{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/234 Esas<br>KARAR NO:2026/540<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:02/11/2023<br>NUMARASI:2022/807 E. - 2023/668 K.<br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:02/04/2026<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili şirket aleyhine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/296 D. İş ve 2022/301 Karar sayılı kararı ile tüm mal varlığı hakkında ihtiyati haciz kararı verildiğini, iş bu kararın icrası için İstanbul 9. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasıyla kambiyo senedine dayalı  icra takibi başlatıldığını, takibe konu teminat senetlerinin bedelinin ödendiğini ve borçlu olmadıklarının tespiti ile teminat senetlerinin iptaline karar verilmesi gerektiğini, davalı şahsın 2017 senesinde müvekkiline gelerek bir miktar sermayesinin olduğunu, Türkiye'de yatırım yapmak istediğini, kendisine ortaklık yapmasını teklif ettiğini, müvekkilinin o dönem inşaat ve hayvancılık işiyle ilgilendiğinden davalıya bu projelerden bahsettiğini, davalının da belli bir sermaye karşılığında hayvancılık işinden elde edilecek net kardan pay almak üzere müvekkiliyle anlaştığını, davalının bu şekilde müvekkiline peyderpey ödeme yaptığını, davalının hayvancılık işi için gönderdiği tüm paralar için düzenleme tarihi 15.11.2017, 21.02.2018 ve 29.01.2018 olan 3 adet, toplam bedeli 610.040,43 TL olan teminat senetleri düzenlendiğini, akabinde sözleşme uyarınca hayvanlar satıldıktan sonra elde edilen net kardan davalıya payına düşen kar payı ve müvekkiline ödemiş olduğu sermayesinin ödendiğini, toplamda 660.900,00 TL ödeme yapıldığını, netice itibarıyla hayvancılık işini konu alan takip dayanağı senet tutarları toplamda 610.000,00 TL iken taraflarınca davalıya 660.900,00 TL ödeme yapılarak, sermayesiyle birlikte 50.900,00 TL kar payı ödenerek aradaki borç ilişkisinin sona erdirildiğini, buna rağmen teminat niteliğinde olduğu senet metnine ve sözleşmeye eklenmiş ve bedeli ödenmiş senetlerin icra takibine konu edilmiş olmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu, söz konusu teminat senetlerinin ve senetlerin dayanağı sözleşmeden kaynaklanan edimlerin tamamının müvekkilce yerine getirildiğinden dolayı iş bu senetlerin bedelsiz olduğunu, aleyhe başlatılan icra takibinde takip yolu kambiyo senetlerine mahsus olduğunu ve dayanak belgelerin 3 adet bonodan ibaret olduğunu, senetler incelendiğinde teminat senedi olarak verildiğini, 2017 ve 2018 tarihlerinde tanzim edildiği ve vade tarihlerinin boş bırakıldığının görüleceğini, ödenecek bonolardan olan iş bu senetlerin tamamının 1+3 yıllık süre zarfında takibe konu edilmediğinden kambiyo vasfını yitirdiğini, zaman aşımına uğramış senetlerin kambiyo senetlerine mahsus yolla takibe konu edilemeyeceğinden takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini, taraflarınca yapılan arabuluculuk görüşmesinde de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığından dolayı iş bu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, İstanbul 9. İcra Dairesinin ... sayılı icra dosyasına konu 15.11.2017 tarihli 275.000,43 TL bedelli, 29.01.2018 tarihli 147.500,00 TL bedelli ve 21.02.2018 tarihli 187.500,00 TL bedelli senetlerin teminat senedi olduğunun tespitini ve teminat senedi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapılamayacağından borçlu olmadığının tespitini ve  takibin iptalini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise, takibe konu senetlerin kambiyo vasfını yitirmiş olmaları nedeniyle kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip yapılamayacağından borçlu olmadığının tespitini ve  takibin iptalini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise, takibe konu senetlerin görüldüğünde ödenecek senet olmaları ve 1 yıllık ibraz süresi içerisinde borçlusuna karşı ibraz edilmediğinden lehtarına karşı yani müvekkiline karşı öne sürülemeyeceğinden müvekkilinin senetler yönünden borçlu olmadığının tespitini ve  takibin iptalini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise, İstanbul 9. