{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ<br> Esas-Karar No:  2025/1117-2026/325 <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ<br>\t\t\t         (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız)<br>(Başvuru Kabul/Gönderme/HMK m. 353/1-a.6)<br>DOSYA NO\t: 2025/1117  Esas<br>KARAR NO\t: 2026/325<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 10/10/2025<br>NUMARASI\t\t: 2023/296 Esas-2025/717 Karar (Birleşen Ankara  9.Asliye \t\tTicaret Mahkemesinin 2020/367  Esas Sayılı Dosyası)<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden  Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 07/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 05/05/2026<br><br>\tTaraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden  Kaynaklanan) davasında  mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; birleşen davanın kabulüne  dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri  tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>\t\t\t\t\t\t\tAsıl davada;<br>Davacı vekili; müvekkili şirketin davalıya 28/11/2016 tarihinde taraflar arasında imzalanan Talaş Dönüşüm Sistemi Kurulması  sözleşmesi kapsamında talaş dönüşüm sistemi sattığını, sözleşmenin  9. maddesi uyarınca davalı alıcının sözleşme bedelinin % 25'ini sözleşme tarihide havale, % 25'ini  sözleşme tarihinden itibaren 45 gün sonrası için çek, % 25'ini sevkiyat tarihinde havale, % 25'ini  teslimat tarihinden itibaren 30 gün sonrası için çek şeklinde gerçekleştirileceğini,  söz konusu sözleşmenin KDV dahil toplam bedelinin 159.300,00 TL olduğunu, sözleşme konusu ürünün sevk tarihinin 20/10/2017 ve teslimat tarihinin ise 01/11/2017 olduğunu, davalı şirketin 30/11/2016 tarihinde 33.750,00 TL; 26/12/2017 tarihinde 15.000,00 TL ve 12/01/2017 tarihinde 33.750,00 TL olmak üzere toplam 82.500,00 TL ödeme yaptığını ve sözleşme bedelinin geriye kalan 76.800,00 TL'sini ise ödemediğini, müvekkili şirketin alacağının temini için Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesinin  2018/157 esas sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, ancak davanın görevsizlik kararı ile usulden reddedilerek kesinleştiğini,  müvekkili şirketin alacağının tahsili için Ankara 32. İcra Müdürlüğünün 2019/9238 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek Ankara  32. İcra Müdürülüğünün 2019/9238 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve haksız olarak takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğinden davalı aleyhine % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.   <br>\tDavalı vekili; taraflar arasında  HMK'nun 193. maddesi uyarınca delil sözleşmesi olduğunu, bu nedenle davalının ticari defter ve kayıtların aksine davacının delil sunamayacağını, itirazın iptali davalarında kapak hesabı üzerinden karar verilemeyeceğini, icra takibinde 88.309,50 TL talep edilmesine karşın dava dilekçesinde 103.544,01 TL talep edilmesinin hatalı olduğunu, temerrüt koşulları oluşmadığından işlemiş faiz ve alacağın likit olmaması nedeni ile icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, taraflar arasındaki sözleşmenin satım değil bir eser sözleşmesi olduğunu,  taraflar arasında imzalanan sözleşme ile talaş döküm sisteminde kullanılacak olan makinelerin altına platformların ve yan parçalarının imalatının davacı tarafından yapıldığını, davacının üreteceği ürünlerin bir sistemin parçası olduğunu ve bu sistemle uyumlu olarak üretilmesi gerektiğini bildiğini, sözleşme gereği davacının kendisine yapılan ödeme tarihinden itibaren 8 hafta içerisinde makine ve ürünleri eksiksiz ve ayıpsız olarak teslim etmesi gerekirken davacının kabulünde olduğu üzere 01/11/2017 tarihinde ve 39 hafta gecikmeli olarak teslim ettiğini, sözleşme konusu ürünlerin tesliminden sonra davacı tarafça montajının yapılması için beklenmeye başlandığını ve davacı tarafça gönderilen ekiplerce makinelerin montajına başlanmış ise de bu sırada bir kısım makinelerin imalatlarının eksik ve işlevine uygun olmadığının tespit edildiğini, davacının tüm sözlü ve yazılı uyarılara rağmen eksik ve ayıpları gidermediğini, makinelerin montajını tamamlamadığını, tespit edilen eksik ve ayıplar nedeniyle de ödemezlik defi kapsamında sonraki ödemelerin yapılmadığını, Beşiktaş 