{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/183 E.  ,  2018/146 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2018/183 <br>KARAR NO \t: 2018/146<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/05/2017<br>NUMARASI\t\t: 2014/1553 Esas - 2017/663 Karar  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)<br>\tTaraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ<br>\tDavacı vekili, davacı şirketin İstanbul Ticaret Odasına kayıtlı alanında saygın bir işletme olduğunu,  davacının davalının ... numaralı müşterisi olduğunu, şirketin faaliyet alanının internet üzerinde reklam ve danışmanlık hizmeti sunduğunu, davacının Amerika menşei bir şirketle sözleşme imzalaması üzerine iş hacminin önemli bir oranda yükseldiğini ve davalı bankaya başvuru yaparak sanal post cihazı almak istediğini, bankanın davacıya aylık tahmini ne kadar işlem yapılabileceğini sorduğunu ve davacının ise 1.000.000,00TL ve 3.000.000,00TL arasında bir işlem yapılacağını belirttiğini, bankanın davacının iş hacmini inceleyince 4 gün gibi kısa bir sürede 3D ve 3D'siz olmak üzere sanal post cihazını davacı şirketin kullanımına açtığını, bankanın bu hizmet karşılığında davacının sistemleri üzerinden yapılan ödemelerde belli bir komisyon almak için anlaştığını, davacı şirketin bunun üzerine internet üzerinden hizmet vermek için sanal post cihazını 3D ve 3D'siz seçenekler sunarak müşterilerinin kullanımına açtığını yapılan bütün işlemlerden bankanın komisyon ücretini tahsil ettiğini, ancak davalı bankanın hiçbir yasal gerekçe göstermeden davacının hesabına bloke koyduğunu ve sanal post cihazlarını da kullanıma kapattığını, davalının davacı ile arasındaki sözleşme uyarınca sanal post cihazı vermeyi kabul ettiğini ve hizmete açtığını, davacı şirketin bu işlemler neticesinde Amerikalı şirketle sözleşmeyi imzaladığını ve yükümlülük altına girdiğini, davacı şirketin cihazların davalı tarafından haksız ve hukuka aykırı şekilde kapatıldığından internet üzerinden hiçbir hizmet veremediğini, davacı şirketin faaliyet alanının bunun üzerine kurulu olduğunu, ayrıca imzaladığı sözleşme gereğince ona yönlendirilen işleri yapamadığından büyük bir maddi tazminat yükümlülüğü ile karşı karşıya kaldığını davalı bankanın bu zararlardan da sorumlu olduğunu, ayrıca davalının cihazı kapatması nedeniyle davacıyı bankalar arasında \"kara liste\" diye bilinen listeye dahil ettiğini tahmin ettiklerini, çünkü diğer bankalarında sözlü olarak bunu gerekçe göstererek sistemlerini kapattığını, davalı bankanın yaptığı haksız işlem nedeniyle davacının hiçbir işini yapamaz duruma geldiğini ve adeta ticari faaliyetlerini durduğunu, bu durumun davacı şirketin ekonomik mahvına neden olduğunu, davalının sistemleri kapattığı her an bu mağduriyetin arttığını, bu nedenle sanal post cihazı hizmetinin tekrar hizmete konulmasını gerektiğini belirterek 80.459,66TL'nin ödeme gününden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faizi ile tahsili ve fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tDavacı vekili 20/07/2015 tarihinde 85.459,66TL üzerinden eksik harcı tamamlayarak, davalarının kabulune karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili, esasa ilişin incelemeye geçilmeden önce davacı tarafa talebini ve dava değerini netleştirmesi ve akabinde eksik yatırılan harcın tamamlanması gerektiğini, davacı ile davalı banka arasında akdedilen 24/09/2014 tarihli üye iş yeri sözleşmesi ve ek sanal pos sözleşmesi imzalandığını ve bu kapsamda davacı tarafa sanal pos cihazının tahsis ve teslim edildiğini, sanal pos cihazının davacı tarafından kullanılması sonucunda yurtdışı banka kredi kartları ile gerçekleştirilmiş olan işlemler ile ilgili olarak kart hamili itirazlarının davalı bankaya ulaşması ve işbu itirazlar üzerine yapılan incelemelerde sanal pos cihazının davacı tarafça yasaya ve sözleşmeye aykırı olarak kullanıldığının tespit edilmesi üzerine, davacıya tahsis edilen sanal pos cihazının kullanıma kapatıldığını ve davacının banka nezdindeki hesabına bloke konulduğunu, davacı tarafça iddia edildiğinin aksine davacının yasaya ve sözleşme hükümlerine aykırı işlemleri sebebiyle, davacı hesabında bulunup bloke edilen tutarın 80.549,66TL değil, 2.572,10TL olduğunu, kaldı ki davalı bankanın davacı taraftan \"Fraud İşlemi\"nden kaynaklı 10.682,35TL alacağı bulunduğunu, davalı bankanın hukuka aykırı bir işlemi bulunmadığı gibi davacı tarafın maddi zarar iddiasını ispatlayacak delil de ibraz edemediğini,  maddi zarar iddiasında bulunan davacı tarafın iddiasını ispata yarayacak hiçbir delil sunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ<br>\tİlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafın iddiaları, davalının beyanları, tanzim