{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: 2022/623 <br>KARAR NO\t: 2026/1102<br>\t\t\t                   T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>\t\t\t                    İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN \t: ...(...)<br>ÜYE \t: ... (...)<br>ÜYE\t: ... (...)<br>KATİP\t: ... (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 17/12/2020<br>NUMARASI\t: 2014/348 Esas -  2020/780 Karar<br><br>DAVACILAR\t: 1-   <br>VEKİLLERİ\t: Av. <br>DAVALILAR\t: 1- <br>VEKİLİ\t: Av. <br>DAVA\t: Eser Sözleşmesinin İptali, Menfi Tespit-İstirdat<br>DAVA TARİHİ\t: 11/10/2011  <br>İSTİNAF TALEP TARİHİ\t: 20/01/2022<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 12/05/2026<br>KARARIN YAZIM TARİHİ\t: 12/05/2026<br>.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih ve 2014/348 Esas - 2020/780 Karar sayılı kararı ile kurulan hüküm nedeniyle davacılar vekilinin istinaf başvurusu ile ilgili yapılan incelemede:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın yine müvekkili şirketin yetkili temsilcisi olduğunu, müvekkilinin ... hattı döşeyerek müteahitlik hizmeti verdiğini, davalıların da faaliyetlerini taşeron olarak ifa ettiğini, müvekkilinin ... A.Ş.'nin ... ili erişim şebekeleri ile İsparta ile ... A.Ş'nin işini üstlenmiş bulunduğunu,  ... işinin taşeronluğunu da müvekkili tarafından davalılara verildiğini, şebeke döşeme ve kabul işlemlerinin de halen devam etmekte olduğunu, mevcut işlerin dışında müvekkilince alınmış yeni bir ihalenin bulunmadığını, bu nedenle mevcut işin dışında davalılara, müvekkilince verilecek yeni bir taşeronluk işinin de bulunmadığını, birlikteliğin tasfiyesi ve davalıların ifa etmesi gereken vecibeler nedeniyle tarafılar arasında bir takım ihtilafların yaşanmakta olduğunu, davalılar tarafından ifası gereken bu yükümlülükleri yerine getirmediği gibi haksız menfaatler elde edilmek istenildiğini ve bunun içinde müvekkili ve ailesinin uzun süreden beri yoğun bir baskı ve tehdit altında tutulduğunu, bununla ilgili Ankara CBS'ye suç duyurusunda bulunulduğunu, tüm bu baskılar sonucunda davalılarda Adanada hazırlanmış bulunan sözleşmenin ... vasıtası ile ankaraya gönderildiğini ve müvekkilinden bu sözleşmenin imzalanmasının istenildiğini, müvekkiline ait ankaradaki ofisinin dışında yine davalılara ait silahlı bir grubun baskısı ile sözleşmenin imzalatılmak istenildiğini, müvekkilinin rızası hilafına imzalanan sözleşme ile birlikte toplam 96.890,00 TL olan 3 adet çekin, müvekkili şirket yetkilisi ... tarafından tanzim edilmek sureçti ile imza karşılığında ...'a teslim edildiğini belirterek müvekkilinin rızası hilafına zorla imzalatılmış bulunan 31/05/2011 tanzim tarihli sözleşmenin iptaline, davalılara verilmiş ve davalılarca tahsil edilmiş bulunan ... şubesine ait 15/06/2011 tarihli ... nolu 30.000,00 TL bedelli çekin tahsil edildiği günden itibaren işleyecek en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan istirdatına ve müvekkillerine iadesine, yine davaya konu sözleşmede yazılı olan ve davalılara teslim edilmiş bulunan ... şubesine ait 15/10/2011 tarihli 1014580 nolu 30.000,00 TL ve ... şubesine ait 31/12/2011 tarihli ... nolu 36.890,00 TL bedelli çeklerden dolayı müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep  etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle huzumet itirazında bulunduklarını, 31/05/2011 tarihli sözleşmede müvekkili ...'ın ... İnşaat adına şirket yetkilisi olarak imzaladığını, kendisi adına imzasının bulunmadığı gibi kendisinin kişiler olarak sözleşme ile bir ilişkisinin bulunmadığını, sözleşmedeki içerik ve imza ile sabit olduğunu, keza yine müvekkili ...'ın her ne kadar sözleşmede imzası var ise de, sözleşmenin başlangıç paragrafında ... Taahhüt İnşaat ve Sanayi Ltd. Şti ile ... İnşaat Taahhüt Sanayi Ticaret Ltd. Şti arasında olduğunu belirterek adı geçen müvekkili yönünden davalı sıfatı bulunmadığını, davacı ... ile müvekkili ...'