{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/42 E.  ,  2018/73 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">             T.C.<br>         İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>    14. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2018/42 <br>KARAR NO\t: 2018/73<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/09/2017<br>NUMARASI\t\t: 2015/747 2017/658<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>              TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette hisse sahibi olduğunu, 15/04/2015 tarihinde yapılan 2014 yılına ait  olağan genel kurul toplantısında gündemin  2-4-5-6-9 ve 10 nolu maddeleri ile alınan kararların  kanuna, esas sözleşme hükümlerine, dürüstlük-iyiniyet kurallarına aykırılık teşkil ettiği gerekçesiyle bu kararların iptaline  karar verilmesini talep ve dava  etmiştir.<br>Davalı vekili  davanın reddini  talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ <br>İlk Derece Mahkemesi; bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu verilen rapor mahkemece benimsenmiş olmakla, gündemin 2-4-5 ve 9 nolu maddeleri ile alınan kararların TTK, esas sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, gündemin 6 ve 10 nolu maddeleri ile alınan kararların ise TTK'na ve esas sözleşme hükümlerine aykırılık teşkil ettiği  gerekçesiyle 6 ve 10 nolu gündem maddeleri ile alının kararların iptaline, 2-4-5 ve 9 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların iptaline yönelik talebin  ise reddine  karar vermiştir.<br>Bu karara karşı  davacı vekili ile davalı  vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ <br>Davacı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde; <br>İlk derece mahkemesi, 15/04/2015 tarihli genel kurulda alınan kararların  bir kısmının iptaline yönelik taleplerinin reddine karar verdiğini, ancak red ile ilgili hiçbir  gerekçe ortaya koymadığını, mahkeme kararının gerekçesiz olmasının müvekkilinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini, mevzuata  açıkça aykırılık teşkil eden mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili  istinaf başvuru dilekçesinde;<br> İlk derece mahkemesi davanın kısmen kabulüne ilişkin kararının gerekçesinde,  sadece bilirkişi tarafından verilen raporun mahkemece benimsendiği belirtilerek rapora atıf ile yetinildiğini, mahkemenin  hangi nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verdiğine dair  herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini, gerekçesiz hüküm oluşturulduğunu, Anayasanın 141/3.maddesi, bütün mahkeme kararlarının gerekçeli bir şekilde yazılacağını hüküm altına aldığını, HMK 27.maddesi gereğince de hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>İNCELEME VE  GEREKÇE<br>Davacı dava dilekçesinde 15/04/2014 tarihinde yapılan 2014 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan bir kısım kararların iptalini talep etmiştir. Dilekçesinde gündem maddeleri ile alınan  kararların neden iptali gerektiği açıkça ifade edilmiştir.<br>Anayasa'nın 141/3. maddesi ''Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır'' hükmünü içermektedir. HMK'nun 297/c, 27/c maddelerinde  ise mahkeme kararlarında her iki tarafın iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli konular hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması, ret ve üstün tutma nedenleri, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonucu ve hukuki sebeplerin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır.<br>Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. <br>Anayasa Mahkemesinin 01/02/2017 tarihli, 2014/12158 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere, \" Anayasa'nın 36.maddesi ile güvence altına alınan gerekçeli karar hakkının ihlal edildiği sonucuna varılmıştır. Başvuru konusu olayda tespit edilen ihlal, adil yargılanma hakkının unsurlarından olan gerekçeli karar hakkının ihlal edilmesinden kaynaklanan ve ihlalin yeniden yargılama yapılarak kaldırılmasında hukuki yarar bulunduğundan, 6216 sayılı Kanun'un 50.maddesinin 2 numaralı fıkrası gereğince ihlalin ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için yeniden yargılama yapılmak üzere kararın bir örneğinin ilgili Mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir\" denilmiştir. Böylece, gerekçesiz karar verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiği Anayasa Mahkemesince ortaya konulmuştur.<br> HMK’nun 353/1.a.6. maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, bölge adliye mahkemesince işin esası incelenmeden, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için, dosyanın kararı veren mahkemeye veya yargı çevresi içindeki başka bir mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmaksızın kesin olarak karar verilir.  <br> İlk derece mahkemesi, bilirkişi raporuna atıf yaparak karar vermiştir. Genel kurul toplantısında  6 ve 10 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların neden iptaline karar verdiğini,  2-4-5 ve 9 nolu gündem maddeleri ile alınan kararların ise iptal talebinin neden reddine karar verildiği  gerekçede  ayrı ayrı  taraf iddia ve savunma sebepleri ışığında irdelenmek suretiyle tartışılmamıştır.  İptali talep edilen her bir genel kurul kararının  hangi konuyu içerdiği,  tarafların iptali talep edilen bu genel kurul kararları hakkındaki iddia ve savunmalarının nelerden ibaret  olduğu ve  mahkemenin hangi gerekçeyi esas aldığı gerekçeli kararda yer almamaktadır.<br> Tüm bu değerlendirmeler ışığında, somut uyuşmazlığa ilişkin dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmediği, Anayasal ve yasal zorunluluklara rağmen,  davanın kısmen kabul kısmen reddine dair gerekçelerin karar yerinde gösterilmediği, sadece bilirkişi raporuna atıf yapılarak hüküm kurulduğu,  bu durum  her iki tarafça istinafa konu edildiği,  kararın  bu haliyle istinaf denetimine elverişli bulunmadığı anlaşıldığından,  HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca, davanın esasına dair istinaf sebepleri incelenmeksizin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararın veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar erilmiştir.<br>HÜKÜM:    Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-HMK 353/1.a.6. maddesi uyarınca, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>3-Davacı ve davalı tarafından yatırılan istinaf peşin harcının ilk derece mahkemesi tarafından, talep halinde  taraflara iadesine,<br>4-Davacı  ve davalı tarafından  istinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas  hükümle İlk Derece Mahkemesi tarafından, yargılama giderleri içinde  değerlendirilmesine,<br><br>5-Gerekçeli kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğine dair;<br>  HMK 353/1.a.6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/01/2018 tarihinde oybirliğiyle ve kesin olarak  karar verildi.<br><br>\tKANUN YOLU:HMK 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.<br><br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e4082af67a3b0e3","SID":"29de000bcd426dac"}}