{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>43. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2026/647 <br>KARAR NO:2026/916<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:08/11/2024<br>NUMARASI:2024/530 Esas -  2024/543 Karar<br>DAVA:Tevdi Mahalinin Belirlenmesi (TBK M.107)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/05/2026<br>Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün karşı taraf vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ TALEP:Tevdi mahalli tayini talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkili ... A.Ş.'ye 1.430.000 TL  ödeme yapabilmesi adına Mahkemece uygun bir  tevdii mahallinin  belirlenmesine ve belirlenecek mahalde işbu bedelin karşı taraf adına depo edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:Karşı taraf vekili cevap dilekçesinde özetle; tüm dava, talep ve takip hakkı saklı kalmak kaydıyla Mahkemece tespit edilecek sair sebeplerle;  davacının açmış olduğu tevdi mahalli tayinine yönelik olan davanın usulden ve esastan reddine ve davalı müvekkilin iade ettiği araç satış bedeli olan 1.430,000,00 TL'nin davacıda kalmasına, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafından ödenmesine dair karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ....\"HMK'nin 382/2-d,3 maddesi hükmü uyarınca tevdi yeri tayinine yönelik istemler çekişmesiz yargı işi olarak kabul edilmiş ve basit yargılama usulüne tabi tutulmuştur. Basit yargılama usulüne tabi dava işlerde mahkeme mümkün olan hallerde tarafların duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir.(HMK m.320/1) Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, istem konusu eşyaların zarar görmemesi ve ilgili kişinin mağdur olmaması için tevdi yeri isteminin kabulüne, \" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Karşı taraf vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket bakımından bir alacak söz konusu olduğunu ancak bu alacağın miktarının belli olmadığını, müvekkil Şirketin aracın satış bedelini iade ettiğini, davacı ile aralarında ifası imkânsız hale gelen sözleşmenin ortadan kalktığını, ancak alacak konusu aracın davacı'nın zilyetliğinde kalmaya devam ettiğini, bu kapsamda İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/965 E. sayılı dosyası nezdinde davacı'nın sebepsiz zenginleşmesi sebebiyle alacak davası ikame edildiğini,  kararın 15.01.2026 tarihinde tebliğ edildiğini, karar tarihi ile tebliğ tarihi arasında geçen yaklaşık bir yıl iki aylık sürenin makul kabul edilemeyecek derecede uzun olduğunu, bu gecikmenin müvekkili açısından telafisi güç zararların doğmasına sebebiyet verdiğini, kararın geç tebliğinin salt usuli bir eksiklik olmadığını, maddi sonuçlar doğuran bir hak ihlali niteliği taşıdığını, müvekkili şirketin hem bedelden hem de araç üzerinde tasarruf imkanından yoksun bırakıldığını, tevdi mahalli kararının koruyucu amacına aykırı biçimde, ortaya çıkan fiili durumun sonuçları itibariyle yalnızca davacı lehine bir menfaat doğurduğunu, alacak miktarının henüz belli olmadığına ve İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/965 E. sayılı dosyası kapsamında verilecek kararın beklenmesi gerektiğini, araç bedeli olduğu iddia edilen 1.430.000,00 TL'nin, 08.11.2024 karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte değerlendirilmesi ve hüküm altına alınması gerektiğini, 2021 yılından beri müvekkil şirket ile aralarında geçerli bir satış sözleşmesi olmadan ve herhangi bir ödeme yapılmadan aracın davacı'nın zilyetliğinde kaldığını, 2021 yılı rayiç üzerinden ödeme yapılmak istenmesinin tamamen kötü niyetli bir tutum olduğunu beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, dosyada verilen tevdi mahalli kararının geç tebliğ edilmesinden kaynaklanan fiili ve hukuki sonuçlara dayalı olarak davalı tarafça ikame edilmiş olan İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/965 