{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/332 Esas<br>KARAR NO: 2026/703 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br> B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>NUMARASI:  2022/222 Esas -  2022/277 Karar <br>TARİH:  11/04/2022<br>DAVA: Şirketin İhyası<br>KARAR TARİHİ: 09/04/2026<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .......Memurluğunun ... sicil numarasında kayıtlı davalı  .... Şti ile ... Müdürlüğü arasındaki  proto-kol gereği anılan şirketin şartları yerine getirmemesi nedeniyle hakkında tespit edilen borcundan dolayı aleyhine icra takibi başlatıla-cağını, ancak şirketin  terkin edildiğini, bu nedenle takip başlatamadıklarını, yapılan usulsüz terkin nedeniyle ....'nin ciddi miktardaki alacağının konu edileceği icra takibi ve hakları hukuka aykırı şekilde haksız ve kabul ve devam edilmek üzere usulsüz terkinin  kaldırıl-ması gerektiğini belirterek, .....Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ..... Şti'nin terkin kaydının kaldırılarak, tüzel kişiliğinin  ihyası-na karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:<br>İlk Derece Mahkemesi 11/04/2022 tarih ve 2022/222 Esas -  2022/277 Karar sayılı kararında; \"Dava; davalı olarak gösterilen ancak tasfiye sonucunda kapatılıp ticaret sicilden terkin edilmiş şirketin terkin kaydının kaydının kaldırılarak, tüzel kişiliğinin ihyası talebine ilişkindir. Mahkememizce ihyası istenen şirketin ticaret sicil gazetesinden ve sicil müdürlüğünden kayıtları alınmış ve incelenmiştir. Davalı gösterilen ve ihyası istenen şirketin 31/12/2018 tarihinde \"Tasfiye Sonucu\" kapanarak, sicilden terkin edildiği sicil kayıtların-dan anlaşılmıştır. Tasfiye sonucu terkin edilmiş bir şirketin terkin kaydının silinmesine karar verilemez. Bu konuda....... husumet de yöneltilemez. Terkin edilmiş şirket yok olduğundan şirketin dava ehliyeti de yoktur. Bu durumda TTK'nun 547/2  maddesi gereğince sadece tasfiye memurunun hasım gösterilerek, şirketin ek tasfiye amacıyla ihyasının istenmesi gerekir. Tüzel kişiliği terkin edilmiş şirketin dava ehliyeti olmadığı, şirketin tasfiye sonucu kapanmış olması nedeniyle .... hasım olmadığı anlaşılmakla davanın, dava ehliyeti ve husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, <br>'' 1-Davanın, davalı şirketin dava ehliyeti ve davalı .....'nün husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  .....'nun ... sicil numarasında kayıtlı davalı  .... Şti ile ... Müdürlüğü arasındaki protokol gereği anılan şirketin şartları yerine getirmemesi nedeniyle hakkında tespit edilen borcundan dolayı aleyhine icra takibi başlatılacağı, ancak şirketin terkin edildiği, bu nedenle takip başlatılamadığını; yapılan usulsüz terkin nedeniyle .....'nin ciddi miktardaki alacağının konu edileceği icra takibi ve hakları hukuka aykırı şekilde haksız ve kabul edilemeyecek bir süreçle karşı karşıya bırakıldığını; bu nedenle haklı icra takibine devam edilmek üzere usulsüz terkinin kaldırılması için iş bu davanın açıldığını,  Davalı şirketin,.... firma hakkında başlatılan yasal muamele, alacak ve hakları gözetilmeksizin  tasfiye süreci eksik bırakılarak sicilden terkin edildiğini; TTK m. 547 uyarınca, tasfiye işlemlerinin eksik bırakılması durumunda alacaklıların şirketin ihyasını talep etme hakkının yasal olduğunu, Her ne kadar dava dilekçesinde sehven doğrudan şirkete husumet yöneltilmiş olsa da, davanın özü ve dilekçedeki vakıalar incelendiğinde talebin bir \"İhya (Yeniden Canlandırma)\" talebi olduğunu; Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca hakimin, Türk hukukunu resen uygulamakla yükümlü olduğunu; dilekçedeki maddi hatanın, davanın esasına girilmesine engel teşkil etmeyeceğini,  mahkemece taraf teşkilinin sağlanması (tasfiye memurunun davaya dahil edilmesi gibi) konusunda taraflarına süre verilerek usul ekonomisinin gözetilmesi gerektiğini, ..... Müdürlüğü yönünden, ihya davalarında .... Müdürlüğü'nün, yasal hasım konumunda olduğunu; kaydın yeniden açılması ancak ... nezdinde mümkün olduğundan, .... Müdürlüğünün davada taraf gösterilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu; bu nedenle .... müdürlüğü yönünden husumet yokluğu kararı verilmesinin hatalı olduğunu, İleri