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senet bedellerinin ödenmiş olması nedeniyle ödenmiş senetlere karşı takip yapılamayacağından öncelikle borçlu olmadığının tespitini ve  takibin iptalini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde ise, takibe konu borcun, müvekkili şirket yetkilisi ve müvekkili şirket tarafından şirket adına ödenmiş olması nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini ve  takibin iptalini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış oldukları zararların Yasa gereği alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkilini Türkiye'de yatırım yapması amacıyla teşvik ettiğini, müvekkilline inşaat yapım sözleşmeleri yaptığını, müvekkiline gerçeğe aykırı vaatler vererek müvekkilinden para aldığını, müvekkilinin davacıya verdiği paraların hiçbir şekilde karşılığını alamadığını, parasının iadesini istediğinde ise davacı tarafından tehdit edildiğini, dolandırıldığını, müvekkilinin davacı ile görüşemediğini, daha sonra davacı müvekkilinin kendisine ulaşmasını engellemek için müvekkilinin telefon vs. her yerden engellediğini, müvekkilinin davacıya ulaşamadığından ve alacaklarını alamadığından davacıya 01.08.2022 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile alacaklarını ve zararlarını talep ettiğini, davacı ihtarnameye cevap vermediği gibi müvekkilinin alacaklarını ve zararını da ödemediğini, bu sebeplerle borçlu şirket sahibi hakkında taraflarınca Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/91827 numaralı soruşturma dosyası ile dolandırıcılık, evrakta sahtecilik, güveni kötüye kullanma, tehdit suçlamasıyla şikayette bulunduklarını, davacının Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/91827 numaralı soruşturma dosyasında verdiği ifadede; müvekkilin kendisinden alacaklı olduğunu kabul ettiğini, müvekkilini dolandırdığını, müvekkilinden mal kaçırdığını açıkça ikrar ettiğini, ihtiyati haciz kararına istinaden başlatılan icra takibinde davacı adına bahsi geçen dairelerden sadece 14 daire tespit edildiğini ve haczedildiğini, bu durumda davacı tarafın müvekkilinin de hakkının olduğu geri kalan 22 daireye ne yaptığının meçhul olduğunu, davacı ihtiyati haciz kararına itiraz ettiğini, söz konusu itiraz yapılan murafaa neticesinde tarafları haklı görülerek, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından reddedildiğini, davacının alacak davası açılacağı bilgisini aldıktan sonra hacizlerin kaldırılması için nakit ve teminat mektubu sunacağını mahkemeye bildirdiğini, talebinin kabul edildiğini, hacizlerin kaldırıldığını, davacının takibin iptaline ilişkin talebi hukuka aykırı olduğunu, davacının takibin iptaline karar verilmesini talep ettiğini, borcun ikrar edildiğini, senetler üzerindeki imzaya itiraz edilmediğini, hal böyle iken takibin iptal edilemeyeceğini, müvekkilinin bir kısım alacaklarının elde edilmesi amacıyla  ihtiyati haciz kararı alındığını, ihtiyati haciz kararı uygulandığını, davanın reddine, davacının %20’den aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararıyla; Davalı tarafından İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında davacı aleyhine takip başlatıldığı, takibe dayanak 15/11/2017 tanzim 275.040,00 TL bedelli, 29/01/2018 düzenleme tarihli 147.500,00 TL bedelli, 21/02/2018 düzenleme ve  187.500,00 TL bedelli bonolarda davalının lehtar ,davacının keşideci sıfatının bulunduğu, bonolarda vade tarihlerinin bulunmadığı,  6102 Sayılı TTK. m.778 atfı ile bonoların  6102 Sayılı TTK.m.772/2 maddesi kapsamında \" görüldüğünde ödenmesi şart olan bonolar\"dan sayıldığı, 6102 Sayılı TTK. 704. maddesi uyarınca bononun düzenleme gününden itibaren 1 yıl içinde ödenmesi için ibraz edilmesi gerektiği, TTK. 749. maddesi uyarınca bonodan doğan istemlerin vadenin geldiği tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamaaşımına uğrayacağı, takip konusu bonolar yönünden 15/11/2021, 29/01/2022, 21/02/2022 tarihleri itibari ile bonodan doğan istemlerin zamanaşımına uğradığı, takibin 27/09//2022 tarihinde başlatıldığı, bonodan kaynaklı istemlerin takip tarihi itibari ile zamanaşımına uğradığı, TTK.m. 750'de belirtilen