{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/796 Esas<br>KARAR NO: 2026/836 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>NUMARASI: 2025/758 Esas (Derdest Dava Dosyası)<br>TARİHİ: 23/09/2025 (Ara Karar Tarihi)<br>DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>KARAR TARİHİ: 27/04/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tedbir talebi ile özetle; Davalı ...şirketi (dilekçenin devamında “...” şeklinde anılacaktır Şirkette hakim pay sahibi ...  oldu-ğunu, Diğer ortak olan ...'un ise her konuda ...'un talimatı altında birlikte hareket ettiğini, Müvekkil, şirketin işleyişinden endişe etmiş ve şirketin işleyişinin müzakere edilmesini talep ettiğin, müvekkilin hakim teşebbüs ...'un şahsi menfaat yaratmasına itiraz etmesi, mali konulara dikkat çekmesi ve bu konulara ilişkin ihtarlarda bulunması üzerine hâkim ortak ... tarafından yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında, herhangi bir gerekçe olmaksızın, müdürlük görevine son verilmiş ve şirketleri temsil ve ilzam yetkilerinin  kaldırıl-masına karar verildiğini, davalı şirketin Müvekkil menfaatlerinin aleyhine ve hakim ortak ... ile ... Ailesinin şahsi menfaatleri lehine yönetildiği bu süreçte yapılan genel kurullardan bir tanesi olan 23.05.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan 2025/001 Karar No'lu Olağan Genel Kurul Kararlarının iptalini talep etme gerekliliği hasıl olduğunu, Bu sırada çoğunluk pay sahibi ortak ... hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesi 2023/148 Esass sayılı ceza dava dosyasında 20.02.2025 tarihli duruşmasında Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma suçundan hüküm giymiş olup mevcutta da tutuklu olduğunu, talep edilmektedir. <br>Bu sebeplerle   23.05.2025 tarihinde yapılan olağan genel kurulda alınan 2025/001 Karar No'lu Olağan Genel Kurul Kararlarının geri bırakılmasını talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi 12/09/2025 tarih ve 2025/758 Esas sayılı ara kararı ile;\"Tüm dosya kapsamı  değerlendirildiğinde; Davalı şirketin 09/09/2025 tarihinde mahkememize muhtıraya cevap dilekçesi ile davacı tarafın ihtiyati tedbir taleplerinin GKT m.5 yönünden istisnai olarak kabulü ve diğer gündem maddeleri bakımından ise reddi gerektiği yönündeki şirket yönetim kurulunun görüşlerini mahkememize bildirmişlerdir.\" gerekçesi ile, <br>\"1-Davacı vekilinin 23/05/2025 tarihli ...... Karar No'lu Olağan Genel Kurul Toplantısına  ilişkin genel kurul kararlarından; GKT m.5 2024 yılı Dönem Karının Dağıtımı maddesinin yürütülmesinin durdurulması/geri bırakılması isteminin KABULÜNE,<br>2-Davacının diğer taleplerinin REDDİNE,\" karar verilmiştir. Davacı vekili 16/09/2025 tarihli talep dilekçesi ile; Dava konusu genel kurul kararının 5 numaralı kar dağıtılması kararı özelinde yürütmenin durdurulması tedbir talebini geri çekmeleri sebebiyle kar  dağı-tımı maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin verilen 12.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılarak bu konuda yeni bir ara karar kurulmasını talep etmiştir.Davacı vekili 23/09/2025 tarihli talep dilekçesi ile; Dava konusu genel kurul kararının 5 numaralı kar  dağı-tılması kararı özelinde yürütmenin durdurulması tedbir taleplerinden feragat etmeleri sebebiyle mahkemenin kar dağıtımı  maddesi-nin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin verilen 12.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 23/09/2025 tarih ve 2025/758 Esas sayılı ara kararı ile; \"...Somut olayda; mahkememizin 12/09/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin 23/05/2025 tarihli 2025/001 Karar No'lu Olağan Genel Kurul Toplantısına  ilişkin genel kurul  kararların dan; GKT m.5 2024 yılı Dönem Karının Dağıtımı maddesinin yürütülmesinin durdurulması/geri bırakılması isteminin kabulüne dair karar verilmiş olup davacı vekilinin dava konusu genel kurul kararının 5 numaralı kar dağıtılması kararı özelinde yürütmenin  durdurul -ması tedbir taleplerinden feragat etmeleri sebebiyle kar dağıtımı maddesinin yürütülmesinin durdurulması talebinin kaldırılmasını talep ettiğinden davacı vekilinin talebinin kabulüne karar verilmiştir.