{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>YEDİNCİ HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İncelenen Kararın<br>Mahkemesi:Alanya Asliye Ticaret Mahkemesi<br>Tarihi:11/02/2026<br>Dava Türü:Menfi Tespit ve Alacak (Eser Sözleşmesi)<br>Dava Tarihi:20/10/2025<br>Karar Yazım T:15/04/2026<br><br>İlk derece mahkemesince verilen karar istinaf edilmekle dairemiz üyesi tarafından hazırlanan rapor okunduktan ve dosya kapsamı incelendikten sonra yapılan müzakere sonucu gereği düşünüldü;<br>I. DAVA<br>Davacı vekili açtığı dava ile, davacının  Antalya İli Alanya İlçesi ... Mahallesi, ... Ada ... Parselde \"... Konutları\" inşaatının müteahhidi olup, davalı ile bir kısım pvc doğrama işleri yapılması konusunda anlaşma yaptıklarını, yapılan işlerin hatalı ve eksik olması nedeniyle, Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş. sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda, davalının yaptığı işlerin hatalı ve eksik olduğunun, fen ve sanat kurallarına aykırı olduğunun tespit edildiğini, davalının söz konusu imalatlar için, bir kısım nakit yanında 500.000,00 TL bedelli senedi de davacıdan aldığını, belirtilen senetin protesto edildiğini, protesto edilen senet nedeniyle Alanya Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D. İş. sayılı dosyasında anılan senedin icraya konulması halinde takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, nakit ödemelerin yanında davacının 450.000,00 TL bedelli aracı da davalıya verdiğini belirterek, davalı tarafından protesto edilen 500.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davacı şirketin borçlu olmadığının tespitine, senedin icrasının durdurulmasına ilişkin verilen tedbir kararının devamına, sözleşme nedeniyle davalıya yapılan nakit ve ayni ödemelerden, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 400.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, hatalı imalatların düzeltilmesi nedeniyle yapılan masraflar için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>İlk derece mahkemesi, 22/10/2025 tarihli tensip tutanağı ... nolu ara kararı ile, Alanya Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyasından verilen a) 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 393/1. maddesi gereğince, ihtiyati tedbire ilişkin bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde toplam 75.000,00 TL nakdi, teminatın veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde tedbir isteyenin ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, b) teminat yatırıldığında bu talep tarihinden sonra ve sadece karşı taraf (...) tarafından talebe konu 26.05.2025 düzenleme tarihli, 30/07/2025 vade tarihli, 500.000,00 TL bedelli keşidecisi ... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi olan bonoya istinaden talep eden aleyhine icra takibi başlatılması halinde 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 72/2. maddesi gereğince takibin tedbiren durdurulmasına, c) Böyle bir icra takibi başlatıldığı talep eden tarafından mahkememize bildirildiğinde tedbir kararının uygulanması için ilgili İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına şeklindeki ihtiyati tedbir kararının devamına karar vermiştir.<br>İlk derece mahkemesi davalı vekilinin itirazı üzerine 11/02/2026 tarihli duruşma ara kararı ile, 2004 Sayılı İİK'nın 72/2. maddesinde \"İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, söz konusu madde uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için talep koşulunun yeterli olması, talep eden tarafından ortaya konulan delillerin geçici hukuki koruma için yaklaşık ispata yeter mahiyette olması, muhtemel menfi tespit davası kazanılsa dahi sonuçsuz kalmasının önlenmesi amacıyla ve gecikmesinde sakınca görülmesi nedeniyle, menfaatler dengesi de göz önünde bulundurularak, teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi nedeniyle ihtiyati tedbire itirazın reddine karar vermiştir. <br>III. İSTİNAF <br>A. İstinaf Yoluna Başvuranlar<br>İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>B. İstinaf Nedenleri<br>Davalı vekili, davacının HMK  madde 390/3 uyarınca aranan yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığını, sunduğu belgelerin banka dekontlarından ibaret olduğunu, bu ödemelerin  hangi iş kalemine ve hakedişe karşılık olduğunu,  bonoya mahsup edilip edilmediğini,  davacı şirket borcunun ifası kapsamında mı yoksa üçüncü kişilere ait başka borç ilişkileri kapsamında mı yapıldığı hususlarını açıklığa kavuşturmadığını, dosyaya sunulan dekontların bir kısmında gönderen kişinin davacı şirket değil, gerçek kişiler olup, bazı açıklamaların “pvc doğrama ödemesi” şeklinde iken, bazı açıklamaların ise, “borç” gibi farklı bir hukuki ilişkiye işaret ettiği, HMK m.389 anlamında ciddi zarar, gecikmede sakınca ve ölçülülük koşullarının somutlaştırılmadığı, belirlenen teminat miktarının, olası zararları karşılamaktan uzak olduğu, teminat miktarının en az %40-%50 seviyesine çıkarılması gerektiği, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiği gibi nedenlerle kararı istinaf etmiştir. <br>C. Gerekçe <br>1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme<br>Dava, İİK 72. maddesine göre açılmış menfi tespit davası ve hak edişten fazla yapılan iş bedeli ödemesiyle ayıplı imalatlar için yapılan masraflar karşılığı alacak davasıdır.  Uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi (asıl yüklenici), davalı ise yüklenici (taşeron) dur. İstinafın konusunu teşkil eden uyuşmazlık ise, geçici hukuki korumadan kaynaklanmaktadır. <br>2. Ön İnceleme ve İncelemenin Kapsamı<br>İlk derece mahkemesi kararının; kesinlik, süre, istinaf başvuru şartları ve diğer usul konuları yönünden HMK 352. maddesine göre ön incelemesi yapılmış ve eksiklik bulunmadığı anlaşılan dosyanın incelenmesine geçilmiştir. İstinaf incelemesi de, HMK 355. maddesi göz önünde bulundurularak, kamu düzeninden olan hususlar re'sen gözetilmek suretiyle istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>3. Değerlendirme <br>Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin istinaf incelemesine konu ara kararında, dosyadaki mevcut delillere göre yaptığı değerlendirmeye, takdire ve ortaya koyduğu gerekçeye göre, mahkemenin vardığı sonuçta istinaf sebepleri yönünden usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı yapılan istinaf incelemesi sonucu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>IV. KARAR<br>1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, <br>2)Alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından, peşin alınan harcın mahsubuyla başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>3)Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 15/04/2026 tarihinde HMK'nun 362. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi.<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd991998fe809523","SID":"69451b70f8b59765"}}