{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t: 2025/643 Esas<br>KARAR NO\t: 2026/435<br>DAVA\t: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 08/01/2025<br>KARAR TARİHİ\t: 30/04/2026<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait  ---------  plakalı araç ile davalı --------- maliki ve idaresindeki --------- plakalı araç arasında, 15/02/2023 tarihinde -------- İli --------- ilçesimde maddi hasarlı trafik kazası gerçekleştiği, Maddi Hasarlı tarafların tuttuğu Trafik Kaza Tespit Tutanağı doğrultusunda tanzim edilen kusur raporuna (tramer) göre --------- plakalı  araç %100 tam kusurlu bulunduğu, Araç bu kazadan ötürü değer kaybettiği ve serviste kaldığı süre boyunca kullanılamadığı, Kusurlu -------- plakalı araç  ---------Ş' ine --------- poliçe numarası ile trafik sigortası bulunduğu, Müvekkilin aracının tamir süresi, parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması vs gibi nedenlerle uzun sürmüş olduğu, müvekkilin bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle uğradığı zararlar da müvekkile ödenmediği, Bu sebeple; araç mahrumiyet bedelinin de bilirkişi marifetiyle tespit edilerek kazaya tam kusuru ile sebep olan davalılar tarafından müvekkile ödenmesi gerektiği, Zira Yargıtay'a göre ikame araç için, araç tamir edildiyse ''tamirden çıkış süresi'', bu tespit edilemezse '' makul süre '', araç pert olduysa da mağdurun yeni ''araç alabilme (pert bedelini alıp) süresinin'' tespitiyle araç mahrumiyeti bedeli hesaplanacağı, Somut olayda müvekkil, aracın tamiratını beklediği ve bir süre sonra aracını kavuşabildiği,  sürede müvekkil aracını kullanamadığı, Mevcut hasarına göre makul tamir süresinin ne olduğu, belirlenen makul tamir süresi içinde emsal nitelikteki bir aracın kiralama ücretinin miktarı uzmanca tespit edilmediği, Uzman bilirkişiler tarafından tam ve kesin olarak belirlendiği anda arttırılmak ve fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla ----------  plakalı araçta oluşan araç mahrumiyet bedelinin şimdilik 100,00 TL (belirsiz alacak davası)nin kaza tarihinden itibaren işleyen Ticari Kredilere Uygulanan Avans Faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini müvekkil adına talep ve beyan etmiştir.<br><br>SULH: Davacı vekilince sunulan sulh dilekçesinde; Taraflar arasında imzalanan 05/12/2025 tarihli sulh protokolünün aynen hükme geçirilmesine, bu doğrultuda davanın sulh nedeniyle sona erdirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, trafik kazasından kaynaklı alacak talebidir.Davacı vekili 11/02/2026 tarihli \"Sulh Protokolünün hükme geçirilmesi talebidir\" başlıklı dilekçe sunduğu anlaşımıştır. Dilekçe ekinde 05/12/2025 tarihli İbraname ve Feragatname Protokolü bulunduğu anlaşılmıştır.Taraflar arasında imzalandığı anlaşılan 05/12/2025 tarihli  İbraname ve Feragatname Protokolü incelendiğinde; \"taraflar arasında sulhen anlaşmaya varıldığı \" şeklinde  anlaşma yapıldığı anlaşılmıştır.Sulh; HMK'nin 313'üncü maddesi uyarınca görülmekte olan bir davada, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Aynı Kanunun 315'inci maddesi gereğince sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Davacı şirket vekilinin vermiş olduğu 11/02/2026 tarihli dilekçesinde, tarafların  05/12/2025 tarihli İbraname ve Feragatname Protokolü çerçevesinde karar verilmesini talep etmiştir. Dilekçeler, davacı ve davalı vekilinin beyanı  ve tüm dosya kapsamı incelendiğinde, taraflar sulh olduğundan, davanın konusuz kalması nedeni ile Karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekmiş olup, bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 331. maddesinde; \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" şeklinde hüküm tesis edildiği görülmüştür. Yargılama giderleri yönünden ise HMK 331/1 maddesi gereğince yapılan değerlendirmede, davacının davanın açıldığı tarih itibariyle dava açmakta haklı olduğu, ancak  05/12/2025 tarihli İbraname ve Feragatname Protokolü kapsamında yargılama gideri talebinin olmaması nazara alınarak  yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalının sorumlu olmadığına karar verilmiş  yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.Davada hükmolunün miktarın 2026 yılı kesinlik sınırı olan 50.000,00 TL'nin altında kalması nazara alınarak kesin olarak karar verilmiştir. Zira -------- sayılı ilamında benzer konuya ilişkin; \" ... Dosyanın yapılan incelemesinde, yerel mahkeme tarafından kabul edilen miktar 20.678,00 TL olup kabul edilen ve davalı tarafça istinaf edilen miktarın 2024 yılı için belirlenen kesinlik sınırının (28.250,00-TL) altında kaldığı, verilen kararın kesin mahiyette olduğu anlaşılmaktadır.\" şeklinde karar verildiği görülmüştür.<br><br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Asıl alacağa ilişkin davanın konusuz kalması nedeniyle ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,<br>2-05/12/2025 tarihli İbraname ve Feragatname Protokolü esas alınarak taraflar lehine ve aleyhine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, <br>3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, <br>4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, <br>5-Alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 116,60  TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>6-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana  İADESİNE, <br>Dair, tarafların yokluğunda, dava değeri kesinlik sınırının altında kalması nazara alınarak KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.  30/04/2026 </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6e132a7a8cd991ef","SID":"da4982a7791a2176"}}