyle hak sahibi olması gerektiği gerçeğine rağmen bunları gözardı ederek haklı ve yerinde olan davanın diğer davalılara olan bedele ait kısmını kabul etmiş ancak ...i'ye karşı tapu iptal davalarını reddettiğini, sayın yerel mahkemece verilmiş olan işbu karar, usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, dosya kapsamına ve yüklenici-arsa sahibi ve tüketici hakları açısından doğru olmadığını     dava konusu işyerini dosyadaki ödeme planına göre sözleşmeye konu ekli ödeme dekontlu tüm senetleri vadesinden önce ödeyerek davalılardan tapusunun kendisine verilmesi talebinde bulunmuş ve yüklenici olan davalılar, müvekkili tüketiciye yaptığı ödemeler karşısında 16.07.2007 tarihli tutanakla dava konusu  bağımsız bölümü teslim ettiklerini   ancak tapusunu alamadığını, dava konusu bağımsız bölümün tapu kaydı halihazırda ...i adına olup, mahkemenin gerekçesinde bahsedildiği gibi davadışı bir şirket adına olmadığını,  projenin asıl sahibinin ....i olduğunu, yüklenicisinin ise diğer davalılar olduğunu, yüklenicilerin inşaatı bitirmiş ve teslim etmiş olduğunu,  iş yerinin müvekkiline de fiilen teslim edildiğini,  tapu kaydının halihazırda ...i olduğunu,  projenin bitirilmiş olması nedeniyle ve tapunun da ...'de olması nedeniyle şu anda ... sebepsiz yere fiilen haksız zenginleşmiş ve hiçbir zahmet çekmeden fiilen tüm projenin sahibi durumunda olduğunu, davacı müvekkili ise bir yerde yüklenicinin halefi konumunda olup, mevcut duruma göre fiilen teslim aldığı ve ödemelerini yaptığı işyerinin maliki olması gerektiğini, hernekadar   yerel mahkeme, resmi şekilde düzenlenmeyen yazılı sözleşmenin tapu iptali için yeterli olmadığını gerekçe olarak ileri sürmekteyse de, tüketici sıfatındaki davacı müvekkilimin mevcut projeden yer satın alması ve emsal binlerce karar ışığında bu gerekçenin yeterli ve inandırıcı olamayacağına inandıklarını,  dosya kapsamına uygun olmayan ve tüketici sıfatındaki müvekkilinin  hiç olmazsa yüklenicinin halefi sıfatıyla tüm projenin karşılığında dava konusu bağımsız bölümün müvekkili adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi ve yetersiz gerekçe ile reddedilmesi doğru   olmaması nedeniyle,   yerel mahkeme kararının ortadan kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda karar verilmesine, bu talepleri uygun görülmez ise o takdirde talepleri doğrultusunda bozma kararı verilerek dosyanın yeniden incelenmek üzere sayın yerel mahkemeye gönderilmesine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>DOSYADA YER ALAN DELİLLER VE GEREKÇE;Dava, taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen Bahçeşehir ...Alışveriş Merkezi'de ..nolu bağımsız bölümün satış vaadi sözleşmesi kapsamında tapu iptal tescil ve mümkün olmaması halinde ödenen bedellerin iadesi talebine ilişkindir.<br> Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıkların çözümünde uygulanan 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 1988/2 sayılı Yargıtay İBBGK Kararı ile \"tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme olmadan tarafların bağımsız bölüm satımında anlaşarak alıcının tüm borçlarını eda etmesi ve satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasına rağmen satıcının tapuda mülkiyetin devrine yanaşmaması hallerinde; olayın özelliğine göre Türk Medeni Kanunun 2. maddesi gözetilerek açılan tescil davasını kabul edilebileceği\" benimsenmiştir.<br>Bu nedenle mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekilde yapılmamış olması nedeni ile geçersiz bulunduğuna ilişkin değerlendirmesi yerinde görülmemiştir.