{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    21. HUKUK DAİRESİ     2025/1573 Esas   2026/512 Karar<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2025/1573 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2026/512<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ <br>TARİHİ\t\t: 18/09/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/516 Esas 2025/631 Karar<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)<br>DAVA TARİHİ\t: 09/08/2022<br>KARAR TARİHİ\t: 29/04/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 13/05/2026<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine, Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2021/12903 Esas sayılı dosyası başlatılan icra takibinin davalılar vekilinin itiraz etmesi üzerine durduğunu, davalıların takibe itirazlarının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davalıların ikametgahları Ankara'da olduğundan  yetki itirazının yerinde olmadığını, davalıların, müvekkili şirketin halen ortağı olduklarını, 2019 yılına kadar da müdür sıfatı ile şirketi yönettiklerini, işbu davaya konu edilen alacak talebinin de, ilgililerin müdür iken vermiş oldukları zararlara yönelik olduğunu, şirketin 14.12.2019 tarihinde yapılan genel kurulunda şirketin geçmiş dönem hesaplarının YMM veya bağımsız bir denetim şirketine incelettirilmesi için müdürler kuruluna yetki veriliğini, müdürler kurulu tarafından şirketin hesaplarının... YMM A.Ş’ne incelettirildiğini ve hazırlanan raporun 2021 yılı Eylül ayında yapılan genel kurula sunulduğunu, raporun genel kurulda tüm oybirliğiyle kabul edildiğini, bu rapor ile zarar ve amillerinin tespit edildiğini, 02.09.2021 tarihli genel kurulda gereğinin yapılması hususunda müdürlerin yetkilendirildiğini, davalıların şirketten usulsüz şekilde para aldıkları, aldıkları bu paraları şirkete iade etmedikleri ve bu surette şirketin zararına zenginleştiklerinin tespit edildiğini, her ne kadar şirket kayıtlarında sadece davalı ... borçlu gibi kayıt atılmış ise de buna göz yuman, dönemin müdürü olan davalı ...ın da aynı borçtan sorumlu olduğunu, davalıların (kendi dönemlerinde tuttukları) muavin defter kayıtları ile sabit olan borçlarını müvekkili şirkete halen  ödemediklerini, alacağın likit olduğunu, alacaklarının güvence altına alınması için şirket hisselerinin devrini önler mahiyette ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davalıların takibe itirazlarının iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağı olmamak üzere, davalılar aleyhine  icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep  ve dava etmiştir. <br>Davacı vekili 18/04/2024 tarihli dilekçesinde; takibe konu alacağın cari hesap alacağı olduğunu ve borcun dayandığı dönemlerde şirket müdürü olan davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tCEVAP<br>\tDavalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın temelinin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna dayandığını, sorumluluk davası açabilmesi için genel kurulda buna ilişkin bir karar alınmış olmasının zorunlu olduğunu, ancak davacının dayandığı  genel kurulda bu konuda bir karar alınmadığını, müvekkillerin tam anlamıyla ısmarlama bir şekilde ve talimatla hazırlanan tam tasdik raporunu ve özel amaçlı denetim raporunu kabul etmesinin söz konusu olmadığını, bilirkişi tarafından ticari defterlerin detaylı incelenmesi sonucunda raporların gerçeği yansıtmadığının ortaya çıkacağını, davanın zamanaşımına uğradığını, yönetim kurulu üyeleri zımnen ibra edilmiş olduğundan sorumluluk davası açılamayacağını, ortaklığın YK üyeleri aleyhine sorumluluk (tazminat) davası açabilmesi için, yöneticilerin kusurlu davranışı sonucu fiili bir zararının  oluşması gerektiğini, müvekkillerinden ... yönünden  davanın  pasif husumet yokluğundan usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı şirket vekilinin, söz konusu kayıtların sadece müvekkilleri tarafından tutulduğu hususunun gerçekle bağdaşmadığını, müvekkillerinin şirketten usulsüz para aldıkları, aldıkları bu paraları şirkete iade etmedikleri ve bu surette şirketin zararına zenginleştiklerine ilişkin iddiaların doğru olmadığı, müvekkillerinin kusurlu davranışları ile şirketi zarara uğratmadıklarını bildirerek davanın reddine, takipte talep edilen tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere en yüksek faiziyle kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak müvekkillerine verilmesine karar verilmesini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davacı şirketin  ticari defter ve kayıtlarına göre 01.07.2021 açılışında 131.01 numaralı ortaklardan alacaklar kısmında şirketin davalı ... 