olunan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ve davalı banka arasında akdedilen sözleşme ile davacı tarafın davalı bankadan sanal pos cihazı talebinde bulunduğu, bunun üzerine davalı banka tarafından sanal pos cihazının davacıya tahsis edildiği, davacı ile akdedilen pos via işyeri sözleşmesinin akdedildiğini, ek sanal pos sözleşmesinin 3D'siz sistem dahilinde imzalanmış olduğunu, davacı şirketin medyapolo.com internet sitesinden yapılan  bir takım işlemlere ilgilileri tarafından itiraz edildiği, bunun üzerine söz konusu ilgililer tarafından yapıldığı iddia olunan işlemler sonucu bu işlemleri yapıldığı yabancı bankalar tarafından chargeback işlemi (ters işlem ve geri çevrilme) ile kart hamillerinin bankasına iade edildiği, davacı ile davalı banka arasında akdedilen ek sanal pos sözleşmesinin 3D'siz olarak akdedildiği, davalı bankanın sorumluluğunun işyerinden gelen otorizasyon talebinin switch sistemine iletmek olduğu bunun dışında kart ve kart hamili hakkındaki bilgiye sadece kartı çıkaran yabancı bankaların sahip olduğu, yabancı bankalar tarafından kartın kayıp çalıntı bildirimi olup olmadığı, kart hamili tarafından herhangi bir harcama itirazı olup olmadığı gibi bulgulara kart hamillerinin bağlı olduğu yabancı bankalar tarafından yapılacağı, dolayısıyla söz konusu işlemleri yapmada davalı bankanın herhangi bir kusuru yada ihmalinin bulunmadığı, davalı bankanın sanal pos bankasının somut olay yönünden yapmış olduğu işlemlerin bir aracılık işleminden ibaret olduğu, dolayısıyla uluslararası chargeback uygulamaları paralelinde itiraza uğrayan yada ters işlem yapılan işlem bedellerinin kart hamilinin bankasına iade etmek zorunda olduğu, bu nedenle davalı bankanın herhangi bir kusurunun bulunmadığı, bundan dolayı davalı bankanın sorumlu olmaması sebebiyle davacı tarafa ödenmediği iddia olunan ve davalı banka tarafından chargeback kuralları uyarınca işlem yapan üçüncü şahısların bankalarına iade edilen bedellerden dolayı davalı bankanın herhangi bir ödeme yükümlülüğünün bulunmadığı, yine davalının herhangi bir kusurunun bulunmaması sebebiyle tazminat ödemekle de yükümlü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından UYAP üzerinden gönderilen 06/11/2017 tarihli dilekçe ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. <br>\tİNCELEME VE GEREKÇE<br>\tİlk derece mahkemesinin 09/05/2017 tarihli gerekçeli kararı davacı vekiline 20/10/2017 tarihinde tebliğ  edilmiştir. Davacı vekili istinaf kanun yoluna 06/11/2017 tarihinde başvurmuştur. <br>\tHMK 92/2.maddesinde, ''süre; hafta, ay veya yıl olarak belirlenmiş ise  başladığı güne son hafta, ay veya yıl içindeki karşılık gelen günün  tatil saatinde biter '' düzenlenmeleri yer almaktadır.<br>\tİstinaf başvuru süresi ve uygulanacak usul HMK 345 ve 346.maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan 345.madde uyarınca istinaf kanun yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. Yasanın 346.maddesi uyarınca, istinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar.<br>\tİlk derece mahkemesince, MHK 346.maddesi uyarınca karar verilmeden dosyanın istinaf mahkemesine gönderilmesi halinde, başvurunun süresinde olup olmadığı hakkındaki değerlendirmeyi, HMK 352.maddesinin verdiği yetki ile istinaf mahkemesi de yaparak bu konuda bir karar verebilir. <br>\tİlk derece mahkemesinin davanın reddine dair gerekçeli kararı davacı  vekiline 20/10/2017 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı vekilinin istinaf süresi tebliğat mazbatasındaki  tarihe göre 03/11/2017 tarihinde  dolmuştur.  Davacı vekili  ilk derece mahkemesi kararını 06/11/2017  tarihinde  iki haftalık süre geçtikten sonra  istinaf ettiğinden, ilk derece mahkemesi kararı kesinleşmiştir.  Bu sebeple davacı vekilinin, süresinde olmayan istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. <br>KARAR         : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-HMK 346 ve 352. maddeleri uyarınca, süresinde verilmeyen istinaf dilekçesinin  reddine, <br>2-Davacı vekili tarafından yatırılan tüm istinaf harçların, talep halinde iadesine, <br>3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, <br>4-Gerekçeli kararın bir örneğinin Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine, <br>5-Dosyanın, karar kesinleştikten sonra, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;<br>HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 16/02/2017 tarihinde oybirliğiyle  ve temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.<br><br>KANUN YOLU       :Dava değeri dikkate alınarak, HMK 361.maddesi uyarınca,  iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki hafta  içinde  temyiz yolu açıktır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"262182c447586995","SID":"4ff3abab459bb4e8"}}