{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">null         2018/14 E.  ,  2018/44 K.</font></b></ul><br>\n<b><font face=\"Verdana\" size=\"2\">\"İçtihat Metni\"</font></b><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO: 2018/14 Esas <br>KARAR NO\t: 2018/44 Karar <br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t\t\t : İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t\t\t : 26/10/2017 (Ara Karar)<br>NUMARASI\t\t\t\t : 2017/1187 Esas (Derdest Dosya)<br><br>DAVA\t: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ \t: 17/01/2018 <br><br><br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFIN İDDİASININ ÖZETİ: <br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ile davalı arasında \"Gemi ile Ambalajlı Soda Taşıması Sözleşmesi\" ve \"Gemi ile Varna Sodi Limanından Tekirdağ ve Dilovası Limanlarına Dökme Soda Taşıma Sözleşmesi\" olmak üzere iki adet sözleşme imzalandığını, davalının haksız gerekçelerle sözleşmeleri fesh ettiğini, sözleşme ile birlikte müvekkili  tarafından davalıya teminat olarak verilen \"....... Bankası Liman/ Mersin Şubesinin ........ tarihli, ........ nolu ve 71.750,00 USD bedelli, ........ Bankası Liman/ Mersin şubesinin ........ tarihli, .......... nolu ve 58.087,80 USD bedelli, ....... Bankası Liman/ Mersin şubesinin ......... tarihli, ........ nolu ve 60.000,00 USD bedelli olmak üzere üç adet teminat mektuplarını cezai şart olarak irat kaydedeceğini bildirdiğini, ilgili teminat mektuplarının nakde çevrilmesi halinde müvekkilinin teminat mektubu bedellerini ilgili bankalara ödeme zorunluluğunda kalacağını ve bu nedenle ödeme güçlüğü içine düşeceğini iddia ederek; sözleşme teminatı mektuplarının dava sonuna kadar nakde çevrilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 26/10/2017 tarih 2017/1187 Esas sayılı ara kararında;  <br>\" 6100 sayılı HMK'nın onuncu kısmı \"Geçici Hukuki Korumalar\" başlığı altında ihtiyati tedbir müessesini düzenlemiştir. Aynı Yasa'nın “ihtiyati tedbirin şartları” başlıklı 389. maddesinin birinci fıkrasında \"mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir  zararın  doğacağından  endişe  edilmesi  hallerinde,  uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati  tedbir kararı verilebilir\" hükmü düzenlendikten sonra 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının hem maddi hem şekli içereceği düzenlenmiştir. Buna göre Yargıtay uygulamalarında (Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2012 tarih, 2012/12474E. 2012/14232K. Sayılı ilamı) kabul edildiği ve HMK'nun 391. maddesi gerekçesinde açıklandığı üzere “dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde”, başka bir deyişle “davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde” ihtiyati tedbir kararı verilmesi doğru değildir.<br> Davacı iddiaları yargılama ile değerlendirilerek sözleşmeye uygun olarak teminat mektuplarının hükümsüz kalıp kalmadığına karar verilecektir. Bu değerlendirme öncesi verilecek tedbir kararı ile teminat mektuplarının hükümsüzlüğü neticesini doğuracak sonuç elde edilmesi sağlanmış olabileceğinden... gerekçesi ile\" <br>İhtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesi ile, <br>Davalının sözleşmeyi fesih ettiğini ve sözleşme teminatı olarak almış olduğu teminat mektuplarını nakde çevireceğini bildirdiğini, <br>Taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın, davalının sözleşmeyi fesih etmiş olmasında haklı olup olmadığı hususu olduğunu, davacı olarak iddialarının feshin haksız ve usule uygun olmadığı olduğunu, sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığının yargılama sonucunda belli olacağından, davalının sözleşmenin feshine bağlı olarak teminat mektuplarının irad kaydedip edemeyeceğinin de ilk derece mahkemesinin kararı ile belli olacağını, <br>Davalının teminat mektuplarını nakde çevirme hakkına sahip olup olmadığı konusunun yargılamaya muhtaç olduğunu, <br>Yargılama sonucunda belli olacak bir hakkın kullanılmasının dava sonucun kadar ertelenmesi sonucunu doğuracak