{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2026/618 - 2026/773<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2026/618 <br>KARAR NO\t: 2026/773<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/12/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/141 E.  -  2025/572 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum <br>\t\t  Kararlarının İptali)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/12/2025 Tarih ve 2025/141 Esas - 2025/572 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalı Şirketin  2020 01985- 1, 2, 3, 7, 8 sıra sayılı tasarımlarına yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa bahsi geçen dava konusu tasarımların müvekkili adına tescilli bulunan 2015/02109/1, 2015/02109/5, 2015/02109/6, 2015/02109/7, 2017/07901/2 ve 2017/07901/3 tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığını ileri sürerek, 2020-T-739 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/01985-1, 2, 3, 7, 8 sıra sayılı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br> Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili, müvekkiline ait dava konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:\tMahkemece, davaya konu 2020/01985-1, 2, 3, 7, 8 sayılı, merdiven basamağı, merdiven ayak birleştirme parçası, merdiven platformu ve merdivenden oluşan tasarımların tekniğin gerektirdiği zorunluluklar  yönünden davacının tasarımları ile benzerlik içeriyor ise de, diğer hususlar ile ayırt edicilik kriterini içerdiği ve yapılan incelemeler sonucunca yeniliğini ortadan kaldıracak bir tasarıma  rastlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  hükme esas alınan ve  kaldırma kararı sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda  mutlak yenilik araştırmasının yalnızca Google arama motoru üzerinden yapılan görsel inceleme ile sınırlı tutulduğunu, yapılan bu araştırmasının SMK'nın 56. maddesindeki \"dünyanın herhangi bir yerinde\" kamuya sunulmamış olma koşulunu karşılamadığını, tasarımın ilgili olduğu sektördeki (merdiven ve yapı malzemeleri) profesyonel kataloglar, uluslararası tasarım veri tabanları (WIPO, Designview vb.) ve fuar kayıtları incelenerek yeni olup olmadığını belirlenmesi gerektiğini, davaya  konu tasarımdaki basamak şekli, kaymayı önleyici oluklar, üçgen birleştirme aparatları ve plastik kapakların tekniğin getirdiği bir zorunluluk ve mutat kullanım olarak kabul edildiğini, bu itibarla tasarımın tüm kurucu unsurları teknik zorunluluk olarak kabul edilirken, bu zorunlu unsurların bir araya gelmesiyle oluşan ürünün ayırt edici bulunmasının çelişkili olduğunu, merdiven sektöründe seçenek özgürlüğünün son derece dar olduğunu, davalıya ait tasarımların, piyasada yıllardır uygulanan, anonimleşmiş ve harcı alem hale gelmiş formların küçük ve önemsiz ayrımlarla yeniden tescil edilmesinden ibaret olduğunu, mahkemenin tasarımlar arasındaki vidayı gizleyen kapağın şekli, profilin içindeki mukavemet boşlukları vb. küçük değişiklikleri ayırt edicilik için yeterli gördüğünü, oysa Yargıtay içtihatları ve doktrin uyarınca, ayırt edicilik değerlendirmesinde farklılıklardan çok ortak özelliklere odaklanılması gerektiğini ve davaya konu merdiven ile müvekkilinin itiraza dayanak yapmış olduğu merdiven yan yana getirildiğinde, bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yaratacağı genel izlenim tamamen aynı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne  karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: 1-Dava, Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımla İlgili Kurum Kararlarının İptali) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu tasarımın, davacının mesnet tasarımı karşısında yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıdığının  içinde endüstriyel tasarım uzmanlarının da bulunduğu bilirkişi heyetince hazırlanan raporda yöntemince açıklandığı, söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, buna göre dava konusu tasarımın yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olduğu ve davacı tarafından ibraz edilen delillerin bilirkişi heyeti  tarafından ifade edilen tasarımın daha önceden kamuya sunulmadığı yönündeki tespitin sıhhatini olumsuz olarak etkileyecek nitelikte bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t2-Ancak, mahkemece davacı tarafça yatırılmış olan peşin harç yatırıldığı anda yeterli olduğundan, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak karar tarihinde geçerli olan harç miktarına tamamlanmasının davacının mülkiyet hakkını ihlal edeceğinden yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir. <br>Zira aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 E.- 2024/8189 K. sayılı kararı ile \"yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu\" gerekçesiyle doğru görülmemiştir ve düzeltilerek onanmıştır. Dairemizin kararları da bu yöndedir. <br>HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse \"düzelterek yeniden esas hakkında\" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.<br>\t<br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 11/12/2025 gün ve 2025/141 Esas - 2025/572 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>2-Davanın REDDİNE,<br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 677,60-TL karar ve ilam harcın davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,\t<br>\t4-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,<br>\t5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t6-Davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 60,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, <br>\t7-Davalı kurum tarafından ilk derece mahkemesi ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>\t8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip resen taraflara iadesine (HMK m.333), <br>\t9-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, kararın kesinleşmesinden sonra ve talebi halinde davacıya iadesine,\t  <br>\t10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"47e1a648891650cb","SID":"ba2f05ab8c2c59f3"}}