{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    <br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/506 <br>KARAR NO\t: 2026/548<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ...... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: ......<br>NUMARASI\t: ........ Esas sayılı derdest dosyada ihtiyati tedbir talebinineddi kararı.<br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: <br><br>DAVA KONUSU\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 21/01/2026<br><br>KARAR TARİHİ\t: 11/05/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 11/05/2026<br><br> İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA\t: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı  .....ve ailesinin ...... İli ......İlçesi ......Mahallesi ...... parsel sayılı taşınmazlarda hissedar olduğunu, davalının taşınmazları satın alma vaadiyle şufa hakkı ve satıştan vazgeçme riskine karşı teminat senedi talep ettiğini, bu kapsamda 07.10.2022 düzenleme ve 07.11.2022 vade tarihli 10.000.000,00 TL bedelli senedin düzenlenerek davalıya verildiğini, senet karşılığında herhangi bir nakdi ödeme yapılmadığını ve borç ilişkisi doğmadığını, taşınmaz devrinin 11.10.2022 tarihinde gerçekleşmesiyle senedin bedelsiz hale geldiğini, senedin davalı tarafça ...... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ......Değişik İş sayılı dosya üzerinden verilen tedbir kararının teminat yatırılamadığı için uygulanamadığını, senedin bedelsizliği nedeniyle iptali ile borçlu olunmadığının tespitine, takibin durdurulmasına ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP\t: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Es. sayılı dosyası kapsamında açılan menfi tespit davasının haksız olduğunu, senedin taşınmaz satışı öncesi teminat amacıyla verildiği iddiasının davacının diğer mahkemelerdeki beyanları ve kolluk ifadeleriyle çeliştiğini, davacının savcılık soruşturmasında senedi satış işleminden sonra ......... AVM'de verdiğini ikrar ettiğini, ...... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... Es. ve ...... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Es. sayılı dosyalarındaki ifadelerin tutarsız olduğunu, senetlerin üzerinde \"nakden\" ibaresinin bulunduğunu ve herhangi bir teminat kaydı içermediğini, söz konusu senetlerin elden verilen borç paranın güvencesi niteliğinde olduğunu,......Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından müvekkili hakkında yapılan suç duyurusu neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, dosyaya sunulan ses kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliği taşıdığını, senede karşı tanık dinletilmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, İcra ve İflas Kanunu’nun 72/3 maddesi uyarınca takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini beyan ederek, davanın reddine ve davacı aleyhine %25'ten aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesi \"...  eldeki menfi tespit davası icra takibinden sonra açılmıştır.  İİK 'nın 72/3 maddesi hükmüne göre takibin durdurulmasına yasal olanak bulunmadığı muhakkaktır. Ancak şartları varsa teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verilebilecektir. Keşideci davacı yönünden ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için davacı iddiasının henüz soyut kaldığı, yargılama gereken konuda yaklaşık ispat şartının mevcut olmadığı bu nedenle çek metnine göre hamil olan davalı aleyhine ......İcra Dairesi'nin ...... Esas sayılı icra dosyasının durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbirin yasal şartları oluşmadığı gibi icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik de yaklaşık ispata dair bilgi- belge ve delilin henüz yaklaşık ispata yetmediği ...\" gerekçesiyle davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen ihtiyati tedbirin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ......İcra Müdürlüğü’nün ...... Esas sayılı dosyasına konu 10.000.000,00 TL bedelli senedin taşınmaz satış sürecinde teminat olarak verildiğini, davalının ......Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ...... soruşturma sayılı dosyasındaki çelişkili ifadeleri ve bilirkişi raporuyla sabit ses kayıtları ile yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, ...... İcra Hukuk Mahkemesi’nin ...... D.İş sayılı kararı ile verilen satış yetkisi nedeniyle telafisi imkansız zararların doğacağını, HMK 389 ve İİK 72 maddeleri uyarınca tedbir kararı verilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin ...... Değişik İş sayılı dosyadaki önceki kararıyla çelişkiye düştüğünü ve emsal Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının gözetilmediğini belirterek ara kararın kaldırılması ile tedbiren icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir.<br>DELİLLER: ...... Asliye Ticaret Mahkemesinin ...... Esas sayılı dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava,  İİK m.72 hükmünden kaynaklanan  icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>\tTalep ise, derdest davada verilen, ihtiyati tedbirin reddine ilişkin olarak yapılan  kararının kaldırılması istemine ilişkindir.<br>İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355.madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK'nın 389. maddesinde; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesi ile 390/3 maddesinde ise; \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>                          Bilindiği ve öğretide de kabul edildiği üzere ihtiyatî tedbir; kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca davacı veya davalının dava konusu ile İlgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı ön görülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı olabilen hukuki koruma şeklinde tarif edilmiştir. Anılan tariften de anlaşılacağı üzere ihtiyati tedbîr, diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu mal ve hak üzerinde yeni bir takım uyuşmazlıkların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.