tedbir talebinin bu yönü ile HMK'ya bir aykırılığı olmadığını, <br>Yargılama sonucunda eğer dava davacı lehine sonuçlanır ise, davalının sözleşmeyi haksız olarak fesih etmiş olduğu ve haksız fesih nedeni ile teminat mektuplarının nakde çevirme isteğinin de haklı olmadığının belirlenmiş olacağını, <br>Tedbir talebinin reddi sonucu teminat mektuplarının davalı tarafından nakde çevrildiği takdirde, davalının  bu davaya rağmen istediği sonucu elde etmiş olacağını, davacı olarak bu davaya konu ettikleri teminat mektuplarının iadesi talebinin ise konusuz kalmış olacağını, <br>Diğer taraftan teminat mektuplarının kesin ve süresiz bir şekilde düzenlenmiş olup, belli bir süre ve şarta bağlı kalmaksızın bu mektupların nakde çevrilmelerinin mümkün olduğunu, <br>Dava sonuna kadar nakde çevrilmelerinin önlenmesine kadar verilmesi halinde bu teminat mektuplarının hükümsüz hale gelmeyeceğini, <br><br>Haksız bir şekilde sözleşmenin feshi ve teminat mektuplarının nakde çevrilmesi müvekkili açısından telafisi mümkün olmayacak sonuçlar doğuracağını, davalının her zaman teminat mektuplarını nakde çevirme imkanına sahip olduğunu, <br>Teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesinin davalı yönünden bir hak kaybına sebebiyet vermeyeceğini, <br>İleri sürerek, istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesinin 26/10/2017 tarihli ara kararının istinaf incelemesi sonucu kaldırılmasına, tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi ile, <br>Teminat mektuplarının nakde çevrilebilmesi için mahkeme kararına ihtiyaç olmasının işin doğasına aykırı olduğunu, <br>Davacının sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettiği takdirde teminat mektuplarının bir hüküm alınmasına gerek kalmaksızın nakde çevrileceğini bildiğini, <br>Bu aşamada teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin dava sonuna kadar ihtiyati tedbir kararı verilerek beletilmesini istemenin MK.2.maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması demek olduğunu, <br>Mahkemenin tedbir isteminin reddettiği gerekçesinde de belirttiği gibi, dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde, başka bir deyişle davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin doğru olmadığını, <br>Müvekkili şirketin teminat mektuplarını nakde çevirdiği takdirde doğabilecek sonuçları bilmekte olup, zarar oluşması halinde bunu karşılamaya hazır olduğunu, <br>Bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararının kabulüne, davacı vekilinin tedbir isteminin kaldırılması yönündeki isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER : <br>İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/1187 Esas sayılı  dosyası kapsamı. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>HMK 389 vd. maddelerine göre ihtiyati tedbir koruyucu önlem olup, davacı tarafından davalı ile arasındaki sözleşme uyarınca verilen ve talebe konu edilen teminat mektuplarının kesin teminat mektubu niteliğinde oldukları anlaşılmaktadır.  Uyuşmazlığın esasıyla ilgili yargılamayı sürdürecek ve hüküm kuracak olan ilk derece mahkemesinin takdirine ve  taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine göre verilen teminat mektuplarının kesin nitelikte oldukları gözetildiğinde, davacının sözleşmenin feshinin haksız olduğu iddiları ile davacı yanca  verilmiş olan teminat mektuplarının hükümsüz kalıp kalmadığının yargılamayı gerektireceği gerekçesiyle tedbir talebinin reddine dair verdiği kararda yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM \t: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan 85,70.TL istinaf başvuru harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 31,40.TL harç istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından, yeniden alınmasına yer olmadığına, <br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı varsa yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/01/2018 tarihinde HMK'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6c3c3e1257466615","SID":"6eacbab77532d93a"}}