{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 4. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/795 <br>KARAR NO\t: 2026/536<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t:<br>ÜYE\t: <br>KATİP\t: <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .......ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: <br>NUMARASI\t: ....... Esas sayılı derdest dosyada davacının ihtiyati tedbir    talebinin reddine dair .......... tarihli ara kararı    <br><br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t: <br>DAVALI\t: <br>TEMSİLCİLER\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 12/01/2026<br>KARAR TARİHİ \t: <br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: <br><br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla  HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>A-)TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>TALEP:<br>Davacı vekili sunduğu ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirket.............. ortaklık yapısında %20 pay sahibi olduğunu, ........... tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının yoklukla malul olduğunu, TTK'daki çok sayıda butlan ve iptal sebebi bulunduğunu, alınan kararlardan raporların onaylanması, yöneticilerin ibra edilmesi ve özellikle 6 numaralı karar olan ortaklara olan sözde borçların nakten tasfiyesi ya da tasfiye amacıyla şirket taşınmazlarının devri kararının uygulanması halinde telafisi imkansız zararlara yol açılacağını, bu zamana kadar şirketi yöneten ortakların şirket aktifini ele geçirmek amacıyla kendilerini borçlandırdığı, borcun sebebini davacıya bildirmediğini, borç gerçek bir borç ise de şirketi zarara uğratmaktan dolayı sorumluluklarının olduğu dikkate alındığında yönetici ortakların bu kararı almadaki amacının açık olduğunu, şirketten ortaklara nakdi bir ödeme yapılması yahut şirket taşınmazlarının ortaklara devri halinde bu malvarlığı değerinin iyiniyetli sayılabilecek anlaşmalı üçüncü kişilere devri halinde zararın telafisi mümkün olmayacağını belirterek, ................... tarihli olağanüstü genel kurul kararının tamamının tedbiren yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini, yönetim yetkisi kapsamında yönetici ortakların şirket malvarlığı değerini üçüncü kişilere aktarması ihtimalinin de muhtemel olup, şirket mallarının şirket ortakları veya üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine dair ihiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>CEVAP:<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının şirket içi anlaşmazlıklardan ve ailevi husumetten kaynaklandığını, davacının, babasının sağlık durumunu ve bilgi alma hakkını bahane ederek şirket genel kurul kararlarını hükümsüz kılmaya çalıştığını,  davacının vesayet kurumu üzerinden yaptığı iddiaların kötü niyetli olduğunu, olağanüstü genel kurul davetinin müdürlerce usulüne uygun yapıldığını,  olağanüstü genel kurulun yapılmasına dair \"hukuki zorunluluk\" iddiasının tutarsız ve temelsiz olduğunu, bilgi talebinin engellendiği iddiası gerçeğe aykırı olup, davacıya TTK md.614’ten doğan tüm haklarının tam olarak tanınıp kullandırıldığını, TTK m.420’ye dayalı genel kurulun ertelenmesi isteminin limited şirkette geçerli olmadığını, derdestlik itirazında bulunup davacının çelişkili davranma yasağını ihlal ettiğini, şirketin zarara uğratıldığı ve kayıtlarda usulsüzlük yapıldığı iddialarının soyut ve teknik açıdan geçersiz olduğunu, davacının soyut iddiaları, genel kurul kararlarının hukuka aykırı veya geçersiz olduğunu ispatlamaktan uzak olduğunu, şirketin zarar ettiğine veya kayıtların usulsüz tutulduğuna dair ileri sürülen hususların kanıtlanamadığını, davacının kendi eylemleri ile (genel kurul kararlarını engelleme çabası) şirketin menfaatlerine zarar verdiğini  belirterek haksız davanın usulden ve esastan reddini savunmuştur.<br>B-)Mahkemenin .................... tarihli (İSTİNAF EDİLEN) ara kararında; \"...TTK m.449 gereği yöneticilere tebliğ yapılmış, görüş bildirilmediği belirlenmiştir. <br>Davacı tarafın butlanına karar verilmesini talep ettiği olağanüstü genel kurul kararının batıl olup olmadığının tespiti isteminin yargılamayı gerektirmesi, kararların yürütmesinin teminatsız olarak dava sonuna kadar geri bırakılmasına yönelik tedbirin yargılama sonucu nihai karar ile ulaşılmak istenen amaca ulaşacak olması sonucunu doğuracağı gözetilerek mevcut bilgi, belge ve deliller kapsamında henüz yaklaşık ispata kanaat getirilmemesi ve şartları oluşmaması nedeni ile davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine...\" karar verildiği görülmüştür.<br>C-DELİLLER: .................... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .................... E. sayılı derdest dosyada davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ............................tarihli ara kararı ve tüm dosya kapsamı.<br>D-İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde; yukarıda ayrıntılı belirtilen dava dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve ilaveten; olağanüstü genel kurul toplanma sebebi olmadığını, TTK'da düzenlendiği üzere olağan genel kurul toplantısının, her yıl hesap döneminin sona ermesinden itibaren üç ay içinde yapılacağını, ancak şirket sözleşmesi uyarınca ve gerektikçe genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılacağını, Yasa ile lüzumu halinde ve gerektikçe olağan gündem dışında olağanüstü genel kurul toplantısı yapılabileceğinin düzenlendiğini, bu dava konusu toplantının takvim yılının tamamlanmasına 5 gün kala olağanüstü olarak tanzim edilmesini gerektirir bir sebep bulunmadığını, yani olağanüstü toplantı sebebinin açıkça belirtilmemesinin de usul yönünden toplantının iptalini gerektirdiğini, erteleme talebinin kabul edilmemesi, TTK md.417 uyarınca hazirun listesi hazırlanmaması, yasanın yasaklamasına karşın yöneticilerin kendilerini oy birliği ile ibra etmesi gibi sair sebeplerin de başkaca bir araştırma gerektirmediğini belirterek,  Mahkemenin .............. tarihli hukuka aykırı talebin reddine dair ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>Davalı vekili sunduğu istinafa cevap dilekçesinde; yukarıda ayrıntılı belirtilen cevap dilekçesindeki hususları tekrar etmiş ve davacının istinaf başvurusunun reddini talep etmiştir. <br>E-) İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>Dava, limited şirket ortaklığından kaynaklı ................ tarihli genel kurul kararlarının tümünün yokluk, butlanı ile iptalini, kararlarının tümünün yürütmesinin durdurulması ile şirket mallarının şirket ortakları veya üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebine ilişkindir.<br>Öncelikle belirtmek gerekir ki, ilk derece mahkemesinin inceleme konusu ara karar başlığında, davacı asilin TC kimlik nosu, ve davalı Şirketin vergi yada mersis nosunun yazılmaması, HMK'nın 391.maddesine aykırı ise de belirtilen eksikliklerin düzeltilmesi mümkün olduğundan, anılan hususu eleştirilmekle yetinilmiştir.<br>İstinaf incelemesi HMK'nın 355.maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.<br>Dosyanın incelemesinde; davacı asilin %20, diğer iki kardeşin %20'şer, dava dışı babanın %40 oranda hissedar oldukları, dava dışı bu kişilerin şirketi temsile yetkili oldukları, dava dışı babanın son yıllarda bunama/demans hastası olduğunu ve şirketin dava dışı kardeşlerce fiilen yönetildiği, davacıya kâr payı vermeyip iş ve eylemleri ile davalı Şirketi ve babasını zarara uğrattıkları,....................... tarihli olağanüstü genel kurulunun toplantıya ilişkin çağrı usul işlemlerinin ve toplantının kanuna aykırı olduğu, toplantıdaki faaliyet ve denetim raporlarının kabulü kararlarını kabul etmediği, yöneticilerin ibra edilmesi ve  ortaklara olan sözde borçların nakten tasfiyesi ya da tasfiye amacıyla şirket taşınmazlarının devrine ilişkin 6 nımaralı kararının uygulanmasının telafisi imkansız zararlara yol açacağı belirtilerek, kararların yokluk/ butlan/iptali için eldeki davanın açıldığı, davada davacının kararların tümünün tedbiren yürütmesinin geri bırakılması ile şirketin zarara uğramasının önlenmesi bakımından, ihtiyati tedbir olarak davalı şirkete ait olduğu ileri sürülen taşınır, taşınmaz malların şirket ortaklarına ve başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi bakımından ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiği, davalı Şirketçe davacının iddia ve taleplerinin yersiz olduğundan bahisle taleplerin reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verildiği, verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>İhtiyati tedbir, 6100 sayılı HMK'nın 389. vd. maddelerinde düzenlenmiştir.<br>HMK'nın 389.maddesinde; ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" hükmü, 390-(3) maddesinde; \"...Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek\" zorunda olduğu hüküm altına alınmıştır.<br>Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez.<br>6102 sayılı TTK'nın \"Kararın yürütülmesinin geri bırakılması\" başlıklı 449.maddesinde; \"(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.