{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/2093 - 2026/1463<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2024/2093 <br>KARAR NO\t: 2026/1463<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>Başkan          :<br>Üye               :<br>Üye               :  <br>Katip             :<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ                                          :.... Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t:...<br>NUMARASI                                             :... Esas, ... Karar<br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av. ..<br>DAVALILAR\t: 1- ... <br>VEKİLİ\t: Av....<br>\t: 2- ... <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>\t: 3- ... <br>VEKİLLERİ\t: Av. ...<br>\t  Av. ...<br><br>BİRLEŞEN 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN ... E. SAYILI DOSYASI <br><br>DAVACI\t: ... <br>VEKİLİ\t: Av...<br>DAVALI\t: ...   <br>VEKİLİ\t: Av. ...<br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>Açılan Tazminat)<br>KARAR TARİHİ\t: 05/05/2026<br>GEREKÇELİ KARARIN<br> YAZILDIĞI TARİH \t: 05/05/2026<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>ASIL DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'in sahibi/işleteni olduğu, sürücüsü/sevk ve idare eden davalı ... olan, ... plaka sayılı (Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Davalı .... tarafından yapılmış, ( acente No: ..., Poliçe No: ... ) ... Marka Kamyonet araç ile davacı müvekkilimiz ...'nın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç arasında ... tarihinde maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkilinin herhangi bir kusurunun olmadığını belirterek, 100,00 TL maddi tazminat tutarının temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı asillerden talep etmiş ayrıca ... tarihli bedel arttırım dilekçesi ile dava değerini maddi tazminat yönünden 154,948,51 TL arttırarak toplam 155.048,51 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>ASIL DAVADA CEVAP: Davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan  ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, raporların Adli Tıp Kurumundan alınması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>ASIL DAVADA CEVAP: Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız açılan davanın manevi tazminat ile tüm talep ve yönleriyle reddine hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkilinin sürücüsü ve işleteni olduğu ... plaka sayılı araç ile davalı sigorta şirketi tarafından ... poliçe numarası ile poliçesi yapılan ... plaka sayılı araç arasında ... tarihinde maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kazada müvekkilinin yaralandığını, maddi ve manevi yönden meydana gelen zararları için (geçici iş göremezlik, kalıcı maluliyet) .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasından talep edildiğini ve davanın derdest olduğunu belirterek açılan davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile birleştirmesini ve şimdilik 100,00 TL bakıcı gideri, 100,00 TL araç değer kaybı olmak üzere toplam 200,00 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.<br>BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: davalı .... vekili cevap dilekçesinde özetle;  öncelikle zamanaşımı defi ve başvuru şartının gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine, huzurda görülen davanın ikame edilmesine sebep olunmadığından faiz, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin başvuran tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 1-A)Mahkememizin asıl dava dosyası yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile; a) Davacının maddi tazminat talebinin  kabulü ile; 1.473,18 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 153.575,33 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 155.048,51 TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren, diğer davalılar ... ve ... yönünden olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak  davacıya verilmesine, b) Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 15.000,00 TL'nin olay tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, B)Mahkememizin iş bu dava dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı dosyası yönünden açılan davanın kabulü ile,  a) 2.207,25 TL bakıcı giderinin  davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak  davacıya verilmesine, b)100,00 TL araç değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak  davacıya verilmesine karar verilmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı ... vekili; dava dilekçesi ve diğer tebligatların usulüne uygun olarak davalı müvekkiline  tebliğ edilmediğini, müvekkili ...'in davaya konu ... plakalı aracın ruhsat sahibi olduğunu, kaza anından haberinin olmadığını, her iki müvekkilinin de kazada kusurunun olmadığını,  davanın müvekkilleri yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin asgari ücretli çalışan olduğunu, söz konusu kazada kusuru bulunmadığından, mahkemece hükmedilen manevi tazminat kararının kaldırılmasını belirterek  müvekkilleri aleyhine hükmedilen manevi tazminatın ortadan kaldırılmasına karar verilmesini, ZMSS kapsamında ve teminat limitleri içerisinde bulunan zararların sigorta şirketi tarafından karşılanmasına karar verilmesini, müvekkilleri ... ve ... açısından haklarında ayrı ayrı davanın tüm talep ve yönleriyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı .... vekili;  huzurdaki başvurunın anılan zamanaşımı süreleri geçtikten sonra açıldığını, zamanaşımı itirazları doğrultusunda başvurunun reddinin gerektiğini,  dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler, maluliyet oranının tespiti için elverişsiz nitelikte olduğunu, davacının gerçek ve net maluliyet oranının belirlenebilmesi için Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini, uyuşmazlık konusu trafik kazasının meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu sebeple başvurucu uhdesinde doğduğu iddia olunan maddi zarardan müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, haksız başvurunun reddine karar verilmesini, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgelerin, kusur oranının tespiti için elverişsiz nitelikte olduğunu, Adli Tıp Üst Kurulundan rapor alınması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılması dahilinde yaşam süresinde TRH yaşam tablosu ile birlikte prograsif\trant oranı esas alınmasının hatalı olduğunu, TRH %1,8 teknik faizle \thesaplama yapılması gerektiğini, müvekkili Şirket'in ödediği tutarın yeni hesap yöntemine göre revize edilmemesi hesaplamada büyük hata oluşturacağını, bakiye zarar hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz hesap yöntemine göre yapılması gerektiğini, başvuranın müterafik kusuru bulunduğundan indirim sebebi yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, faizin dava tarihinden itibaren başlatılması gerektiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını ve müvekkili şirket yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava, maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasından kaynaklı kalıcı ve geçici maluliyet tazminatı v e manevi tazminat (asıl dava) ve bakıcı gideri ve değer kaybı tazminatı (birleşen dava) istemine ilişkindir. <br>Mahkemece asıl davanın maddi tazminat yönünden kabulüne, manevi tazminat yönünden kısmen kabulüne, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş verilen karara karşı davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>Davalı ... vekilinin tebligatların usulsüz olduğuna yönelik istinafının incelenmesinde:<br>Davalı vekili müvekkilinin hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşse de; dava dilekçesinin davalının bilinen adresine tebliğ edildiği, tebligatın yapılamaması nedeniyle TK 21 maddesi uyarınca davalının mernis adresine ... tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği, dava dilekçesinin TK 21'e göre yapılan tebligatın usulüne uygun olduğu<br>7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun bilinen adrese tebligatı düzenleyen 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; tebligat, muhatabın bilinen en son adresinde yapılır. 6099 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile eklenen aynı maddenin 2. fıkrasına göre ise, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat  yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat bu adrese yapılar. <br>Aynı Kanun'un \"Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina\" başlıklı 21. maddesine, 6099 sayılı Yasa'nın 5. maddesi ile eklenen 2. fıkrasında; \"Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, Muhatap adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır\" hükmü yer almaktadır. <br>Yine 6099 sayılı Kanunun 9. maddesi ile değişik 7201 sayılı Kanunun 35. maddesinin ikinci fıkrasına göre, \"Adresini değiştiren kimse yenisini bildirmediği ve adres kayıt sisteminde yerleşim yeri adresi de tespit edilemediği takdirde, tebliğ olunacak evrakın bir nüshası eski adrese ait binanın kapısına asılır ve asılma tarihi tebliğ tarihi sayılır.\" düzenlemelerine yer verilmiştir. <br>7201 sayılı Yasa'nın 10. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde, kişilere getirilen adres kayıt sistemi zorunluluğu ile birlikte işleyişin kolaylaştığı dile  getirilmiş, yapılan yeni düzenlemeyle, öncelikle yine bilinen en son adrese tebligat yapılacağı, tebligatın yapılmasını isteyenin veya tebligatı çıkartan makamın bildirdiği adresin, tebligata elverişli olmadığının anlaşılması ya da bu adrese tebligat yapılamaması halinde, muhatabın 5490 sayılı Kanun'a göre adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adresi olarak kabul edileceği ve tebligatın buraya yapılacağı açıklanmış, değişiklik ile birlikte adres kayıt sistemi dışında başkaca adres araştırması yapılmasının gerekmeyeceği vurgulanmıştır. <br>7201 sayılı Yasa'nın 21. maddesi ile ilgili değişikliğe ilişkin Kanun gerekçesinde ise, 21/1. maddeye göre bilinen en son adrese çıkartılan tebligattan sonuç alınamazsa, 10. madde gereği adres kayıt sistemindeki adres esas alınarak başkaca araştırma yapılmaksızın o adrese tebligat çıkarılacağı açıklanmıştır. Muhatap o adreste hiç oturmamış ya da adresten ayrılmış dahi olsa tebligat iade edilmeyecek, 21/2. madde gereğince işlem yapılacaktır. Bunun yapılabilmesi için de tebligatı çıkaran merciin, adresin, adres kayıt sistemindeki mernis adresi olduğunun tebliğ evrakında belirtmesi gerekmektedir. <br>Dosyada yapılan tebligatın öncelikle davalının bilinen adresine yapıldığı, adreste bulunamaması nedeniyle davalının mernis adresine, mernis adresi olduğu belirtilerek tebligatın çıkartıldığı ve usulüne uygun biçimde tebligat yapıldığı anlaşılmakla davalı ... vekilinin bu yöndeki istinafına itibar edilmemiştir.