{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/908 <br>KARAR NO:2026/882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/03/2026<br>NUMARASI:2025/1195 Esas (Derdest)<br>DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:30/04/2026<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; Huzurdaki davaya konu kararlar alındığı andan bu yana hüküm ifade etmemesine rağmen uygulanmakta olduğunu, yetkisiz müdürlerce genel kurul yapılarak yok hükmünde kararlar alındığını, hukuk aleminde doğmamış olan bir kararın uygulanmasının abesle iştigal olduğundan bahsetmeye gerek dahi olmadığını, her ne kadar yok hükmünde olsa da bir an için geçerli fakat iptal edilebilir bir kararın varlığından söz edilecekse olsa dahi yine mahkemeniz nihai kararı ile dava sonunda geriye etkili olarak ortadan kaldırılacak bu kararın icra edilmesi, kararın içeriği bakımından da ciddi sakıncalar barındırmakta olduğunu, nitekim şirket bünyesine dahil edilen şube için yapılan giderler yönünden davalı şirket ve dolayısıyla müvekkilinin telafisi güç zararların doğma rizikosu ile karşı karşıya olduğunu, işbu sebeple asli ve feri taleplerimizin değerlendirilmesi sonucunda varılacak kanaatin Mahkemece davanın kabulü yönünde olması halinde, nihai karardan beklenen etkin hukuki himaye ancak ve ancak alındığı andan itibaren etkilerini ortadan kaldıracak olan dava konusu kararların şimdiden icrasının durdurulması ile sağlanabileceğini beyan ederek dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini  karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, \"....Talep dilekçesi, yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, somut uyuşmazlıkta davaya konu genel kurul kararlarının iptal veya yokluk yaptırımı koşullarının oluşup oluşmadığı yapılacak yargılama ve değerlendirme ile tespit edileceği gibi  bu  aşamada sunulan deliller ile mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin de yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşılmakla  ihtiyati tedbir talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davaya konu genel kurulun usulüne uygun ve geçerli bir toplantı olduğunu kabul etmemekle birlikte söz konusu Olağanüstü Genel Kurulunda alınan kararlardan birisi de şubenin kapatılmasına ilişkin olduğunu, şube kapatılmasının, şirketin organizasyon yapısını ve faaliyet alanını etkileyen önemli bir karar olduğunu, bu konuda sağlıklı bir karar alınabilmesinni, şirket faaliyet raporlarının değerlendirilmesinden sonra mümkün olduğunu, bu sebeple şube kapatılması kararı, finansal tabloların müzakeresi ile ilişkili olup TTK m.420/1 kapsamında bu konuda toplantının ertelenmesi talep edilebileceğini, müvekkilinin söz konusu hüküm uyarınca erteleme talebinde bulunduğunu ancak talebi hukuka aykırı biçimde kabul edilmediğini, müvekkilinin şirket dışında tutulması sebebiyle şirket faaliyetleri ve bilanço durumdan haberdar olmadığı ve bilgi alma taleplerinin yeterince karşılık bulmadığı da göz önünde bulundurulduğunda söz konusu kararın hukuka aykırı biçimde teşekkül ettiğini, aynı zamanda şube adresinden verilen sipariş üzerine adreste başka bir firmanın faaliyetinin olduğu öğrenildiğini,  ... Şirketi ... Şubesi ticaret unvanı ile 24.08.2016 tarihinde Şirket şubesi olarak açılan, sermayesinin merkezden karşılanması kararı alınan şube faaliyetinin davalı şirket bünyesinde yürütülmediğinin, dava dışı ... A.Ş. tarafından işletildiğinin öğrenildiğini, söz konusu gündem maddesi hakkında bu denli bir belirsizlik ve bilgisizlik karşısında müdürlere açıkça ve defaten ilgili adreste başkalarının faaliyeti olup olmadığı, var ise ticari ilişkileri sorulduğunu  yine cevap alınamadığını, ortaklık hiçbir şekilde bilgilendirilmediğini, İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/295 esas sayılı dosyasında görevlendirilen denetim kayyımının 13.07.2025 tarihli raporunun 14. Sayfasının 4. Maddesinde, şirketin zincir market faaliyeti yürütmesi karşısında şubelerin şirketi borçlandıran ve varlığını azaltan iş ve işlemlerden olduğu gözlemlendiğini, böylece kayyım tarafından kayyım onayı olmadan, işletmenin rehne konu edilemeyeceği, takyit edilemeyeceği, kısmen de olsa işletmenin devredilemeyeceği, ivazsız intikallerde bulunulamayacağı hususlarının davalı Şirket yetkililerine bildirilmiş bulunduğunu, Şirket şube adresinde neden başka bir dava dışı Şirketin yer aldığına dair sorularına cevap verilmediğini , şirket ile ilişkisi olan, hakkında müzakereye girişilen şube hakkındaki bu tutarsızlıklar bile ortaklığın söz konusu gündem maddesi hakkında bilgisiz bırakıldığını aleni olarak ortaya koyduğunu, bu hukuki nedenle ve toplantının ertelenmeyerek gündem maddesinin karara bağlanması sonucunda Kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olarak alınan işbu kararın iptali için huzurdaki davayı ikame etmek gereksini hasıl olduğunu, müvekkilinin  şirketten uzak tutulduğu ve bilgi alma hakkının yerine getirilmediği, şirket genel kurulunca alınan kararların açıkça hukuka aykırı biçimde uygulandığı ve yeterli etkiye sahip denetim