{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2026/794 <br>KARAR NO: 2026/906<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 05/03/2026<br>NUMARASI: 2025/474 E. -  2026/235 K.<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 29/04/2026\t<br>KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/03/2026 tarih ve 2025/474 E - 2026/235  K kararına karşı süresi içinde davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı borçlunun Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mah. ... Cad. Adresinde bulunan ticarethane aboneliğinde kaçak elektrik kullandığını, davalı hakkında müvekkili şirket tarafından kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tespit tutanağı düzenlendiğini ve kaçak elektrik bedeli belirlendiğini, davalının borcunu ödememesi nedeniyle Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatı ile  yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; Görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanımından kaynaklı herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkilinin kaçak elektriği kullanan kişi ve işyerinin maliki olmadığını, davacı tarafça tespit edilen usulsüz elektrik kullanımının taşınmazı kiracı olarak kullanan ... tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini, müvekkilinin hiçbir şekilde taşınmazda faaliyet göstermediğini, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen dönemin büyük kısmında müvekkilinin cezaevinde olduğunu, müvekkilinin kısıtlı olması nedeniyle hukuki sonuç doğurucu bir işlem yapmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, aksi halde esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk Derece Mahkeme kararında; \"...Neticede Mahkememizce verilen 2023/75 Esas 2024/1186 Karar sayılı ilamı Kayseri BAM 2025/789 Esas 2025/944 Karar sayılı ilamı ile kaldırılmakla, dosyanın yukarıdaki esasa kaydı yapıldı.<br>Kaldırma ilamı sonrasında arabuluculuk işlemlerinin başlangıç ve son tutanak tarihleri olan 14/03/2022 ve 28/03/2022 tarihleri dikkate alınarak davalının ceza evinde olup olmadığı, kısıtlılık durumu ve vesayet ile vasiye tebliğ hususları araştırılmıştır. UYAP üzerinden davalının 2 dosyada kısıtlandığı tespit edilerek bu dosyalar celp edilmiştir. <br>Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2022/1465 esas 2022/1877 karar sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Dosya ilamından Kayseri ... nolu (...) ... Ceza İnfaz kurumunun ... tarihinde kısıtlanma için başvurduğu, davanın ise 30/03/2022 tarihinde açıldığı görülmüştür.<br>Kayseri 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1682 esas 2015/1798 karar sayılı dosyası dosyamız arasına alınmıştır. Bu dosyanın arabuluculuk tarihleri ile ilgisi olmadığı görülmüştür. <br>Kayseri ... nolu (...) ... Ceza İnfaz kurumunun yazı cevabında ise davalının ... - ... tarihleri arasında ceza evinde olduğu anlaşılmıştır. <br>Tüm bu veriler tetkik edildiğinde; davalının arabuluculuk tarihleri olan 14/03/2022 ve 28/03/2022 tarihleri arasında kısıtlanma kararının bulunmadığı; ancak arabuluculuk tarihleri arasında davalının, Kayseri ... nolu ... Ceza İnfaz kurumunda bulunduğu görülmüştür. Arabuluculuk tutanağı incelendiğinde davalı ile telefonla iletişime geçilemediği; davalının ... cezaevinde olduğunun öğrenildiği, ancak buranın da kapatılmış olduğu, ulaşılmak için başka bir adrese iadeli taahhütlü tebligat çıkarıldığı belirtilmiştir. Yani arabuluculuk işlemlerinde davalıya ulaşılmamış, iletişime geçilmemiş, dolayısıyla arabuluculuk faaliyetinin hiç yapılmadığı kabul edilmiştir. <br>Neticede arabuluculuk dava şartı sürecinin tamamlanmadığı, bu dava şartının emsal nitelikli Yargıtay 6. H.D. 2023/4107 Esas 2023/4319 Karar sayılı ilamı gereği tamamlanabilir bir dava şartı olmadığı anlaşılmakla; işbu davanın, 6102 sayılı TTK 5/A maddesi ile 6325 sayılı kanunun 188/A maddesi uyarınca dava şartı yokluğundan, usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine,...\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Bu karara karşı davacı tarafça yasal süresinde istinafa başvurulmuştur.