{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>1.HUKUK DAİRESİ<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: ANTALYA 3.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 11/10/2023<br>DAVA: Tapu İptali Ve Tescil<br>KARAR TARİHİ: 28/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 28/04/2026<br><br><br>Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... E. ....K. sayılı dosyasında 11/10/2023 tarihli kararına karşı davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvuruları üzerine dosya dairemize tevzi edilmekle hazırlanan inceleme raporu ile yapılan müzakere sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;<br>TALEP: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sokak, .... ve ... ada sayılı arsa nitelikli taşınmazlar dava dışı .... Vergi Nolu S.S. .... Yapı Koop. adına tescilli iken yüklenici konumdaki dava dışı ... Vergi Nolu .... İnşaat Malzemeleri Pazarlama Ve Ticaret Limited Şirketi ile Antalya 3.Noterliğinin 12.11.2015 T., .... Yevmiye Nolu Düzenleme Şeklindeki Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi tanzim ve imza edildiğini, dava dışı yüklenici ... ile de ... Tarım .... Hazır Bet San ve Tic Ltd Şti ve ... nın ortağı .... Sağlık Gıda ve Dış. Tic. Ltd. Şti. ile ... adet daire, .... kapıcı dairesi, sosyal tesis ve çevre düzenlemesi işlerine ilişkin olarak alt yüklenicilik sözleşmeleri akdedildiğini, yüklenici İmsaş tarafından alt yüklenicileri ... ve .... ile arasındaki inşaat tamamlama ana sözleşmesi ve ek sözleşmelerine binaen ... ili .... ilçesi ... Köyü ... ada .... parsel numarasında kayıtlı .... nolu bağımsız bölüm üzerinde bulunan kat irtifaklı dubleks mesken alt yüklenici ....Yapı'ya özgülendiğini, bununla birlikte müvekkili ... in yetkilisi olduğu .... ile adi ortaklık ilişkisi bulunan ... Yapı'nın muvafakati ile dava konusu taşınmaz davacı müvekkili ... e 18.11.2020 tarihinde devredildiğini, davalı ile dava dışı .... arasında imzalanan \"Kısmi Borç Tasfiye Protokolü\" başlıklı sözleşme dava konusu taşınmazın davalıya devri suretiyle ticari borcun ödenmesi ve akabinde bakiye bedelin iade edileceği inancıyla yapıldığını, tacirler arasında yapılan devir gerçek manada borcun ödenmesi ve tasfiyesi amacıyla yapılsa davalı anılan sözleşmeden doğan edim borcunu gereği gibi yerine getirmemiş, ukdesinde bulundurduğu taşınmazı da devretmediğini, Kısmi Borç Tasfiye Protokolü başlıklı sözleşmenin \".... Tarım .... Hazır Bet San ve Tic Ltd Şti'nin müteahhitliğini üstlenmiş olduğu, ... ili ... ilçesi, ....Mah, ... ada, ... parsel de bulunan ... bağımsız bölüm nolu villa, ... ın tahakkuk eden borçlarına mahsup edilmek üzere, ilgili Tapu Sicil Müdürlüğü nezdinde gerçekleştirecek işlemler ile ... A.Ş.'ye veya yetkilendireceği kişiye devredilecektir.\" şeklindeki hükmü uyarınca inanılan davalı .... A.Ş.'ye anılan sözleşme gereğince bu devrin yapılacağı taahhüt edildiğini, dava konusu olayda inanan dava dışı .... \"Kısmi Borç Tasfiye Protokolü\" başlıklı sözleşmenin 3. Maddesinde belirtildiği gibi sözleşmedeki edimlerin yerine getirileceği inancıyla müvekkili ...e vermiş olduğu yazılı muvafakat gereğince edinilen dava konusu taşınmaz gerçek bedelinin oldukça altında bir bedelle davalı şirkete devredildiğini, şüphesiz ki, inançlı işlemlerin hukuki yapısı incelenirken iki temel unsurun varlığı gözlemlenir, bunlardan ilki, taraflar arasında yapılmış olan inanç anlaşmasıdır. Diğer unsur ise inanç konusunun inanılana devredilmesi işlemidir. İnanç ilişkisi ile güdülen amacın gerçekleşmesi sonucunda, inanç konusunun devredilmesine ilişkin hükümler, inanç anlaşması vasıtası ile belirleneceğini, sözleşmenin devamında her ne kadar 500.000-TL değerinde inşaat yapı malzemesi teslimi gerçekleştirmiş ise de teminat amacıyla 2. Madde uyarınca devredilmesi lazım gelen ... ili, .... ilçesi, .... mahallesi, ... ada .... parsel üzerindeki taşınmazı devretmeyerek sözleşmeye aykırı hareket edildiğini, bu nedenlerle davanın kabulünü, davalı ile akdedilen \"Kısmi Borç Tasfiye Protokolü\" başlıklı sözleşmenin geçmişe dönük olarak feshini, ... ili ... ilçesi ... Köyü ... ada ... parsel numarasında kayıtlı ... nolu bağımsız bölüm üzerinde bulunan kat irtifaklı dubleks mesken üzerindeki tapu kaydının davalıdan terkine, davacı ... adına tescilini, tescilin mümkün olmaması halinde, yargılama sırasında yapılacak araştırma ve incelemeler sonucunda ortaya çıkacak gerçek alacak bedelini talep etme hakkı saklı kalmak kaydıyla; taşınmazın rayiç bedelinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince; Dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden Reddine, mahkemenin Görevsizliğine, HMK'nın 20. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve süresinde  (başvurulması halinde dava dosyasının yetkili ve görevli Antalya  Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı ile dava dışı ... Yapı Tarım Hayvancılık Hazır Beton Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında akdedilen ticari nitelikli sözleşmeden doğan alacağın davacı ... ve yetkilisi olduğu .... Medikal Sağlık Gıda ve Dış Ticaret Limited Şirketi'ne temlik edildiğini, uyuşmazlığın ticari iş niteliğinde olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 3, 16, 19 ve 4. maddeleri gereğince tarafların tacir sıfatı taşıdığını, tüzel kişi tacirlerin tüm borç ve işlemlerinin ticari sayılacağını, dolayısıyla Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin eksik ve hatalı şekilde verdiği görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenle istinaf başvurusunun kabulüne ve yargılamanın devamına, ... ili ... ilçesi .... Köyü ... ada ... parsel ...nolu bağımsız bölüm üzerindeki dubleks meskene tapu kaydına \"davalıdır\" şerhi düşülmesine ve ihtiyati tedbir şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı .... Yapı İnşaat Nakliye Sanayi ve Ticaret A. Ş. Vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Karar içeriğinin dava dilekçesi özetinde, müvekkili .... AŞ ile diğer şirketler arasında yapılan protokol ve işlemlerden bahsedildiğini, bu itibarla müvekkili açısından davanın ticari nitelikte bir dava olduğunun aşikar olup Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna şüphe bulunmadığını ileri sürerek kararın ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Davacı vekili, davacı .... tarafından resmi satış yoluyla edinilen bağımsız bölüm vasfındaki taşınmazın, davalı şirket ile dava dışı ... Yapı ... Ltd. Şirketi arasında düzenlenen ve tarih içermeyen adi yazılı protokole istinaden davalı şirkete devredildiği, davalı şirketin belirtilen protokol hükümlerine aykırı davrandığı ve kendisine devredilen dava konusu taşınmazı da geri vermediği belirtilerek, davalı ile akdedilen sözleşmenin feshine, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı .... adına tesciline, mümkün olmaması halinde taşınmazın rayiç bedelinin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.<br>İlk derece mahkemesince dava dilekçesinin göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden Reddine, mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi üzerine davacılar vekili ve davalı şirket vekili tarafından yukarıda belirtilen sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/07/2012 tarihinden sonra açılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda o davaya asliye ticaret mahkemesinin bakacağı yönünde düzenleme olmalıdır. Örneğin, ödünç para verme işlemlerine ilişkin uyuşmazlıklar Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, iflas davaları ise 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 154 ve devamı maddeleri hükmünce ticari dava sayılır. Buna karşılık Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca, tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın ticari dava sayılan havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin uyuşmazlıklardan doğan davalar herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmiyorsa, ticari dava vasfını kaybedecektir.<br>Diğer taraftan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.<br>6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca ticari davalar Asliye Ticaret Mahkemelerince görülerek karara bağlanır. Öte yandan aynı düzenleme gereğince, asliye ticaret mahkemeleri ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’ndan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 6335 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki halinden farklı olarak iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce ve temyiz incelemesi aşamasında Yargıtay’ca re'sen incelenir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup, buna göre, yargı çevresinde ayrı bir asliye ticaret mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmeyecektir. Başka bir anlatımla, yargı çevresinde Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde bir ticari uyuşmazlığın çözümü için Asliye Hukuk Mahkemesine genel mahkeme sıfatıyla dava açılması halinde, mahkemece görevsizlik kararı verilmeksizin işin görülmesi gerekir. Buna karşılık, Kanun aksi durumu düzenlememiş olduğundan, Asliye Hukuk Mahkemesinin ticari olmayan bir davayı Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla görmüş olması açık usule aykırılık halini oluşturmaktadır.<br>Somut olayda tacir olmayan davacılar ile davalı şirket arasında bir sözleşme bulunmadığı gibi, davacı ...ın davaya konu taşınmazı alt yükleniciden alan üçüncü kişi konumunda olduğu ,aralarında ilişkinin ticari nitelikte olmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca dava, 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. O halde, eldeki davanın ticari dava olarak kabulü ve asliye ticaret mahkemesinin görevli olması için uyuşmazlık konusu işin her iki tarafın birden ticari işletmesi ile ilgili olması zorunludur. Eldeki davaya bakma görevi genel mahkeme sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi'nde olduğundan mahkemece görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.<br>Açıklanan nedenlerle davacılar vekili ve davalı şirket vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>1- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/10/2023 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacılar vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE;<br>2- Davacılar yönünden alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davacılardan alınarak Hazineye irat kaydına;<br>3- Davalı yönünden alınması gerekli 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 462,15 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına;<br>4- Talep eden tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına;<br>5- İstinaf incelemesi duruşma açılmadan sonuçlandırıldığından taraflar leh ve aleyhine ücreti vekalet takdirine yer olmadığına;<br>6- Kararın yerel Mahkemesince taraflara tebliğine;<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.28/04/2026<br><br>\t\t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f5d4179cfe732353","SID":"386d17c9d68bbfbe"}}