{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/622 - 2026/1118<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2026/622 <br>KARAR NO\t: 2026/1118<br>KARAR TARİHİ\t: 05/05/2026<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/10/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/114 ESAS 2025/768 KARAR<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                   :  05/05/2026<br>YAZIM TARİHİ                    : 05/05/2026<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 tarih, 2025/114 Esas,  2025/768 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ                                                                                             :<br>Dava hukuki niteliği itibarıyla \"Tazminat (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklı)\" talebine ilişkindir. <br>Davacı vekili dava dilekçesinde, 14.11.2019 tarihinde, davacı ... ve Mühendislik Hizmetleri San. Tic. Ltd. Şti. tarafından, davalı firmanın, ... İli, ... İlçesi, ... Şubesine, ... İli, ... İlçesi, ... Caddesi, ... Sokak, No:6 adresinde bulunan, ... Ağaç San. Tic. A.Ş.ye adrese teslim edilmek üzere; 20 adet, ..., 25 adet, ..., GY gönderildiği, teslimatta davacı tarafından ... seri numaralı fatura tanzim edildiği, faturadan anlaşıldığı üzere gönderi bedeli KDV dahil olmak üzere 20.721,92.TL olduğu, kargonun teslim adresine teslim edilememesi ve davalı tarafça nerede olduğunun bulunamaması nedeniyle, davacı yan davalıdan zararın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili davanın reddini savunmuş olup, ilk derece mahkemesince yapılan açık yargılama neticesinde davanın maddi tazminat açısından tam olarak kabulüne, manevi tazminat açısından ise reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı ve davalı vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>Dairemizin 24/12/2024 T, 2021/2470 E, 2024/2243 K sayılı kaldırma kararında; davalının maddi tazminat açısından tam olarak sorumlu tutulması gerektiğine dair değerlendirme yapılarak bu açıdan davanın kabulüne karar verilmiş ise de, emtianın teslim edilmemesi söz konusu olup, davacının sunduğu  son yazışmada kargolarının bulunduğuna dair de bilgi verildiği ve bu yazışmanın akıbetine dair verinin de dosyada yer almadığı, davalının kasti bir eylemi veya pervasız bir hareketi bulunup bulunmadığına dair bir tespitin dosya kapsamından da anlaşılamadığı ve bu açıdan değerlendirme yapılmadan davanın bu kapsamda tam olarak kabulüne karar verileceğine dair mahkemenin tespiti yerinde görülmemiş, TTK'nin yukarda belirtilen hükümlerine dair mahkemece bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu itibarla, mahkemece 6102 Sayılı TTK'nin 886. maddesi uyarınca davalının sorumluluk sınırlamalarından yararlanıp yararlanamayacağı, davalının sınırlı sorumluluğa tabi olduğunun belirlenmesi halinde ise, davaya konu emtianın ağırlığının tespiti için taraf delillerinin ibrazı sağlanarak, gerektiğinde uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmak suretiyle, TTK'nin 880. maddesine göre taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre tazminat tutarı hesaplanıp, TTK'nin 882. maddesi uyarınca taşıyıcının üst sorumluluk sınırı tespit edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken maddi tazminat açısından davanın tam kabulüne karar verilmesi yerinde görülmediği, bu nedenlerle mahkemece, taraflarca dayanılan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek deliller toplanmadan karar verildiği tespit edilmiştir.<br>Yerel mahkemece yapılan 2025/114 Esas sayılı istinafa konu işbu yargılamada ise; davalı tarafça kargo paketi içeriğinin davacı tarafından beyan edilmediği iddia edilmiş ise de, davalı şirketin, taşımaya konu emtiayı kabul ederken, gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğu, bu nedenle, davacının gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerektiği, aksinin ise davalı tarafından ispatlanacağı, davalının ispata yarar bir delil sunamadığı gözetilerek kargo içeriğinin, davacı tarafından sunulan fatura içeriği ile aynı olduğunun kabul edildiğinden, somut olayda da davalının ağır kusurlu olduğu tespit edilmekle, TTK'nun 882. maddesindeki sorumluluk sınırlamasından yararlanması mümkün olmadığından maddi tazminat talebinin kabulü ile ispat edilemeyen manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>Dava, yurtiçi kara taşımacılığından kaynaklanan hasar bedelinin rücuen tahsili istemine dair olup, mahkemece yazılı şekilde maddi tazminat açısından davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, 6102 Sayılı TTK'nin 880. maddesinde, tazminatın eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanması gerektiği, 882. maddesinde tam ziya (tam kayıp) durumunda ödenecek tazminatın gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu, 886. maddesinde de taşıyıcının sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı haller düzenlendiği anlaşılmaktadır.