{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/610 - 2026/890<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/610 <br>KARAR NO\t: 2026/890<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 04/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/498 E.  -  2023/380 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 04/10/2023 tarih ve 2022/498 E. - 2023/380 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkiline ait \"...\" ibareli arabuluculuk merkezinin 2018-2019 yılları arasında kurulduğunu, bu ibareyi taşıyan alan adının da 2019 yılından bu yana aktif şekilde kullanıldığını, müvekkilinin davalı şirketin 2020/140315 sayılı ve \"... Merkezi\" ibareli markanın 45. sınıfta tescili için başvuruda bulunduğunu, başvuruya itirazlarının diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-13907 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, müvekkilinin SMK'nın 6/3. maddesi kapsamında bu ibare üzerinde önce kullanım yolu ile kazanılmış hak sahibi olduğunu, buna ilişkin faturaları dosyaya sunduklarını, müvekkilinin 2013 yılında işe başladığını, 04.01.2019 tarihinde kuruluşunun Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, 27.11.2018 tarihinde \"www....\" ibareli alan adını aldığını, 23.03.2021 tarihi itibariyle Ankara Ticaret Odasına kaydolduğunu ve 15.03.2019 tarihinde Bodrum Ticaret Odası'nın düzenlediği \"Dava Şartı Arabuluculuk\" paneline kendi markasıyla katıldığını, dava konusu marka 45. sınıf \"Hukuki hizmetler (sınai ve fikri mülkiyet hakları konusunda danışmanlık hizmetleri dahil\" hizmetlerini kapsamakta olup, müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğu markanın ise hukuki hizmetlerde tanınır hale geldiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu; SMK'nın 6/6. maddesi şartlarının da oluştuğunu; dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olarak yapıldığını ve tescilinin haksız rekabete de sebebiyet vereceğini ileri sürerek, 2022-M-13907 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın kapsamındaki tüm hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, müvekkili şirketin 06.11.2020 yılında kurulduğunu, müvekkili şirketin ortaklarının şirket kurulmadan önce uzun yıllar boyunca \"... Hukuk &Danışmanlık\" ve \"... Hukuk Bürosu\" antetiyle avukatlı ve danışmanlık hizmeti verdiğini, \"... Hukuk&Danışmanlık\" hukuk ofisinin 2010 yılında kurulduğunu, 04.09.2013 yılında \"etikhukukgrup.com\" alan adını aldığını, ... Hukuk Ofisi adın ve sembolüyle 2013 yılında bir web sitesi de oluşturduğunu, önceye dayalı hakkın müvekkiline ait olduğunu, \"...\" ibaresinin herkes tarafından kullanılabileceğini, kötüniyet iddiasının mesnetsiz olduğunu, haksız rekabet iddiasına da dayanılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvurudan daha önce tescilsiz olarak markasal kullanılan bir işaret  ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber  münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; davalının başvuru markası ile davacının kullanımı ve ticaret unvanı ortak olarak \"...\" asli unsurunu içermekte  ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, işitsel, anlamsal benzerlik oluşmuş ise de; benimsenen bilirkişi heyet raporunda da ifade edildiği üzere; \"Davacının en eski kullanımının 27.11.2018 olduğu, davalının ise 2013 yılından itibaren \"...\" ibaresini markasal kullanımı olduğu,\" şeklindeki tespit ve değerlendirmeye iştirak edilerek; \"... Arabulucuk Merkezi+şekil\" ibareli  başvuru üzerinde ortak asli unsur olan \"...