{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/704 - Karar No:2026/463<br>                       <br>                       T.C.<br>                  ANKARA<br> BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ        <br>         27. HUKUK DAİRESİ         <br><br>DOSYA NO\t: 2024/704 <br>KARAR NO\t: 2026/463<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 06/03/2024<br>NUMARASI\t\t: 2019/306 E-2024/173 K<br><br><br>ASIL  VE  KARŞI <br>DAVA KONUSU\t: İtirazın İptali - Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>KARAR TARİHİ\t:  24/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  24/04/2026\t<br>\t<br>\tDavacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak istemlerine ilişkin  asıl ve karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince  istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine  yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tAsıl davada davacı vekili: Müvekkilinin taşeron olarak yapımını üstlendiği Esenboğa Havalimanı 6 nolu apron bölgesinde bulunan 5 nolu 1500 m2 hangar yeri işine ilişkin davalı yüklenici şirket ile sözleşme imzalandığını, müvekkili tarafından söz konusu sözleşmeye göre fiyat verildiğini ve kabulle birlikte işe başlandığını, ancak sonrasında hangarda proje değişimi olması nedeni ile yapılacak iş miktarının arttığını, müvekkilinin yüklenici firma oluru ile değişen proje gereği yapılması gereken inşaatı da yaparak bitirdiğini, iş bitirilmesine rağmen davalının değişen proje gereği müvekkiline ödemesi gereken tutarı ödemediğini, yapılan işin ve maddi miktarının tespiti için Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/3 D. İş sayılı dosyası üzerinden tespit yaptırıldığını, bu tespitin akabinde Ankara 16. Noterliğinin 06.06.2018 tarih 090991 yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Ankara 29. İcra Müdürlüğünün 2018/7813 sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine % 20'den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. <br>\t\tDavalı- karşı davacı vekili: Taraflar arasında 21.09.2016 tarihinde ''Esenboğa Hava Limanı 6 nolu apron  bölgesindeki 5 nolu 1500 m2 lik hangar yeri işi'' konulu sözleşme akdedildiğini, sözleşme anahtar teslimi götürü bedel sözleşme olup tarafların ihale dokümanında yer alan DHMİ tarafından onaylı uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak işin tamamı için 2.050.000,00 TL + KDV bedel üzerinden anlaştığını, sözleşme gereği işin süresi 1 yıl olmasına karşın davacının üzerine düşen yükümlülükleri süresi içerisinde yerine getirmediğini, işi projeye uygun yapmadığı gibi teslim dahi etmeden yarım bıraktığını, buna rağmen davacı tarafından Ankara 29.İcra Müdürlüğü'nün 2018/7813 sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin itirazı üzerine takibin durduğunu ve neticede davacı tarafından işbu davanın açıldığını, davacının proje değişikliğini gerekçe göstererek açtığı davanın reddi gerektiğini, proje değişikliği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, ne müvekkili şirketin, ne de yetkili kurum DHMİ’nin herhangi bir proje değişikliği talimatının bulunmadığını, müvekkilinin ya da projeyi inceleyerek onay ve ruhsat verme yetkilisi olan DHMİ'nin davacıya proje değişikliği hususunda herhangi bir talimatı olmadığı gibi onayladıkları proje değişikliği de bulunmadığını, davacının dosya kapsamına davalı tarafından verilmiş bir proje değişikliği oluru sunmadığını, kaldı ki, söz konusu hangar yapım işinde konumu gereği proje onayı ve ruhsat vermeye yetkili kurumun DHMİ olduğunu, DHMİ'nin onayı bulunmadan projede herhangi bir değişiklik yapılamayacağını, davacının iddiasının aksine davalının bahsi geçen alanda proje değişikliğine onay vermeye yetkisi dahi olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin olur verdiği düşünüldüğünde DHMİ tarafından verilen bir proje değişikliği onayı bulunmadığından, yapıya ruhsat verilmesinin mümkün olmadığını,  ayrıca taraflar arasında yapılan sözleşmeden de görüleceği üzere müvekkilinin hukuki dayanaktan yoksun olarak talep edilen fiyat farkı bedelinden sorumluluğu bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesinde davacıya yapacağı imalatlarla ilgili hiç bir şekilde fiyat farkı verilmeyeceğinin