{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2026/322 - 2026/770<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2026/322 <br>KARAR NO\t: 2026/770<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 15/12/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/142 E.  -  2025/503 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t:  1-Marka 2021-M-7813 sayılı YİDK Kararı İptali<br>\t                    2-2010/71941 ve 2014/44934 sayılı markaların <br>\t                    Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 15/12/2025 tarih ve 2025/142 Esas - 2025/503 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br> <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin 2012/97642 sayılı \"...\" ibareli markanın 39 ve 43. sınıflarda adına tescili başvurusunun, davalı şirketin itirazı sonucunda, diğer davalı Kurum tarafından davalıya ait  2010/71941 sayılı \"...\" ibareli marka ile karıştırılma ihtimalinin bulunduğu,  gerekçesiyle 43. sınıftaki \"geçici konaklama hizmetleri, yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri için reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-7813 sayılı sayılı kararının iptalini ve bu talebin kabul görmemesi halinde davalı şirketin itiraza dayanak 2010/71941 sayılı \"...\" markası ile 2014/44934 sayılı \"...\" markalarının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket  vekili davanın reddini savunmuştur. <br> <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:\tMahkemece, 556 sayılı KHK'nın 8/1 maddesi anlamında tarafların markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının davalının itiraza mesnet 2010/71941 sayılı markadan önce başvurusu yapılan tescilli markasının bulunmaması nedeniyle müktesep haktan söz edilemeyeceği ve davalı şirketin davaya konu marka başvurusundan sonra sessiz kalmayıp hemen itiraz ettiği gerekçeleriyle YİDK kararının iptali isteğinin ve koşulları oluşmadığından davalıya ait  2010/71941 sayılı markası ile 2014/44934 sayılı markaların hükümsüzlük talebinin  reddine  karar verilmiştir. <br> <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  davalı şirketin müvekkilinin markasından, tescil başvurusunun yayımlandığı Nisan 2020 tarihinde haberdar olduğu yönündeki kabulün  gerçeğe uygun olmadığını,  2012/97642 sayılı markanın kesintisiz olarak 8 yıl süre ile  müvekkili tarafından kullanıldığını,  bu süre boyunca davalı şirketin sessiz kalarak müvekkilinde markasına itiraz edilmeyeceği yönünde kaçınılmaz bir izlenim ve algı bıraktığını, dolayısı ile davalının itirazının TMK'nın 2. maddesindeki doğruluk ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2022/274 E. Sayılı dosyasındaki 09/12/2023 tarihli bilirkişi heyeti raporu ile 04/08/2024 tarihli ek raporda  müvekkil şirketin tescilsiz kullanımına uzun yıllar boyunca sessiz kalan davalı şirketin, birlikte var olma ilkesi uyarınca hak kaybına uğradığı  yönünde tespit  bulunduğunu, mahkemece eldeki dosyada alınan  bilirkişi raporuna hangi nedenle itibar edildiğinin anlaşılamadığını, davalı şirketin \"...\" ibareli markasının zayıf marka mahiyetinde olduğunu ve müvekkilinin markasının tertip tarzı olarak bu markadan farklılaştığını ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"...\" ibareli marka başvurusu ile davalı şirketin \"...\" ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, davaya konu reddedilen hizmetler yönünden markalar arasında emtia benzerliğinin gerçekleştiği, 09/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda açıklandığı üzere, davacı tarafından \"... \" ibareli markasının davalının \"...\" ibareli marka başvurusundan önce kullanıldığının ortaya konulamadığı ve davacının Antalya'da bulunan otelinin salt \".... com\" adlı internet sitesinde yer almasının İstanbul'da faaliyet gösteren davalı şirketin davacının markasından haberdar olması için yeterli olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d9783d8544d2e4e7","SID":"5283436839b85371"}}