{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/478 - 2026/783<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ                          \t\t\t          \t\t\t       <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t  E S A S T A N    R E D D İ)<br>                    \t\t\t         <br>ESAS NO\t: 2026/478 <br>KARAR NO\t: 2026/783<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t: 22.12.2025<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2023/469 E., 2025/824 K.<br><br>DAVA\t: İflâs Sıra Cetveline İtiraz <br>KARAR TARİHİ\t: 09.04.2026<br>YAZIM TARİHİ\t: 09.04.2026\t     \t<br>\tDavacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili özetle: Müvekkilinin 25.10.2019-01.03.2022 tarihleri arasında davalının Torbalı şantiyesinde beden işçisi olarak çalıştığını, müvekkilinin iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiğini, müvekkilinin ücretsiz izne çıkarıldığı bildirildikten sonra haberi olmadan SGK'ya işten çıkış bildirimi yapıldığını, iş yerinde haftanın 7 günü 08.00-20.00 saatleri arasında çalışıldığını ancak işten çıkış saatlerinin çoğu zaman 22.00'ye kadar uzadığını, müvekkilinin bu şekilde yaptığı hafta tatili ile fazla çalışmaların ücretlerinin ödenmediğini, ulusal bayram genel tatil günlerinde de çalıştığını, müvekkilinin işten çıkarıldığını öğrendiğinde davalıya gönderdiği ihtarname ile kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarının ödenmesini talep ettiğini ancak ödeme yapılmadığını, 2022 yılı Şubat ayı ücretinin de ödenmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin kısmi dava, diğer alacak kalemlerinin belirsiz alacak olarak talep edildiğini ileri sürerek davalının arabuluculuk görüşmeleri sırasında yaptığı kısmi ödemenin mahsubu ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL kıdem tazminatının, 1.000 TL ihbar tazminatının, 250 TL yıllık izin alacağının, 250 TL ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmadan doğan alacağının, 250 TL fazla çalışma ücretlerinden doğan alacağının, 250 TL hafta tatilinde çalışmadan doğan alacağının, 250 TL şubat ayı ücret alacağının, 250 TL asgari geçim indirimlerinden doğan alacağının iş akdinin feshi tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı vekili 08.11.2025 tarihinde sunmuş olduğu talep artırım dilekçesinde: Fazla mesai ücreti alacaklarını brüt 5.304,09 TL'ye, kıdem tazminatını 11.554,50 TL'ye, ihbar tazminatını  5.901,59 TL'ye, yıllık izin ücreti alacağını 3.100,42 TL'ye, net ücret alacağını  4.253,40 TL'ye ıslah ettiklerini, buna göre toplam  24.809,91 TL alacağın ıslah dilekçesi doğrultusunda, iş akdinin fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek mevduat faiz oranındaki faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tDavalı vekili özetle: Davacının, müflis şirketle imzalamış olduğu belirli iş sözleşmesinin ve işin sona ermesi nedeniyle işten ayrıldığını, davacının müflisten herhangi bir alacağı bulunmadığını, iş sözleşmesi kıdem ve ihbar tazminatı hak edecek şekilde sona erdirilmediğinden, talep edilen alacak kalemleri yönünden hesaplama yapılmasının yerinde olmadığını, huzurdaki davanın kayıt kabul davası olduğunu, İİK'unun 235.maddesine göre, kayıt kabul davaları 15 günlük yasal süre içerisinde açılması gereken davalardan olup, bu sürenin geçmesinden sonra ıslah yoluyla talebin artırılmasının mümkün olmadığını, ıslah ve talep artırımla talep edilen alacak kalemleri yönünden davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Somut davada, davacı alacaklının, toplam 3.500,00 TL alacağın kaydı için İflas Müdürlüğü'ne başvuru yaptığı ancak yargılama sırasında davacı vekilinin sunduğu talep artırım ve ıslah dilekçeleri ile, netice- i talebini, belirsiz alacak davası olarak açtığı fazla mesai ücreti alacağını brüt 5.304,09 TL'ye yükselttiği, talep artırım dilekçesi doğrultusunda alacağın kabulüne karar verilmesini talep ettiği, kısmi dava olarak açtığı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı ve ücret alacağı yönünden ise, 11.554,50 TL  kıdem tazminatı,  5.901,59 TL  ihbar tazminatı, 3.100,42 TL  yıllık izin ücreti alacağı, 4.253,40 TL net ücret alacağı olarak alacağı ıslah ettiği ve bu miktar üzerinden alacağın masaya kaydını talep ettiği görülmüştür.<br>\tİİK'nın 235. maddesine göre kayıt kabul davaları onbeş günlük yasal süre içinde açılması gereken davalardan olup, bu sürenin geçmesinden sonra ıslah yoluyla talebin artırılmasına hukuki geçerli sonuç bağlanamaz.  [(Kapatılan) 23. Hukuk Dairesi] 26.02.2015 tarih 2014/4157E,  2015/1204 K., 12.09.2014 tarih, 902 E., 5561 K., 05.02.2013 tarih ve 2012/6948 E., 2013/549 K. ve 31.10.2013 tarih ve 5028 E., 6683 K. sayılı ilamları)<br>\tSomut olayda, davacı tarafça 3.500,00 TL'nin kaydı için davalı iflas idaresine 28/02/2024 tarihinde başvurulduğu, başvuru sırasında tebliğ gideri verilmediği ve sıra cetvelinin davacı vekiline tebliğ olunmadığı, ancak 22/05/2024 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi nezdinde sıra cetvelinin ilan edildiği, davacının ıslah talebinin ise ilan tarihinden itibaren yasal 15 günlük süre geçtikten sonra 08/11/2025 tarihinde ileri sürüldüğü anlaşıldığına göre, kayıt kabul davasında bu şekilde ıslahın mümkün olmadığı hususu dikkate alınarak, alacak kayıt başvurusundaki talebi üzerinden değerlendirme yapılmış ve buna göre taleple bağlı kalınarak 1.000,00 TL kıdem tazminatı, 1.000,00 TL ihbar tazminatı,      250,00 TL yıllık izin ücreti, 250,00 TL fazla mesai ücreti, 250,00 TL ücret alacağının kayıt kabulüne hükmedilmiş, alacak kayıt başvuru dilekçesinde işlemiş faiz istemi bulunduğu dikkate alınarak, iflas tarihine kadar toplam faiz alacağı olan 1.238,03 TL olmak üzere davacının toplam 3.988,03 TL alacağının Ankara İflas Müdürlüğü'nün 2022/24 Esas sayılı dosyasında tasfiye işlemleri devam eden müflis ... Elektrik ve İnşaat . San. Tic. A.Ş.'nin iflas masasının 1.sırasına kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin istemin yukarıda açıklanan gerekçelerle reddine...\" karar verilmiştir. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Bilirkişi raporunda müvekkilinin işçilik alacaklarının tespit edilmesine rağmen ıslah ve bedel artırım dilekçesi ile talep edilen miktarlar dikkate alınmadan yalnızca dava dilekçesindeki miktarlarla sınırlı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğu, kayıt kabul davalarının alacağın tespitine yönelik olduğu, işçilik alacaklarının kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle teknik süre gerekçesiyle gerçek alacağın altında hüküm kurulmasının hakkaniyete aykırı olduğu, müvekkilinin davalıya ait ticari kayıtlara erişememesi nedeniyle alacağını başlangıçta tam olarak belirlemesinin mümkün olmadığı, İİK 235. madde kapsamında öngörülen sürenin davanın açılmasına ilişkin olduğu, dava süresinde açıldıktan sonra ıslah ve bedel artırımı yapılmasının usule uygun bulunduğu, ayrıca belirsiz alacak davası kapsamında yapılan artırımın ıslah değil alacağın belirlenmesi niteliğinde olduğu, benzer nitelikteki başka bir dosyada ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği, somut olayda farklı yönde karar verilmesinin çelişkili ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğu, müvekkilinin hafta tatili, fazla mesai, ulusal bayram ve genel tatil ile diğer işçilik alacaklarının bulunduğu, bu çalışmaların karşılığının ödenmediği, buna rağmen bu kalemlerin reddedilmesinin hatalı olduğu nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE:<br>Dava, İİK 235 madde gereğince sıra cetveline itiraz taleplidir. <br>İİK 235/1 madde gereğince iflâs sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Kanunun 223 üncü maddesi gereğince  tebligata elverişli adres göstermek ve Adalet Bakanlığınca çıkarılacak tarifede gösterilecek yazı ve tebliğ masrafları için avans vermek suretiyle iflâs idaresince alınacak kararların kendilerine tebliğini isteyen alacaklılar için dava açma süresi tebliğden başlar. <br>Dava açmak için öngörülen 15 günlük süre hak düşürücü mahiyettedir (Yargıtay 6. HD, 30.10.2023 , 2022/2494 E- 2023/3565 K). Sürenin hak düşürücü mahiyette olması nedeniyle, bu süre geçirildikten sonra talebin ıslahla artırılması hukuki sonuç doğurmaz (Yargıtay 23 HD, 19.10.2020, 2017/1906 E-2020/3098). <br>Somut olayda 16.06.2022 tarihinde davalının iflâsının açıldığı, sıra cetvelinin 22.05.2024 tarihinde Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan edildiği,  davacı tarafın talebini 08.11.2025 tarihinde olmakla İİK 235 madde de öngörülen 15 günlük hak düşürücü süreyi  geçirerek yaptığı anlaşılmaktadır. <br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t<br>1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine,\t<br>\t2-) Alınması gereken istinaf karar harcı peşin alındığından başka harç alınmasına yer olmadığına,<br>\t3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, <br>\t4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,     <br>\t\t\tdosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda\tHMK 362/1.a  madde gereğince miktar itibari ile KESİN olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi.  09.04.2026<br><br>        Başkan                   Üye               Üye                Katip <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5ef910db6d5124bd","SID":"475f788959b09538"}}