ve zamanaşımını kesen sebeplerden birinin bulunmadığı , Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi'nin 2022/281 Esas 2022/534 K sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere işbu davaya konu takibin dayanağı olarak  ihtiyati haciz kararı ve 15/11/2017 tanzim 275.040,00 TL bedelli, 29/01/2018 düzenleme tarihli 147.500,00 TL bedelli, 21/02/2018 düzenleme ve  187.500,00 TL bedelli  bonolar gösterilmiş olup takip talebinde başka bir açıklama  bulunmadığından davalının zamanaşımına uğrayan bonolara dayanarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatamayacağı nazara alınarak davanın kabulüne, karar verilmiştir. <br>İSTİNAF:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davanın kabulü ile davacının borçlu olmadığının tespitine yönelik kararının eksik incelemeye dayalı ve gerçek hayatla çelişir nitelikte olduğunu, dosyaya sunulan banka ekstrelerine göre müvekkilinin davacıya 2.249.890,00 TL ve 252.884,00 USD tutarında fazladan ödeme yaptığını ve yaklaşık 40 milyon liralık inşaat yatırımı payının bulunduğunu, davacının ise tüm mal varlığını elden çıkararak müvekkilini mağdur ettiğini, davacının hem dava dilekçesinde hem icra hukuk mahkemesi ve savcılık ifadelerinde hem de WhatsApp yazışmalarında kâr payı borcunu ödeyeceğine dair açıkça mahkeme içi ve dışı ikrarlarda bulunduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin ilgili kararında da bu borç ikrarının varlığının saptandığını, bu ikrarların HMK 202 uyarınca yazılı delil başlangıcı ve Yargıtay içtihatları gereği kesin delil teşkil etmesine rağmen yerel mahkemece göz ardı edildiğini, sunulan delillerin fiziki dosyaya eklenmediğini ve kararın Anayasa ile HMK 297'ye aykırı şekilde gerekçesiz olarak tesis edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>GEREKÇE:İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı tarafından icra takibine konu bonoların taraflar arasındaki ilişkiye istinaden teminat amaçlı verildiğini, davalının hayvancılık işi için gönderdiği tüm paralar için düzenleme tarihi 15.11.2017, 21.02.2018 ve 29.01.2018 olan 3 adet, toplam bedeli 610.040,43 TL olan teminat senetleri düzenlendiğini, akabinde sözleşme uyarınca hayvanlar satıldıktan sonra elde edilen net kardan davalıya payına düşen kar payı ve müvekkiline ödemiş olduğu sermayenin ödendiğini, davalıya toplamda 660.900,00 TL ödeme yapıldığını, bu şekilde davalının 15.11.2017 tarihli 275.000,43 TL bedelli, 29.01.2018 tarihli 147.500,00 TL bedelli ve 21.02.2018 tarihli 187.500,00 TL bedelli teminat senetlerin, kısmen  davacı şirket, kısmen davacı şirketin ortağı ... tarafından şirket adına ödenerek tamamiyle ödendiğini, ancak davalı yurt dışında yaşadığı için teminat olarak verilen senetlerin davalıdan daha sonra alınmak üzere anlaşıldığını, senetlerin iade edilmediğini ve senetlerin kambiyo senedi vasfını taşımadığını ileri sürmektedir.Mahkemece icra takibine konu senetlerin zaman aşımına uğradığını belirterek davanın kabulüne karar verilmiştir.İstanbul 18. İcra Mahkemesi'nin 24/11/2022 gün, 2022/663 esas, 2022/894 karar sayılı kararı ile zaman aşımı itirazının kabulüne, İİK 169/a maddesi uyarınca itirazda bulunan borçlu yönünden takibin durdurulmasına karar verildiği, istinaf edilmesi neticesinde, İstanbul Bam 22 HD'nin 2023/1056 esas 2023/904 karar sayılı ilamı ile,davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının katılma yolu ile yaptığı istinaf başvurusunun kabulü ile davanın reddine temyiz yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.