sürerek, arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemece re'sen tespit dilecek hususlarla birlikte; istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkemenin usulden red kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, aksi halde dosyanın davanın esası hakkında karar verilmek üzere yerel mahkemeye geri gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava;  6102 sayılı TTK'nun 643 maddesi atfı ile 547 inci maddesine dayalı olarak açılmış olup,  Tasfiye Halinde ...Limited Şirketi'nin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece,  dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu davanın, davalı şirketin dava ehliyeti ve davalı ...'nün husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İhyası talep edilen davalı şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi nezdinde yer alan ilamlar üzerinden sicil kayıtları dairemizce incelenmiş olup;  şirketin 19/01/2018 tarihli genel kurul toplantısında tasfiye kararı aldığı, tasfiye kararı öncesi de şirket müdürü  olan dava dışı ...'nun tasfiye memuru olarak atandığı, alacaklılara çağrı ilanlarının yapıldığı, 31/12/2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyenin sonlandırıldığı,  tasfiyenin sona ermesi nedeniyle şirketin 07/01/2019 tarihinde sicilden terkin edildiği anlaşılmıştır. TTK'nın 547/1 maddesinde; \"Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket  merkezi-nin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini  isteyebilir-ler.\" hükmü düzenlenmiştir. Davacı tarafından, ihyası talep edilen davalı şirket  ile ... Müdürlüğü arasındaki protokol bulunduğu, şirketin protokolden doğan şartları yerine getirmemesi nedeniyle hakkında tespit edilen borcundan dolayı aleyhine icra takibi başlatılacağı, ancak şirketin terkin edilmesi nedeniyle takip başlatılamamış olduğu ileri sürüldüğüne göre; bu iddianın dayanağı deliller celbedilerek, davacının TTK'nun 547 maddesine şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararı bulunup bulunmadığı tartışılmak gerekirken, tensiben davanın usulden reddine karar verilmesi yerinde olmamıştır. TTK'nun 547 maddesine dayalı ihya davalarında, ... yasal hasım olduğu gibi, husumetin tasfiye memuruna da yöneltilmesi zorunludur. Bu durumda mahkemece ... yönünden davanın husumet yokluğundan reddedilmesi isabetsizdir. Mahkemece yapılması gereken iş, ihyası talep edilen şirket tasfiye memuruna birleştirme talepli dava açmak üzere davacıya kesin süre verilmesi ve  husumet eksikliği giderilerek, işin esasına girip inceleme yapılmasıdır. Mahkemece ihyası talep edilen şirketin dava ehliyetinin olmaması nedeniyle, bu davalıya karşı açılan dava usulden reddedilmiş ise de; dava ehliyeti ile taraf ehliyeti farklı kavramlar olup; dava ehliyeti, medeni hukuktaki fiil ehliyetinin, taraf ehliyeti ise medeni hukuktaki hak ehliyetinin karşılığıdır. Diğer ifade ile taraf ehliyeti, davada taraf olma ve yargılamanın öznesi olabilme ehliyeti, dava ehliyeti ise davada usuli işlemler yapabilme ehliyetidir. Buna göre; dava tarihi itibariyle sicilden terkin edilmiş ve tüzel kişiliği son bulmuş olan şirket bakımından noksan olan dava ehliyeti değil taraf ehliyetidir. Mahkemece davada taraf gösterilen şirket  yönün den davanın taraf ehliyetine ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddi gerekirken, dava ehliyeti noksanlığına dayalı hüküm tesisi de isabetsiz olmuştur. Sonuç itibariyle; davacının istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a4 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../04/2022 tarih ve  2022/... Esas ve 2022/... Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a4 ve 353/1-a6 maddeleri uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,<br>2-Davacı taraf harçtan muaf olduğundan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve istinaf karar harcının alınmasına yer olmadığına, <br>3-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>4-Artan gider avansı olması halinde  yatıran tarafa iadesine, <br>5-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, <br>  Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile  <br>  karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c75be81d097537a6","SID":"3b39c7aa62c327e2"}}