<br> Davalı ...ile ihbar olunan ... Adi Ortaklığı arasında  \" Gelir Paylaşımı Esasına Göre İnşaat ve Satış Sözleşmesi \" akdedildiği, bu sözleşme çerçevesinde  davalı ...i'nin adi ortaklığa sözleşme konusu taşınmaz üzerinde bina inşa ederek pazarlama yetkisini verdiği, davacının da bu suretle yapılan inşaattan bağımsız bölüm satın alma yoluna gittiği, adi yazılı şekilde akdedilen  satım sözleşmesinde kararlaştırılan satım bedelini yüklenici konumundaki adi ortaklığın kendisine bildirdiği banka hesabına bütünüyle ödediği, bu duruma rağmen söz konusu adi ortaklığın veya davalı ...i'nin tapu devri yükümlülüğünü yerine getirmediği anlaşılmaktadır.<br>Davacının dayandığı sözleşmenin adi yazılı şekilde yapıldığı açıktır.  Nitekim davalı ....'nin savunmalarından biri de bu yöndedir. Davalı ... ile dava dışı adi ortaklık arasında akdedilen sözleşmeler çerçevesinde inşaat yapılması söz konusu olan taşınmazlar ... ye ait olup yüklenici bu taşınmazlar üzerine bina inşa ederek 3. şahıslara pazarlayacak, bu suretle elde edilecek gelir de sözleşmede kararlaştırılan esaslara göre paylaşılacaktır. (Sözleşme Madde 5) Dava dışı adi ortaklık ile davacı arasında akdedilen sözleşmede açıkça davalı ...i ile yüklenici arasında akdedilen sözleşmeye atıf yapıldığı, atıf yapılan bu sözleşme ile yetkilendirmenin gerçekleştiğinin açıkça ve özellikle vurgulandığı, dolayısıyla dava dışı yüklenicinin, söz konusu projeden bağımsız bölüm satın alan kişilere karşı \" .... 'nin temsilcisi \" sıfatını taşıdığı yönünde bir görüntü oluşturulduğu, davalı ....i'nin davacı ile akdedilen sözleşmeler benzeri sözleşmelerin akdedilmesi suretiyle elde edilen gelirden pay aldığı, bu sözleşmelerde işlerin .... nam ve hesabına yapıldığına yönelik ifadeler bulunduğu görülmektedir.<br>O halde sorunun çözümünde yukarıda açıklanan İBBK doğrultusunda harici satışın geçerli kabul edilmesi ve ödeme ile teslim olgularının araştırılması gerekir.<br>Her ne kadar .... Satış Sözleşmelerine taraf olmasa da projenin gerçek sahibi olduğu ve yüklenicinin arkasında .... bulunduğu yönünde haklı bir güvenin oluşmasına yol açtığı projelerden bağımsız bölüm satın alan kişilerin, bir devlet kuruluşu olan ...İ'nin varlığına inanarak ve güvenerek bu nitelikteki sözleşmeler imzalamakta herhangi bir sakınca görmedikleri son derece açıktır.  ...i'nin kendi  yetkilendirdiği yüklenicilerin, bağımsız bölüm alıcıları ile adi yazılı şekilde satım sözleşmeleri yaptığını, bu sözleşmelere dayalı olarak müşteri konumundaki 3. şahıslardan para toplandığını bilmemesi olağan görülmemiştir. Bağımsız bölüm satılıp parası da müşteri tarafından bütünüyle ödenmiş olmasına rağmen  kendi yetkilendirdiği yüklenicinin söz konusu satış bedelini ...i'ye intikal ettirmediği durumlarda bağımsız bölüm satış sözleşmesinin adi yazılı şekilde yapılmış olması sebebiyle geçersiz olduğunu iddia etmesi,   hakkın kötüye kullanılması anlamına gelecektir.<br>Davacının durumundaki müşterilere karşı  .... nin temsilcisi sıfatıyla hareket eden yüklenici şirketlerin .... ile olan iç ilişkilerinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğini müşterilerin bilmesi beklenemez.<br>Bunun yanında davacının terditli isteminin ilkinin tapu iptal ve tescile yani taşınmazın aynına ilişkin bulunduğu ve taşınmazın aynına ilişkin davalarda dava değerinin davanın açıldığı tarihteki rayiç değeri olduğu göz önünde bulundurularak  dava değerinin 10.000 TL olarak gösterilmesi nedeni ile dava değerinin yapılacak keşifle belirlenip harcın tamamlanması gerekirken bu hususta  harç tamamlanmadan yargılamaya devam edildiği anlaşılmıştır.<br>Her ne kadar bedel istemine ilişkin harç tamamlanarak terditli bedel istemi yönünden 380.000 TL nin harcı tamamlanmış ise de bunun taşınmazın dava tarihindeki değerini karşılayıp karşılamadığı belli değildir.