ın çocukluk arkadaşı olduğunu ve yıllardan beri ortak iş yapan kişiler olduğunu, taraf şirketlerinin ticari defterleri incelendiğinde müvekkili şirketin tutanakta belirtilenin çok üstünde alacaklı olduğunun görüleceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: <br>İlk Derece Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih ve 2014/348 Esas - 2020/780 Karar sayılı kararı ile; \" Davanın, irade sakatlığı nedeniyle sözleşmenin iptali ile sözleşme gereğince verilmiş çeklerden dolayı, borçlu olunmadığının tespiti ile yapılan sözleşmenin istirdatına yönelik olduğu, davacı tarafından, davalılarla imzalanan 31/05/2011 tarihli \"tutanak\" başlıklı belgenin darp-cebir, korku ve tehdit altında imzalatıldığı, bu belge ile gerçekte olmayan bir borcun üstlenildiği, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğunun iddia edildiği, davalıların ise, davvacının, ticari ilişki nedeniyle kabul edilenden daha fazla borcu bulunduğunun savunulduğu, 31/05/2011 tarihli belgenin, davacı ... Taah. Tic. San. Ltd. Şti lie davalılardan ... İnş. Taah... Ltd. Şti arasında düzenlendiği, sözleşmeye göre, davalı ... İnşaatın, davacı şirketten alacağının 96.890,00-TL olduğunun ve borcun 15/06/2011 tarihli, 30.000,00-TL bedelli, 15/10/2011 tarihli, 30.000,00-TL bedelli ve 31/12/2011 tarihli 36.890,00-TL bedelli çekler ile ödeneceğinin, bir kısım araç devirleri ile ilgili, davacı şirketin vekaletname vereceğinin, davalı ... İnşaatın 250.000,00-TL'lik banka teminat mektubu vermesi halinde, Malta şirketi lehine verilen ipoteklerin, bu şirket tarafından kaldırılacağının, davacı şirkete verilen 250.000,00-TL tutarlı senedin ... inş. Şirketine iade edileceğinin, Isparta şantiyesindeki malların ... İnş.'a teslim edileceğinin, tutanak tarihi itibariyle, davalı şirketin davacılara ibraname vereceğinin, davacıların, geriye dönük olarak davalı şirketten herhangi bir talepte bulunamyacağının ve ... ili ... ... ihalesi kapsamındaki tüm kesin hesap ve kesin kabullerin yapılması sorumluluğunun ... İnş.'a ait olduğunun kararlaştırıldığı, .... Asliye Ceza Mahkemesine ait 2012/308 Esas 2014/830 Karar sayılı karar ile katılan ...'ın şikayeti sonucu, sanıklar ... ve ... ile ... ve ... haklarında, basit yaralama, tehdit, hakaret ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinin 28/05/2011 tarihi olduğu, mahkemece sanıklar hakkında yaralama ve hakaret suçlarından cezalandırılmalarına, tehdit ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında delil yetersizliği nedeniyle beraatlerine karar verildiği, kararın kesinleştiği, katılan ... tarafından, davaya esas teşkil eden 31/05/2011 tarihli tutanağa istinaden verilen çek ve senetlerin tehdit altında verildiği yönünden de şikayette bulunulmuş ise de nitelikli yağmaya ilişkin herhangi bir delil bulunmadığından  kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu suç yönünden açılmış bir dava bulunmadığı, taraflar arasındaki ihtilafın, 30/05/2011 tarihli sözleşmenin geçerli olup olmadığına ilişkin olup, sözleşmenin tehdit, cebir gibi iradeyi sakatlığı altında imzalandığını ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacı tarafından delil olarak ileri sürülen .... Asliye Ceza Mahkemesine ait kararda, dava konusu sözleşmenin tehdit altında imzalattırıldığı iddiasının irdelendiği ve bu suç nedeniyle verilen ek takipsizlik kararının kaldırılmasını gerektirecek  herhangi bir delilin bulunmadığının belirtildiği, ceza dosyası kapsamında dinlenen tanık beyanlarından, taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, sözleşmenin imzalanması sırasında davacıların muhasebecisi olan ...'in de yer aldığı, sözleşmede tarafların edimlerinin belirtildiği ve karşılıklı olarak borç yüklendiği, sözleşmenin cebir ve tehdit sonucu zorla imzalatılmasına ilişkin beyanlarının bulunmadığı,  davacı tarafından, başkaca bir delilin de ileri sürülmediği, sonuç olarak, dava konusu sözleşme ve bu sözleşme nedeniyle verilen çeklerin cebir ve tehdit sonucu imzalandığı iddiasının ispatlanamadığı sonucuna varılmış ve davanın reddine dair karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacılar vekili 20/01/2022 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu saldırı nedeni ile müvekkilin yüzde sabit iz kalacak şekilde ve ağır derecede yaralanmasının, davalıların ve yanlarındaki şahısların ağır tehdit hareket ve küfürlerine maruz kalmasını akabinde bu baskı ve zorlama nedeniyle olaydan 3 gün sonra dava konusu sözleşmeyi imzalamak zorunda bırakıldığını, bu nedenle de davalının iradesinin açıkça sakatlanmış olduğunu, davaya konu sözleşmenini de geçerliliğinin bu sebeple kalmadığını, ancak mahkemece davanın reddine karar verilerek çok büyük çelişki ve yanılgı içerisine düşüldüğünü, tüm bu iddiaların karşısında yerel mahkemece tanıkların dahi dinlenilmediğini, yıllarca yerel mahkemece, ceza mahkemesinin sonuca etkisi olduğundan bahisle ceza kararını kesinleşmesi beklenmiş, ceza dosyası kesinleşerek davalıların 7 ay 8 gün hapis cezası ile cezalandırıldığı görülmüş olmasına rağmen, bu defada yerel mahkemece farklı bir yoruma gidilere, davacıya yönelik cebir tehdit ispat edilmediğinden bahisle davanın reddedildiğini, bu nedenlerle istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/348 Esas -2020-780 Karar sayılı ilamının kaldırılmasını ve neticeden davanın kabulünü, yargılama giderleri ile birlikte ücreti vekaletin davalıları tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER :<br>İstinaf incelemesine esas; yerel mahkemenin dosyası içerisinde bulunan belge ve kayıtlar.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, hukuki niteliği itibariyle irade sakatlığı nedeniyle eser sözleşmenin iptali ile sözleşme gereğince verilmiş çeklerden dolayı borçlu olunmadığının tespiti ile yapılan sözleşmenin istirdadı isteğidir.<br>Davacılar tarafından, davalılarla imzalanan 31/05/2011 tarihli \"tutanak\" başlıklı belgenin darp-cebir, korku ve tehdit altında imzalatıldığı, bu belge ile gerçekte olmayan bir borcun üstlenildiği, bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu iddiasıyla irade sakatlığı nedeniyle eser sözleşmenin iptali ile sözleşme gereğince verilmiş çeklerden dolayı, borçlu olunmadığının tespiti ile yapılan sözleşmenin istirdadı talepleriyle eldeki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.<br> 31/05/2011 tarihli tutanak başlıklı davaya konu belgenin incelenmesinde, davacı ... Taah. Tic. San. Ltd. Şti ile davalılardan ... İnş. Taah... Ltd. Şti arasında düzenlendiği, davacı şirketi temsilen Davacı ...'ın, davalı şirketi temsilen ise davalı ...'ın belgeyi imzaladığı, sözleşmeye göre, davalı ... İnşaatın, davacı şirketten alacağının 96.890,00-TL olduğunun ve borcun 15/06/2011 tarihli, 30.000,00-TL bedelli, 15/10/2011 tarihli, 30.000,00-TL bedelli ve 31/12/2011 tarihli 36.890,00-TL bedelli çekler ile ödeneceğinin, bir kısım araç devirleri ile ilgili, davacı şirketin vekaletname vereceğinin, davalı ... İnşaatın 250.000,00-TL'lik banka teminat mektubu vermesi halinde, ... şirketi lehine verilen ipoteklerin, bu şirket tarafından kaldırılacağının, davacı şirkete verilen 250.000,00-TL tutarlı senedin ... İnş. Şirketine iade edileceğinin, Isparta şantiyesindeki malların ... İnş.'a teslim edileceğinin, tutanak tarihi itibariyle, davalı şirketin davacılara ibraname vereceğinin, davacıların, geriye dönük olarak davalı şirketten herhangi bir talepte bulunamyacağının ve ... ili ... ... ihalesi kapsamındaki tüm kesin hesap ve kesin kabullerin yapılması sorumluluğunun ... İnş.'a ait olduğunun kararlaştırıldığı, sözleşmeyi tanık sıfatıyla ..., ... ve ...'nin imzaladığı anlaşılmıştır.<br>.... Asliye Ceza Mahkemesine ait 2012/308 Esas-2014/830 Karar sayılı karar ile katılan ...'ın şikayeti sonucu, sanıklar ... ve ... ile ... ve ... haklarında, basit yaralama, tehdit, hakaret ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kamu davası açıldığı, suç tarihinin 28/05/2011 tarihi olduğu, mahkemece sanıklar hakkında yaralama ve hakaret suçlarından cezalandırılmalarına, tehdit ve kişi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında delil yetersizliği nedeniyle beraatlerine karar verildiği, kararın Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2019/7533 Esas-2020/11511 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.