{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  24. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br> 24. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1188 <br>KARAR NO\t: 2026/582<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>   K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t (...)<br>ÜYE\t\t: ...    (...)<br>ÜYE\t\t: ... \t (...)<br>KATİP\t\t: ... \t (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 17/04/2024<br>NUMARASI\t\t: 2021/804 E.- 2024/253 K. <br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Adi Ortaklığın Fesih ve Tasfiyesi<br>İSTİNAF TALEBİNDE<br>BULUNAN\t\t: Davacılar vekili<br>KARAR TARİHİ\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 20/04/2026<br>KARAR YAZMA TARİHİ\t: 20/04/2026<br><br>\tMahkemece verilen karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>\tİstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: <br>TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacı ...'ın diğer davacı ...  İnşaat Makine Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin tek sahibi ve yetkilisi olduğunu, davacının, yurtdışından satın alarak gümrük antreposuna getirdiği iş makinasını satın almak isteyen davalıların satış bedelinin bir kısmını ödeyememeleri üzerine, makinanın değeri 185.000,00 Euro kabul edilerek,  davalıların ödedikleri miktar oranında hisse sahibi olacakları şekilde taraflar arasında iş makinasının işletilmesi hususunda adi ortaklık kurulduğunu, buna ilişkin olarak 10/05/2018 tarihli \"iş makinası hisse ortaklık protokolünün\" düzenlendiğini, söz konusu protokolde iş makinasının ortakların beraber verecekleri kararla satılabileceğinin ve satılması halinde satış bedelinin ortaklar arasında hisseleri oranında pay edileceğinin kararlaştırıldığını, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisi devam ederken ortaklık konusu iş makinasının kalıcı olarak gümrükten çıkarılıp ithal edilmesi gerektiğinden Mayıs 2020'de davacı şirketten davalı şirkete fatura kesilerek makinanın ithalinin uygun olacağına karar verildiğini,  bu bağlamda davacı şirketin davalı şirkete düşük bir bedel üzerinden fatura kestiğini,  makinanın faturası kendilerine geçince ve ithal işlemlerini yapınca davalıların sorun çıkarmaya başladıklarını ve ortak bir karar alınmadan, taraflar arasındaki protokol hükümlerine aykırı şekilde makinanın davalı tarafça dava dışı  3. kişiye  satılarak fiilen teslim edildiğini, taraflar arasında düzenlenen protokol uyarınca makinenin ortaklık konusu olduğunu ve birlikte tasarruf edilmesi gerektiğini,   davalı tarafın ortakların tamamının kararı ve onayı olmaksızın makineyi düşük bedelle dava dışı 3. kişiye satmasının ve satış bedelinden davacıya hissesi oranında ödeme yapmamış olmasının taraflar arasındaki protokol hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davacı tarafın bu sebeple  zarara uğradığını, bu kapsamda alacağın tahsili amacıyla Ankara 8. İcra Müdürlüğünün 2021/16825 ve 2021/16824 E.sayılı dosyaları üzerinden başlatılan icra takiplerinin haksız itiraz üzerine durduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 30.000,00 Euronun, ortaklık konusu iş makinasının davalı tarafça dava dışı 3. kişiye satış tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş,  20/07/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 75.000,00 Euroya yükseltmiştir.<br>CEVAP:Davalılar vekili cevap dilekçesinde, davacı şirket ile davalı ... ve ...'nın dava konusu iş makinasının kiralanması, işletilmesi, satımı, tamir, bakımı, servis ve satış pazarlama işlemleri için hisse ortaklığı konusunda anlaştıklarını ve sözleşme imzaladıklarını, söz konusu sözleşmede davacı ... ile davalı ... Maden Makine Otomotiv İnşaat Kiralama San. ve Tic.Ltd. Şti.'nin yer almadığını, dolayısıyla sözleşmede yer almayan bu kişilerin dava konusu iş makinasının satımı ve kiralanması konusunda hak ve yetkilerinin bulunmadığını, bu sebeple davada da taraf sıfatlarının da olmadığını,  imzalanan sözleşmenin 4. maddesi gereğince dava konusu iş makinasının satılması, kiralanması, vb. işlemlerin davacı ...'a ait diğer davacı ...  