{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    7. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>SAKARYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  7. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2191 <br>KARAR NO\t: 2026/810<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t\t:\t...  \t\t\t(...)<br>ÜYE\t\t:\t...\t\t\t\t\t \t(...)<br>ÜYE\t\t:\t...  \t\t\t\t\t\t\t\t\t\t(...)<br>KATİP\t\t:\t...  \t\t\t\t\t(...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 13/09/2024<br>NUMARASI\t: 2022/105 Esas - 2024/652 Karar<br><br>DAVACI \t: ... (T.C. NO:...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br>DAVALILAR \t: 1-... (T.C. NO:...) - ...<br>VEKİLİ\t: Av. ... - ...<br><br>\t: 2-... (T.C. NO:...) - ...<br><br>DAVA\t: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 06/02/2022<br>KARAR TARİHİ\t  : 24/04/2026<br>KR. YAZIM TARİHİ\t  : 24/04/2026<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı aleyhine Gebze İcra Dairesi 2021/28629 Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus icra takibinin başlatıldığını, dosya takip çıkış miktarının 456.112,32.-TL olduğunu, davaya konu senet bedelinin 340.000.-TL olduğunu, iş bu takibe konu senet üzerinde bulunan imzanın davacının eli ürünü olmadığını, davacının icra takip alacaklısı ... ve diğer borçlu ... tarafından imzasının taklit edildiğini, davalı ... ve diğer borçlu ... hakkında ayrıca suç duyurusunda bulunulduğunu, icra dosyasında Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/291 Değişik İş sayılı dosyasından alınan ihtiyati haciz kararının davacının bütün banka hesaplarına (15 banka) bloke konulmaya çalışıldığını, kuruma maaş haciz müzekkeresinin gönderildiğini, senet üzerindeki imzanın Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/615 Esas sayılı dosyasına sunduğukları dekontlarda bulunan davacıya ait imzalar ve vekaletname üzerindeki imzası ve kurumlardan istenecek imzalarıyla karşılaştırıldığında gözle görülür bir şekilde farkın olduğunu, Davalı taraflarla yapılan arabuluculuk görüşmesine dair arabuluculuk tutanağını ekte ibraz ettiklerini, davacının icra dairesine verilen maaş haciz cevap yazısında da 4.025,25.-TL maaşla çalışan bir işçi olduğunu, davanın harçlarını ödemesinin zor olduğunu, sağdan soldan aldığı borçlarla ancak avukat tutabildiğini, Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/615 Esas sayılı dosyasından banka hesaplarındaki paraların alınmaması için 60.000.-TL teminat yatırmak zorunda kaldığını, bu davalardan ötürü borca girildiği ve işçi olan davacının dava harç ve giderlerini artık karşılamayacağını, bu nedenle fakirlik belgesine dayanarak davacı hakkında adli yardım kararı verilmesini, öncelikle adli yardım talebinin kabulüne, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/291 Değişik İş sayılı dosyasında bulunan davalı ... tarafından yatırılan teminat üzerine tedbir konulmasına, Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/28629 Esas sayılı dosyasına ilişkin dayanak belge (senet) üzerindeki sahte imzanın aleni bir şekilde gözle görünür bir biçimde belirgin olduğundan, yapılacak bilirkişi incelemesinde belge üzerindeki sahteciliğin ve imzanın davacıya ait olmadığı anlaşılacağından davacının borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, takip tutarının %100'ünden aşağı olmamak üzerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; karşı tarafın imzaya itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, karşı tarafın imzaları ile senetteki imzanın bire bir aynı olduğunu, davacının davalının alacağına kavuşmasını engellemek için imzaya itirazda bulunduğunu, davalının kambiyo senedinde hamil olduğunu, davalıya anılan senetin ciro yoluyla geçtiğini, bu nedenle keşidecinin imzasının geçerli olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, senette borçlu olan ve aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ...'