mekanizmasının işletilmediği, bu durumda müvekkilinin zarara uğramasının kuvvetle muhtemel olduğunu, dava konusu ve hukuka aykırı olağanüstü genel kurul kararlarının uygulanmasının, müvekkilinin ortaklık hakları ve şirketin faaliyetleri bakımından telafisi güç ve imkansız zararlar doğuracağini, davaya konu olağanüstü genel kurul kararlarının uygulanmasının ileride verilecek yokluk tespiti kararını da anlamsız hale getireceğinden nihai karardan beklenen etkin hukuki himayeyi de işlevsiz kılacağını, görülmekte olan dava için kararda belirtilenin aksine ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerekli olan yaklaşık ispat şartı sağlandığını, söz konusu olağanüstü genel kurulun geçerliliğini kabulü anlamına gelmemekle birlikte  toplantıya katıldığını  ve muhalefet şerhlerini sunduklarını, davaya konu olağanüstü genel kurulun toplanış usulü yönünden hukuka aykırı olduğunu ve yokluğunun tespiti gerektiğini, davaya konu olağanüstü  genel kurulun ve alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti talebine dayanak olarak sunulan; toplantıya çağrının usulüne uygun gerçekleşmemiş olması, toplantıya çağrı konusundaki kararın yetkisiz müdürlerce alınmış olması, toplantıya katılım hakkı bulunmayanların toplantıya katılarak karar nisabının oluşumuna etki etmiş olması gibi hususlar ve bu hususları ispatlar nitelikte sunmuş oldukları belgelerin durumun hukuka aykırılığını yeterince ortaya koyduğunu  ve bunun ötesinde somut biçimde gözler önüne serdiğini beyanla istinaf taleplerinin kabulüne, yasaya aykırı olan İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin, 2025/1195 Esas dosyasının 11/03/2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararının kaldırılmasına, dava konusu olağanüstü genel kurul kararları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:Talep; davalı ... Şirketi'nin 19.09.2025 tarihinde gerçekleştirilen 2025 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, olmadığı takdirden butlanının tespitine, olmadığı takdirde iptali talepli derdest davada, alınan kararların yürütmesinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince  ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 449.maddesine göre, genel kurul kararlarının  iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanılması gerekir.Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce genel kurul üyelerine görüşlerini bildirmek üzere TTK'nın 449. maddesi gereğince davalı şirkete tebligat çıkartıldığı anlaşılmıştır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.Aynı yasanın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf,dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Buna göre, tedbir talep edenin  haklılığını yaklaşık olarak  ispat etmek zorundadır.Davalı şirketin üç ortaklı bir şirket olduğu, şirketin toplam 7.450.000 TL  sermayesine tekabül eden 298.000 adet paydan 134.100 adedinin davacıya ait olduğu ;tedbir talebine konu genel kurul toplantısının 1.maddesinde ...'in toplantı başkanlığına seçilmesine 134.100 adet olumsuz oya karşılık,163.900 adet olumlu oyla  oy çokluğu ile karar verildiği, toplantı başkanı tutanak yazmanlığına ...'nun tayin edildiği, 2.maddesinde 134.100 adet olumsuz oya karşılık, 163.900 adet olumlu oyla  oy çokluğu ile toplantı Başkanlığına toplantı tutanaklarını hissedarlar adına imzalama yetkisinin kabul edildiği, 3.maddesinde 134.100 adet olumsuz oya karşılık, 163.900 adet olumlu oyla oy çokluğu ile şirketin ... Ümraniye İstanbul Adresinde ticaret sicil  kayıtlarında açık olarak gözüken ancak faaliyete başlamamış olan şubenin kapatılmasının kabul edildiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafça  dava konusu kararların alındığı olağanüstü genel kurul toplantısı yetkisiz müdürler tarafından gerçekleştirildiği, toplantıya katılım hakkı olmayan kişilerin katılması ile  oy nisabı sağlandığı, TTK'nın 420. maddesi kapsamında gündem maddesinin müzakeresinin ertelenmesinin talep edildiği, şube kapanışına ilişkin gündem maddesinin TTK m.420 hükmü ışığında ertelenmesi gereken madde olarak düzenlendiği, bir ortağın erteleme talebi üzerine, Kanun koyucu tarafından Genel Kurulun yapılabilmesi konusunda herhangi bir tasarruf hakkı tanınmamasına rağmen kanuna aykırı davranılarak işbu toplantının gerçekleştirildiği belirtilerek alınan kararların yürütmesinin durdurulması  yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi  talep edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta davaya konu genel kurul kararlarının iptal veya yokluk yaptırımı koşullarının oluşup oluşmadığı yapılacak yargılama ve değerlendirme ile tespit edileceği gibi  bu  aşamada sunulan deliller ile mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağına ya da tamamen imkânsız hâle geleceğine veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağına ilişkin de yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediğigözetildiğinde Mahkemece dava konusu kararlara ilişkin yürütmenin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9abeeb5a617db02","SID":"6b085d2e479a604f"}}