{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ    20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2026/320 - 2026/769<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2026/320 <br>KARAR NO\t: 2026/769<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK <br>\t\t  MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 03/12/2025<br>NUMARASI\t\t: 2025/337 E.  -  2025/487 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka 2021-M-11826 Sayılı YİDK Kararı İptali<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/12/2025 tarih ve 2025/337 Esas - 2025/487 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t:Davacı vekili, davalı şirketin  2019/10861sayılı \"...\" ibareli marka tescil başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazlarının, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa davalı başvurusu ile müvekkiline ait \"...\" asli unsurlu markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2021-M-11826 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili davanın reddini savunmuştur. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iptali istenen YİDK kararının davacıya 24/1/2022 tarihinde tebliğ edildiği, iki aylık dava açma süresinin 24/3/2022 tarihinde dolduğu ve buna göre davanın karar tebliği ile başlayan iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 25/3/2022 tarihinde açıldığı gerekçesi ile davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,   YİDK kararının müvekkilinin posta kutusuna 24/01/2022 tarihinde girdiği belirtilmişse de,    müvekkilinin işbu tebligattan daha geç bir tarihte haberdar olduğunu, tebligatın posta kutusuna konulduğu tarihi izleyen onuncu günün sonunda yapılmış yapılması gerektiğinden  davanın süresi içinde açıldığını, kaldı ki, tebligatın 24/01/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu kabul edilse dahi, süre ertesi gün işlemeye başlayacağı ve Şubat ayının da 28 gün çekmesi nedeniyle  2 aylık hak düşürücü sürenin   25 Mart 2022 tarihinde sona ereceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu uyuşmazlığa uygulanması gereken 5000 sayılı Kanun'un 15/C maddesi uyarınca YİDK tarafından tesis edilen kararlara karşı kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde dava açılabileceği, anılan sürenin hak düşürücü nitelikte olup Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 10/03/2014 gün ve 2014/3072 E.-4547 K. sayılı, 01/06/2015 gün ve 2015/2531 E.-7355 K. sayılı emsal kararlarında işaret edildiği üzere dava şartı olduğu, buna göre, iptali istenen YİDK kararının davacıya 24/1/2022 tarihinde tebliğ edildiği, eldeki davanın ise iki aylık hak düşürücü süre dolduktan sonra 25/1/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 16/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. <br>\t<br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e7699661b89dbe76","SID":"b522b879bd80d880"}}