\" gerekçesi ile, <br>''1-Dava konusu genel kurul kararının 5 numaralı kar dağıtılması kararı özelinde yürütmenin durdurulması tedbir taleplerinden  feragat etmeleri sebebiyle mahkemenin kar dağıtımı maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin verilen 12.09.2025 tarihli ara kararından rücu edilmesine, '' karar verilmiş ve ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenini ara kararları arasında çelişki bulunduğunu, davacı vekilinin 16.09.2025 ve 23.09.2025 tarihli dilekçeleri arasında hiçbir yeni delil veya hukuki değişiklik bulunmadığını, buna rağmen yerel mahkemenin kısa süre içinde tamamen zıt iki karar verdiğini, 16.09.2025 tarihli ret kararından yalnızca yedi gün sonra, aynı talep yönünden kabul kararı verilmesinin yargılama istikrarı ve hukuki güvenlik ilkelerine aykırı olduğunu, nitekim mahkemenin önceki kararından dönmesi için yeni bir hukuki olgu veya maddi değişiklik bulunması gerektiğini, aynı şartlar altında verilen çelişkili kararların hukuki güvenlik ve istikrar ilkeleriyle bağdaşmayacağını, bu doğrultuda mahkemenin 23.09.2025 tarihli kararında, önceki 16.09.2025 tarihli ret  kararın dan neden dönüldüğüne, hangi yeni delil veya olgunun dikkate alındığına ilişkin herhangi bir açıklama veya gerekçeye yer  verilmedi-ğini, bu  durumun HMK m.297/1-c hükmünde öngörülen “kararların gerekçeli olması” zorunluluğuna açık aykırılık teşkil ettiğini, ayrıca davalı tarafın kararın hangi sebeple değiştirildiğini anlayarak hak arama özgürlüğünü kullanmasını da fiilen imkânsız hâle getirdiğini, yargılamada aynı konuda verilen iki zıt ara kararın bir arada bulunmasının mahkeme kararlarının icra kabiliyeti açısından da  belirsiz lik yarattığını, hangi kararın geçerli olduğuna ilişkin tereddütler doğmasının yargılamanın sağlıklı ilerleyişine zarar verdiğini, dolayısıy-la kararların uygulanabilirliği ve hukuki sonuç doğurabilirliği bakımından da ciddi sakıncalar ortaya çıkardığını, Müvekkil şirket  hakkın da ... soruşturması kapsamında kayyım atandığını, ve şirketin yönetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredildiğini, bu  çerçe vede şirketin fiili yönetimi ve tüm mal varlığının TMSF’nin gözetimi ve denetimi altında olduğunu, tüm mali ve idari işlemlerin TMSF tarafından yürütüldüğünü, bu kararla birlikte şirketin ve hakim ortaklarının malvarlığı değerlerine CMK m.128 kapsamında el  konuldu-ğunu, el konulan malvarlığı değerlerinin yönetimi amacıyla TMSF kayyım olarak görevlendirildiğini, grup şirketlerinden .... Şti., .... Şti., ....... ve .... Şti.’nin yönetim ve temsil yetkilerinin tamamen TMSF’ye devredildiğini, ak olarak, 04.02.2025 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanan 7539 sayılı Kanun’un 7. maddesi ve 7145 sayılı Kanun’un Geçici 2. maddesi uyarınca, şirketlerin yönetim organlarının karar ve işlemlerinin geçerliliğinin TMSF kayyımının onayına bağlandığını, yönetim yetkileri ve ortaklık haklarının da TMSF’ye  devredil-diğini, bu bakımdan işbu dosyada davacı sıfatıyla yer alan ...'ın, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... silahlı terör örgütünün finansal faaliyetlerinin deşifre edilmesi amacıyla bir kısım şüpheliler hakkında yürütülmekte olan soruşturma kapsamında yer alan ...A.Ş.’nin ortakları arasında bulunmakta olduğunu, mali yönden incelemelerin halen devam ettiğini, bu nedenle mali inceleme süreci devam eden bir kişi lehine, bu derece ihtilaflı bir konuda verilen kararın ileride telafisi güç ve imkânsız sonuçlar doğurabileceğini, bu itibarla davacı lehine verilen kararın hukuken isabetli ve yerinde olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, davalı şirketin 23.05.2025 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurulda alınan  karar-ların iptali, özel denetçi atanması ve bilgi alma ve inceleme hakkının kullandırılması istemi ile açılan davada,  alınan kararların  yürütülmesinin TTK 449. maddesi gereğince geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.Mahkemece 12/09/2025 tarihli ara kararı ile; Davacı vekilinin 23/05/2025 tarihli 2025/001 Karar No'lu Olağan Genel Kurul Toplantısına  