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ : <br>Davacı vekilince sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, 04.12.1984 tarihli 3096 sayılı “Türkiye Elektrik Kurumu Dışındaki Kuruluşların Elektrik Üretimi, İletimi, Dağıtımı ve Ticareti ile Görevlendirilmesi Hakkında Kanun” gereği, 27.11.1988 tarihli Bakanlar Kurulu Kararı ile gerekli izin verilerek 12 Ocak 1989 tarihinde  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile “Görev Verme Sözleşmesi” imzalamış ayrıca, 8 Ocak 1990 tarihinde ... ile  “İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi” imzalamış olup, Kayseri İli ve Sivas İlinin ... İlçesi, ..., ..., ..., ... ve ... Köyleri sınırları içinde kalan 18.Görev Bölgesinde elektrik dağıtımı yapmak üzere Elektrik Enerjisi Dağıtım Lisansı sahibi, sermayesinin yaklaşık %51’inin kamunun elinde bulunduğu, TTK’ya tabi bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunu, davalı borçlunun, müvekkili şirket ...AŞ’ye olan borcunu ödememesi sebebiyle, 25.01.2022 tarihinde Kayseri Genel İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyası ile 26.814,90-TL asıl alacak, 4.776,63-TL gecikme bedeli, 859,79-TL gecikmenin KDV’si ve 685,57-TL işlemiş faiz olmak üzere 33.136,89-TL takip çıkışı ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faiz, icra giderleri ve icra vekâlet ücreti ile birlikte alacağının tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin icra müdürlüğü tarafından 03.02.2022 tarihinde durdurulduğunu, yerel mahkemenin davalının kaçak tüketim anındaki varlığını ve imzasını gözardı ettiğini,  dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği sırada davalının bizzat olay yerinde bulunduğunu ve tutanağı serbest iradesiyle imzaladığını, mahkemece dinlenen tanık ...'un, tutanağın sayaç mühürlemesine rağmen kırılması üzerine tutulduğunu teyit ettiğini, davalının cezaevinde olduğu süreç ile kaçak kullanımın tespit edildiği anın çelişip çelişmediğinin tam olarak aydınlatılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, arabuluculuk sürecinin mevzuata uygun yürütüldüğünü, mahkemece yapılan araştırmada, arabuluculuk tarihleri itibarıyla davalı hakkında verilmiş bir kısıtlılık veya vesayet kararı bulunmadığının tespit edildiğini,  bu durumda davalının hukuki işlem ehliyetine haiz bir birey olarak kabul edilmesi gerektiğini, Cezaevinde bulunan bir kimseye yapılacak tebligat usulleri Tebligat Kanunu'nda açıkça düzenlenmiş olup, arabulucunun bu süreçteki bildirim gayretlerinin \"yokluk\" ile eşdeğer tutulmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin tüm talepleri yönünden davanın kabulü gerekirken, reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/03/2026 tarihli 2025/474 Esas ve 2026/235 Karar sayılı Kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davanın esastan görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesine karar verilmesini yeniden yargılama yapılarak müvekkili şirketin açmış olduğu itirazın iptali davasının kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı vekilince sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın istinaf dilekçesinde, arabuluculuk tebligatının müvekkilinin adresine çıkarıldığını, mernis adresine ulaşılamamasının usuli bir hata olmadığını, ayrıca dava şartı yokluğundan davanın reddedilmesinin \"Hak Arama Hürriyeti ve Mahkemeye Erişim Hakkının\" ihlali olduğunu iddia ettiğini, bu iddialarının yersiz olduğunu, arabuluculuk sürecinin 14.03.2022 ile 28.03.2022 tarihleri arasında yürütüldüğünü, ancak müvekkilinin bu tarihlerde ... Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olduğunu, Kayseri 5. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 19.04.2022 tarih ve 2022/1465 Esas, 2022/1877 Karar sayılı kararı ile müvekkilinin özgürlüğü bağlayıcı cezası nedeniyle kısıtlanmasına ve babası ...'ın kendisine vasi olarak atanmasına karar verildiğini, hukuki işlem ehliyetinin kısıtlandığını ve fiilen cezaevinde olan bir kimseye, vasisi haberdar edilmeden, SEGBİS veya benzeri yöntemlerle süreç işletilmeden gıyabında toplantı yapılarak anlaşamama tutanağı düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkemenin davayı hukuka uygun olarak dava şartı yokluğundan reddetmiş olup, bu kararın usul ekonomisine ve kanuna uygun olduğunu beyan etmiştir.  <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:<br>H.M.K 355. Maddesi gereğince inceleme Kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Dosya kapsamından davacı bankanın arabuluculuk bürosuna başvurduğu, büro tarafından görevlendirilen arabulucunun taraflara toplantı gün ve saatini bildiren davetiyeleri gönderdiği ancak davalının katılım sağlamamasından müzakerelere başlanamaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin anlaşmama ile sonuçlandığı gerekçesiyle anlaşmama tutanağı düzenlendiği anlaşılmaktadır. <br>6325 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin A/2 bendinde yer alan ;  \"Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya büro tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar.\" hükmü ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 24 üncü maddesinin üçüncü bendinde ise; \"Taraflara ait iletişim bilgileri, görevlendirilen arabulucuya adliye arabuluculuk bürosu tarafından verilir. Arabulucu bu iletişim bilgilerini esas alır, ihtiyaç duyduğunda kendiliğinden araştırma da yapabilir. Elindeki bilgiler itibarıyla her türlü iletişim vasıtasını kullanarak görevlendirme konusunda tarafları bilgilendirir ve ilk toplantıya tarafları ve varsa avukatlarını birlikte davet eder. Bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlar. Arabulucu taraflara ulaşamaması hâlinde, ulaşmak için hangi yolları denediğini ve hangi sebeplerle ulaşamadığını son tutanakta belirtir.\" şeklinde düzenlenmiştir.<br>Davalının mernis adresinin\" ... Mah. ... Sk. No: ... ... Kayseri \" olduğu nüfus kaydından anlaşılmaktadır.<br>Davalının 11.03.2022-06.11.2023 tarihleri arasında Kayseri ... numaralı ... Cezaevi infaz kurumunda mahkum olarak bulunduğu davalıya Kayseri 5. Sulh Mahkemesinin 19.04.2022 tarih 2022/1465 Esas 2022/1877 Karar sayılı ilamı ile ...'ın vasi olarak atandığı  sabittir.<br>Davacı tarafça 14.03.2022 tarihinde ara bulucuya baş vurulmuş olunup ara bulucu tarafından 28.03.2022 tarihinde son tutanağın tutulduğu görülmüştür.<br>Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, başvuru ile başlayan arabuluculuk sürecinde, tarafların iletişim bilgilerini temin ederek onları her türlü iletişim vasıtasını kullanarak toplantıya davet etmek ve bu aşamaları belgelendirmek tamamen arabuluculuk bürosu ile arabulucunun sorumluluğu kapsamındadır. Buna göre ilgili düzenlemelerde arabulucunun bilgilendirme ve davete ilişkin işlemlerini belgeye bağlayacağı ifade edilmiş ise de tarafları toplantıya davet için özel bir usul öngörülmemiştir. Toplantıya davetin 7201 sayılı Tebligat Kanun'u (7201 sayılı Kanun) hükümlerine tabi olmadığı açıktır. Arabulucunun tarafları toplantıya davet etme sorumluluğunu usulüne uygun olarak yerine getirdiğini ispatlayabilmesi için belirtilen davet işleminin usulüne uygun olarak yerine getirildiğini  belgeye bağlaması gerekmektedir.  Somut olayda alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinde belirtilen adrese ödeme emrinin tebliğ edildiği, davalının bu adrese yapılan tebliğ üzerine takibe itiraz ettiği ve bu adresin arabuluculuk davetlerinde belirtildiği, 28.03.2022 tarihli arabuluculuk son tutanağında ise arabulucu, büro tarafından kendisine verilen adres ve telefon bilgilerini kullanarak bilgilendirme ve davete ilişkin işlemleri yerine getirdiği ve bu hususları yerine getirmiş olmasına rağmen  neden ulaşamadığını da son tutanakta belirttiğinden, arabuluculuk   faaliyetinin usulüne uygun olarak yürütüldüğü  ve arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilerek  işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiğinden, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi kararı doğru görülmemiş olup davacının istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.(Yargıtay 11. HD  2021/8659 Esas  2023/2668 Karar)<br>Açıklamalar ışığında davacı tarafça istinaf başvurusunun kabulü ile;  6100 sayılı HMK'nın 353/1-a.6 maddesi  gereğince Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin İstinafa konu edilen 05/03/2026 tarih ve 2025/474 E - 2026/235 K sayılı kararın  kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  gönderilmesine, karar vermek gerekmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı tarafça istinaf başvurusunun KABULÜ ile; <br>2-HMK'nın 353/1-a.6 md. gereğince, KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 05/03/2026 tarih ve 2025/474 E - 2026/235 K sayılı kararın  KALDIRILMASINA, <br>3-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle yukarıda belirtilen eksiklikler giderildikten sonra sonucuna göre bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye  GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Davacı  tarafça yatırılan istinaf karar harcının talepleri halinde kendilerine iadesine , <br>5-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>7-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirilmlerin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince, KESİN olarak oybirliği ile karar verildi. 29/04/2026 <br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"965fe537e49336fd","SID":"e71e5de4013cbd22"}}