İnşaat Makine Turizm San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapılmasının kararlaştırılmış olup, makinanın 3,5 ay kiraya verildiğini ancak sonrasında davacının gerekli özeni göstermemesi nedeniyle makinanın kiraya verilemediğini, gümrük vergisi ödenmemiş olan makinanın gümrük vergisi olarak 487.065,14 TL'nin taraflarınca ödendiğini, davacı tarafın hisse ortaklığı protokolünde belirlenmiş hissesine düşen miktar oranında 250.000,00 TL bedelli ve 04/05/2020 tarihli faturayla dava konusu iş makinasını davalı ... Maden Makine Otomotiv İnşaat Kiralama San. ve Tic.Ltd. Şti.'ye satarak devir ve tescil ettiğini, davalıların bu devir işlemi sonrasında iş makinasını dava dışı 3. kişiye  satıp devrettiklerini, davacı tarafın iş makinasının gümrük çıkışı olmadığını saklayarak davalı tarafı zarara uğrattığını, makinanın aylarca işletilmeyip gümrükte beklemesi sebebiyle kullanılamaz hale geldiğini, tüm bakım ve masraflarının davalı tarafça yapıldığını, davacı tarafça iş makinasının davalı tarafa satılıp devredilmesiyle taraflar arasındaki adi ortaklığın sona erdiğini, taraflar arasındaki adi ortaklık sona erdikten ve iş makinası davalıya devir ve tescil edildikten sonra taraflar arasında tekrardan iş makinası ile ilgili bir adi ortaklık sözleşmesi kurulmadığına göre davacının dava konusu iş makinası üzerinde herhangi bir hak ve alacak talebinde bulunmasının mümkün olmadığını,  davacı tarafın, iş ortaklığı devam ederken iş makinasının kira gelirini hisseleri oranında davalı ortaklara dağıtmadığını, bu sebeple davalı tarafın davacı taraftan alacaklı olduğunu ileri sürerek, davanın öncelikle husumet ve taraf sıfatı yokluğu nedeniyle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>MAHKEME KARARI:Mahkemece; davanın reddine karar verilmiş, hükme karşı süresinde davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacılar vekili istinaf talebinde, taraflar arasında 10/05/2018 tarihli sözleşme ile adi ortaklık kurulduğunu, söz konusu sözleşmede ortaklık konusu iş makinesinin ancak tüm ortakların oybirliği ile satılabileceğinin kararlaştırıldığını, buna rağmen davalıların bu hükme aykırı şekilde makineyi 16/04/2020 tarihinde 3. kişiye 1.230.000,00 TL bedelle devrettiklerini, 04/05/2020 tarihli 250.000,00 TL bedelli faturanın dava konusu makinanın davalı tarafa satışına ilişkin olmayıp, gümrükten çekim işlemlerine  karşılık olmak üzere  sembolik olarak düzenlenmiş bir fatura olduğunu, davalı tarafın dava konusu iş makinasını dava dışı 3. kişiye satış tarihinin davacı tarafça düzenlenmiş olan fatura tarihinden önce olması ve davalı taraf beyanlarının çelişkili bulunması karşısında davalı taraf işlemlerinin gerçeği yansıtmadığını, makinenin değerinin bilirkişi raporuyla 185.000 Euro olarak belirlendiğini, buna rağmen satış bedeli ve kira gelirlerine ilişkin davacı taraf payının ödenmediğini, davalı tarafça gerçekleştirilen  satış işlemi ve bedelinin tahsil edildiğinin davalı tarafça başlatılmış olan  icra dosyalarıyla sabit olduğunu ancak adi ortaklığın sona erdirildiğinin dosya kapsamı itibariyle ispatlanamamış olması nedeniyle, ilk derece mahkemesince taraflar arasındaki adi ortaklık ilişkisinin devam etmekte iken davalı tarafça satıldığı hususu göz ardı edilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,  kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE: Davada, 10/05/2018 tarihli \"iş makinası hisse ortaklık protokolü\" kapsamındaki ortaklık konusu iş makinasının davalı tarafça, taraflar arasındaki ortaklık protokolüne aykırı şekilde satıldığı ve söz konusu satıştan elde edilen gelirden davacı taraf hissesinin ödenmediği iddiasına dayalı olarak alacak talebinde bulunulmuş ise de, söz konusu iş makinasının davacı tarafça ortaklığa sermaye olarak konulmuş ve makinanın satışından elde edilen gelirin talep ediliyor olması nedeniyle davanın adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.<br>\tMahkemece, dava adi ortaklığın feshi ve tasfiyesi davası olarak nitelendirilmiş ise de, tasfiye heyetinden tasfiye raporu alınmaksızın, davanın alacak davası gibi değerlendirilmesi suretiyle, davacının, adi ortaklıktan  bakiye alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br>Somut olayda; davacı taraf, bu dava ile tasfiye, sermaye ve ortaklık payını talep etmiş olup, davacı tarafın alacağı tasfiye sırasında yapılacak hesap ile ortaya çıkacaktır.