{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/393 - 2026/660<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t                (E S A S I    İ N C E L E M E D E N  <br>\t\t\t             K A R A R I N    K A L D I R I L M A S I)<br>\t            \t\t      <br>ESAS NO\t: 2026/393 <br>KARAR NO\t: 2026/660<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 15.12.2025<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2025/887 E., 2025/826 K.<br><br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ\t: 26.03.2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 27.03.2026\t     \t<br><br>\tDavacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: Müvekkilinin davalıya 2020 yılından itibaren yeminli mali müşavirlik hizmeti verdiğini, 2023 yılı için tanzim edilen sözleşmenin 17.02.2023 tarihinde internet vergi dairesi sistemi üzerinden bildirimin yapıldığını, tanzim edilen sözleşmenin damga vergisinin Vergi Mevzuatı hükümleri gereği sözleşmenin taraflarınca ortak olarak beyan edilip ödenmesi gerektiğini, ancak müvekkilinin 2023 yılı sözleşmesine ait damga vergisinin tamamını kendisinin ödediğini, yeminli mali müşavirlik ücretlerinin  her yıl Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan Yeminli Mali Müşavirlik ücret tarifesi ile belirlendiğini,  müvekkilinin 2024 yılı için düzenlenen sözleşmede yer alan yeminli mali müşavirlik ücretini 2024 yılı ücret tarifesinde yer alan asgari yani, en az ücreti baz alarak tespit ettiğini, aynı zamanda ortak ödenmesi gereken damga vergisinin tamamının da yine müvekkili tarafından ödendiğini, sözleşme yapılan mali müşavir tarafından internet üzerinden sözleşme bildirimi yapıldıktan sonra aynı mükellef için başka bir Yeminli Mali Müşavir tarafından internet vergi dairesi sistemine sözleşme girilmesinin mümkün olmadığını,  yeni sözleşme girişinin ancak, mükellef tarafından bağlı olduğu vergi dairesine mevcut sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilmesinin yazılı olarak talep edilmesi ve sözleşmenin vergi dairesi tarafından iptal edilmesi halinde mümkün olduğunu, davalı tarafından 25.01.2024 tarihi itibarıyla başka bir yeminli mali müşavirlik firması ile sözleşme yapılmadığını, müvekkili ile yapılan sözleşmeye de herhangi bir itiraz da bulunulmadığını, ancak Şubat 2024 ayı içerisinde vergi dairesine müracaat edilerek müvekkili ile tanzim edilen sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, sözleşme gereği bir ay önceden fesih bildirimi yapılmadığı için müvekkilinin yeni dönem ücretine hak kazandığını, geçmiş döneme ilişkin herhangi bir alacak taleplerinin bulunmadığını, müvekkilinin alacağı için Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/11323 sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalının borca itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu iddia ederek davalının Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2025/11323 sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, müvekkilinin toplam 131.069,21 TL alacağının takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve davalı hakkında alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili özetle: Öncelikle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu, müvekkilinin yeminli mali müşavirlik hizmeti almak için ... Yeminli Mali Müşavirlik A.Ş. firması ile sözleşme yaptığını, bu hususun davacıya şifaen bildirildiğini, 2024 yılı içeresinde davacının müvekkiline herhangi bir hizmet vermediğini, bununla ilgili dosyaya herhangi bir delil de sunmadığını, YMM hizmetinin bir hizmet akdi olduğunu, yalnızca sözleşmenin varlığının yeterli olmayacağını, hizmetin de yerine getirilmesi gerektiğini, davacı tarafından müvekkilinin rıza göstermediği 2024 yılına ait 06AII/138061 No'lu sözleşmenin sisteme yüklenemediğini, sözleşmenin sisteme yüklenirken iptal edildiğini, veri giriş hatası nedeniyle iptal edilen işbu tek taraflı imzalanan sözleşmenin vergi dairesi sistemine bildiriminin yapılmadığını, sözleşmenin müvekkilinin imzası olmadan davacı tarafından tek taraflı imzalanarak kullanıldığını, davacının vermediği hizmet karşılığında bedel talep etmesinin hukuka ve yasal düzenlemelere aykırı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olarak başlatılan takibe itiraz ettiğini belirterek davacının 2024 yılında müvekkiline hiçbir hizmet sunmadığının tespiti ile davanın reddine ve kötü niyetli takip nedeniyle %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tİlk derece mahkemesince özetle: Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin güncel içtihatları da gözetilerek, davanın asliye hukuk mahkemesinde açıldığı tarihten önce arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği gerekçesiyle Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 maddesi ve HMK 114/2 ve 115 maddeler uyarınca davanın  dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ankara 14. AHM tarafından dosyanın asliye ticaret mahkemesine gönderilmesine müteakip taraflarınca arabulucuya başvurulduğu, arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği göz önüne alındığında mahkemenin davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermesinin ve davalı lehine ek karar ile vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, tacirler arasındaki hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali taleplidir.<br>6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu (HUAK) ile   tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edebilmelerinin yanı sıra,  mahkemelerin iş yükünün de  azaltılması düşüncesiyle bazı hukuk uyuşmazlıkları için  bir alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak  arabuluculuk benimsenmiştir. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile Türk Ticaret Kanunu'na eklenen  5/A  maddesi gereğince, bu Kanununun 4. üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulması dava şartıdır. HUAK 18/A madde uyarınca arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olarak kabul edilmesi halinde, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın dava dilekçesine eklenmesi zorunlu olup, bu zorunluluğa uyulmaması durumunda mahkemece davacıya bir haftalık kesin süre içinde eksikliğin tamamlattırılması için süre verilmeli, verilen sürede eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın usulden reddine karar verilmeli,  yine dava arabuluculuğa başvurulmadan  açılmış ise herhangi bir işlem yapılmaksızın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmelidir.<br>Yargıtay kararları uyarınca görevsiz mahkemede açılan davadan önce arabuluculuğa başvurulmamış olmakla birlikte, davanın görevli mahkemede esasa kaydından önce arabuluculuk tamamlanmış ise dava şartının yerine getirildiğinin kabulü gerekli olup dava tarihinden önce arabuluculuğa başvurulmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmemelidir ( Yargıtay 3. HD, 13.10.2025, 1497/4794; 9.HD, 23.09.2025, 5410/6764; 11.HD, 13.10.2025, 1175/6168). <br>Mahkemesince uyuşmazlığın esası incelenerek bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 353/1.a.4 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:<br>\t1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.4 gereğince kabulü ile:<br>\t\tAnkara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/887 E., 2025/826 K. sayılı 15.12.2025 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,\t<br>\t2-)\tPeşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br>\t3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine,<br>\t4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>\t   dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 353/1.a gereğince KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 26.03.2026<br><br>        Başkan                    Üye              Üye                   Katip <br>   <br><br>\t\t\t\t<br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6b6c6136e99f532d","SID":"5b07f8eb025d2d39"}}