<br>.... Asliye Ceza Mahkemesine ait 2012/308 Esas sayılı dosyasında verilen kararda; katılan sanık ... müdafiilerinin, 31/05/2011 tarihinde düzenlenen tutanak ve bu tutanağa istinaden verilen çek ve senetlerin  tehdit altında verildiği, bu hususun yağma suçunu oluşturduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesinin talep edildiği; 31/05/2011 tarihindeki olay nedeni ile sanıklar ... ve ... hakkında tehdit ve hakaret suçundan mahkemelerinin dosyası ile birleştirilen dosyada kamu davası açılmış ancak nitelikli yağmaya ilişkin herhangi bir delil bulunmadığından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olduğu, katılan ... müdafiilerinin bu talebi konusunda daha önce ek takipsizlik kararı verilmesi ve bu ek takipsizlik kararının kaldırılmasını gerektirecek yeni herhangi bir delilin bulunmaması nedeni ile katılan ... müdafiilerinin görevsizlik kararı verilerek dosyanın Ağır Ceza mahkemesine gönderilmesine yönelik talebi reddedilmiştir. <br>Uyuşmazlık konusu, davaya konu 31.05.2011 tarihli tutanak başlıklı belgenin davacı tarafından davalının tehdidi altında imzalanıp imzalanmadığı ve bu sözleşme nedeniyle verilen çekler ve bonodan dolayı davacıların davalıya borçlu olup olmadığı, sözleşme gereği yapılan ifaların istirdadının gerekip gerekmediği noktasındadır.<br>\"...Bilindiği üzere; TBK'nın 37. maddesine göre bir kimse, karşı tarafın veya üçüncü bir kişinin kendisi veya yakınlarının maddi veya manevi varlığına yönelik hukuka aykırı ve esaslı korkutması sonucu yaptığı sözleşme ile bağlı sayılamaz. TBK'nın 38. maddesinde belirtildiği üzere korkutmadan (ikrahtan) söz edilebilmesi için tehdidin sözleşmeyi yapan kimsenin veya yakınlarının kişilik haklarına veya mal varlıklarına yönelik olması, korkutmaya maruz kalanın sübjektif durumuna göre ağır ve derhal meydana gelebilecek nitelik taşıması, haksız (hukuka aykırı) sayılması, illiyet bağının bulunması, yani sözleşmenin tehdidin yarattığı korku sonucu yapılması zorunludur. Bu koşulların varlığı halinde iradesi sakatlanan taraf, isterse iptal hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable şamil) olarak ortadan kaldırılabilir. <br>Hemen belirtmek gerekir ki, iptal hakkının kullanılması hiçbir şekle bağlı değildir. Korkunun kalktığı tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde sözleşme karşı tarafa yöneltilecek tek taraflı sarih ve zımni bir irade açıklaması ile feshedilebileceği gibi def'i veya dava yoluyla da kullanılabilir (TBK madde 39). Sözleşme iptal edilmekle yapıldığı andan itibaren ortadan kalkacağı için, yerine getirilen edim istihkak davası (tapulu taşınmazlarda iptal ve tescil davası), bunun mümkün olmadığı hallerde sebepsiz zenginleşme davası ile geri istenebilir...\" (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2024/132 Esas-2025/166 Karar sayılı kararı)<br>6098 sayılı TBK’nun 74 üncü maddesine göre hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da hukuk hakimini bağlamaz. Buna göre, hukuk hakimi kural olarak ceza hakiminin belirlediği kusur oranı ile bağlı değil ise de, kesinleşen maddi vaka ile bağlıdır.(H.G.K. 06.02.2002 gün 2002/19-16 Esas-2002/47 Karar sayılı kararı)<br> Beraat kararının haksız fiil vakıasına(olayına) ilişkin tespit bölümü, hukuk mahkemesinde (tazminat davasında) kesin delil teşkil eder. Çünkü ceza mahkemesi, bu tespiti ( hukuk mahkemesine oranla ) daha geniş bir soruşturma yetkisine sahip olarak yapmış durumdadır. Buna göre haksız fiilin işlenmediğini veya sanık tarafından işlenmediğini tespit eden beraat kararı, hukuk mahkemesinde kesin delil teşkil eder. Bunun gibi bir vakıayı tespit eden beraat kararı da hukuk mahkemesinde kesin delil teşkil eder. (Yargıtay 11. HD 20/06/2005, 9077/6843, 20/05/2003, 12617/5159, HGK 22/01/2014, 11/158-33, HGK 18/03/2015, 4/1698-1048 sayılı emsalleri)<br>\"...Her ne kadar ceza soruşturması sırasında davacı hakkında takipsizlik kararı verilmişse de ceza yargılaması sonunda tesis olunacak hüküm ile davacının diğer sanıkların eylemleri ile ilgili olarak bağlantısı bulunduğuna dair bir gerekçe yer aldığı takdirde, bu maddi olay belirlemesi 818 sayılı BK'nın 53 ve 6098 sayılı TBK'nın 74. maddeleri kapsamında hukuk hakimini de bağlar...