{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/696 - 2026/837<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/696 <br>KARAR NO\t: 2026/837<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                     \t     K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/394 E.  -  2023/358 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 16/11/2023 tarih ve 2022/394 E. - 2023/358 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/130206 sayılı \"...+şekil\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlanması üzerine davalı şirketlerin 2020/99385, 2020/109844 sayılı \"...\", \"...\" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kısmen kabulüne karar verilerek başvurunun kısmen reddedildiğini, bu kısmi ret kararına karşı müvekkilinin yeniden inceleme taleplerinin 2022-M-8230 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararı ile kısmen kabul edilerek 03 ve 05. Sınıflardaki bir kısım emtianın başvuru kapsamına iadesine karar verildiğini, ancak YİDK'in müvekkili itirazının tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini, söz konusu kararın haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira müvekkili şirketin temizlik için kağıt mamulleri ve benzer ürünler ile deterjan emtiası ve kişisel bakım mamulleri üretimi alanında faaliyette bulunan ve bu alanlarda ürettiği ürünlerinde kullanılan ..., ... gibi bir çok tanınmış markanın sahibi olduğunu, müvekkili şirketin ... markasını 2019/36097 işlem numarası ile 03. Sınıf ve 2020/46038 işlem numarası ile 05, 10 ve 16. Sınıf emtia bakımından tescil ettirdiğini, müvekkilinin dava konusu marka ile benzer şekil unsurunu ve aynı emtiayı içeren 2019/36097 ve 2020/46038 tescil numaralı ... ibareli markaları nedeniyle kazanılmış hakkının bulunduğunu, bununla beraber davalının ... markasının Türkçede “yeşil” anlamına gelen, yaygın kullanım ve bilinirliğe sahip bir kelimeyken müvekkiline ait ... markasının uydurma ve kendiliğinden ayırt edici bir ibare olduğunu, ayırt edici niteliği yüksek olmayan markaların ek unsurlar ve ufak değişikliklerle farklı marka sahipleri adına da tescil edilebileceğini, “...” ibaresinin oldukça geniş bir kullanıma sahip olmasından tek bir kişinin kullanımına verilmesinin marka hukukunun genel ilkelerine uygun olmayacağını, taraf markalarının bütünü itibari ile benzer olmadığı gibi özellikle görsel açıdan tamamen farklılık gösterdiğini ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-8230 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>\tDavalı ... AŞ vekili, müvekkili şirketin 2020/99385 sayılı \"...\" markasını uzun zamandan beri ve aralıksız olarak tescil edildiği alüminyum folyolar, sentetik malzemeden gıda ambalajı, çöp torbaları, buzdolabı torbaları üzerinde kullandığını, müvekkilinin markasının belirli bir bilinirliğe/tanınırlığa eriştiğini, taraf markalarının gerek okunuşu gerekse de yazılışının aynı olduğunu ve ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu ilk bakışta algılamalarının mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>\tDavalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkili adına tescilli 2020/109844 sayılı \"...\" ibareli marka ile davacının tescil ettirmek istediği \"...+şekil\" markası arasında iltibas tehlikesi olacağını, markalar arasında işitsel ve görsel benzerliğin bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br>\tDavalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, markalar arasında SMK'nın 6/1. maddesi kapsamında mal/hizmet benzerliği şartının sağlandığı, ancak \"...+şekil\" ile \"...\" ve \"...\" markalarının görsel olarak benzemediği, davacının “...” ibareli markasının Türkçe bir anlamının olmadığı, Felemenkçe “vadi” anlamına geldiği, davalıların “...” ibareli markasının ise Türkçe “yeşil” anlamına gelen İngilizce sözcük olduğu, “...” ibareli markanın ise Türkçe anlamının bulunmadığı, Felemenkçe “gen” anlamına geldiği, taraf markaları arasında anlamsal benzerlik bulunmadığı, \"...\" ibareli mesnet marka bakımından, Türkçe'de \"yeşil\" anlamına gelen kelimenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu markanın, davacının önceki tarihli markalarının serisi niteliğinde olduğu, aynı zamanda itiraza mesnet markalar arasında iltibasa sebebiyet verecek derecede benzerlik olmadığı, dava dilekçesinde bulunan \"...kararın talebimiz doğrultusunda tescil edilmeyen sınıflar yönünden tesciline...\" dair talep bakımından, açılan davanın 5000 sayılı Patent ve Marka Vekilliği ile Bazı Düzenlemeler Hakkında Kanun'un 15/c maddesi uyarınca açılan YİDK karar iptali talepli dava olduğundan ve dava YİDK kararının yerinde olup olmadığı ile sınırlı olarak incelenebileceğinden ve neticeten de mahkemece kısmen ya da tamamen \"kabul\" ya da \"red\" biçiminde karar verilebileceğinden, bu hususun fazlaya dair istem olarak değerlendirildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2022-M-8230 sayılı kararının reddedilen kısım yönünden iptaline, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde,  mahkemece bilirkişi raporu alınmasına rağmen raporun aksi yönünde hüküm kurulduğunu, rapor alma amacıyla çelişen bu uygulamanın hukuka aykırı olduğunu, davacı tarafın kesin süreye rağmen bilirkişi avansını yatırmadığını, buna rağmen mahkemenin teknik bilgi gerektirdiğinden bahisle hem dosyayı bilirkişiye verdiğini hem de bilirkişiye itibar etmediğini, tescili istenen markanın, müvekkili şirket markalarıyla aynı olduğu gibi aynı sınıflarda tescil edilmeye çalışıldığını, markaların birbirleriyle karıştırılacağını ve markaların ilişkili olduğu izlenimi oluşacağı açık olduğundan dava konusu başvurunun tüm hizmetler için reddedilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, gerekçeli kararda markalar ve emtia listelerinin karıştırıldığını, dosyaya sunulan bilirkişi raporundan neden farklı değerlendirme yapıldığının kararda gerekçelendirilmediğini, mahkemenin seri marka değerlendirmesi hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br>Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, uyuşmazlığa konu emtia ile başvurunun kapsamının hatalı tespit edildiğini, davacının başvurusuna konu markanın davalı taraflara ait 2020 99385 nolu ibareli ve 2020 109844 nolu ibareli \"...\"\"...\" ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan YİDK tarafından itiraz incelenerek bir kısım mallar başvuru kapsamına iade edildiğini, Kurum tarafından nihai olarak kapsam dışı bırakılan emtia bakımından taraf markları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali mevcut olduğundan mahkemece tesis edilen kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.   <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının \"Şekil + ...\" ibareli başvurusu ile davalıların itirazına mesnet \"...\" esas unsurlu ibareli markaları arasında, SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira tarafların markalarında ortak olarak yer alan bir ibarenin bulunmadığı gibi davalıların itirazlarına mesnet markalarında bulunan \"...\" ibaresinin Türkçe'de yeşil anlamına geldiği, \"...\" kelimesinin \"Çevre Dostu\" ürün imajı yaratmak için hemen hemen her sektörde yaygın olarak kullanıldığı, bu hali ile ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin;  2025/1042 Esas - 2025/5737 Karar, 2015/6190 Esas - 2015/13755 Karar ve 2018/3502 Esas - 2019/5292 Karar sayılı ilamlarında da bu hususlara vurgu yapıldığı, somut olayda da dava konusu başvuru ile mesnet markalar arasında yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davalılardan alınması gereken 732,00'şer TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... Şti., davalı ... Şti. ve davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40'ar-TL'nin davalı ... Şti.'den, davalı ... Şti.'den ve davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d2a0f49dd1658a75","SID":"60396b3fa988eadc"}}