6. Noterliğinin 02/10/2018 tarihli ihtarnamesi ile başkaca ayıp ve eksiklikler tespit edildiğinde giderilmesi talep hakları saklı tutularak tespit edilen eksiklik ve ayıpların giderilmesinin istenildiğini, davacının eksik ve ayıplı imalatlarının 35.000 TL lik kısmının ... Mühendislik tarafından bir kısmının da davalı tarafından giderilmiş olduğundan davacıya hitaben düzenlenen fatura ile alacağından 41.300,00 TL bedelin mahsup edildiğini, makinelerin çalıştırılmasından sonra da makinelerin ya çalışmadığını veya bir kısım parçaları değiştirilmiş olmasına rağmen sürekli arıza verdiğini, bu nedenle de sözleşme konusu makinelerin onarılması veya bazı parçalarının değiştirilmesi gerektiğini, bu aksaklık ve ayıpların da ... Metal Makine tarafından 35.500,00 TL ye giderildiğini, dolayısıyla davacının alacağı bulunmadığını, aksine davacıdan cezai şart bedeli alacağı bulunduğunu savunarak davanın reddine ve dava değerinin % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. <br>\t Birleşen davada;<br>\tDavacı vekili; taraflar arasında 28/11/2016 tarihinde \"Eser ve Hizmet Sözleşmesi\"  imzalandığını, davalının makine ve ürünleri eksiksiz ve ayıpsız olarak süresi içerisinde teslim etmediğini ve bu nedenle davacının üstlendiği ... A.Ş. nezdinde kurulacak olan sistemi geç kurmasına ve kendi edimini teslimde gecikmesine neden olarak davacıyı zarara uğrattığını, ödemezlik defi kapsamında bakiye ödemelerin yapılmadığını, işin 3. kişiye yaptırıldığını, davalının davacı uhdesinde herhangi bir alacağı bulunmadığını, davalı tarafından huzurdaki dava konusu sözleşmeden kaynaklı olarak olarak açılan davanın Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/476 Esas sayılı dosyasından görüldüğünü ve dosyaya cevap verilirken huzurdaki davadaki taleplerinin karşı dava olarak talep edildiğini ancak karşı davanın tefrik edilerek Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/44 Esas numarasını aldığını ve arabuluculuk başvurusu olmadığından usulden reddedildiğini, karar kesinleştikten sonra arabuluculuk başvurusu yapılarak huzurdaki davanın açıldığını ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br> Davalı vekili; taraflar arasında imzalanan 28/11/2016 tarihli sözleşmenin 4. Maddesine göre talaş döküm sistemi imalatında bir kısım ürünlerin davacı, bir kısım ürünlerin ise davalı tarafından temin edilmesinin kararlaştırıldığını, davacının temin etmesi gereken ürünleri zamanında temin edip müvekkiline ulaştırmadığı gibi tüm detaylarıyla birlikte sistem yerleşim planına da bir türlü karar veremediğini, bu nedenle davacı tarafından yapılması gereken sistem yerleşim planının müvekkili tarafından yapıldığını ve buna ilişkin ek bir ücret de talep edilmediğini, yine davacı tarafından temin edilmesi gereken sıvı depolama tankının da müvekkili tarafından imal edildiğini ve yine buna ilişkin ek ücret talep edilmediğini, davacının üzerine düşen yükümlülükleri 11/09/2017 tarihine kadar yerine getirmediğinin kabulü gerektiğini, kaldı ki davacının asıl davaya kadar ürünün geç teslimine ilişkin iddialarını ileri sürmediğini, davacının sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmesinin hemen akabinde 8 haftalık süre içerisinde ürünlerin imal edilerek davacıya teslim edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br><br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>\t\t\t\t\t\t\tMahkemece; Taraflar arasında imzalanan 28/11/2016 tarihli sözleşmede,  eser sözleşmesi ilişkisi kurulmuş olup, iş bedeli toplamının 135.000,00 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, buna göre taraflar arasında iş bedelinin 6098 sayılı TBK 480. (818 sayılı BK 365. maddesi) maddesinde düzenlenen götürü bedel olarak kararlaştırıldığının anlaşıldığı, kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenicinin işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiğinin kabul edildiği, bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibinin fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenicinin ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebileceği, sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerektiği  (Yargıtay (kapatılan) 15. Hukuk Dairesi, 2020/2407 Esas, 2020/3033 Karar), BAM kararı doğrultusunda aldırılan son tarihli bilirkişi heyet raporuna göre asıl dava yönünden , fiziki oran yöntemi  yani yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları ile davacı taşeronun sözleşme kapsamındaki tüm yükümlülükleri dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının, sözleşme bedeli (KDV hariç): 135.000,00 TL, eksik iş bedelinin: 64.900,00 TL (KDV dahDl). KDV’siz bedel: 64.900,00 / 1,18 = 55.000,00 TL   (yuvarlama ile). Eksik iş oranı: 55.000,00 TL / 135.000,00 TL = %40,74.   <br>Tamamlanan iş oranı: %100- %40,74 = %59,26.   <br>Tamamlanan iş bedelD: 135.000,00 TL x %59,26 = 79.951,00 TL.   <br>KDV (%18): 79.951,00 TL x 0,18 = 14.391,18 TL.    Toplam tamamlanan iş bedelD: 79.951,00 TL + 14.391,18 TL = 94.342,18 TL. ... ...’ un ödemeleri (82.500,00 TL) düşülünce, dava tarihi itibari ile  bakiye alacağın 94.342,18 TL- 82.500,00 TL = 11.842,18 TL  olduğu, sözleşmenin 9. maddesine göre, bakiye ödemeler sevkiyat (20.10.2017) ve teslimattan <br>30 gün sonrası (01.12.2017) için vadeli olduğundan, davalı yanın buna göre  01.12.2017’de temerrüde düştüğü kabul edilerek ,2017-2019 arası %9 (TCMB ticari alacak faizi) üzerinden   sonuç olarak  11.842,18 TL x %9 x (652 gün / 365) = 1.905,66 TL işlemiş faiz talep edebileceği belirtilerek  asıl davanın kısmen kabulüne;  davalı borçlunun Ankara 32. İcra Dairesinin 2019/9238 Esas nolu takip dosyasındaki 11.842,18 TL asıl alacak ve bilirkişi heyeti raporunda    icra takip tarihine göre hesaplamanın  yapılmadığı, sözleşmenin 9.maddesine göre  mahkemece 01/12/2017 teslimattan 30 gün sonrası  bu tarihte temmerrüte düşüleceği kabul edilerek  icra takip tarihi olan 10/07/2019 tarihine kadar işleyecek icra takibinde yasal faiz talep edilmesi nedeni ile  %9 oranında  yasal faiz miktarı toplam  1.711,11 TL işlemiş faiz  talep edilebileceğinden, 1.711,11 TL   işlemiş faiz alacak miktarına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden ve takip talebindeki şartlarla devamına,  davacı yanın fazlaya ilişkin istemin ve icra takibine davacı/davalı yanca kötü niyetle girişildiği ispatlanamadığından, koşulları oluşmadığından,  davalı tarafın kötüniyet tazminat isteminin reddine, alacak sözleşeme bedeli ve faturalarla likit olduğundan, toplam alacak miktarı olan 13.553,29 TL alacak miktarı üzerinden hesap edilen %20 oranında icra inkar tazminatının (2.710,65 TL) davalı-davacıdan alınarak davacı-davalıya verilmesine;<br>Birleşen dava yönünden ise; ... Filtrasyonun, 20/10/2017  tarihli sevkiyat ve 01/12/2017 tarihli teslimat sonrası  ödemede bulunmadığı,, ... ...’ un eksiklikleri gidererek sistemi çalışır <br>hale getirmesi (faturalar ve ... A.Ş.’nin 22.02.2021 yazısı uyarınca ), sözleşmeden dönme <br>veya fesih iradesinin olmadığını, eseri kullanmayı tercih ettiğini gösterdiğinden, Yakup Zere de <br>sözleşmeyi feshetmediğinden, eylemli fesih bulunmadığı, <br>2017 tarihinde eksik ve ayıplı olması ve montaj yapılmayıp sistem çalışır hale getirilmemesi nedeniyle TBK'ya göre geçerli bir teslimin bulunmadığı, ancak davalının sitemi çalışır hale getirerek eseri dolaylı kabul ettiğinden,  sözleşmenin 14.maddesine göre cezai şart isteyebileceği,02/01/2018 ve 30/01/2018 tarihli çekilen ihtarnamede cezai şart talebini saklı tuttuğunu belirttiği,buna göre bilirkişilerce hesaplanan Sözleşme bedeli (KDV hariç): 135.000,00 TL.   Haftalık ceza: 135.000,00 TL x %10 = 13.500,00 TL.   39 hafta x 13.500,00 TL = 526.500,00 TL  talep edebileceğinden ,yapılan ıslah da nazara alınarak, <br>100.000,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 12/08/2020 tarihinden, 426.000,00 TL'sinin ise ıslah tarihi olan 13/05/2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davacı-davalıdan alınarak davalı-davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>\tDavacı/birleşen dosyada davalı  vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; fiziki tamamlama oranının hatalı bulunduğun, davalının takipten sonra aldığı faturaların esas alındığını, davalının, sistemin ayıplı olduğunu ispat edemediğini, davalının kötüniyetli teslimde gecikmenin davalının kusurlu davalının kusurlu davranışlarından kaynaklı olduğunu, davalının, ürünleri zamanında tedarik edemediğini, yerleşim planının hazır hale getirilmediğini, bu durumun maillerden belli