{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/152 E.  ,  2018/99 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   <br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  8. HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F MAHKEMESİ  K A R A R I<br><br>DOSYA NO\t: 2018/152 <br>KARAR NO \t: 2018/99<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2017<br>NUMARASI\t\t: 2016/849 2017/340<br><br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 31/01/2018<br><br><br> Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesin ile; 15/10/2009 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan yaralanmadan kaynaklı zararın karşı taraf araç sigortasından tazminini istemiş, mahkemece davadan önce sigorta şirketine herhangi bir başvuruda bulunulmadığından dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usûlden reddine karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur.                                           <br>\tDavacı vekili istinaf talebinde; trafik sigortası poliçesi başlangıç ve bitiş tarihlerinin 15/11/2008-2009 tarihleri olduğu kazanın ise 15/10/2009'da meydana geldiği, 2918 sayılı Yasada yapılan değişikliğin 14/04/2016 tarihinde olduğunu, olaya etkisinin olmayacağını belirterek kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.<br> <br>\tDava; trafik kazası nedeniyle yaralanan davacının aracın .... sigortacısına karşı açmış olduğu maddi tazminat isteğine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>\t26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunu'nun 5. maddesiyle değişik 97. maddesi ile zarar görenin, dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği düzenlenmiş, aynı değişiklikle sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği belirtilmiştir. <br>\tYasal değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ....sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacak olup yasa ile özel bir dava şartı getirilmiştir.<br>\tOlayımızda, dava tarihi olan 21/07/2016 itibariyle  2918 sayılı KTK'nın  97. maddesinde yapılan değişiklik yürürlükte olup davacı tarafça dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine başvurulmadığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamaktadır. \t<br>\t\tDava şartları, davanın esası hakkındaki yargılamanın devamı için gerekli olan şartlar olup, davanın açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan kamu düzeni ile ilgili zorunlu koşullardır. HMK'nın 115/2 maddesi uyarınca mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. <br>\tMahkemece davacı vekiline yasada öngörülen başvuruya ilişkin eksikliği gidermesi için kesin süre verilmeli,  sigorta şirketince 15 gün içinde cevap verilmemesi veya verilen cevabın talebi karşılamaması halinde bu yöndeki dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek davanın esasına girip deliller toplanıp değerlendirilerek ortaya çıkacak sonuca göre bir karar verilmeli,  kesin süre içinde başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmemesi halinde ise bu kez dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmelidir.<br>\tHMK'nın 115/2. maddesine aykırı şekilde  tamamlanabilecek nitelikteki dava şartının tamamlanması için davacıya kesin süre verilmeksizin, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.<br>\tİlk derece mahkemesince, davalı  sigorta şirketine karşı açılan dava yönünden tamamlanabilecek dava şartının yerine getirilmesi için davacı tarafa kesin süre verilmeksizin karar verilmesi nedeniyle, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulü ile  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması karar verilerek aşagıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.<br>HÜKÜM : Gerekçe uyarınca; <br>1-Davacı vekilinin istinaf isteğinin kabulü ile istinaf istemine  konu İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17.04.2017 gün  2016/849 E., 2017/340 K. sayılı  kararının  KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3- İstinaf yasa yoluna başvuran davacıdan peşin olarak alınan 31,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının   talebi halinde davacıya İADESİNE,<br>4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle  avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>HMK. m.353/1-a/6 hükmü uyarınca, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 31/01/2018.<br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"475a1c311c528305","SID":"470e8429c4ce8f81"}}