İstanbul Bam 22 HD'nin gerekçesinde;\" Yukarıda da bahsedildiği gibi mahkemenin İİK 170/a maddesinin 3.fıkrasını dikkate almadan talebi İİK 169.madde çerçevesi içinde görüp durdurması yanlıştır. Davacının talebi İİK 170/a maddesine dayalı bir şikayettir. Bahsedildiği gibi her üç bonoda da vade yoktur. Bu hallerde TTK 704/1 ve TTK 777/2.fıkra gereği yasal sürelere uyularak takip yapılması zorunludur. Ancak davacı borcu kabul etmekle artık uyuşmazlık İİK 170/a maddesinde de çıkmıştır. Öte yandan gene her üç bononun üstünde teminattır ibaresi vardır. Ancak neyin teminatı olduğu hususunda bir açıklama yoktur. Dolayısıyla bu ibareyi TTK 776.maddenin b fıkrası kapsamında değerlendirip takibi İİK 170/a maddesi gereği iptal olanağı da kalmamıştır. denilmektedir. İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında, takibe dayanak 15/11/2017 düzenleme tarihli 275.040,00 TL bedelli, 29/01/2018 düzenleme tarihli 147.500,00 TL bedelli, 21/02/2018 düzenleme tarihli 187.500,00 TL bedelli bonolara istinaden ihtiyati haciz kararı alınarak ve akabinde kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, bonolarda vade tarihlerinin bulunmadığı, 6102 Sayılı TTK. m.778 atfı ile bonoların  6102 Sayılı TTK.m.772/2 maddesi kapsamında \" görüldüğünde ödenmesi şart olan bonolar\"dan sayıldığı, 6102 Sayılı TTK. 704. maddesi uyarınca bononun düzenleme gününden itibaren 1 yıl içinde ödenmesi için ibraz edilmesi gerektiği, TTK. 749. maddesi uyarınca bonodan doğan istemlerin vadenin geldiği tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zaman aşımına uğrayacağı, takip konusu bonoların 05/10/2022 takip tarihi  itibarı ile zaman aşımı süresinin dolduğu kambiyo senedi vasfını yitirdiği anlaşılmıştır. Zaman aşımına uğramış olan bonolar yönünden  kambiyo hukukuna dayalı  haklar yitirilir  ise de, taraflar  arasında  temel ilişki  bulunması halinde  bu gibi bonolar yazılı delil başlangıcı  olarak dayanılabilir ve alacaklı  alacağını her türlü delille ispatlaması  mümkün  hale gelir.Somut olayda icra takibine konu bonoların takip tarihi itibarı ile zaman aşımına uğradığı, yazılı delil başlangıcında olduğu, alacağın varlığının davalı-alacaklı  tarafından ispat edilmesi gerektiği, davacı tarafından senetlerden kaynaklanan borcun kabul edilerek senet bedellerinin ödendiğinin ileri sürülmesi nedeniyle, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davacı-borçlu tarafından, dekontlar ibraz edilmiş ise de  09/08/2021 tarihli 267.000 TL bedelli dekontta \"... iadesi, Gönderen ...\" yazdığı, diğer ödeme belgelerinde açıklama bulunmadığı, takibe konu bonolara atıf yapılmadığı görülmüştür. Davacı tarafça, davalının ortak oldukları hayvancılık işi için para gönderdiğini ileri sürmüşse de, dosya kapsamında hayvancılık işine ilişkin sözleşme bulunmadığı, kat karşılığı ortaklık sözleşmesinin davacı tarafça dosyaya sunulduğu,  Sözleşmenin 9. Maddesinde; ... tarafından yapılan ödeme kadar teminat senedi düzenleneceği, Sözleşmenin 11. Maddesinde; şirkete konulan sermaye geri ödendikçe ödenen miktar kadar ...'e iade edileceğinin düzenlendiği görülmüştür.Davacı tarafından ödeme iddiasının ispat edilemediğinden, mahkemece sübut bulmayan davanın reddine karar verilmesi gerekir iken, hatalı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi yerinde değildir.Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, Davanın reddine dair karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1- Davalı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile,<br>2- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/11/2023 tarih, 2022/807 E., 2023/668 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,<br>3- Davanın REDDİNE,<br>4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcının peşin alınan 10.458,95 TL tamamlama harcından mahsubu ile fazlaya ilişkin olan 9.726,95 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,<br>4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderlerini üzerinde bırakılmasına,<br>4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,<br>4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine maddesine göre 97.866,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,<br>5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;<br>5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,<br>5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 300,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.038,00 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine<br>5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,<br>6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/04/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"34fb3499a7ae41de","SID":"7ba067300095bdda"}}