\" ibaresinin davalı taraf kullanımları olan 2013 tarihinden daha sonra davacı tarafın 27.11.2018 tarihinde ilk kullanımı bulunduğu, dolayısıyla SMK 6/3 maddesindeki koşulun davacı lehine oluşmadığı; yine \"... Arabulucuk Merkezi+şekil\" ibareli başvuru üzerinde ortak asli unsur olan \"...\" ibaresinin davacının 04.01.2019 taraihinde klavuz unsuru olarak ticaret unvanı kayıtlı olsa da ortak asli unsur olan \"...\" ibaresinin davalı tarafça 2013 tarihinden itibaren kullanıldığı anlaşıldığından davacının SMK'nın 6/6 maddesi anlamında ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı; dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının \"...\" ibaresi üzerinde 2013 yılından beri kullanımı olduğunun ve bu kullanımın markasal kullanım olduğunun kabul edilmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davalı firma tarafından eskiye dayalı kullanıma kanıt olarak sunulan tüm kanıtların, \"... Hukuk Bürosu\"na ait olduğunu, \"...\" ibaresinin arabuluculuk hizmetlerinde kullanıldığına dair delil sunulmadığını; kaldı ki markasal kullanımın yasalara uygun olması gerektiğini, Türkiye Barolar Birliği Reklam Yasağı Yönetmeliği’nin 6’ncı maddesinin 7’nci fıkrasında hükme bağlanan “Avukatlık hizmeti, hiçbir unvan altında marka tesciline konu olamaz; bu yolda başvuruda bulunulamaz.” kuralı gereğince, avukatlık hizmetinin marka tesciline konu olamayacağı yasaca açıkça belirtilmiş olup herhangi bir başka hizmet sınıfına da avukat ve türevi ibarelerinin marka olarak tesciline yasal mevzuat olanak vermediğini, dava konusu uyuşmazlığın çözümlenmesi için, \"...\" ibaresi üzerinde markasal kullanım ve önceye dayalı hak sahipliğinin, arabuluculuk hizmetleri yönünden incelenmesi ve irdelenmesi gerektiğini, müvekkilinin \"...\" ibaresini 2019 yılından bu yana sektöründe aktif, etkin ve kesintisiz şekilde kullandığını, müvekkilinin \"...\" markası üzerinde önceye dayalı kullanım yoluyla kazanılmış hakkının bulunduğunun kanıtlandığını, müvekkilinin markasının sektörde tanınır hale geldiğini; bilirkişi raporunda incelemesinin bütün olarak yapılması gerekirken, \"...\" ibaresi üzerinden yapıldığını, dava konusu markanın müvekkilinin SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca önceye dayalı haklarını ihlal ettiğini, müvekkilinin ticaret unvanı nedeniyle SMK'nın 6/6 hükmü şartlarının da oluştuğunu, başvurunun kötüniyetli olarak yapıldığını, dava konusu markanın haksız rekaete de sebebiyet vereceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br><br><br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının tescilli bir markasının bulunmadığı, SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca gerçek hak sahipliği, SMK'nın 6/6. maddesi anlamında ticaret unvanı ve alan adı ile SMK'nın 6/9. maddesi hükmü uyarınca kütüniyetli başvuru ve haksız rekabet iddiasına dayandığı; taraflarca dosyaya sunulan delillere göre, her ne kadar davalı şirket 06.11.2020 tarihinde tescil edilmiş ise de, dava konusu markanın asli unsuru olan \"...\" ibaresini dava konusu hizmetlerde 2012 yılından beri kullanmakta oluğunun anlaşıldığı; yine dosyadaki belgelerden \"....com\" ibareli alan adı için 23.03.2013 tarihinde başvuru yapıldığının görüldüğü; davacının ticaret unvanı ise \"... A.Ş. iken, unvanının 25.12.2018 tarihli kararla değiştirildiği ve bu değişikliğin 04.01.2019 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği; en eski tarihli kullanımının ise 27.11.2018 tarihli olduğunun tespit edildiği; bu hale göre davalı tarafın markasal kullanımının çok daha eskiye dayandığı, kötüniyet ve haksız rekabet iddiaları da kanıtlanmadığından, davacının itirazının yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 05/05/2026\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5eb5b87571187677","SID":"920eaab8fc60cd94"}}