düzenlendiğini, buna göre müvekkil şirket ya da iş sahibi idarece onaylanmayan proje değişikliği sebebiyle yapılan işlerden dolayı müvekkil şirketin sorumlu olmayacağının açık şekilde belirtildiğini, ayrıca taraflar arasında yapılan sözleşme anahtar teslim götürü bedel olup ne kanunda ne de taraflar arasında yapılan sözleşmede onay verilmeyen değişiklikler sebebiyle müvekkil şirketin sorumlu olacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını, davacının sözleşme gereği malın teslimini yapmadığı gibi yapılan işlerin projeye uygun da olmadığını, dosya kapsamında davacının işi bitirip malı teslim ettiğine ilişkin herhangi bir tutanak veya kabulün mevcut olmadığını, müvekkil şirket tarafından üzerine düşen yükümlülükler eksiksiz yerine getirilmesine karşın davacının sözleşme gereği kendi yükümlülüklerini süresi içerisinde yerine getirmediğini, malın teslimini geciktirdiğini, projeyi yarım bırakmış ve  yapılan işleri de eksik ve ayıplı yapmış olduğunu, projenin yarım bırakılmasının neticesinde müvekkil şirketin kalan işlerin ikmali ve eksikliklerin giderilmesi için taşeron ... Müş. Müh. Ltd.Şti ile \"İnşaat İkmal İşi Protokolü\" yaptığını, iş bu protokolün, davacı tarafından ayıplı yapılan ve eksik bırakılan işlerin tamamlattırılması için yapıldığını, bu nedenle karşı dava yönünden müvekkil şirketin uğradığı bu zararın basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranan davacıdan tazmini gerektiğini,taraflar arasında yapılan \"Esenboğa Hava Limanı 6 nolu apron bölgesindeki 5 nolu 1500 m2 lik hangar yeri işi'' konulu sözleşmenin 2.050.000,00TL üzerinden akdedilmiş olmasına rağmen  karşı tarafa toplam 2.653.273,00TL ödeme yapıldığını, davacının eksik yapmış olduğu işlerin olması ve projenin yarım bırakılması hususları dikkate alındığında müvekkili tarafından yapılan fazla ödemenin tahsili gerektiğini, davacı/karşı davalının işi yarım bırakması neticesinde müvekkil şirketin  kalan işlerin ikmali için yeni taşeron  ...  Müş. Müh. Ltd.Şti ile “İnşaat İkmal İşi Protokolü\" yaptığını ve iş bu sözleşme gereği yeni taşeron ile müvekkil şirketin bildireceği sair eksiklikler saklı kalmak kaydıyla 290.250,00 TL bedel üzerinden  anlaşmaya varıldığını, ayrıca eksik ve ayıplı yapılan bazı işlerin ise ... ….Ltd.Şti'ne yaptırılarak karşılığında ödeme yapıldığını, iş bu duruma davacının projeyi eksik yapması ve işi yarım bırakması sebebiyet vermiş olup uğranılan zararların  tahsili gerektiğini, yine  açıkça sözleşmeye aykırı davranan karşı tarafın taraflar arasında yapılan sözleşme gereği ceza bedeli ödeme yükümlülüğü doğmuş olduğunu, sözleşmenin  madde 6.2.1: \"TAŞERON,  iş bu sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen süre zarfında iş bu sözleşmeyle yüklendiği işleri eksiksiz olarak teslim etmek zorundadır. TAŞERON, iş bu sözleşmenin 5. Maddesinde belirtilen süre zarfında, iş bu sözleşme ve eklerine göre eksiksiz olarak teslim etmezse sözleşmenin 13. Maddesinde belirtilen cezaların hepsi birbirinden bağımsız olarak TAŞERON'a tatbik edilir.\"  maddesi gereği davacı/karşı davalıdan işi bitirmeyip gecikmeye sebep olması sebebiyle gecikilen her gün için iş bedelinin %10'u oranında ceza bedelinden şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00TL’sının 25.06.2018 ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  tahsili ile taşeron davacı/karşı davalının sözleşmeyle yükümlenmiş olduğu işlerin tümünü tamamlamamış olduğundan gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %1 'i oranında ödemekle yükümlü olduğu ceza bedelinden şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL'sinin tahsilini talep ettiklerini belirterek asıl davanın reddine,  asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, karşı davanın kabulü ile öncelikle delil tespiti yapılmasını,fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; fazla ödenen sözleşme bedelinden şimdilik 100,00 TL'sinin 25.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline,\tkalan işlerin ikmali için yeni taşeron  ... Müş. Müh. Ltd.Şti'ne ödenen meblağ ve ... …Ltd.Şti’ne yangın tesisat odasında bulunan pompalar ve benzinli motorun bağlantılarının yapılması için ödenen meblağdan  şimdilik 100,00 TL'sinin 25.