<br>Sorumluluk miktarının tespiti açısından uygulanması gereken TTK'nın 880/1 maddesi hükmüne  göre taşıyıcı, eşyanın tamamen veya kısmen zıyaından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat, eşyanın taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre hesaplanacağı belirtilmiştir.<br>Tazminat hesaplamasında 880 ve 882/1 maddesi ile sınırlama getirilmiştir. Buna göre  hesaplanan tazminat hiç bir zaman eksik brüt ağırlığın kilogramı başına 8,33 Özel Çekme Hakkını aşamayacaktır. Sınırlı sorumluluk durumu bu olmakla beraber, 6102 sayılı TTK'nınn 886.maddesinde \"Sorumluluğu sınırlama hakkının kaybı\" başlığı altında, taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı hallerin belirlendiği görülmektedir. Ancak TTK’nın 886. maddesi uyarınca taşıyıcı veya TTK’nın 879. maddede belirtilen kişiler zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalle sebebiyet verdiklerinin ispat edilmesi halinde sorumluluktan kurtulma hâllerinden ve sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacaklardır.<br>Somut olayda her ne kadar yerel mahkemede, davalı şirketin, taşımaya konu emtiayı kabul ederken, gönderiye ilişkin sevk irsaliyesiyle birlikte kabul etmek zorunda olduğu, bu nedenle, davacının gönderi ile birlikte sevk irsaliyesini de verdiğinin kabulü gerektiği, aksinin ise davalı tarafından ispatlanacağına dair değerlendirme yapılmış ise de, bunun hatalı olduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki; yerel mahkemenin emsal olarak aldığı dairemiz 11/12/2024 Tarih ve 2022/88 E. - 2024/2083 K. Sayılı ilamındaki somut olay ile işbu dosyamızdaki somut olayın örtüşmediği, davaya konu kargoya verildiği ve zayi olduğu iddia edilen emtianın kargo şirket içi barkod ile temassız olarak, pandemi şartları nedeniyle teslim edildiği, kargo teslimi esnasında imza atılmadığı gibi içerik belirtilmediği, elektronik ortamdaki irsaliyede sadece \"PAKET\" ibaresinin yer aldığı, emtianın 15 Kg olarak ağırlığının belirtildiği lakin davacının iddia ettiği bir emtianın sadece kendinde ve davadışı firma ile olan yazışmalarından ibaret varakayı sunarak bu konuda ispat külfetinin davalı kargo firmasında olduğunun kabulü de mümkün görülmemektedir. Davacı da davalı firma gibi basiretli tacir olmanın külfetine dair hükümlerine tabiidir. Bu halde paket içeriğinin bu haliyle ispat yükü üzerinde olan davacı tarafından kanıtlanamadığından, davalının kasti bir eylemi veya pervasız bir hareketi bulunup bulunmadığına dair bir tespitin dosya kapsamından da anlaşılamadığı ve bu haliyle böyle bir tespitin dosya kapsamında yapılmasının mümkün olmadığı, davanın tam olarak kabulü yerinde görülmemiş, yine mahkemece teknik yeterlilik gerektiren bir hususta hesaplama yapılması eleştiri ile yetinilmiştir. Sonuç olarak; davaya konu 15 kg emtianın  uzman bilirkişiden rapor alınmak suretiyle, TTK'nin 880. maddesine göre taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki değerine göre tazminat tutarı hesaplanıp, TTK'nin 882. maddesi uyarınca taşıyıcının üst sorumluluk sınırı tespit edilerek neticesine göre bir karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkemece, taraflarca dayanılan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek deliller toplanmadan karar verildiği anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının esası incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde kurulması uygun görülmüştür.<br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-Taraf vekilleri tarafından .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 tarih, 2025/114 Esas, 2025/768 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>2)-.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/10/2025 tarih, 2025/114 Esas,  2025/768 Karar sayılı kararının HMK.'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, <br>3)-Dava dosyasının yeniden yargılama için .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-a)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya  İADESİNE,<br>b)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin alınan 732,00.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davalıya  İADESİNE,<br><br>5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderinin esas hüküm ile birlikte ilk derece mahkemesince karara BAĞLANMASINA, <br>6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,<br>7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>8)-6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere  05/05/2026 tarihinde karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9394c0c907916881","SID":"61b3971554da6f00"}}