{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2025/627 - 2026/615<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 35. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2025/627 <br>KARAR NO\t: 2026/615<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 27/11/2024<br>NUMARASI\t\t: 2024/96 ESAS - 2024/869 KARAR<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 30/04/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t : 30/04/2026<br><br>Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından  süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; 25.01.2023 günü, ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, tek taraflı yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, eşinin kullandığı araçta yolcu olarak bulunan  müvekkilinin yaralandığını, malul-sakat kaldığını, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün asli ve tam kusuruyla meydana geldiğini, yolcu olan müvekkilinin kusura katılımı-etkisi olmadığını, kazaya ilişkin soruşturmanın, Şile Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2023/3089 soruşturma sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ...  plakalı aracın, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının davalı şirket tarafından yapıldığını, müvekkilinin kaza neticesi vücudunun çeşitli yerlerinden ağır şekilde yaralandığını, hareket kaybına uğradığını, bu nedenle hesaplamaya esas özür oranının tespiti amacıyla; İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’ndan 14/08/2023  tarihli maluliyet  raporu alındığını, davalıya iletildiğini belirterek, müvekkili için, fazlaya dair dava ve talep hakları ile HMK 107/1-2 maddeleri uyarınca ilerde dava harcını artırarak dava değerini yükseltme hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL geçici bakıcı tazminatı ve 500,00-TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 700,00-TL malullük sakatlık (geçici ve daimi iş göremezlik, geçici bakıcı tazminatı) tazminatının davalının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari temerrüt faizi-avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davacı vekili 16/10/2024 tarihli dilekçesi ile; 500,00-TL olan daimi iş göremezlik tazminatı taleplerini, 192.116,17-TL daha arttırarak 192.616,17- TL'ye, 100,00-TL olan geçici bakıcı gideri tazminatı taleplerini 3.002,40- TL'ye, 100,00-TL olan geçici iş göremezlik tazminatı taleplerini de 13.134,62- TL'ye yükseltmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; ticari davalarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olup, davacının arabuluculuğa başvuruda bulunmadığının tespiti halinde dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımı sebebiyle esastan reddi gerektiğini, davacıların müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yaptığını, başvuru neticesinde 2023 T 46769/1 sayılı hasar dosyası açıldığını ancak müvekkili şirket tarafından istenilen belgeler iletilmeden huzurda görülen davanın açıldığını, dosyanın kusur tespiti yönünden Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesini, davacının iyileşme süresi dikkate alınarak maluliyet oranının ve kaza ile illiyet bağının belirlenebilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’ne sevki ile davacının sürekli sakatlığının kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik esas alınarak tespit edilmesini, sigortalı aracın kusurlu bulunması ve davacının sürekli sakatlık halinin tespiti halinde aktüer sıfatına sahip bir bilirkişi görevlendirilerek asgari ücret, 1.65 teknik faiz ile tazminat hesaplanmasını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılmasını, ödeme yapılmış olması halinde tazminat hesaplaması aşamasında tenzilini, ayrıca müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>Mahkemece yapılan yargılama sonunda; sigortalı araç sürücüsünün karıştığı trafik kazasında yolcu olan davacının %23 oranında maluliyeti oluşacak, 9 ay süreyle iş göremez halde kalacak ve iki ay süresince bakıcı ihtiyacı oluşacak şekilde yaralandığı, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün %15 oranında kusurlu olduğu, davacının sigortalı araç sürücüsünün eşi olması nedeniyle hatır taşıması şartları oluşmadığından indirim yapılmadığı, dosya kapsamında müterafık kusura ilişkin herhangi bir iddia ve delil bulunmadığı, yaralanması sebebiyle davacı yararına maddi zararların ödetilmesine ilişkin koşulların oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile; 192.616,17 TL sürekli iş göremezlik, 13.134,62 TL geçici iş göremezlik tazminatlarının ve 3.002,40 TL bakıcı gideri tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, (poliçe limitiyle sorumlu olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; karara karşı davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kusura ilişkin olarak alınan raporu kabul  etmediklerini, Karayolları Fen Heyeti veya Adli Tıp Kurumu Genişletilmiş Uzmanlar Kurulundan kusur raporu alınması yönündeki itirazları dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, yola dökülmüş olan akaryakıt benzeri maddelerin varlığını daha önceden fark eden sigortalı araç sürücüsünün kazaya engel olabilecek tedbirleri almayarak asli ve tam kusuruyla kazaya sebebiyet verdiğini, maluliyete ilişkin rapora itirazları da dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, dosya kapsamındaki İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen rapora göre müvekkilinin engellilik oranı %31 olduğu halde İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen ve davacının maliyetini %23 olarak tespit eden rapor uyarınca karar verildiğini, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin maluliyetinin %23’ün çok üzerinde olduğunu ileri sürerek istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın istinaf itirazları doğrultusunda kabulüne karar  verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının ev hanımı olması sebebiyle Gelir Vergisi Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7349 numaralı Kanun kapsamında getirilen vergi istisnası uyarınca pasif dönem hesabının 14.299. 