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline,\tiş bedelinin %10'u oranında ceza bedelinden şimdilik 100,00 TL'sinin 25.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline,<br> davacı/karşı davalının sözleşmeyle yükümlenmiş olduğu işlerin tümünü tamamlamamış olduğundan gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %1 'i oranında ödemekle yükümlü olduğu ceza bedelinden şimdilik 100,00 TL'sinin 25.06.2018 ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte  tahsilini talep etmiş, \tdavalı- karşı davacı vekili 01.11.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, fazla hakları saklı olmak üzere karşı davada talep edilen 100,00TL olan fazla ödemeye ilişkin taleplerini  234.173,29TL daha arttırarak 234.273,29TL’na yükselterek ıslah etmiş bu miktarın ihtarname tarihi olan 25.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep emiştir.<br>\t\tDavacı- karşı davalı vekili: Taraflar arasındaki 21.09.2016 tarihli sözleşmenin davacının 20.09.2016 tarihli teklifine istinaden akdedildiğini, işe başlanılmasını müteakip, sözleşme ile kararlaştırılan 28 kalem iş, davalı/karşı davacının talepleri doğrultusunda 69 kaleme yükseltildiğini, sözleşme kapsamında iş artışına gidildiğini, davanın konusunu da,  sözleşmede tanımlanan şekliyle fiyat artışı değil, davacının taraflar arasındaki sözleşmeye konu iş kapsamında yapmış olduğu ancak kendisine karşılığı ödenmeyen imalatların bedelinin oluşturduğunu, davalı/karşı davacı tarafından talep edilen tüm işlerin davacı tarafından, iş artışı da nazara alındığında, süresinde ve eksiksiz bir şekilde yapılarak teslim edildiğini, bunun yasal düzenlemeler çerçevesinde davacıya yapılan bir bildirimin mevcut olmaması yönüyle de aşikâr olduğunu, sözleşme kapsamında varsa eksik kalan işlerin 3. bir kişiye yaptırılarak bedelinin davacıdan talep edilebilmesi ve yine cezai şart talep edilebilmesi için de davacıya ihtar çekilerek süre verilmesi ve sözleşmenin usulüne göre feshedilmiş olması gerektiğini,  ancak davalı/karşı davacı tarafından davacıya sözleşmenin süresinde ifa edilmediği ya da gereği gibi  ifa edilmediği yönünde çekilmiş ihtarın bulunmadığını, sözleşmenin 14. ve 15. maddelerinden de anlaşılacağı üzere, davaya konu hangar inşaatının davalı/karşı davacının kontrol ve gözetiminde yürütüldüğünü, sözleşme süresi boyunca davacının yapmış olduğu imalatların sözleşme şartlarına uygun olmadığı ya da reddedildiğine dair ihtarın söz konusu olmadığını, aksine davacı tarafından kesilen fatura bedellerinin hiçbir ihtirazı kayıt konulmaksızın ödenmeye devam edildiğini, bu  durumun, davacı tarafından yapılan işlerin davalı/karşı davacı tarafından ifanın çekincesiz olarak kabul edilmiş olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davacının havaalanına giriş-çıkışlarının  sözleşmede geçen teslim tarihinden sonra da devam ettiğini, ne idare ne de davalı/karşı davacı  tarafından bu durumu engelleyecek girişimde bulunulmadığını, bu durumun da davacının  davalı/karşı davacının bilgisi ve onayı dâhilinde hareket ettiğinin bir göstergesi olduğunu, davacıya  işbu davaya konu iş kapsamında gönderilen tek ihtarnamenin,  Ankara 16. Noterliği’nin 06.06.2018 gün ve 09091 yevmiye sayılı ihtara cevaben gönderilen ihtarname olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davalı/karşı davacının hatalı ve eksik yapıldığını iddia ettiği işlerden,  davacının  bu ihtarname ile haberdar olduğunu, ancak bu işlerin, söz konusu cevabi ihtardan önce ancak keşif  tarihinden sonra 3. bir firmaya yaptırılmış olduğu iddiasıyla karşılaşıldığını, davalı/karşı davacının  davacının keşide ettiğini ihtarname ile tespit işlemi sonucundan haberdar olduğunu, ancak bu işleme  karşı itiraz etmediğini, sözleşmenin süresinde ve gereği gibi ifa edilmediği yönündeki iddialarına  rağmen ihtar bir yana, herhangi bir tespit işlemi de yaptırmaksızın sözleşmede yer alan teslim tarihi  üzerinde geçen yaklaşık 1 yıllık süreyi müteakip ... Müş. Müh. Ltd. Şti. ile eksik ve ayıplı olduğunu iddia ettiği işler için sözleşme imzalayarak ihtara cevap verdiğini, Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/3 D. İş sayılı dosyasının 07.02.2018 tarihinde açıldığını, keşif tarihinin 28.03.2018 olduğunu, davacı tarafından keşide edilen ihtarnamenin 06.06.2018 