olduğunu, davalının ödemeyi eksik yaptığını, davalının 8 günlük sürede faturaya itiraz etmediğini, ihtarların iade edildiğini, davalının birleşen davada gecikme cezası talep edemeyeceğini, müvekkilinin ekonomik mahvına yol açabileceğini, cezai şartın ana sözleşme bedelini geçmesinin kabul edilemeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br>\tDavalı bileşen dosyada davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 27/05/2021 tarihli raporda davacının işi eksik yaptığını ve makul sürede ayıp ihbarında bulunduklarının tespit edildiğini, 02/01/2018 tarihli ihtarda davacının ayıpları gidermemesi halinde davacı nam ve hesabına 3.kişilerce giderileceğinin belirtildiğini, işin sözleşmeye uygun olarak hiç teslim edilmediğini, eserden bu haliyle faydalanamayacaklarını, davacının bedele hak kazanmadığını, HMK'nın 293.maddesine göre defterlerinin kesin delil kabul edilmesi gerektiğini, reddedilen kısım yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, birleşen davadaki  kararın sözleşmeye uygun olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>\tGEREKÇE :<br>\tDava/birleşen dava,  eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali/alacak  istemine ilişkindir. <br>\t İnceleme, 6100 sayılı Hukuk  Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİlk derece Mahkemesinin  2019/476 Esas-2021/746   Karar  sayılı kararının Dairemizin  13/04/2023  tarih,   2022/198  Esas, 2023/501 Karar sayılı ilamı ile kaldırılması üzerine Mahkemece yeniden karar verilmiştir.<br>\tKarşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın,  sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi  borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir (TBK m. 97). <br>\tTaraflar arasındaki sözleşmenin 8. maddesinde talaş dönüşüm sistemi bedeli KDV dahil 159.300,00 TL olarak kararlaştırılmış olup 9. maddede yer alan ödeme planına göre iş bedelinin % 75'inin sevkiyat tarihinde ödenmiş olması gerekmektedir. Bu tarih ile gerekli ödemeyi yapmayan iş sahibinin karşı taraftan tam ifa talep etme hakkı da bulunmamaktadır. <br>\tDairemizin önceki kaldırma kararında iş bedelinin tamamının ödenmemiş olması halinde fiziki oran yöntemiyle imalat bedelinin ne şekilde hesaplanacağı ayrıntılı olarak gösterilmesine rağmen bilirkişi heyeti tarafından denetime imkan vermeyecek şekilde sonuçtan orana gitmek suretiyle değerlendirme yapılması ve Mahkemece bu hatalı raporun hükme esas alınması doğru görülmemiştir. <br>\tO halde Mahkemece yapılacak işlem; Dairemizin önceki kaldırma kararı da göz önünde alınarak sözleşme konusu talaş dönüşüm sistemindeki eksik ve ayıplar dikkate alınarak işin tamamlanan kısmının yüzdesel olarak ne oranda tamamlandığının teknik detaylar içerir ve denetime elverişli bir şekilde belirlenmesi, taraflar arasında yapıldığı tespit edilen mail yazışmalarının bu kapsamda  tartışılması,  bu şekilde tespit edilecek tamamlanma oranının sözleşme bedeline oranlanması suretiyle imalat bedelinin bulunması, kanıtlanan ödemelerin düşülmesi ile ulaşılacak sonuca göre karar verilmesinden ibaret olacaktır. <br>\tAçıklanan nedenlerle; sair hususlar incelenmeksizin taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince  kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.<br> HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br> 1-Taraf vekillerinin  istinaf başvurularının KABULÜNE,<br>\t2-ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 10/10/2025 tarih ve 2023/296 Esas-2025/717 Karar  sayılı kararının HMK’nun 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>\t3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece  mahkemesine  GÖNDERİLMESİNE,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,<br>\t6-Taraflarca  ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br> 7-İnceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. Fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 07/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br> <br>Başkan <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye<br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Üye <br>  ✍e-imzalıdır<br><br>Katip <br>  ✍e-imzalıdır<br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"353d1cef601bc344","SID":"2baf15cec12c03ce"}}