<br>\tAdi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir. ( TBK. 620/1 md. ) <br>Türk Borçlar Kanununun adi şirkete ilişkin 620 ve onu izleyen maddeleri gereğince, adi ortaklığın kurulabilmesi için, yazılı şekil gerekli olmayıp, sözlü olarak da yapılabilir. <br>Adi ortaklık, ortakların anlaşması durumunda, onların kendi aralarında tasfiye edilebilir. Şayet ortaklar arasında tasfiye konusunda anlaşma sağlanamamışsa, bu durumda her ortağın mahkemeye başvurarak tasfiye talebinde bulunabileceğini kabul etmek gerekir. Bu başvuru açıkça ortaklığın tasfiyesini istemek şeklinde olabileceği gibi, tasfiyeyi ifade eden başkaca talepler de tasfiye yapılması için yeterlidir. Örneğin; ortaklığın feshi istemi veya ortaklığa getirilen sermayenin iadesinin talep edilmesi, ortaklığın tasfiyesini isteme anlamına gelir. <br>\tAdi ortaklığın sona ermesi ile birlikte ortaklık tasfiye aşamasına girer. Ortaklar arasındaki hukuki bağ, tasfiye tamamlanmadan ortadan kalkmış kabul edilemez. Tasfiye, ortaklar arasındaki ortaklık ilişkisinin tamamen sona erdirilmesine yönelik kanuni bir usuldür. Tasfiye ile artık ortaklık mal varlığı para haline dönüştürülecek, borçlar ödenecek, katılım payları ortaklara iade edilecek ve geri kalan meblağ ortaklar arasında kar ve zararın paylaşılması esasına göre dağıtılacaktır.<br>\tAdi ortaklığın tasfiyesi ya tarafların anlaşması suretiyle ya da bizzat mahkemece yapılır. Taraflar tasfiye konusunda anlaşmadığı takdirde ortaklığın tasfiyesinin mahkemece 6098 sayılı Kanun'un 642 vd. madde hükümlerine uygun olarak yapılması gerekir.<br>\tTasfiye, ortaklığın bütün malvarlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması ya da satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemlerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır. <br>\tAdi ortaklığın tasfiyesindeki aşamalar şu şekilde gerçekleşecektir:<br>\tBirinci aşamada; (taraflarca veya anlaşamamaları hâlinde Mahkemece atanacak) tasfiye memuru tarafından sona erdiği tarih itibariyle ortaklığın aktif ve pasifi ile birlikte tüm mal varlığı belirlenerek hazırlanan mal varlığı bilançosu taraflara tebliğ edilmeli, bu husustaki itirazlar toplanacak delillere göre hakim tarafından değerlendirilmeli.<br>\tİkinci aşamada; tasfiye memuru tarafından ortaklığın malvarlığına ilişkin satış ve nakde çevirme işlemi gerçekleştirilmeli, şayet bu mallar mevcut değilse değerleri tasfiye memuru marifetiyle saptanmalı,<br>\tÜçüncü ve son aşamada ise; yukarıdaki işlemler sonucu oluşan değerden, tasfiye memuru, tarafından öncelikle ortaklığın borçları ödenmeli ve ortaklardan her birinin, ortaklığa verdiği avanslar ile ortaklık için yaptığı giderler ve katılım payı geri verilmeli, bundan sonra bir şey artarsa, bu kazanç veya zarar da belirlenerek ortaklara paylaştırılmak üzere son bilanço düzenlenmelidir.<br>\tBu aşamalardan sonra ise; tasfiye memurunun yaptığı tasfiye işleminin sonuç bilançosuna göre hâkim, tarafların hak ve yükümlülüklerini belirleyip, tasfiye işlemini sonlandırmalı ve bu doğrultuda hüküm oluşturmalıdır. <br>\tO halde; Mahkemece bütün bu açıklamalar ışığında uyuşmazlığın yukarıda açıklanan maddeler halinde belirtilen sıra ve yöntem izlenerek çözüme kavuşturulması suretiyle  hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi  gerekirken; yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde  karar verilmesi doğru görülmemiştir. <br>Belirtilen nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.\t<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK.'nın 355. md. hükmüne göre istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;<br>\t1-)ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin, 17/04/2024 tarih,       2021/804 E.- 2024/253 K. sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, \t<br>\t2-)Dosyanın yukarıda açıklandığı şekilde karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,\t<br>\t3-)Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,      <br>\t4-Davacılar tarafından yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde başvuranlara  iadesine,\t<br>\t5-)Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t\t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a,6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır <br><br>Üye<br>...<br> e-imzalıdır <br><br>Katip<br>...<br>e-imzalıdır  <br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ff6f4afc4e2b15c3","SID":"afb91028a24540ec"}}