tarihli olduğunu, ... Müş. Müh. Ltd. Şti. ile imzalanan sözleşme tarihinin 06.04.2018 olduğunu ve davalının cevabi ihtarnamesinin 25.06.2018 tarihli olduğunu, davalı/karşı davacının savunmalarının yanı sıra cezai şart ve maddi-manevi tazminat taleplerini içerir karşı davasının hukuki bir dayanağı bulunmadığını belirterek davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince: Asıl davanın, taraflar arasında imzalanan alt yüklenici sözleşmesi kapsamında proje değişikliği sonrasında yapıldığı ileri sürülen ilave imalatlara ilişkin iş bedeli alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan ilamsız icra takibine vâki haksız itirazın iptali ile icra-inkâr tazminatı istemine, karşı davanın ise; eksik ve ayıplı işler yapıldığı iddiasına dayalı olarak davalı taşerona yersiz şekilde fazladan ödendiği ileri sürülen iş bedeli alacağının istirdatı ile nama ifa bedeli ve sözleşmeden kaynaklanan cezai şart alacaklarının  tahsili istemine ilişkin olduğu, 21/09/2016 tarihli sözleşme ve eklerinin incelenmesinde; taraflar arasında imzalanan taşeronluk sözleşmesi ile asıl davacı-k.davalı taşeron şirketin asıl davalı-k.davacı yüklenici şirkete karşı yüklenici şirketin Esenboğa havalimanında dava dışı iş sahibi ... Havacılık San. ve Tic. A.Ş.'ne karşı yapımını üstlendiği sözleşme konusu Esenboğa havalimanındaki 6 nolu apron bölgesinde yer alan 5 nolu 1500 m2'lik hangar yerinin yapımında kullanılacak her türlü malzemenin, işçi ulaşımını yapacak olan araçların, ağır yük taşıyacak araçların temini ile sözleşmede belirtilen diğer yükümlükleri sözleşme ile eki teknik şartnameye ve projelere uygun olarak ifasını 2.050.000,00-TL+KDV bedelle anahtar teslimi  olarak üstlendiğinin anlaşıldığı, yine Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/3 D. İş sayılı delil tespiti dosyasında alınan teknik  bilirkişi raporunun incelenmesinde; taşeron sözleşmesine konu hangar inşaatında mahallinde yapılan tespitlere göre; inşaat, makine ve elektrik tesisat ve imalatlarının toplamının 3.227.692,95TL olarak hesaplandığının anlaşıldığı, taraf delilleri toplandıktan sonra konusunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alındığı,  bilirkişi raporunun taraf vekillerine tebliğ edilerek, dava konusu işe ait eksik ve ayıplı iş ile geçiçi ve kesin kabul tutanakları dava dışı iş sahibi idareden temin edilerek taraf itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alındığı,  taraf vekillerinin itirazları ve dosya kapsamı birlikte gözetilerek farklı bir bilirkişi heyetinden 2. bilirkişi heyeti rapor ve ek raporlarının alındığı, alınan bilirkişi heyeti raporları arasındaki çelişkili tespit ve alacak hesaplamalarının giderilebilmesi için farklı bir bilirkişi heyetinden 3. bilirkişi heyeti raporunun alındığı, 3.bilirkişi heyetinin dosya kapsamındaki veriler ve deliller ile uyumlu, bilirkişi raporları arasındaki çelişkileri giderici nitelikte denetime elverişli görülmekle usul ekonomisi ilkesi de gözetilerek ek rapor alınmasına gerek görülmediği,  tüm dosya kapsamında asıl davada her ne kadar davacı taşeron şirket  tarafından davalıdan proje değişikliği nedeni ile yapılan imalatların iş bedeli talep edilmiş ise de; sözkonusu talep açıkça hukuki dayanaktan yoksun olduğu, zira, taraflar arasında imzalanan 21.09.2016 tarihli sözleşmenin \"İnşaat ve tesisat projeleri\" başlıklı  6.2.27 maddesinde “Şartnamesinin sayılan uygulama projeleri ve ekleri, TAŞERON yer tesliminden önce karşılıklı imzalanarak ve bu sözleşmenin eki sayılarak tutanakla teslim edilecektir. İşin yapımı sırasında müteahhit tarafından öngörülen veya idare tarafından yapılması zorunlu görülen proje revizyon ve tadilatları, tarafların sağlayacakları mutabakata göre müteahhit tarafından yaptırılarak idarenin onayı ile uygulanır. Yapılan proje tadilatları inşaatın yapımına ara verilmesini veya yavaşlatılmasını gerektirecek nitelikte ise; gerekli süre uzatımı verilir. Proje tadilatları nedeni ile müteahhite  proje hizmetleri için veya ortaya çıkabilecek süre kayıpları nedeni ile herhangi bir fiyat artışı veya ek bedel ödenmez. Taşeron, her türlü proje revizyonu ve tadilatını inşaatın yapımını en az etkileyecek şekilde ve teknik yönden makul olan en kısa sürede yaparak idarenin onayına