{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/15 E.  ,  2018/145 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">      <br>T.C.<br> İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2018/15 Esas<br>KARAR NO \t: 2018/145<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ\t                      : İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/02/2017<br>NUMARASI\t\t: 2015/852 Esas, 2017/164 Karar<br><br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: TAZMİNAT<br>KARAR TARİHİ\t: 31/01/2018<br>KARARIN YAZILDIĞI T\t: 07/02/2018<br><br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:   <br>İDDİA:<br>    Davacılar vekili 17.08.2015 tarihli dava dilekçesinde, müvekkillerinin murisi .... ile .... Bankası A.Ş Esenler Şubesi arasında 05.03.2010 tarihinde imzalanan konut finansmanı Sözleşmesi hükümleri gereğince davalı ile hayat sigortası Sözleşmesi yapıldığını, murisin 18.08.2013 tarihinde beyin kanseri sebebiyle vefat ettiğini, kanser hastalığının teşhisi için başvuru tarihinin 10.07.2010 olduğunu, bu tarih. öncesinde herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığını, geriye mirasçıları olarak müvekkillerinin kaldığını, müvekkillerinin vefat tarihinden sonra da sehven kredi ödemesinin devam ettiğini, kredi borcunun kapandığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, hayat sigortasının 245.250 TL tutarındaki vefat tazminat bedeli tutarının ölüm tarihi 18.08.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br><br>CEVAP:<br> Davalı vekili, müvekkili şirketin tazminatın ödenmeyeceği gibi bir cevap vermediğini, aksine vefat teminat tutarı 75.000 TL nin sigortalı mirasçılara ödemek istediklerini, davacının davasını teminattan yüksek tutar üzerinden açtığını, vefat tarihine karşılık gelen risk primi üzerinden teminat bedelinin 75.000 TL olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:<br> Mahkemece, davacı tarafın davasını 245.250 TL üzerinden açtığı, dava tarihinden sonra davanın 220,47 TL lik kısmının sigortalının kredi borcuna karşılık ilgili banka şubesine, 74.779,53 TL lik kısmının davacı tarafa ödendiği, 75.000 TL lik kısma ilişkin davanın konusu kalmadığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davanın 170.250 TL lik kısmının ise reddine karar verilmiştir.<br> <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br> Davacılar vekili  ve davalı vekili kararı yasal süre içerisinde istinaf etmiştir.<br> Davacılar vekili İstinaf nedenleri olarak, iddia Ve hüküm özetini tekrar ettikten sonra murisin vefat sonrası müvekkillerince ödenen kredi tutarı dikkate alındığında teminat miktarına bahisle sınırlı şekilde yetersiz ve denetime elverişsiz bilirkişi raporunun esas alınarak karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br><br> Davalı vekili istinaf nedenleri olarak, mahkeme hükmünü özetledikten sonra, davanın açıldığı tarih itibarı ile haklılığının göz önünde bulundurulması açıklamasıyla davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin fahiş olduğunu, müvekkili şirket lehine reddedilen miktar gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hangi miktar üzerinden hükmedildiğinin açık olmadığını, müvekkili şirket aleyhine yargılama gideri ve karşı taraf lehine vekalet ücretinin hükmedilmemesi gerektiğini belirterek talepleri gibi yeniden hüküm kurulmasını istemiştir.<br> <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:<br> Dava, uzun süreli hayat - yaşa özel hayat sigorta poliçe teminat  bedelinin tahsili istemine ilişkindir.<br> <br>28.11.2013 tarihli Resmî Gazetede yayınlanan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun, yasanın 87. maddesi gereğince yayım tarihinden itibaren altı ay sonra 28.05.2014 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Dava tarihi 17.08.2015  tarihinde yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 3. maddesine göre, tüketici,  ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi , tüketici işlemi, mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileride dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına veya hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmelerde dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. 6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu Kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.6502 sayılı yasanın 83/2. fıkrasında “Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez.”düzenlemesine yer verilmiştir, ilgili yasa maddesi ile görev konusunun tartışılmasının önüne geçilmiştir. Somut uyuşmazlık, davacıların miras bırakanı ile davalı sigorta şirketi arasında gerçekleştirilen uzun süreli kredi hayat - yaşa özel hayat sigortasından kaynaklanmaktadır. Açıklanan yasal düzenlemer  kapsamında uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığından davaya bakmakta görevli mahkeme  tüketici mahkemesidir.<br> <br>   6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 1.maddesinde, mahkemelerin görevinin ancak  kanunla düzenleneceği, göreve ilişkin kuralların kamu düzeninden olduğuna yer verilmiştir. Aynı yasanın 114/1-c bendinde Mahkemenin görevli olması dava şartları arasında sayılmıştır.Mahkemenin görevi ile ilgili yasal düzenlemeler sonucunda görevle ilgili konular taraflar yönünden usulü kazanılmış hak oluşturmaz. Çünkü dava şartlarının mevcut olup olmadığı, mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılır ve dava şartı noksanlığı halinde HMK 115.maddesinde davanın usülden reddine karar verilmesi gerekir.<br><br> Açıklanan nedenlerle, mahkemece görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usülden reddine karar verilmesi  gerekirken işin esası hakkında karar verilmiş olması yerinde görülmediğinden, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin taraf   vekilinin istinaf başvurusunun  kabulüne ve ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair karar verilmesi gerekmekle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br><br>H Ü K Ü M\t:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,<br>1-Davacılar ve davalı  vekilinin   istinaf başvurusunun, esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin   KABULÜNE,<br> 2-İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/852 Esas, 2017/164 Karar ve 27.02.2017  tarihli kararının KALDIRILMASINA,<br> 3-Dosyanın dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere mahalli Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br> 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davacılar   yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 55,20 TL başvuru harcından peşin olarak yatırılan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,8 TL başvuru harcı ile yine istinaf kanun yolu başvuru harcı olarak alınması gereken 98,10TL harçtan peşin olarak yatırılan 85,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 12,4 TL olmak üzere toplam 36,2 TL harcın davacılar ve davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,  <br> 6-Davacılar ve davalı  tarafından  yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,<br> Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a/3 maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.31/01/2018<br><br>\t\t\t\t<br>         <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d8b8f4398881dcae","SID":"7e91991764a2698e"}}