99 TL net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken kalıcı sakatlık yönünden daha yüksek tutar üzerinden hesaplama yapılmasının doğru olmadığını, ev hanımı olan davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesinin yerleşik Yargıtay içtihatlarına açıkça aykırı olduğunu, maluliyet oranının hatalı tespit edilmesi nedeniyle hükme esas alınan raporu kabul etmediklerini, müvekkil şirket aleyhine geçici ve sürekli bakıcı giderlerine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, aktüer bilirkişi raporunda kullanılan hesap yönteminin doğru olmadığını, sigortalı araç sürücüsüne kusur atfedilmesinin hatalı olduğunu, kusur raporunun denetime elverişli olmadığı gibi somut verilere dayanmadığını, hükmedilen tazminat tutarına ticari faiz işletilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı eksik evrak ile başvuruda bulunduğundan müvekkilin temerrüde düşmediğini, bu bakımdan faiz ve diğer verilere hükmedilmesinin de hatalı olduğunu ileri sürerek istinaf  isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve istinaf itirazları doğrultusunda davanın reddine karar  verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar sebebiyle maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.<br>Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 25/01/2023 günü saat 10:05 sıralarında dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki, davalı şirkete sigortalı ... plakalı kamyonet ile Şile İlçesi Meşrutiyet Kavşağı çıkışında ışıklı kavşağı geçtikten sonra, su birikintisi ve dökülmüş mazotun da mevcut olduğu bölümde direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ tarafında bulunan kaldırıma çarparak yolun sağından yoldan çıkıp sol tarafına devrilmesiyle meydana gelen tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığı ve eldeki maddi tazminat istemli davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br>İlk derece mahkemesi tarafından dava konusu kazada tarafların kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'ndan alınan 10/07/2024 tarihli raporda; “… kazanın kim tarafından ve ne zaman yola döküldüğü tespit edilemeyen, seyir güvenliğini tehlikeye düşüren yoldaki mazot nedeniyle meydana geldiği,  yol üzerindeki mazot veya benzeri maddenin oluş üzerinde asli etken olacağı, sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plakalı kamyoneti  ile seyri sırasında beyanından anlaşılmakla mahal şartlarında yol üzerinde mevcut akaryakıt dökülmüş olduğu kısımları görmüş olduğu, bu durumu da dikkate alıp yeterince kontrollü seyretmemiş olmakla yol üzerinde dökülen akaryakıt nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybetmesiyle meydana gelen olayda dikkatsizliği,olayda; Sürücü ...’ın %15 (yüzde onbeş) oranında kusurlu olduğu, yol üzerinde evvelce dökülen akaryakıt veya benzeri maddenin %85 (yüzde seksenbeş) oranında etken olduğu…” mütalaa edilmiş olup, alınan rapor dosya kapsamına, kaza tespit tutanağına ve oluşa uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Somut olayda davacı davasını, İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14/08/2023 tarihli maluliyet raporuna dayalı olarak açmıştır. Bu rapora göre kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri uyarınca davacının kaza sebebiyle %31 oranında engel oranının bulunduğu mütalaa edilmiş, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan tahkikat sırasında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 09/07/2024 tarihli raporda ise; kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri uyarınca kişinin tüm vücut engellilik oranının %23 olduğu, iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ve iki ay süreyle başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği mütalaa edilmiş,  ilk derece mahkemesi tarafından İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen rapor uyarınca karar verildiği anlaşılmıştır.<br>Bu durumda; davacı tarafından dosyaya ibraz edilen maluliyete ilişkin rapor ile yerel mahkeme tarafından hükme esas alınan İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporu arasında açık bir çelişki bulunduğundan mahkemece maluliyete ilişkin raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesinden rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması doğru görülmemiştir<br>Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir.<br> Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 27/11/2024 tarihli, 2024/96 Esas – 2024/869 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davacı vekili ile davalı vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>3-İstinaf eden taraflarca yatırılan \"istinaf karar harcının\" istek halinde yatırana iadesine,<br>4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, <br>5-İİK'nın 36.maddesi uyarınca, Ankara 1. Genel İcra Dairesinin 2025/27949 Esas sayılı dosyasına yatırılan 525.000,00 TL bedelli teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine,<br>6-Karar tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br>*Bu belge 5070 sayılı Kanun maddeleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0126842ac8175c2e","SID":"1e2e02853854249f"}}