sunacaktır.” konu ile ilgili olarak 3.bilirkişi heyeti raporunda da tespit edildiği üzere; dosya kapsamında dava dışı idare konumundaki DHMİ'ne davacı taşeron veya davalı yüklenici tarafından sunulan sözleşme konusu işe ait  revize proje bulunmadığı dosya kapsamında sabit olduğu, nitekim, DHMİ tarafından dosyaya gönderilen 05.07.2021 tarih ve 45389 sayılı yazısı da bu hususu doğrular mahiyette olduğu, bu durumda, asıl davada davacı taşeron şirketin revize proje ve iş artışına dayalı olarak dava dışı iş sahibi idare onayı ile yapılan proje ve buna bağlı ilave imalat iddiasının haklılığının kanıtlanamadığı, asıl davacı yan, söz konusu iddiasını kanıtlayamadığına göre; asıl davalı yükleniciden ilave imalat iddiasına dayalı olarak talepte bulunmasının açıkça  hukuki dayanaktan yoksun olduğundan asıl davanın reddine, dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmadığından, davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerektiği kanaatine  varıldığı, karşı davacı yüklenici tarafından açılan davanın konusunu ise; davalı taşerona eksik ve ayıplı imalatlar yapmasına rağmen yapılan fazla iş bedeli ödemesinin istirdatı, aynı işler nedeni ile karşı davacı tarafından yapılan nama ifa giderleri ile taşeronun temerrüdü nedeni ile sözleşmede ayrı ayrı düzenlenen 2 kalem cezai şart alacağın davalı taşeron şirketten  tahsili taleplerini oluşturduğu, konu ile ilgili olarak taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin “İşin Bedeli” başlıklı 3. maddesinde: “İşbu sözleşme anahtar teslimi götürü bedel sözleşme olup ihale dokümanında yer alan uygulama projeleri ve bunlara ilişkin mahal listelerine dayalı olarak işin tamamı için TAŞERON tarafından teklif edilen 2.050.000,00 TL+KDV (iki milyon elli bin Türk Lirası+ KDV)Toplam bedel üzerinden akdedilmiştir. Yapılan işlerin bedellerinin ödenmesinde, TAŞERON 'un teklif ettiği iş bu maddede belirtilen toplam bedel esas alınır. Taahhüdün yerine  getirilmesine ilişkin ulaşım, sigorta, vergi, nakliyeler, genel giderler, kar ve döviz kurlarında oluşabilecek değişiklikler dahil, KDV hariçtir. İşçilerin SSK sigorta prim ve genel alacakları bu bedel içerisinde olup taşeron tarafından karşılanacaktır. Taşeronun yerine yapılan bu tür ödemeler rücu edilecek olup bedel üzerinden düşülerek ödeme yapılacaktır. ”hükmünün yer aldığı, sözleşmede taşeronun teklifinde yer alan birim fiyatların sözleşmenin eki olduğuna dair bir hükmün yer almadığının görüldüğü, bu nedenle, dosya kapsamında aksi yönde ileri sürülen iddialara itibar edilemediği, mahkemece işin tamamı için davacı/karşı davalı taşeron firma olan ... Metal ... ...’ın teklif ettiği toplam bedel üzerinden düzenlenen anahtar teslimi götürü bedel sözleşme niteliğinde olduğu ve sözleşme serbestisi ilkesi çerçevesinde tarafların KDV dahil götürü bedel sözleşme düzenlediklerinin kabulü gerektiği, bu durumda ise; sözleşme konusu toplam bedel, 2.050.000,00TL ve bu miktarın % 18 KDV'si ile birlikte 2.419.000,00TL olduğunun anlaşıldığı, bu nedenlerle, dosya kapsamında ileri sürülen aksi yöndeki iddiaların kabulünün mümkün görülmediği, bu tespitler ışığında karşı davada  taraflar  arasında akdedilmiş sözleşme kapsamında sözleşmenin Anahtar Teslimi götürü bedel sözleşme niteliğinde olduğu dikkate alınarak 3.bilirkişi raporunda yer alan alternatifli hesaplamalardan 234.273,29TL fazla ödemeye ilişkin hesaplamanın mahkemece benimsendiği, bu nedenle, karşı davalı taşeronun iddiasının aksine idareden onaylı iş artışının dayanağı olan revize proje mevcut olmadığı halde asıl davacı-k.davalıya yersiz şekilde ödendiği anlaşılmakla;  karşı davacı yüklenicinin sözleşmede kararlaştırılan 2.419.000,00TL'nin üstünde kalan bedel olan (2.653.273,29TL- 2.419.000,00TL) 234.273,29TL'yi karşı davalıdan istirdaden talep edebileceği kanaatine varıldığı, bu konuda dosyaya karşı davacı vekili tarafından sunulan Ankara 58.Noterliği'ne ait 25/06/2018 tarihli ve 1317 yevmiye numaralı ihtarnamenin karşı .davalı taşerona tebliğ tarihinin 27/06/2018 tarihi olduğu, ihtarnamede 3 gün içerisinde ödenmesinin talep edildiği gözetildiğinde; 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesi gereğince temerrüdün 02/07/2018 tarihinde gerçekleştiğinin saptandığı, bu nedenle