<br>Nispi karar ve ilam harcına tabi davalarda dava değeri üzerinden, davacı yandan belirlenen dava değeri  üzerinden peşin nispi ilam harcının alınması zorunludur. Harcın yatırılmaması halinde Harçlar Kanunu'nun 32.maddesi gereğince müteakip işlemler yapılamayacağından dava dosyasının işlemden kaldırılması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun en son verdiği 04.12.2013 gün 2013/21-445 Esas, 2013/1625 Karar sayılı ilam ile açıklandığı ve uygulamada yerleştiği üzere harç hususu kamu düzeninden olup görevi gereği mahkemelerce re'sen göz önünde tutulacağından mahkemece davaya devam olunabilmesi için harcın Harçlar Kanunu 'nun 30. ve 33.maddeleri uyarınca tamamlanması yoluna gidilir ve davacıya eksik harcı yatırması için süre verilir. Şayet verilen süreye rağmen eksik harç ikmal edilmez ise dosya işlemden kaldırılır ve HUMK'nun 409.maddesi (6100 sayılı yasanın 150.maddesi) uyarınca süresinde tamamlanarak yenilenmez ise açılmamış sayılmasına karar verilir. Hal böyle iken davaya devam olunması yasaya aykırıdır.<br>Kabule göre de davacının ödediği bedelin tazminine ilişkin isteminin sebepsiz zenginleşme kuralları çerçevesinde belirlenmesi gerekirken ödenen bedelin faizi tahsiline ilişkin hüküm de yasaya uygun düşmemiştir.<br>Zira; sebepsiz zenginleşmeye konu alacağın iadesine karar verilirken, taşınmazın satış bedelinin alım gücünün ilk ödeme günündeki alım gücüne ulaştırılması ve bu şekilde iadeye karar verilmesi gerekir. Bu güncelleme yapılırken, güncellemeye esas alınan somut verileri tek tek uygulanarak, ödeme tarihinden ifanın imkânsız hale geldiği tarihe kadar paranın ulaştığı değer her bir dönem için hesaplanmalı, sonra bunların ortalaması alınmalıdır.<br>Başka bir deyişle, denkleştirici adalet kuralı gereğince iadeye karar verilirken, satış bedeli olarak verilen paranın alım gücünün, ifanın imkânsız hale geldiği tarihteki alım gücüne uyarlanması zorunluluğu bulunmaktadır.<br>Satım bedelinin iade tarihindeki ulaştığı bedel belirlenirken ödenen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün enflasyon, ÜFE-TÜFE artış oranları, faiz, altın, işçi ücretlerindeki artış ve döviz kurlarındaki artış vs. ortalamaları göz önünde tutulmalıdır.<br>Mahkemece; ödenen satış bedelinin, ifanın imkânsız hale geldiği tarihi itibariyle (çeşitli ekonomik etkenlerin ÜFE-TÜFE artış oranları, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri ekonomik göstergelerin ortalamaları alınmak suretiyle)  ulaşacağı  alım  gücü,  yukarıda  açıklanan  ilke  ve  esaslar  çerçevesinde, uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli rapor alınmak suretiyle belirlenmeli; bu yolla belirlenecek miktara hükmedilmelidir. (taleple bağlılık kuralı da gözden kaçırılmadan )<br>Açıklanan nedenlerle; öncelikle keşfen harca esas değerin belirlenmesi ve gerekirse harcın tamamlatılması ayrıca ödenen bedelin ulaştığı miktarın belirlenmesi için rapor alınmasına ilişkin esaslı deliller toplanarak  terditli istemlerin ilki olan tapu iptal tescil yönünden de  1988/2 sayılı İBKK çerçevesinde ödeme ve teslime ilişkin  değerlendirme yapılmak üzere HMK 353/1-a-6 madde uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, tarafların tüm delillerin toplanıp değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanısına varılarak aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜNE,<br>2-Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/03/2017 tarih 2014/343 esas 2017/181 karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzerine mahalli mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istem halinde davacıya iadesine,<br>5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-İstinaf masraflarının ilk derece mahkemesi kararında değerlendirilmesine,      <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1 bendi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.25/01/2018<br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c3b6d3bebf985a31","SID":"10c4fe240a7b8af1"}}