E. sayılı dosyasının, HMK m. 165 uyarınca bekletici mesele yapılmasını, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir. <br>GEREKÇE:Talep, tevdi mahalli tayin edilmesi istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince talebin kabulüne karar verilmiş,karara karşı karşı taraf vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. TBK nun 90.maddesi uyarınca ifa zamanı taraflarca kararlaştırılmadıkça  veya hukuki ilişkinin özelliğinden anlaşılmadıkça her borç doğumu anında muaccel olur.TBK 'nın 106 maddesinde  yapma veya verme borcu kendisine önerilen alacaklı ,haklı bir sebep olmaksızın onu kabulden kaçınırsa, temerrüde düşmüş olacağı ve yine   TBK  117. Maddesinde  muaccel bir borcun borçlusunun  ,alacaklının ihtarıyla mütemerrit olacağı  ve ; Alacaklının temerrüte düşmesi durumunda borçlu,hasar ve giderleri alacaklıya ait olmak üzere,  teslim edeceği şeyi tevdi ederek borcundan kurtulabileceği   düzenlenmiş olup, buna göre borçlunun tevdi mahalli tayinini talep edebilmesi için öncelikle  alacaklının  temerrüde düşmesi gerekir. TBK 111. Maddesinde;\" borçlunun kusuru olmaksızın, alacağın kime ait olduğunda veya alacaklının kimliğinde duraksama sebebiyle ya da alacaklıdan kaynaklanan diğer kişisel bir sebeple borç, alacaklıya veya temsilcisine ifa edilemezse borçlu, alacaklının temerrütünde olduğu gibi, tevdi ya da sözleşmeden dönme hakkını kullanabilir\" TBK 187. maddesi ise \"Kime ait olduğu çekişmeli bulunan bir alacağın borçlusu, ifadan kaçınabilir ve alacağın konusunu hâkim tarafından belirlenen yere tevdi etmekle borçtan kurtulur. Borçlu, alacağın çekişmeli olduğunu bildiği hâlde ifada bulunursa, bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur. Dava konusu olan çekişme mahkemece henüz sonuca bağlanmamış ve borç da muaccel ise, taraflardan her biri borçluyu, edimi tevdi etmeye zorlayabilir.\" hükmünü haizdir.Tevdi mahalli tayinine karar verilebilmesi için TBK'nın 107.maddesi gereğince, karşı tarafın temerrüt halinin gerçekleşmesi veya 187. maddesinde belirtildiği üzere çekişmeli bir alacağın bulunması gerekir.2918 Sayılı Karayolları Trafik  Kanunun  20. Maddesi uyarınca araç satışlarının  noterler tarafından yapılacağı ve noterler tarafından yapılmayan her çeşit satış ve devirlerin  geçersiz olduğu düzenlenmiştir.Beşiktaş... .Noterliği'nin ... Yev No 'lu  20. 09.2019 tarihli Araç satış sözleşmesiyle ;. ... plaka sayılı araç karşı taraf satıcı tarafından tevdi mahalli talep eden alıcıya 1.400,000-TL bedelle satış işlemi yapılmıştır. Satış işleminden sonra alıcının  araç bedelini ödediği, sonrasında satıcının tekrar alıcıya bedeli iade ettiği hususu ihtilafsızdır.Somut olayda  noterde resmi şekilde yapılan araç satışı nedeniyle   araç satım bedeli yönünden satıcının (alacaklının) temerrütünün  gerçekleşmiş olup, karşı tarafın İstanbul Cumhuriyet Savcılığı tarafından araca el konulması nedeniyle ifa imkansızlığı savunması  ve aracın halen alıcının elinde olması nedeniyle açılan sebepsiz zenginleşme davasının  satıcının temerrüdüne bir etkisi bulunmamasına göre  mahkemece resmi senette belirlenen ve iade edilen satım bedeli yönünden  tevdi mahalli tayin edilmesinde  bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi karşı taraf   vekilinin istinaf talebinin reddine ilişkin aşağıdaki şeklide karar verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: <br>1-Aleyhine Tevdii mahali talep edilen karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>2-İstinaf karar harcı aleyhine tevdii mahali talep edilen karşı tarafça başlangıçta peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,<br>3-Aleyhine tevdii mahalli talep edilen tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-ç. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.06/05/2026</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dd53859e65011169","SID":"bc548023cc5cda15"}}