de karşı dava konusu 234.273,29TL alacağın karşı davalının temerrüt tarihi olan 02/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte asıl davacı-karşı davalıdan alınarak asıl davalı-karşı davacıya  verilmesine karar vermek gerektiği, öte yandan, karşı davada her ne kadar asıl davacı/karşı davalı sözleşme ile belirlenen yükümlülüklerini sözleşmede öngörülen tarihte yerine getirmemiş olduğundan bahisle sözleşmenin 13.1 ve 13.2 maddelerinde öngörülen gecikme cezalarının tahsilini talep etmiş ise de sözkonusu cezai şart alacaklarının talep koşullarının gerçekleşmediğinin anlaşıldığı, zira, sözkonusu cezai şartlar incelendiğinde; 6098 sayılı TBK'nın 179/2.m. gereğince ifaya eklenen ceza koşulu niteliğinde olduklarının anlaşıldığı, karşı .davacının sözleşme konusu edimin ifasında cezai şart alacaklarına ilişkin çekince ileri sürerek ifayı kabul ettiğine yönelik bir iddia ve buna ilişkin delilin dosyaya sunulmadığı, taraf beyanlarından sözleşme konusu hangarın dava dışı iş sahibine teslim edildiği sabit olup bilirkişi raporlarına konu eksik ve ayıplı imalatlar ile birlikte yine son bilirkişi raporunda işin bitim tarihi olarak tespit edilen 21/09/2017 tarihinde teslim alarak fiilen kullanmakta olduğunun anlaşıldığı, karşı davacı tarafından her ne kadar davalı taşerona keşide edilen Ankara 58.Noterliğine ait 25/06/2018 tarih ve 21317 yevmiye numaralı ihtarnamede karşı davacı tarafından cezai şart talep edilmiş ise de, sözkonusu ihtarnamenin işin  değinilen fiili teslim tarihinden sonra keşide edilmesi nedeni ile çekince olarak hukuki bir değer atfedilmeyeceğini, bu durumda, her ne kadar dosyaya fiili teslim tutanağı sunulmamış ise de ifayı çekincesiz olarak kabul ettiği sabit olan karş ıdavacının, karşı dava konusu cezai şart alacaklarını karşı davalı taşerondan talep edemeyeceği sonucuna varıldığından karşı davacının haklılığı kanıtlamayan cezai şart alacağı kalemlerine yönelik talebinin reddi gerektiği, öte yandan, her ne kadar karşı davacı tarafından eksik ve ayıplı işler nedeni ile nama ifa bedeli harcaması yapıldığı ileri sürülerek davalı taşerondan tahsili talep edilmiş ise de sözkonusu talebin de haklılığının kanıtlanamadığı, zira sunulan 3.bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere  davacı-karşı davalı şirketin, ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda dava konusu işlerden kalan eksik ve ayıplı işlerin yaptırıldığı iddia edilen dava dışı ... Müş.Müh. Ltd. Şti'nin karşı davacı yükleniciye düzenlediği bir hak ediş faturası ile hak ediş ödeme belgesinin mevcut olmadığı, bu konuda karşı davacı tarafından da  dosyaya başkaca bir delil ve ödeme belgesi sunulmadığı gözetilerek karşı davacının bahse konu talep kaleminin de reddi gerektiği, açıklanan gerekçelerle haklılığı kanıtlanamayan asıl davanın reddine, karşı davada ise; davanın ıslah talebi gözetilerek kısmen kabulü ile dava konusu 234.273,29TL alacağın  davacı-karşı davalının temerrüt tarihi olan 02/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte karşı davalıdan alınarak karşı davacıya verilmesine, karşı davacının dava konusu diğer talep kalemlerine yönelik taleplerinin ise ayrı ayrı reddine karar verildiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, dava konusu icra takibinde davacının kötüniyeti sabit olmadığından, davalının yasal koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, karşı davanın ıslah talebi gözetilerek kısmen kabulü ile dava konusu 234.273,29 TL alacağın davalının temerrüt tarihi olan 02.07.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının dava konusu diğer talep kalemlerine yönelik taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. <br>\tDavacı- karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkemece verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, mahkemece müvekkili tarafından verilen 29 kalem iş teklifinin sözleşmenin eki olmadığı varsayılarak hüküm tesis edildiğini, oysa bu teklifin sözleşmenin eki olduğunun sözleşmenin 38/2.madde de açıkça yazdığını,  taraflar arasında akdedilen 21.09.2016 tarihli sözleşmenin müvekkili tarafından verilen 20.09.2016 tarihli teklife istinaden akdedildiğini, müvekkili  tarafından verilen teklifin 28 kalem işi kapsadığının teklif