ın borca ve imzaya herhangi bir itirazının olmadığını, ihtiyati haciz kararı alınır alınmaz her iki borçlu aleyhine de Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/28629 Esas sayılı dosyası ile esas takibe geçildiğini, esas takipte borçlu karşı tarafa ödeme emrinin 24.11.2021 tarihinde tebliğ edildiğini ve takibin 06.12.2021 tarihinde kesinleştiğini, karşı tarafça Gebze 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2021/615 Esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz edildiğini, anılan mahkemece teminat karşılığı takibin durdurulması kararının verilerek karşı tarafça icra dosyasına teminatın takip kesinleştikten sonra 08.12.2021 tarihinde yatırıldığını, davacı hakkında yapılacak sosyal ve ekonomik durum araştırmasından davacının düzenli çalıştığını, gelir elde ettiğini, takipten sonra imzaya itirazda bulunurken mahkemece ödenmesine hükmedilen teminatı defaten yatırarak takibin durdurulmasını sağladığını, davacının dilekçesinde takibe konu senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürdüğünü, icra takibinde borçlu olan ...'ın savcılık ifadesinde davacının senedi yanında imzalayarak verdiğini beyan ettiğini, davacının iddiasının aksine senetteki imzaların davacının imzaları ile aynı olduğunu, takibe konu senetin davalıya ciro yoluyla geçtiğini, açıklanan nedenlerle davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesince; \"...1-Davanın KABULÜNE, davacının, Gebze İcra Müdürlüğü'nün 2021/28629 Esas sayılı dosyasına dayanak, 15.03.2019 düzenleme, 15.09.2019 ödeme tarihli, keşidecisi ..., lehtarı ... olan, 340.000,00.-TL bedelli bonodan kaynaklı olarak davalılara borçlu olmadığının tespitine,<br>2-Davacının kötüniyet tazminatı isteminin REDDİNE, ...\" şeklinde hüküm kurulmuştur.<br>İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davaca ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın görülen dosyada yemin deliline dayanmış olduğunu, davacınında mahkemede yemin ettiğini, dolayısıyla diğer delillerinin veyahut yapılan araştırmaların bir öneminin kalmadığını, davalı ...'ın yemin deliline dayanarak diğer delillerden vazgeçtiğini, ayrıca davalı tarafın cevap dilekçesi süresinde verilmediğinden delillerinin araştırılmasına muvaffaklarının olmadığını zaten yargılamanın başında beyan ettiklerini, kötü niyet tazminatına hükmetmesi gerekirken kötü niyet tazminatına hükmedilmediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının imzaları ile senetteki imzanın bire bir aynı olduğunu; davacının, davalının alacağına kavuşmasını engellemek için imzaya itirazda bulduğunu, davalı alacaklının kambiyo senedinde anlaşılacağı üzere senette hamil olduğu, davalıya anılan senedin ciro yoluyla geçtiğini, bu nedenle keşidecinin imzasının geçerli olup olmadığını bilecek durumda olmadığını, kaldı ki senette borçlu olan ve aleyhine haciz işlemi yapılan ...'ın borca ve imzaya herhangi bir itirazının olmadığını, karara dayanak bilirkişi raporlarının, Yargıtay uygulamasına aykırı olarak düzenlendiğini, dosyaya sunulan raporlar ile İcra Hukuk Mahkemesine sunulan rapor arasında açıkça çelişki olması, yine dosyaya sunulan raporların Yargıtay uygulamasına aykırı olarak düzenlenmiş olması nedeniyle rapora itiraz etme gereğinin doğduğunu, mahkemenin tüm ısrarlara rağmen olaya ilişkin görgüsü ve bilgisine başvurulmak üzere Harun Türkel isimli kişiyi dinlemediğini belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. <br>DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2024 tarih, 2022/105 Esas - 2024/652 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.<br>İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı ile davalılardan ... tarafından istinaf başvurusu yapılmıştır.<br>İnceleme; 6100 sayılı HMK.'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Dosyanın incelenmesinde; davacının düzenleyeni, davalılardan ...’ın lehtarı, ...’ın hamili olduğu,15.03.2019 düzenleme, 15.09.2019 ödeme tarihli, 340.000,00-TL bedelli bono ile ilgili davalı ...’ın diğer davalı ile davacı hakkında takip başlattığı, davacının kambiyo senedi altındaki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle eldeki davayı açtığı, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı ile davalılardan ... tarafından istinaf yasa yoluna başvurduğu görülmüştür.<br>2004 sayılı İİK'nın 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir.<br>Davacı taraf senet altındaki imzaya itiraz etmiştir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 211.maddesinde imza incelemesinin yöntemi gösterilmiş olup, buna göre hakim bilirkişi incelemesine karar verir ise önce, mevcutsa, o tarafa ait olan karşılaştırma yapmaya elverişli yazı ve imzaları, ilgili yerlerden getirtir. Bilirkişi, bu yazı ve imzalarla, o mahkemede elde edilen yazı ve imzaları esas alarak inceleme yapar. Bilirkişi, inceleme için gerekli görürse, kendi huzurunda tarafın yeniden yazı yazması veya imza atmasını mahkemeden talep edebilir. Anılan belgelerin tamamlanması konusunda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle \"imzanın borçluya ait olduğunu\" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu göz ardı edilmemeli ve ispat yükünü ters çevirecek bir uygulamaya da gidilmemelidir(Hukuk Genel Kurulu'nun 06/02/2008 gün ve 2008/12-77 E. 2008/90 sayılı kararı).<br>Öte yandan, her hangi bir belgedeki imza veya yazının, atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak; grafoloji ve grafometrik yöntemlerle yapılması; bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özellikleri tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Dairemizin denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması; gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır (HGK.nun 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararı).<br>Özetlemek gerekir ise, imza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişice mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medari tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celp edilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.<br>Somut olayda; davacının düzenleyeni, davalılardan ...’ın lehtarı, ...’ın hamili olduğu,15.03.2019 düzenleme, 15.09.2019 ödeme tarihli, 340.000,00-TL bedelli bono ile ilgili davalı ...’ın diğer davalı ile davacı hakkında takip başlattığı, davacının imzaya itiraz ederek eldeki davayı açtığı görülmüştür.<br>Davacının kambiyo senedindeki imzaya yaptığı itiraz 6102 sayılı TTK 687. maddesi uyarınca senet metninden anlaşılan defi niteliğinde olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği (Benzer yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/5995 esas 2021/3833 karar sayılı ilamı) anlaşılmıştır.<br>Mahkemece davacının imza asılları bildirilen yerlerden celp edilerek dosya ATK’ya gönderilmiş, dosyaya gelen 07.08.2023 tarihli rapora göre; bono üzerindeki davacı adına atılı basit tersimli imzalar ile davacının mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasla kuvvetle muhtemel davacının eli ürünü olmadığı bildirilmiş, raporda kesin kanaat bildirilmediğinde dosya grafoloji uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetine gönderilmiştir. <br>Dosyaya sunulan 19.02.2024 bilirkişi heyet raporunda inceleme konusu senette yer alan davacı adına atılan imzalar ile davacıya ait mukayese imzaları arasında imza incelemesinde esas olan karakteristik tanı unsurları itibariyle (tersim, işleklik, hız, baskı derecesi, alışkanlıklar, eğim, yön, doğrultu ve istif) yapılan karşılaştırmada; farklılıklar saptanması nedeni ile tetkik konusu imzaların davacının eli ürünü olmadığı kesin kanaat olarak bildirilmiştir. Bilirkişilerce hazırlanan anılan raporun, Gebze 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/615 esas 2022/663 karar sayılı dosyasında alınan ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2023/6028 esas 2024/2953 karar sayılı ilamı ile uygun bulunan 21.09.2022 tarihli bilirkişi raporu ile de uyumlu olduğu görülmüş, toplanan imza asıllarının yukarıda detaylandırılan HGK'nın 06/06/2001 tarih ve 2001/12-466 E. - 2001/483 K. sayılı kararında bahsedildiği üzere bononun keşide tarihlerinden önceye ait olduğu, anılan karardaki tekniklerin ATK tarafından uygulandığının raporda açıkça belirtildiği, raporun hüküm vermeye elverişli olduğu anlaşılmış, yukarıda detayları verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 26/04/2006 gün ve 2006/12-259 E. 2006/231 sayılı kararında da açıklandığı üzere, eldeki davanın niteliği itibariyle \"imzanın borçluya ait olduğunu\" kanıtlama külfetinin alacaklıya ait olduğu nazara alındığında ispat yükünün davalı alacaklı üzerinde olduğu, mevcut rapor içerikleri nazara alındığında davalının bu yükümlülüğünü yerine getiremediği, dolayısıyla takibe dayanak bono altındaki imzanın davacıya ait olduğunun ispat edilemediği, bu haliyle davacının imzaya yaptığı itirazın yerinde olduğu kanaatine varılmış ve davacının davaya konu bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığı anlaşılmış olup mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetlidir.<br>Davalı taraf tanıklarının dinlenmediğini beyan etmiş ise de, eldeki uyuşmazlığın senetten kaynaklanması ve dava değeri dikkate alındığında 6100 sayılı HMK’nın 200 ve 201.maddeleri gereği tanıkla ispatın mümkün olmadığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki istinaf istemi de yerinde değildir.<br>Ancak; 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesinde; “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz” hükmü yer almaktadır.<br>Bu açık hüküm karşısında, ceza mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır.<br>Hemen belirtilmelidir ki, hukuk hâkiminin yukarıda açıklanan bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Gerek öğretide ve gerekse Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hâkiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle “fiilin hukuka aykırılığı” konusu ile hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Diğer bir anlatımla, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.1.975 tarihli, 1971/T-406 E. ve 1975/1 K; 23.1.1985 tarihli, 1983/10-372 E. ve 1985/21 K.; 27.04.2011 tarihli, 2011/17-50 E. ve 2011/231 K.; 03.04.2013 tarihli, 2012/19-873 E.,2013/433  K. sayılı kararları).<br>Davacı taraf davalı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini beyan etmiş olup 2004 sayılı yasanın 72/5.maddesi gereği borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Eldeki olayda davalılar hakkında davacının şikayeti üzerine başlatılan soruşturma sonucunda iddianame düzenlenerek Gebze 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/753 esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, iddianamede davalılar arasında fikir ve eylem birliği olduğu ve kambiyo senedinin sahte olarak düzenleyerek takibe koydukları iddia edilmiş olup, ceza mahkemesinin kabulünün kötüniyet iddiası yönünden eldeki davayı etkileyeceği anlaşılmakla, mahkemece anılan davanın sonuçlanması beklenerek kötüniyet tazminatı hususunda bir karar verilmesi gerekirken bu hususa uyulmaması hatalı olmuştur.<br>Açıklanan tüm bu gerekçelerle; davalıların istinaf isteminin yukarıda yazılan nedenlerle reddine, davacının istinaf istemlerinin yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, kararın açıklanan gerekçeler doğrultusunda kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için 6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-a)-6) maddesi gereğince; dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalı ...'ın istinaf isteminin yukarıda yazılan nedenlerle REDDİNE,<br>2-Davacının ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince; yukarıda açılanan hususlara ilişkin olmak üzere ESASTAN KABULÜNE,<br>3-Gebze Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/09/2024 tarih, 2022/105 Esas - 2024/652 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>4-Dosyanın açıklanan eksikliklerin giderilmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>5-İstinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talebi halinde ve ilk derece mahkemesi tarafından istinaf eden davacıya iadesine,<br>6-İstinaf eden davacı tarafından istinaf başvurusu için yapılan giderlerin, esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesi tarafından  yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,<br>7-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına<br>8-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 31.157,03 TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 7.789,6 TL'nin mahsubu ile bakiye 23.367,43 TL istinaf karar harcının davalı ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,  <br>9-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,<br>10-İstinaf edenler tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edenlere iadesine,<br>11-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,<br>12-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.24/04/2026<br>\t\t\t\t<br>...<br>Başkan ...<br> ¸e-imzalıdır<br><br>...<br>Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>*Üye ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br>...<br>Katip ...<br>¸e-imzalıdır<br> <br><br><br><br>  * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"085b66b2686fa698","SID":"696f032b3da67f7d"}}