\" hükmü mevcuttur.  <br>Eldeki davada; davacının talebine dayanak olarak, aile üyeleri olan müdürleri ile aralarında anlaşmazlık olduğunu, şirketten fiilen uzaklaştırıldığını, şirket işleyişi hakkında bilgi verilmediği ile kardeş olan diğer ortakların şirketi zarara sokacak iş ve işlemler yaptığı iddialarına dayanılmaktadır. <br>İptali istenen ................... tarihli genel kurulunda; gündeme ilişkin kimi hususların görüşüldüğü, 5.maddesinde müdürler kurulu faaliyet raporu ve denetim kurulu raporlarının kabul edildiği, 6.maddesinde; \"...Toplantıya katılan ................... vekili teklifle Şirketin ortaklara olan borçlarının tasfiyesine ilişkin hususlar görüşülmüş; yapılan değerlendirmede, söz konusu borçların şirketin nakit dengesini bozmadan nakden veya bağımsız bir değerleme uzmanı tarafından hazırlanacak rapor doğrultusunda, şirket adına kayıtlı taşınmazların alacaklı ortaklara devri suretiyle ödenebilmesine ilişkin teklifi oylamaya sunulmuştur. Yapılan oylama sonucunda, Ortak .........................'ın olumsuz oyuna karşılık, şirketin ortaklara olan borçlarının yukarıda belirtilen usullerle tasfiye edilmesine; bu kapsamda taşınmaz devrine ilişkin işlemlerin bağımsız değerleme raporu esas alınarak gerçekleştirilmesine...\" karar verildiği, 7.maddesinde yeminli mali müşavir ve bağımsız denetçi atanmasına, 8.maddesinde müdürler kurulunun ibrasına, davacının karşı oyu ile karar verildiği anlaşılmıştır.<br> Açıklandığı üzere, yöneticilere tebligat yapılarak TTK'nın 449.maddesindeki usulün yerine getirildiği anlaşılmıştır. <br> İhtiyati tedbirler kural olarak dava açan ortağın hakları ve şirket malvarlığının korunmasını amaçladığından, bu aşamada yerel mahkemece elverişlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkesi gözetilerek, hem ortaklığın hem de dava açan ortağın menfaatlerine uygun olacak şekilde, ortaklığın üzerine kayıtlı mallar üzerine şirketin ticari ve ekonomik faaliyetlerine engel olmayacak tedbirlere hükmedilmesi gerekir. Ancak, şirketin ortaklara borçlarının, şirket malvarlıklarının alacaklı ortaklara devri suretiyle ödenmesine ilişkin kararının ve buna yönelik işlemlerinin, Şirkete ve ortakların çıkarların zarar verebileceği, telafisi imkansız zararlara yol açabileceği kanaatine varılmakla, bu davanın niteliği gereği anılan ihtiyati tedbir talebinin reddinin bu bölümü ile isabetli olmadığı anlaşılmış, davacının bu yönlü istinafı yerinde görülmüştür.   <br>Açıklanan nedenlerle; ilk derece mahkemesinin kararının belirtilen bölümünün usul ve yasaya belirtilen nedenlerle uygun olmadığı anlaşıldığından, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-(b-2) bendi gereğince kaldırılmasına, kararın belirtilen yönden düzeltilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-)Davacı vekilinin ........... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ................ sayılı derdest dosyada davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair................. tarihli ara kararına  karşı istinaf kanun yolu başvurusunun, HMK’nın 353/1-(b-2) bendi gereğince ESASTAN KABULÜ ile anılan kararın KALDIRILMASINA,<br>Yeniden Yargılama Yapılması Gerekmediğinden Aşağıdaki Şekilde Hüküm Kurulmasına;<br>a-) Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile; davalı şirketin ....................... tarihli olağanüstü genel kurulunun 6.maddesinin 6102 sayılı TTK'nın 449.maddesi gereğince YÜRÜTMESİNİN GERİ BIRAKILMASINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>b-) İş bu kararın taraflara tebliğine,<br>2-)İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları;<br>a-)İstinaf kanun yoluna başvurma harcının, Hazine'ye irat kaydına,<br>b-)İstinaf eden davacı tarafından peşin yatırılan istinaf karar harcının, talep halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından istinaf eden davacıya iadesine,<br>c-)İstinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf başvuru giderlerinin, esas hükümle birlikte İlk Derece Mahkemesi tarafından değerlendirilmesine,<br>ç-)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>d-)Artan istinaf avanslarının, İlk Derece Mahkemesi tarafından HMK m.333'e uygun iadesine,<br>e-)Karar ilamının, 6100 sayılı HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca; İlk Derece Mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2026<br><br>Başkan<br>E-imza <br><br>Üye<br>E-imza <br><br>Üye<br>E-imza <br><br>Katip<br>E-imza <br><br><br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b67139d3d8d4eb42","SID":"f3f73da438188263"}}