metninden rahatlıkla anlaşıldığını, dosya kapsamındaki tüm belgeler incelendiğinde işbu davaya konu iş için müvekkili tarafından verilen teklifin notlar bölümünün 3. sırasında işin kapsamının 28 kalem olduğunun açıkça belirtildiğini, yine bu teklifin hazırlanmasına esas alınan \"Esenboğa Hangar Yapım İşi Keşif Tablosu\"nun hemen altında 28 kalemin dışında çıkabilecek imalatların yerinde fiyatlandırılacağı yönünde not düşüldüğünü, işe başlanılmasını müteakip sözleşme ile kararlaştırılan 28 kalem işin, 69 kaleme yükseltilmiş olup müvekkili tarafından işbu sözleşmeye konu iş kapsamında fazladan yapılan imalatlar ve karşılığının Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2018/3 D.İş sayılı dosyası ile tespit edildiğini, tespit dosyasının yanı sıra, dava süresince görevlendirilen her bir bilirkişi heyetince müvekkili tarafından yapılan işlerin keşif sırasında görüldüğünü, nitekim dosyada mevcut bilirkişi raporlarının tamamında müvekkilince %20 oranında fazladan iş yapılmış olduğunun ifade edildiğini, DHMİ Genel Müdürlüğü tarafından imzalanan 22.06.2017 tarihli ölçüm tutanağında hangarın 1859 m2 olduğu, mahallinde yapılan keşif sonrası düzenlenen 30.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda  ise 2.596,19m2 olduğunun tespit edildiğini, sözleşmenin eki olan teklif metnine esas alınan metrekarede de artış olduğunun bu belgelerde net bir şekilde görüldüğünü, yine  Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi’nin değişik iş dosyasından yapılan tespitte de işin bitmiş halinin 1.500m2'den fazla olduğunun açıkça görüldüğünü, ancak ilk iki bilirkişi raporu dışında ısrarla sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel sözleşme olduğu için yapılan fazladan işlerin talep edilemeyeceği yönünde kanaat bildirildiğini, oysa taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili tarafından 1500m2 için 28 kalem işi kapsayacak şekilde verilen teklife istinaden akdedildiğini, müvekkilinin  teklifinde “genel” ifadesiyle belirtildiği için bilirkişiler tarafından “anahtar teslim” olarak nitelendirilen ve mahkemece de böyle kabul edilen kalemlerin müvekkilince 1500m2'ye göre verildiğini, bir başka değişle, taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun 1500m2lik hangar inşası için 28 kalem iş olduğunu, bununla birlikte teklif metninde bazı imalatlar birim fiyat, bazıları da genel fiyat belirtilmek suretiyle ücretlendirildiğini,  tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşmenin 28 kalem işin yapımını içeren karma bir sözleşme olduğunu,  taraflar arasındaki sözleşmede iş artışı  ve bu durumda ödemenin ne şekilde olacağının düzenlendiğini, bu durumun mahkeme kararının aksine, iş artışı halinde müvekkilinin yapmış olduğu ilave işlerin bedelini talep hakkı olduğunun taraflarca kabul edildiğini gösterdiğini, bir an için taraflar arasındaki sözleşmenin anahtar teslim götürü bedel sözleşme olduğu kabul edilse dahi sözleşme dışı işler bedelinin vekaletsiz iş görme hükümlerine göre müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Çubuk Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2018/3 D.İş sayılı dosyası ile müvekkili tarafından yapılan işlerin tamamının tespit edildiğini, bunlardan sözleşme kapsamını aşan kısımlarının davalı-karşı davacının talebi, bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığı ve iş sahibinin yararına olduğunu, nitekim  sözleşmeye konu işin, davalı-karşı davacının kontrolünde yürütüldüğünü ve bu süreçte müvekkiline, yapmakta olduğu işlerin projeye aykırılığına ve onay verilmediğine dair bir bildirim yapılmadığını, yani davalı-karşı davacının bizzat bilgisi ve kontrolü dahilinde yapılan işler olduğunu, bunların bedelsiz bırakılmasının iş sahibinin sebepsiz zenginleşmesine neden olacağını, bu nedenle hukuk ve hakkaniyetin gereği, yararına yapılmış olan bu işlerin bedelinin iş sahibi tarafından TBK’nın 413. vd maddeleri  uyarınca müvekkiline ödenmesi olduğunu, mahkemece karşı davanın kabulü ile müvekkiline fazladan ödenen bedelin iadesi yönünde vermiş olduğu kararın da usul ve hukuka aykırı olduğunu, çünkü müvekkili tarafından yapılan işlerin tamamının davalı-karşı davacının kontrolünde, isteği, bilgisi ve onayı dahilinde ve onun yararına yapıldığını, sözleşmeye