<br>6100 sayılı HMK'nın 389.maddesi başlığında düzenlenen ve geçici hukuki korumalar olarak vasıflandırılmış ihtiyati tedbir müessesesi ile ilgili olarak yukarıda açıklanan hükümde ihtiyati tedbirin şartları belirtildikten sonra, takip eden maddelerde bu konudaki talep verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanmaması gibi sair hususlarda tereddüte yer bırakmayacak şekilde takip edilmesi ve yapılması gerekli usul ve prosedür gösterilmiştir.<br>İhtiyati tedbir kararının kapsamı belirlenirken iki tarafın hak ve yarar dengesinin gözetilmesi gerekir. HMK'nın 392.maddesi uyarınca ihtiyati tedbir isteyen haksız çıktığı takdirde, karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacakları olası zararları karşılayacak bir teminat göstermek zorundadır. Ancak talebin resmi belgeye veya başkaca bir kesin delile dayanması veya durum ve koşulların gerektirdiği hallerde, hakim teminat alınmamasına da karar verebilir.<br>             2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde \"...İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.<br>\" hükmü mevcuttur.<br>Tüm bu kanun hükümleri ile yapılan açıklamalara göre uyuşmazlık; kambiyo senedine dayalı icra takibinden sonra açılan eldeki menfi tespit davasında icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddinin isabetli olup olmadığı hususundadır. <br>Davaya dayanak icra takibi ve dayanağı bononun incelenmesinde; takibe konu senedin 07.10.2022 düzenleme ve  07.11.2022 vade tarihli 10.000.000,00 TL bedelli olduğu, davacının keşideci borçlu, davalının alacaklı olduğu, icra takibinin ...... İcra Müdürlüğü......E. Sayılı dosyasında takibin yapıldığı, mahkemenin ...... Değişik İş sayılı dosyasından verilen tedbir kararının uygulanamadığı görülmüştür.<br>Eldeki menfi tespit davası, icra takibinden sonra açılan menfi tespit ve takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talepli olduğu anlaşılmaktadır. <br>İİK 72.maddesindeki menfi tespit davası, ancak borçlu tarafından alacaklıya karşı açılabilecek olup, İİK'nın 72.maddesi gereğince ihtiyati tedbir talep eden geçici hukuki koruma kararlarının genel olarak düzenlendiği HMK hükümleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesinin koşulları kapsamında, haklığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Takipten sonra açılan menfi tespit davasında İİK'nın 72.maddesi gereğince, ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden tedbir yoluyla icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde talepte bulunabilir.<br>Eldeki davanın, icra takibinden sonra açıldığı, İİK'nın 72.maddesi hükmüne bağlanan özel bir tedbir çeşidi olarak ancak açılacak bir menfi tespit davası içerisinde talep edilebileceği, alacaklı tarafından borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığı, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğinden, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.<br>Davacı ihtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde takibin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş olup, \"çoğun içinde az da vardır kuralı\" ve İİK'nın 72/3 hükmü gereği icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Zira menfi tespit davasının amacının belli bir borçtan dolayı borçlu bulunmadığına ilişkin kesin hüküm ve dolayısıyla kesin hukuki koruma temin etmek olduğu göz önüne alındığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklindeki ihtiyati tedbirin, asıl uyuşmazlığı çözecek veya kesin hukuki korumayı ikame edecek nitelikte bulunmayıp tedbirin teminat karşılığında verilmesi gerekmektedir. Bu nedenlerle, Mahkemenin ara kararının kaldırılarak, kanun gereğince %15 teminat karşılığında ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine ilişkin yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>H Ü K Ü M\t:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, <br>Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu başvurusunun KABULÜNE; ......Asliye Ticaret Mahkemesi 27.01.2026 tarih ve ...... Esas sayılı davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair kararının HMK'nın 353/1-b-2. maddesi mucibince KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA:<br>İİK m. 72/3 hükmü uyarınca ...... İcra Müdürlüğü ...... E. sayılı dosyasında; asıl alacağın (10.000.000,00-TL) %15'i oranında (1.500.000,00-TL) nakdi teminat yatırılması veya aynı değerde kesin ve süresiz teminat mektubu sunulması karşılığında, icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmemesi yönününde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,<br>6100 sayılı HMK m. 392/1 hükmü uyarınca teminat İlk Derece Mahkemesi veznesine yatırıldığında kararın infazı için gerekli işlemlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine; HMK m.392/2 gereğince şartları oluştuğunda teminatın İlk Derece Mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,<br>İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN HARÇ VE MASRAFLAR:<br>Davacı tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcının Hazineye irat kaydına,<br>Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,<br>İstinaf başvuru giderlerinin esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>Karar ilamının 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>Artan istinaf avanslarının İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m. 333'e uygun iadesine,<br>İlişkin; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.<br><br><br>Başkan<br>e imzalıdır <br><br>Üye<br>e imzalıdır <br> <br>Üye<br>e imzalıdır<br><br>Katip<br>e imzalıdır <br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"91d11191c8235740","SID":"37f5c85eaf2c0cdf"}}