{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"><br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2026/757 <br>KARAR NO\t\t: 2026/1127<br> <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN D.İŞ KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/03/2026<br>NUMARASI\t\t: 2026/175 D.İş - 2026/175 Karar<br>TALEP\t\t: İHTİYATİ HACİZ<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 30/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/04/2026<br><br>\t      İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Mahkemece yapılan açık yargılama sırasında 03/03/2026 tarihli değişik iş sayılı kararı ile; ''... İhtiyati haciz isteyen vekili talep dilekçesinde özetle; Müvekkilinin  davalı ... .’a karşı 25.04.2017 tarihli ve 30.04.2023 vadeli 150.000 USD tutarındaki senet nedeniyle alacaklı olduğunu, müvekkili tarafından Didim İcra Dairesi’nin 2025 E. 19.21 sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi başlatıldığını, borcun kambiyo senedine dayalı olarak muaccel ve likit olduğunu, davalının  İcra Hukuk Mahkemesi’nde itiraz davası açtığını ve  mahkeme tarafından 11.02.2026 tarihinde takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiğini, bu nedenle müvekkilinin alacağının  teminatsız kaldığını, alacağın kambiyo senedine dayanmakta olduğunu ve alacağın kuvvetle muhtemel olduğunu, borçlunun müvekkilinin oğlu olduğunu müvekkilinin halen ikamet ettiği taşınmazın maliki olduğunu,  borçlu tarafından taşınmazın satılacağı ve müvekkilinin konuttan çıkarılacağı yönünde tehditler olduğunu belirterek borçlunun .., ... mevki, ... ada, .. parsel sayılı taşınmazı üzerinde alacağın teminat altına alınması için ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br> Dosyanın incelenmesinden; Her ne kadar ihtiyati haciz şartları oluşmuş ise de davacı vekilinin talep ettiği taşınmaz üzerine ihtiyati haciz şerhi konulması talebinde mahkememizin görev ve yetkisinin bulunmadığı...\" gerekçesi ile; Talep hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA\" şeklinde değişik iş kararı verilmiş, verilen bu karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: ,<br>İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talebinin dava niteliğinde değil, iş niteliğinde talepler olduğunu, ihtiyati haczin İİK'nun 257 ve devamı maddelerinde düzenlendiğini, görevli mahkemenin genel hükümlere göre belirleneceği İİK'nın 258.maddesinde düzenlendiğini, Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2012/17636 Esas, 2013/1888 Karar sayılı ilamına atıf nedeni ile; somut olayın ele alındığında; ihtiyati haciz talep ettikleri dilekçede; borçlu ...'ın, talep eden müvekkili ... borçluya karşı 25/04/2017 tarihli ve 30/04/2023 vadeli 150.000 USD tutarlı senet nedeni ile alacaklı durumda olduğunu, müvekkilin alacağının kambiyo senedine dayandığını, TTK'nın 4. maddesi gereği anılan dava ve talebin mutlak ticari iş olduğunu, talebin Asliye Ticaret Mahkemelerine yapılması gerektiğini, talep konusu taşınmazın Aydın/Didim ilçesi sınırlarında olduğunu, ilgili ilçede Asliye Ticaret Mahkemesinin bulunmadığını, Didim Asliye Hukuk Mahkemelerinin de Hakimler ve Savcılar Kurulu Kararı gereğince, Ticaret Mahkemesi sıfatı ile bakamadığını, yetkili yer mahkemesinin Aydın Ticaret Mahkemesi olduğunu, Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevrelerinin belirlenmesine ilişkin olarak Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun 07/07/2021 tarih ve 608 sayılı kararı gereğince; Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin Aydın ilinin mülki sınırları olarak belirlendiğinden görevli ve yetkili mahkemenin Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek,  yerel mahkemenin görevli ve  yetkili olduğuna dair karar verilerek, esas incelemeye geçilmesi için dosyanın yerel mahkemesine iadesine karar verilmesi gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: <br>Dava; ihtiyati haciz istemine ilişkindir. <br>Dava dilekçesindeki dava değerinin 150.000,00 USD olduğu, dava açılırken yatırılması gereken dava/peşin harcının yatırılmadığı, peşin harç adı altında 1.206,00 TL  ihtiyati haciz/tedbir/tespit harcının yatırıldığı, dolayısıyla asıl alacak miktarı gözetildiğinde; davacı tarafça peşin harcın hiç yatırılmadığı görülmüştür.<br>Bilindiği üzere, davanın açılması nedeniyle alınacak yargı harçlarının türü, ödeme yeri, zamanı ve usulü 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27 ve devamı maddeleri ile bağlı tarifede gösterilmiştir.<br>Diğer yandan, harcın eksik yatırılması halinde yapılacak işlemler ve izlenecek yol ile harcın yatırılmaması ve yaptırımı aynı Kanun'un 27. ve 32. maddelerinde belirtilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 27. maddesinin son fıkrası hükmüne göre harç peşin veya süresinde ödenmemiş ise müteakip işlemlere ancak harç ödendikten sonra devam olunacağı vurgulanmış ve 30. maddede de yargılama sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o oturum için yargılamaya devam olunacağı, takip eden oturum gününe kadar noksan değer üzerinden harç tamamlanmadıkça davaya devam olunamayacağı, HUMK'nun 409. maddesinde (6100 sayılı HMK'nın md. 150) gösterilen süre içerisinde dosyanın işleme konulmasının eksik harcın ödenmesine bağlı olduğu açıklanmıştır. Bu hükümlerle eksik harcın tamamlatılmasına ilişkin özel bir düzenleme getirilmiştir.<br>Hal böyle olunca, anılı icra takip dosyasında yer alan tutar üzerinden eksik harcın tamamlattırılması için davacıya kesin süre verilip, oluşacak sonuç doğrultusunda yargılamaya devam edilmesi gerekirken, eldeki davada eksik harç tamamlatılmaksızın Harçlar Kanunu'nun 32. maddesine aykırı olarak yargılamaya devam edilmesi doğru görülmemiştir. (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2019 Tarih ve 2017/2989 Esas, 2019/798 Karar sayılı, 13/12/2017 Tarih ve 2016/14070 Esas, 2017/7936 Karar sayılı ilamları).\t<br>Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, ilk derece mahkemesi tarafından yargı harçları ikmal edilmeden hüküm kurulması hali, HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle re'sen incelenerek Aynı Kanunun 353/1. fıkra (a-4) maddesinde yer alan \"diğer dava şartlarına aykırılık bulunması\" şeklindeki düzenleme gereğince  istinaf incelemesine konu ilk derece mahkemesi kararının HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-4 ve 6. maddeleri gereğince re'sen kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın HMK’nın 353/(1)-a maddesi uyarınca kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın kaldırılma sebep ve şekline göre istinaf kanun yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaflarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.<br> HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Aydın Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 03/03/2026 tarih ve 2026/175 Değişik İş, 2026/175 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 297., 355. ve 353/(1)-a-4. ve 6. maddeleri uyarınca RE'SEN KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,<br> 3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacıdan alınan 732,00 TL istinaf karar harcının istek halinde iadesine,<br> 4-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati haciz talep eden davacıdan alınan 2.002,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, <br>5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, ihtiyati haciz talep eden davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine,\t<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-f bendi gereğince  kesin olmak üzere 30/04/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"875ffb2d6e746476","SID":"8bc1b9a7506f80ad"}}