konu hangarın teslim alındığını ve fiilen kullanılmaya başlandığını, mahkemece hükme esas alınan son bilirkişi raporunda \"Sözleşmeye uygun tarafların ve asıl işverenin onayı ile yapılmış iş artışının bulunup bulunmadığına dair inceleme ve değerlendirmeler\" bölümünün boş bırakıldığını yani eksik olduğunu, oysa sözleşmeye konu işin  davalı-karşı davacının kontrolünde yürütüldüğünü ve bu süreçte müvekkiline, yapmakta olduğu işlerin projeye aykırılığına ve onay verilmediğine dair bir bildirim yapılmadığını, yani müvekkilinin kafasına göre yaptığı işler değil, davalı-karşı davacının bizzat bilgisi ve kontrolü dahilinde yapılan işler olduğunu,  sözleşmenin 14. maddesi ile sözleşmeye bağlanan her türlü işin davalı-karşı davacının kontrolü altında müvekkili tarafından idare ve icra olunacağı, 15. maddesiyle de müvekkilinin gerek davalı-karşı davacı gerekse iş sahibinin  kontrol ile görevli personelinin sözleşmeler ve ekleri hükümlerine göre lüzumlu görecekleri hususları yerine getirmeye mecbur olduğunun hüküm altına alındığını, yine bu sözleşmenin 22.maddesi ile sözleşme şartlarına uygun görülmeyen ve reddedilen malzeme veya işler varsa bunların davalı tarafından müvekkiline yazılı olarak bildirilmesi gerektiğini, bu bildirime rağmen söz konusu malzemelerin inşaat yerinden uzaklaştırılmaması veya reddedilen işleri sökerek yenilememesinin  fesih sebepleri arasında sayıldığını, ancak  bu kapsamda davalı tarafından müvekkiline yapılan bir bildirim ya da fesih bildirimi de mevcut olmadığı gibi müvekkiline sözleşme bedelinin yanı sıra bir kısım iş artışı bedelinin de ödendiğini, bu hususta müvekkili tarafından kesilen hak ediş faturalarına hiç bir ihtirazi kayıt düşülmediğini, itiraz edilmediğini ya da bu faturaların  iade edilmediğini, aksine davalı tarafından defterlerine işlenmek suretiyle karşılığının müvekkiline ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1 maddesi gereği, müvekkiline hak ediş bedeli ödemesi yapılmasının ön koşulunun davalının  idareden hak ediş bedelini tahsil etmesi yani, müvekkilinin yapmış olduğu ve faturaya bağladığı işlerin idare tarafından onaylanması olduğunu, kaldı ki bu ödemeleri müteakip sözleşmeye konu hangarın fiilen kullanılmaya da başlandığını ve halen kullanıldığını, müvekkilinin  alacağını tahsil için yasal yollara başvurduğu tarihe kadar da davalı-karşı davacının bu ödemelerle ilgili bir talebi olmadığını,  mahkemece müvekkili  tarafından davalı-karşı davacıya ödenmesine hükmedilen tutarın, müvekkilinin yapmış olduğu ve işverenin kabul etmiş olduğu işlerin karşılığı olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına , asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.\t<br>\tAsıl dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali, karşı dava alacak istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davacı- karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  <br>\tMahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal<br>düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmeye göre davacı- karşı davalı teklifinin sözleşmenin eki olduğu, mahkemesince mahallinde incelemeyle alınan bilirkişi raporundan sözleşmenin uygulanmasına ilişkin proje dışında revize bir projenin bulunmadığının anlaşılmasına göre  davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı- karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,<br>2-Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden davacıdan  alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın asıl davanın davacısından   alınarak Hazineye irat kaydına,<br>3-Harçlar Kanunu gereğince karşı dava yönünden davalıdan  alınması gereken  istinaf karar harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, <br>4-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı- karşı davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve ödediği istinaf başvuru harçlarının  kendisi üzerinde bırakılmasına,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak  üzere  24/04/2026  tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br>     Başkan                    Üye             Üye                 Katip<br><br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2eb2e208c12fa213","SID":"f353d2376d7975ab"}}