'tan  12.145.175,06 TL alacaklı olduğunun  göründüğü , takip eden 30.09.2021 tarihinde ise ortaklardan alacaklar kısmına 2.161.261,85 TL eklendiği, 01.07.2022 - 31.07.2022 tarihleri arasına ilişkin yevmiye defterinde ise ortaklardan alacaklar kısmında şirketin davalı ... 'tan  14.306.436,91 TL alacak göründüğü , bu miktarın takibe konu alacak miktarı olduğu, şirketin davalı   ... 'tan alacaklı olduğuna dair bir kaydın  bulunmadığı ,  01.07.2021 açılışında kayıt edilen alacak miktarının dayanağı her hangi bir belge bulunmadığı , bu alacağın hangi yıllardan geldiğinin ve hangi yıllarda davalı ... 'ın şirkete ne kadar borçlandığına dair her hangi bir kaydında mevcut olmadığı , alacağın kaynağını gösterir her hangi bir belge ve kayıt bulunmadığı , her ne kadar o tarihlerde  davalılar şirketin ortağı ve temsile yetkili yöneticisi iselerde;  davanın,  şirket yöneticilerinin şirkete olan borçlarının tahsili için  başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, şirket yöneticilerinin zararının bu dosyada tartışılamayacağı gibi genel kurulda şirket yöneticilerine karşı sorumluluk davası açılmasına ilişkin bir karar da alınmadığı ,  BK 147/4 .  Maddesi gereğince bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi  olup  01.07.2021 açılışında 131.01 numaralı ortaklardan alacaklar hesabına kayıt edilen davalı ...'tan olan  12.145.175,06 TL alacağı da  hangi tarihlerden geldiği , hangi tarihte hangi alacak miktarının oluştuğu tespit edilemediğinden alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının da tespitinin mümkün olmadığı , davacı tarafından davalı ...'tan olan alacağının ispat edilemediği, davacı şirketin kendi defter ve kayıtlarına göre de davalı  ... 'tan alacaklı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla mahkemece davanın açılması için genel kurul kararı alınması gerektiği ve genel kurul kararının bulunmadığının gerekçe gösterildiği, ancak davanın usulden reddi yerine hatalı olarak esastan reddine karar verildiğini, huzurdaki davaya konu alacağın davalının genel kurul tarafından onaylanmış bilançoda kayıtlı borcu olduğunu, dosyadaki belgelerle de bunun sabit olduğunu, davalıların alacakların da yer aldığı bilançoyu ilgili genel kurulda onaylayarak ve bu kararlara itirazda bulunmayarak alacağın mevcutiyetini kabul ettiklerini, 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen hususların değerlendirilmeye alınmamasının hak kaybına neden olduğunu, davalı ...'ın müvekkili şirket olan borcunu, bilgisi dahilinde devir mizanında yazılmak suretiyle bizzat dönemin yönetim kurulunda yer alan davalı ... tarafından kabul edildiğini, diğer davalının ise hali hazırda cari hesapta borç kabul edilen alacağın muhatabı tarafından itiraza uğraması nedeniyle kayıtları doğru tutup tutmama noktasında kusurlu olduğunu bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.<br>Davalı vekilinin katılma yolu ile istinaf dilekçesinde özetle; takibin %20'sinden aşağı olmamak üzere en yüksek faiziyle kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesini, davanın reddiyle vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı yana bırakılmasını, davacının istinaf başvurusunun reddine ve katılma yoluyla istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; limited şirket ortağı ve yöneticisi olan davalıların şirkete verdiği zararların ve şirkete olan borçlarının  tahsili amacıyla başlatılan  icra takibine vaki itirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>Ticaret sicil kayıtları, İcra dosyası, bilirkişi raporu, uzman görüşü, davacı şirket kayıtları, davacı şirketin 02/09/2021 tarihli genel kurul toplantı tutanağı,  Çorum 4. Asliye hukuk Mahkemesinin 2024/51 esas sayılı dosyası , Çorum İcra Dairesinin 2020/23893 sayılı dosyası, Çorum Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/16686 soruşturma nolu dosyası vs deliller dosya arasında mevcuttur.