ilişkin genel kurul kararlarından; GKT m.5 2024 yılı Dönem Karının Dağıtımı maddesinin yürütülmesinin durdurulması/geri bırakılması isteminin kabulüne diğer  taleplerin reddine,  karar verilmiştir.Mahkemece 23/09/2025 tarihli ara kararı ile; Dava konusu genel kurul kararının 5 numaralı kar dağıtılması kararı özelinde yürütmenin durdurulması tedbir taleplerinden feragat etmeleri sebebiyle  mahke-menin kar dağıtımı maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin verilen 12.09.2025 tarihli ara kararından rücu edilmesine, karar verilmiş ve ara karara karşı davalı vekili tarafından istinaf  başvurusunda bulunulmuştur.  Feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hüküm ifade etmesi karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine de bağlı değildir. Davacı vekili ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra 16/09/2025 tarihli ve 23/09/2025 tarihli talep dilekçeleri ile; Dava konusu genel kurul kararının 5 numaralı kar dağıtılması kararı özelinde yürütmenin durdurulması tedbir taleplerinden feragat etmeleri sebebiyle mahkemenin kar dağıtımı maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin verilen 12.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiş ve Mahkemece 23/09/2025 tarihli ara kararı ile;  kar dağıtımı maddesinin yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin verilen 12.09.2025 tarihli tedbir ara kararından rücu edilmesine,  karar verilmiştir.HMK 341/1.b maddesi; \"İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. \" Buna göre geçici hukuki koruma tedbiri olan ihtiyati tedbire yönelik kararlardan, HMK 391/3. maddesi gereğince “tedbir talebinin reddi halinde” ve yine 394/4. maddesi gereğince “karşı taraf dinlenilmeden verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itiraz üzerine verilen kararlara” karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.HMK 396- (1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. (2) İtiraza ilişkin 394 üncü maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası, kıyas yoluyla uygulanır.\" şeklindedir. Söz konusu yasal düzenleme gözetildiğinde, durum ve koşulların değişmesi halinde tedbir kararının değiştirilmesinin veya kaldırılmasının istenebileceği, mahkemece bu konuda  veril-ecek kararlara karşı itiraz edilebileceği düzenlenmiş olup,  tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri üzerine verilen kararlara karşı istinafa başvurulacağına ilişkin bir düzenleme yapılmamıştır. Aksine 396. maddenin 2. fıkrası ile itiraz hususunda 394. madde-nin 3 ve 4. maddelerine yollama yapılmış olup, 394. maddede tedbire itiraz üzerine verilecek kararlara karşı kanun yoluna  başvurul-abileceğine dair 5. fıkraya yollama yapılmamıştır. Bundan da kanun koyucunun durum ve koşulların değişmesi karşısında tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talepleri üzerine verilecek kararlara karşı sadece itiraz yolunu öngördüğü, bu kararlara karşı istinafa başvurulmasına imkan vermediği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece 12/09/2025 tarihli ara karar ile verilen ihtiyati tedbir kararının, HMK 396 maddesine göre durum ve koşulların değiştiğinden bahisle 23/09/2025 tarihli ara kararı ile kaldırılması kararı itiraza kanun yoluna tabi olup, bu karara karşı  HMK'nun 341/1-b fıkrası uyarınca istinaf kanun yoluna başvurulamaz. Sonuç itibariyle, mahkemece verilen ara karar istinafa tabi kararlardan olmadığından davalı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK 341/1-b, 352/1 madde-leri gereğince usulden reddine karar verilmesi  gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341/1-b,352/1 maddeleri gereğince  USULDEN REDDİNE, <br>2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, <br>3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan  tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, <br>5-Artan gider avansı varsa talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, <br>6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2026 tarihinde HMK'nın 352. maddeleri gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5e8c334c423f1f7b","SID":"d1ba90518dde4a50"}}