{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2023/2143 Esas<br>KARAR NO: 2026/907 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI: 2022/180 Esas- 2023/467 Karar<br>TARİH: 21/06/2023<br>DAVA: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 30/04/2026                                                            <br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: <br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı tarafça haksız bir şekil-de itiraz edildiğini, takibin durdurulduğunu, davalı ile müvekkili şirket arasındaki taşıma ilişkisine bağlı olarak müvekkili şirket  tarafın dan 16.10.2020 ve 17.10.2020 tarihlerinde fatura tanzim edildiği, muaccel hale gelmesine rağmen davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, bu sebeple davalı borçlu hakkında .... İcra Müdürlüğü’nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden mezkur  fatura -lara dayalı olarak 18.375,00 Dolar alacak ve takip tarihinden itibaren alacağa işlemiş yıllık %5,00 (USD TCMB K. BANK. Azami Mev. Faiz Oranı)faiz toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından 01.03.2021 tarihinde haksız ve kötü niyetli olarak hiçbir delil sunmaksızın borca itiraz edildiğini ve başlayan takibin durdurulduğunu, davalı şirketin itirazının  müvekkili şirketin haklı ve meşru alacağını geciktirmeye yönelik olduğunu, davalı tarafın fatura içeriğine süresi içinde itiraz  etmediği ni, müvekkili şirketin alacağının kesinleştiğini, uyuşmazlık konusunun taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında da açık bir şekilde gözüktüğünü, davalı borçlu şirketin borcu açık bir şekilde beyan ettiğini, uyuşmazlık nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaş-amama tutanağı düzenlendiğini, davalı şirketin borcun ifa yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle müvekkili şirketin zarara uğradığını beyanla itirazının iptaline, takibin devamına, davalının takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP: Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, İİK m.67'de düzenlenen itirazın iptali davası olduğu, davalı tarafa ticari defterlerin incelemesinin 06/09/2022 günü saat 14:00'da yapılacağına yönelik bir ara karar kurulmasına ve bu ara kararın da 10/08/2022 tarihinde davalı tarafa tebliğ edilmiş olmasına rağmen davalının ticari defter ve belgelerini ibrazdan kaçındığı, mübrez bilirkişi raporu ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan her iki fatura kadar 18.375,00 USD alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de davacının dava dilekçesinde taraflar arasında vuku bulan ilişki taşıma ilişkisi olarak nitelendirmiş olması nedeniyle taşımadan  kaynaklanan fatura esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulü gerektiği gerekçesi ile, davanın kısmen kabulüne ve davalı aley-hine icra inkar tazminatına karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>DAVACI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; dava dilekçesinde taraflar arasındaki ilişkinin taşıma ilişkisi olduğu ve işbu ilişkiye istinaden iki adet fatura kesildiği, bununla birlikte davaya konu icra takibinin işbu iki fatura üzerinden yapıldığının açık bir şekilde belirtildiği, bu somut gerçekliğe rağmen ilk derece mahkemesi tarafından tesis edilen hükümde taraflarınca taşıma ilişkisi vurgusu yapılması sebebiyle sadece taşımadan kaynaklı fatura yönünden davanın kabulüne karar verilmesi, ardiye ücreti  faturasın dan kaynaklanan alacağın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, reddedilen ardiye ücreti faturasının taşıma ilişkisinden ayrı  düşün-ülmesinin hukuken ve mantıken kabul edilebilir olmadığı, taşıma işlemi sadece taşımayı kapsamayıp yükün teslim alınması, yüklen mesi, alıcıya teslim edilene kadar depo edilmesi ve alıcıya teslimi gibi birçok aşamadan oluşan bir organizasyon olduğu ve bu kapsamda taşıma ilişkisine istinaden taşıma giderleri dışındaki giderlerin talep edilebileceğinin TTK madde 870'de hüküm altına alındığı ve davanın tümden kabulünün gerektiğine ilişkindir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, deniz yoluyla taşımadan doğan navlun ve ardiye ücreti faturasının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Mahkemenin görevli olması, HMK'nın 114/1-c maddesine göre dava şartıdır. HMK'nın 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Yine HMK'nın 115. maddesine göre mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. 6102 Sayılı TTK'nın 5. maddesi uyarınca; asliye ticaret mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevli olup, TTK’nın beşinci kitabında \"Deniz Ticareti\" başlığı altında yapılan düzenlemelere ilişkin  davalar ise denizcilik ihtisas mahkemesinin görev alanına girer. 6102 Sayılı TTK'nın \"Deniz Ticareti\" başlıklı beşinci kitabının dördüncü kısmının üçüncü bölümünde navlun sözleşmesi düzenlenmiştir.Somut olayda uyuşmazlık, deniz yolu ile taşıma hizmeti nedeniyle oluşan navlun ve ardiye ücretine ilişkin  olduğun dan, uyuşmazlığın çözümünde TTK'nın yukarıda açıklanan bölümünde yer alan hükümlerini uygulamak suretiyle yargılama yapma görevi denizcilik ihtisas mahkemesine aittir. Bu itibarla ve HSK tarafından, İstanbul ili içerisinde deniz ticaretinden ve deniz  sigortalar ından kaynaklanan davalara bakma görevi İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine verildiğinden İlk derece mahkemesince davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Bu husus dava şartı ve kamu düzeninden olduğundan Dairemizce re'sen gözetilmiştir. Sonuç olarak; davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile İlk derece mahkemesi kararının HMK'nın 355 ve 353/1-a3 maddeleri gereğince  kaldırılma-sına, dosyanın herhangi bir karar verilmeksizin kapatılarak görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmek üzere İlk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun USULEN KABULÜ ile;  İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ./06/2023 tarihli,  2022/. Esas ve 2023/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 ve 355. maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,<br>2-Kayıtların kapatılarak dosyanın görevli İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmek üzere kararı veren ilk derece mahkemesine  iadesine,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>4-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, <br>5-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>6-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 30/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-c maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0296560fe58484a2","SID":"c1f6579d3a83dd92"}}