<br>Ankara 5. Genel İcra Dairesinin 2021/12903 (Eski Ankara 12. İcra Müdürlüğünün 2021/12903) sayılı dosyasının incelenmesinde davacı tarafından davalılara karşı \"borçluların ortaklar cari hesabında biriken borcu ve bu borca sebebiyet veren müdürlerin  -ortaklar ile müdürler aynı kişidir-   tazminat sorumluluğundan kaynaklı borç miktarı\" açıklamasıyla 14.306.436,91 TL alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların ödeme emrine süresinde itirazları üzerine durduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK'nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı  anlaşılmıştır. <br>Davacı yan dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında, şirket ortağı olan davalı ...'ın şirketten usulsüz şekilde para aldığını, nitekim  şirketin 131.01 kodlu ortaklardan alacaklar hesabında davacı şirkete  dava konusu takip miktarı kadar borçlu göründüğünü, şirket müdürü olan diğer davalı ...ın da davalı ...'ın şirkete usulsüz olarak borçlanması ve geri ödememesi nedeniyle aynı borçtan TTK'nun 553.maddesi gereğince sorumlu olduğunu, söz konusu miktarın davalılardan tahsili amacıyla eldeki dava konusu icra takibini başlattıklarını iddia etmiştir.<br>Nitekim dava konusu icra dosyasına sunulan takip talebi ve ödeme emrinde de \"borçluların ortaklar cari hesabında biriken borcu ve bu borca sebebiyet veren müdürlerin  -ortaklar ile müdürler aynı kişidir-   tazminat sorumluluğundan kaynaklı borç miktarı\" açıklamasıyla takip başlatmıştır. <br>Mahkemece,\tşirketin davalı ... 'tan alacaklı olduğuna dair bir kaydın  bulunmadığı,   her ne kadar o tarihlerde  davalılar şirketin ortağı ve temsile yetkili yöneticisi iseler de  davanın,  şirket yöneticilerinin şirkete olan borçlarının tahsili için  başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, şirket yöneticilerinin zararının bu dosyada tartışılamayacağı gibi genel kurulda şirket yöneticilerine karşı sorumluluk davası açılmasına ilişkin bir karar da alınmadığı ,  BK 147/4 . maddesi gereğince  bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar 5 yıllık zamanaşımına tabi  olup  01.07.2021 açılışında 131.01 numaralı ortaklardan alacaklar hesabına kayıt edilen davalı ... 'tan olan  12.145.175,06 TL alacağı da  hangi tarihlerden geldiği , hangi tarihte hangi alacak miktarının oluştuğu tespit edilemediğinden alacağın zamanaşımına uğrayıp uğramadığının da tespitinin mümkün olmadığı , davacı tarafından davalı ...'tan olan alacağının ispat edilemediği, davacı şirketin kendi defter ve kayıtlarına göre de davalı  ... 'tan alacaklı olmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş ise de; <br>\tDavacının eldeki davadaki talebi, davalı ortak ...'dan davacı şirketin 131.01 ortaklardan alacaklar hesabında kayıtlanan borcun tahsili, davalı  ...'den ise şirket müdürü olarak üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi nedeniyle şirketin uğradığı zararın  TTK'nun 553.maddesi gereğince tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davacının davadaki talebi yönünden yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiştir.<br> Hal böyle olunca,  davacının eldeki davadaki talebinin  davalı ortak ...'a şirket ortağı sıfatıyla verilen borcun tahsili, davalı şirket müdürü ...'den ise TTK'nun 553.maddesi gereğince şirketin uğradığı zararın tazmini istemine ilişkin olduğu gözetilerek değerlendirme yapılması, davalı ... yönünden sorumluluktan kaynaklanan alacak davası açılmasına ilişkin genel kurul kararının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, bulunmaması halinde bu eksikliğin tamamlanması için süre verilmesi ve açıklanan hukuki niteleme çerçevesinde inceleme ve değerlendirme yapılarak ortaklardan  hesabının dayanak kayıtlarının incelenerek kayıtların tutulması sırasında kayıtların tutulmasından sorumlu yöneticinin tespit edilerek kayıtların dayanaklarının olup olmadığının kayıtların tutulmasında sorumlu yönetici yönünden ispat yükü tartışılarak sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,  davalının katılma yolu ile istinaf isteminin verilen kararın niteliğine göre incelemesine yer olmadığına,<br>\t2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/09/2025 tarih 2023/516 Esas 2025/631 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g. maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2026<br> Başkan-             Üye -                  Üye -                  Zabıt Katibi -<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3cc82a8f9529a164","SID":"634cd6870e6bb211"}}