{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1765 - 2026/706<br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2024/1765 <br>KARAR NO\t\t: 2026/706<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>ÜYE\t:...\t(...)<br>KATİP\t:...\t(...)<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/06/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/159 Esas - 2024/465 Karar <br><br>DAVACI\t\t: TÜRKİYE EMLAK KATILIM BANKASI ANONİM ŞİRKETİ - ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br>DAVALI\t\t: ...<br>VEKİLİ\t\t: Av. ...<br><br>DAVA TÜRÜ\t\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ  \t\t: 21/01/2020<br><br>KARAR TARİHİ\t\t: 16/04/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t\t: 18/05/2026<br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Bankaları ile borçlu ... arasında imzalanan 27/03/1991 tarihli Tekrar İntibak Yardım Kanuna göre Federal Alman Yapı Tasarruf Sandıklarında Açtırılan Hesaplardan Doğan Kredinin Türkiye'de Kullandırılmasına İlişkin Borçlanma Sözleşmesi gereğince 30.000 DEM tutarında kullandırıldığını, Sözleşmenin 17.maddesi gereğince kredi teminatı olarak Kocaeli, Gebze Darıca  mevkiinde ... ada ... parsel taşınmaz üzerine 1.derece karz ipoteği (kesin borç ipoteği) konulduğunu, bankalarının garantisi ile yurt dışındaki yapı tasarruf sandığı kaynaklı kredinin borçlu tarafından Almanya'ya taksitlerle ödenmesi gerekir iken, borçlu tarafından taahhütlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle bankalarınca kredi tutarının tamamının Alman Sandığına ödendiğini, borcun 24/06/1992 tarihinde muaccel kılındığını, Gebze İcra Müdürlüğünün 1992/2147 Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip açıldığını, dosyanın 14/10/1996 tarihinde düştüğünü, 15/10/1996 tarihinde yenilenerek Esasın 1996/2690 sırasına kaydedildiğini ayrıca 1996/2691 Esas numarası ile ilamsız yolla takibin işlemden kaldırıldığını,  borçlu tarafından yapılan ödemenin taahhütleri ve yurtdışı tebliği güçlüğü nedenleriyle takiplerinin uzun süre sürüncemede kaldığını, bankalarının tasfiye sürecine girmesinden kaynaklanan devir işlemleri ve yetki paylaşımı sebebiyle icra işlemlerine devam edildiğini, dosyanın takipsiz kaldığını, ancak bu türdeki sözleşmelerden doğan ipotek alacakları için yeniden düzenleme yapılarak yeni takipler açılması kararı alındığını, ancak bu tür sözleşmelerden doğan ipotek alacakları için yeniden düzenleme yapılarak yeni takipler açılması kararı alındığını, davacı banka tarafından alacağını tahsilde tekerrür etmemek şartıyla- tahsil etme amacıyla yeniden işlemlere başladığını, dava konusu ipotek hakkında da yeni takip yapıldığını, ancak davalı tarafından söz konusu takibe, borç aslına ve ferilerine itiraz ettiğini fakat itiraz dilekçelerinin taraflarına tebliğ edilmediğini, davalının akabinde Gebze İcra Hukuk Mahkemesinde 2015/861 Esas ile takibin iptali davası açtığını, dava tensip tutanağı ile Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/32 Esas ile devam ettiğini, 2017/203 Karar ile davanın reddine karar verildiğini, mahkeme kararının 05/09/2018 tarihinde kesinleştiğini tüm bu sebeplerle borçlunun Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/13995 Esas sayılı dosyasına yaptıkları haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, borçlu aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız ve mesnetsiz olduğu davacının T. Emlak Katılım Bankası A.Ş. Gebze Şubesin'den Alman Yapı Tasarruf Sandığı kredisi kullandığını, kredi teminatı olarak da Kocaeli ili, Darıca ilçesi, Kazım Karabekir Mah. ... Ada ... Parsel sayılı taşınmaz üzerine, 205.000,00.-TL bedelli, banka lehine 21/05/1991 tarihli kesin borç ipoteği tesis edildiğini, davacı borçlu ... ile davalı banka arasında imzalanan 27/03/1991 tarihli Tekrar İntibak Yardım Kanununa göre Federal Alman Yapı Tasarruf sandıklarında açtırılan hesaplardan doğan kredinin Türkiye'de kullandırılmasına ilişkin borçlanma sözleşmesi gereğince 30.000 DEM tutarında kullandırıldığını, sözleşme gereği kredi teminatı olarak Kocaeli ili, Darıca ilçesi, Kazım Karabekir Mah. ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine 1. derece karz ipoteği konulduğunu, müvekkili banka garantisi ile yurt dışındaki yapı yapı tasarruf sandığı kaynaklı kredinin borçlu tarafından Almanya'da taksitlerle ödenmesi gerekirken borçlu tarafından taahhütlerin yerine getirilmemesi nedeniyle kredi tutarının tamamını müvekkili bankanın Alman Sandığına ödediği, Gebze 3. İcra Dairesinin 2014/97 Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davacının takibin iptali için dava açtığını, davanın Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/32 Esas sayılı dosyasında görüldüğünü ve davanın reddine karar verildiğini, davacının İstinaf başvurusunun da reddine karar verildiğini, istinaf incelemesi esnasında ipoteğin anapara ipoteği olduğunun tespit edildiğini belirterek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ   :<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; \" ... 1-Davanın HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE ... \" karar verilmiştir. <br>Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Gebze İcra Dairesi'nin 1992/2147 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip açıldığını, borçlu tarafından yapılan ödeme taahhütleri ve yurtdışı tebliği güçlüğü nedenleriyle takibimiz uzun süre sürüncemede kaldığını, davacı bankanın tasfiye sürecine girmesinden kaynaklanan devir işlemleri ve yetki paylaşımı sebebiyle icra işlemlerine devam edilemediğini, dava konusu ipotek hakkında yeni takip yapıldığını, yerel mahkeme, davacı bankanın itirazın iptali dava açma süresi olan 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçirildiği yönünde eksik ve hatalı bir tespit yaptığını, anılan icra dosyası incelendiğinde davacı bankanın işbu davayı süresi içerisinde açmış olduğu ortaya çıkacağını beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur.<br>Davalı tarafça, istinaf dilekçesine karşı cevap dilekçesi verilmemiştir.<br>   DELİLLER: Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 Tarih - 2024/159 Esas - 2024/465 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; borçlanma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için yapılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. <br> İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. <br> Dosyanın incelemesinde; davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu ile imzalanan 27/03/1991 tarihli Tekrar İntibak Yardım Kanununa göre Federal Alman Yapı Tasarruf Sandıklarında Açtırılan Hesaplardan Doğan Kredinin Türkiye de Kullandırılmasına İlişkin Borçlanma Sözleşmesi gereğince davalıya 30.000 DEM tutarında kredi kullandırıldığını, söz konusu krediye teminat olarak Kocaeli ili, Darıca ilçesi, Kazım Karabekir Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz üzerine 21/05/1991 tarihli 205.000,00 TL bedelli birinci derece kesin borç ipoteği tesis edildiğini, davalı borçlunun kredi taksitlerini ödememesi nedeniyle kredi borcunun muaccel hale geldiğini, müvekkili bankanın yurt dışındaki yapı tasarruf sandığına ödeme yapmak zorunda kaldığını, bu nedenle çeşitli tarihlerde icra takipleri başlatıldığını, son olarak Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/13995 Esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını, davalının takibe haksız şekilde itiraz ettiğini, itirazın taraflara tebliği edilmediğini, davalının açtığı takibin iptali davasının ise reddedilip kesinleştiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına e icra inkar tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde; davacı tarafın taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. <br>Eldeki davada uyuşmazlığın, davacı alacaklı tarafından açılan itirazın iptali davasının İİK'nın 67/1 maddesinde öngörülen bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır.<br>İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan bir eda davasıdır. Madde metninde de açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.<br>İtirazın iptali davası, itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olan itirazın iptali davasında alacaklı taraf isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilir (492 sayılı Harçlar Kanunu m. 28/a, 29/I, III).<br>Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu tarafça itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.