\" (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/12981 Esas-2014/3119 Karar sayılı kararı)<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 355. maddesine göre, istinaf incelemesinin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceği, ancak kamu düzenine aykırılık görülmesi halinde bu hususun re'sen nazara alınabileceği gözetilerek yapılan değerlendirmede, davacının 31.05.2011 günü muhasebecisi ... ve kendisinde gıyabında yapılan korkutma/tehdit nedeniyle davaya konu belgeyi, çekleri ve bonoları imzaladığını iddia etmiştir. Bu iddiasını BS'nin 2011/31011 soruşturma sayılı dosyası kapsamında verdiği 11.11.2011 tarihli soruşturmanın genişletilmesine dair dilekçesinde bu şekilde ileri sürmüştür. ... CBS'nin 2011/31011 soruşturma sayılı ve 22.12.2011 tarihli kararında nitelikli yağma suçuna ilişkin herhangi bir eylem bulunmadığı gerekçesiyle ek kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. .... Asliye Ceza Mahkemesine ait 2012/308 Esas sayılı dosyası kapsamında birleşen .... Sulh Ceza Mahkemesi dosyasında davalının davacıya yönelik 31.05.2011 tarihli eylemleri nedeniyle tehdit suçundan dava açıldığı ve beraat kararı verildiği, işbu kararın da Yargıtay onaması ile kesinleştiği, gerekçede eylemin tehdit olarak nitelendirildiği yağma suçu olarak nitelendirilmediğinin açıkça belirtildiği, kaldı ki söz konusu tehdit eyleminden de beraat kararı verildiği, beraat kararının dosyamız davacısı tarafından 04.02.2015 tarihli temyiz dilekçesi ile yağma suçunu oluşturduğundan bahisle temyiz edildiği ancak onanarak kesinleştiği, ayrıca ceza dosyaları kapsamında dinlenen tanıkların onaylı beyanlarının dosya arasında yer aldığı, ispat yükü üzerinde olan davacının tehdit altında sözleşmeyi imzalandığını ispatlayamadığı, istinaf dilekçesinde gabin iddiasını ileri sürmüş ise de yargılama sırasında dava ve cevaba cevap dilekçelerinde bu yönde bir iddia ileri sürülmemiş olmasına göre iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden bu yönden istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.<br> Sonuç itibariyle; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b-1 maddesi uyarınca davacı vekili istinaf başvurusunun reddine temyiz yasa yolu açık olarak karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>H   Ü   K   Ü   M  : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,<br>1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı İstinaf Başvurusunun  Esastan Reddine,<br>2-İstinaf talep eden davacıdan alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 651,30 TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>3-İstinaf talep eden davacıdan peşin alınan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının  HAZİNEYE GELİR KAYDINA,<br>4-İstinaf masraflarının, başvuran davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu 359/4. maddesi uyarınca, kararın derece Dairemiz tarafından  TARAFLARA TEBLİĞİNE,<br>Dair, 6100  sayılı  Hukuk Muhakemeleri Kanunu  353/1-b.1, 361/1 ve 365/1 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 04/06/2025 tarih ve 7550 sayılı kanunun 20. maddesiyle değişik Ek-1/2.maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle değerlendirme yapıldığında kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Dairemize veya hükmü veren  ilk derece Mahkemesine veya temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine verilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. <br>12/05/2026<br><br><br>...<br>Başkan<br>...<br>*e-imzalıdır.* <br>...<br>Üye<br>...<br> *e-imzalıdır.*<br>    ...<br>                   Üye<br>               ...<br>*e-imzalıdır.* <br>...<br>Katip<br>...<br> *e-imzalıdır.*<br> <br><br>\" Bu Belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununa Göre Elektronik Olarak İmzalanmıştır.\"<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d315ccd86a65c4c","SID":"9f2e6a15015f5166"}}