{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>45. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO:2026/733 <br>KARAR NO:2026/710<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO: 2025/627 D.İş<br>KARAR NO:2025/632 D.İş<br>TALEP TARİHİ:05/11/2025<br>KARAR TARİHİ:06/11/2025<br>TALEP:İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ:13/05/2026<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İhtiyati haciz talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirket ile karşı taraf ... A.Ş. arasında 21.07.2017 tarihinde sözleşme akdedildiğini, sözleşmenin konusunun müvekkiline ait olan ... Hotel’in tanıtım ve rezervasyon işlemlerinin karşı tarafa ait olan “...” internet alanı üzerinden yapılması ve bunun karşılığında müvekkili tarafından borçlu-karşı taraf ...’a komisyon ödenmesi olduğunu, sözleşmenin akdedildiği tarihten bugüne kadar müvekkilinin tüm sözleşmesel yükümlülüklerini zamanında ve eksiksiz olarak ifa ettiğini, düzenlediği faturaların vadesi geçtiği halde ve sözleşmeye uygun surette kendisine tebliğ edilen faturaları ödemediğini, faturalara ekte sundukları GİB teslim raporlarından da görüleceği gibi itiraz etmediğini, bu durumun fatura konusu alacakların borçlu/karşı taraf nezdinde kabul edildiğinin ve kesinleştiğinin açık ispatı olduğunu beyan ederek; borçlu-karşı taraf şirket hakkında faturaların toplam tutarı olan 358.744,54 TL yönünden borçlu şirketin menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, ihtiyati haciz talebine dayanak faturalar, sözleşme tek başına muaccel bir alacağın varlığını ortaya koymadığı, faturalarda yazılı bedellerin ödenmediği iddiası ise yargılamayı gerektirmekte olup, bu haliyle alacağın varlığı ve muaccel hale geldiği belirsiz olduğundan ihtiyati haciz kararı verilebilmesine ilişkin İİK'nın 257. maddesinde öngörülen koşulların oluşmadığı gerekçesiyle İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN REDDİNE karar verilmiştir.İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde; talep dilekçesi ekinde taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkiyi gösterir kayıtların, karşı tarafın borcuna konu fatura ve tebliğ şerhlerinin sunulduğunu, alacağın rehinle veya başkaca bir teminat ile temin edilmediğini, İstanbul 45. Hukuk Dairesi’nin  2025/663 E. 2025/539 K. sayılı 14/05/2025 tarihli ve 2024/1809 E. 2024/1636 K. sayılı 11/12/2024 tarihli ilamlar ile verilen ihtiyati haciz kararının iş bu dosya açısından emsal teşkil ettiğini, yaklaşık ispat koşulu sağlanmış ve ihtiyati haciz koşulları oluşmuşken verilen kararın hatalı olduğunu beyan ederek, kararın kaldırılmasını ve ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.Talep; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında ödenmeyen fatura bedellerine dayalı ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.İcra ve İflas Kanunu'nun 257/1 maddesinde yer alan \"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.\" hükmüne göre, rehinle temin edilmemiş bir para alacağının vadesinin gelmesi halinde alacaklı ihtiyati haciz talebinde bulunabilecektir. İİK'nın 258/1 maddesinde yer alan \"…Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur….\" hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için, kesin bir ispat aranmamaktadır, özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanmasının tercih edilmesi gereken bir seçenektir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 23/01/2014 tarih 2023/18723 E. 2014/1804 K.) İhtiyati haciz, alacaklının para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır ve ihtiyati haciz kararı, geçici hukuki koruma tedbirlerinden olduğu için bazen karşı taraf dinlenmeden ve tüm deliller toplanmadan yaklaşık ispat şartı yeterli görüldüğünde mahkemece verilebilir. Yasal düzenleme gereğince ihtiyati haciz talep eden, İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl yargılamadan ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır.Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez.Somut uyuşmazlıkta, ihtiyati haciz talep eden tarafça 72 ayrı e-faturaya dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur. Bu e-faturaların açıklamaları ise konaklama ve vade farkı bedellerine ilişkindir. Bu e-faturaların senaryo tipi olarak temel fatura şeklinde düzenlendiği üzerindeki kayıtlar ile sabittir. Ayrıca bu e-faturalara ilişkin 62 ayrı karşı tarafa iletildiğine yönelik ekran görüntü kayıtları da talep dilekçesi ekinde sunulmuştur. Talep dilekçesinde bahsedilen 21.07.2017 tarihinde sözleşme ise istinaf dilekçesinde dayanılan Dairemiz önceki kararlarından farklı olarak talep eden vekilince sunulmamıştır.Talebe dayanak e-faturaların sistem üzerinden itiraz edebilme ve kabul edilmeme imkanı sunulan temel fatura senaryo tipinde olması ve tüm faturalara ait sistem kayıtları ile taraflar arasındaki sözleşmenin de sunulmaması nedeniyle faturalardaki konaklama bedeli hizmetin verildiğinin ve vade farkı bedeline hak kazanıldığına ilişkin İİK'nın 258/1. maddesi uyarınca kanaat getirecek delillerin sunulmadığı kanaatine varılmıştır.Talep eden tarafça dosyaya ibraz edilen deliller ile diğer ekli belgeler alacağın varlığı hakkında kanaat edinmeye yeterli belgeler olarak kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenlerle, mevcut delil durumunda yaklaşık ispat sağlanamadığından talep eden tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan sebeplerle; incelenen mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>1-İhtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan 2.002,00 TL istinaf başvurma harcı ve 732,00 TL istinaf karar harcının ayrı ayrı Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-İstinaf yargılama giderlerinin ihtiyati haciz talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.13/05/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"68825336b74bd04c","SID":"b787b48c7ed432a6"}}