<br>Diğer taraftan, 2004 sayılı İİK’nın 67. maddesinin son fıkrasında alacaklının itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davası açmamışsa umumi hükümler dairesinde alacağını dava etme hakkının saklı olduğu ifade edilmiştir. Bu da bir yıllık süre içinde açılan itirazın iptali davası ile süre geçirildikten sonra açılan alacak davaları arasında her ikisi de genel hükümlere tabi olmakla birlikte ispat yöntemleri ve hukuki sonuçları bakımından bir fark olduğunu ortaya koymaktadır. Zira süresi içinde açılan dava itirazın iptali davasıdır ve itirazın iptali davasının kazanılması hâlinde borçlunun itirazı iptal edilmiş olur. Bunun üzerine alacaklı itiraz üzerine durmuş olan icra takibine devam edilmesini isteyebilir. Süresinden sonra açılan davada ise itirazın iptali değil alacağa hükmedilmesi istenecektir ve verilen kararın takibe etkisi bulunmamaktadır. Şu durumda itirazın iptali davasında ispat edilecek olanın takibe ve borçlunun itirazına konu alacak olduğunda ve itirazın iptali davası için bu alacağın sebebinin değiştirilme olanağının bulunmadığında kuşku bulunmamaktadır.<br>Genel hükümlere göre her türlü ispat olanağının varlığı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır (HGK 2017/(19)11-1309 e.  2021/377 k. Sayılı ilamı).<br>Dosya kapsamındaki Gebze 3. İcra Müdürlüğünün 2014/97 Esas sayılı dosyası ile devamı niteliğindeki Gebze 4. İcra Müdürlüğünün 2018/13995 E. Sayılı dosyası birlikte incelendiğinde; 17/11/2015 tarihli karar tespit tutanağında borçlu vekilinin itirazı yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, ayrıca tarafların dosyaya müracaat etmeleri halinde kararın kendilerine tebliğ edilmiş sayılacağının belirtildiği anlaşılmıştır. Davacı alacaklı vekilinin 16/10/2018 tarihinde dosyaya müracaat ederek kıymet takdiri talebinde bulunduğu, icra dairesince 12/11/2018 tarihli kararda itirazın ve takibin durdurulması kararının geçerliliğini koruduğu belirtilerek kıymet taktiri talebinin reddine karar verildiği ve bu kararın alacaklı vekiline 21/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği görülmektedir.<br> İtirazın iptali davası, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gereken bir dava olup, açık kanunî düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise dava açma süresi başlamaz. 2004 sayılı İİK’nın 67-(1) maddesindeki düzenleme dikkâte alındığında icra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olmasının itirazın tebliği anlamına gelmeyeceği de açıktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 20/10/2010 tarih, 2020/(19)11-357 E., 2020/794 K.).<br>Eldeki uyuşmazlıkta, ödeme emrine itirazın davacı alacaklıya tebliğ edilmediği, kıymet taktiri talebinin reddi kararının tebliğinin ödeme emrine itirazın tebliğ anlamına gelmeyeceği, Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14/06/2017 tarih, 2017/32 E., 2017/203 K. Sayılı davasında ise davacının takip borçlusu ve davanın şikayet davası olduğu, davacı alacaklı tarafından açılmış bir itirazın kaldırılması davası olmadığı görülmekle hak düşürücü sürenin hiç başlamadığı bu nedenle davanın esasına girilmesi gerektiğinden kararın kaldırılması gerekmiştir.  \t\t\t<br>Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince ESASTAN KABULÜNE,<br>\ta-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/06/2024 Tarih - 2024/159 Esas - 2024/465 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>\tb-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>2-İstinaf Karar Harcının, talebi halinde ve ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,<br>3-İstinaf eden tarafından yapılan İstinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>4-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>6-İİK'nın 36-(5) maddesi gereğince Ankara 4. Genel İcra Dairesi 2024/45077 Esas sayılı dosyasına sunulan teminatın (nakit/teminat mektubu) yatırana iadesine,<br>İlişkin; Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362-(1)-g) maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.<br>16/04/2026<br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>  e-imzalıdır <br><br>Üye ...<br>   e-imzalıdır<br><br>Katip ...<br>  e-imzalıdır <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"74ddc4ed5b00748e","SID":"f828ad8a800704f4"}}