<br>Davalı ... vekilinin husumete yönelik istinafının incelenmesinde:<br>Davada sürücü, işleten ve trafik sigortacısına karşı müştereken ve müteselsilen tazminat talebinde bulunulmuştur.<br>2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir. Aynı Kanunun 91 inci maddesi ise 85 inci maddede yer alan işletenin sorumluluğunun sigortacıya devrini öngörmüştür. <br>Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenlemeler ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir. <br>Bu nedenle davalı işleten ...'nin KTK 85 maddesi uyarınca araç işleteni olarak her halükârda zarardan sorumlu olduğu, davalı tarafın bu savunmasının davacı yönünden bir hukuki kıymeti bulunmadığı, davalı ...'nin bu yöndeki iddiasını ancak müteselsil sorumluluk ilişkisi içinde bulunduğu araç sürücüsüne karşı iç ilişkide ileri sürebileceği göz önüne alınarak davalı vekilinin bu yöndeki savunmasına itibar edilmemiştir.<br>Diğer yandan davalılar ... ve ... davacının maddi tazminat taleplerinin öncelikle sigorta şirketinden tahsil edilmesi gerektiğini ileri sürmüşlerse de, araç sigortacısı işletenin sorumluluğunu üstlenmekle birlikte davacı yönünden kazaya neden olan aracın sürücüsü, işleteni ve sigortacısı müteselsilen sorumlu olup davacı zarar gören müteselsil sorumlulardan biri ya da birkaçına dava açabileceği gibi tamamına da dava açabilir. Müteselsil sorumluların sorumlulukları iç ilişkiye dahil olup davacı yönünden bir önemi bulunmamaktadır. Davacının kazaya neden olan aracın sürücüsü, işleteni ve sigortacısına karşı birlikte dava açmasında usuli bir yanlışlık bulunmamaktadır. <br>Kusur raporuna yönelik istinafın incelenmesinde:<br>Mahkemece alınan kusur bilirkişisi Trafik Polis Memurunun sunduğu ... havale tarihli raporunda, ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın %75 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in ise %25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş, makine mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan ... tarihli raporda; meydana gelen trafik kazasının oluşumunda ... plakalı otomobil sürücüsü ...'nın asli kusurlu ve kusur oranının % 75 olduğu, ... plakalı kamyonet sürücüsü ...'in tali kusurlu ve kusur oranının % 25 olduğu kanaati belirtilmiştir. Bilirkişi raporları birbiri ile ve olay ve oluşla uyumlu olup mahkemece hükme esas alınmış olması yerindedir. Davalı vekillerinin kusur raporuna yönelik istinafları yerinde değildir.<br>Müterafik kusur bulunduğuna yönelik istinafın incelenmesinde:<br>Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.)  düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir.<br>Somut olayda, davacının sürücü belgesinin bulunduğu, alkollü olmadığı, emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği, araç dışına fırlama gibi bir durumun söz konusu olmadığı, buna göre davacının zararın artmasına sebebiyet verdiğine ilişkin herhangi bir durum ve delil olmadığı anlaşıldığından mahkemece müterafik kusur indirimi yapılmamış olması yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı yerinde görülmemiştir.<br>Davalı ... şirketi vekilinin zamanaşımına yönelik istinafının incelenmesinde:<br>2918 sayılı KTK.nin 109/1. maddesinde \"Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" denilmektedir. <br>Aynı kanunun 109/2. maddesinde ise, \"Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir.<br> Yine kaza tarihinde yürürülükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun zamanaşımını düzenleyen 72. maddesinde de; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Zamanaşımının oluşması için zararın ve tazminat sorumlusunun birlikte öğrenilmesi gerekir.  <br>Yukarıda açıklandığı gibi 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi gereğince davacının trafik kazası neticesinde yaralanmış olduğu anlaşılmakla olayda ceza zamanaşımı dikkate alınacaktır. Bu durumda 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunun 89 ve 66. maddeleri nazara alındığında 8 yıllık zamanaşımı süresi dikkate alınmalıdır. <br>Bu açıklamalara göre, kazada davacının yaralandığı, kazanın ... tarihinde meydana geldiği, 2918 sayılı yasanın 109/2. maddesi ve 5237 sayılı sayanın 89 ve 66. maddeleri birlikte değerlendirildiğinde 8 yıllık zamanaşımı süresinin... tarihinde dolacağı, asıl davanın ... ve birleşen davanın ... tarihinde, zamanaşımı süresi dolmadan açılmış olduğundan zamanaşımı yönünden yapılan istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.<br>Maluliyet raporuna yönelik istinaf başvurusunun değerlendirilmesinde; <br>Yargıtay 17. ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesinin...-... Esas-Karar sayılı ... günlü iptali kararından sonra dahi vermiş olduğu yerleşik uygulamasına göre maluliyet oranları Adli tıp Kurumu ... İhtisas dairesi ya da Üniversitelerin Adli Tıp Anabilim dalı başkanlığından oluşturulacak bilirkişi heyetinden kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan mevzuat yönetmelik hükümlerine uygun olacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. <br>Buna göre, <br>-11/10/2008 tarihinden önceki kazalar için Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemeleri Tüzüğü çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu,<br>-11/10/2008-01/06/2015 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu, <br>-01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasındaki meydana gelen kazalar için 30/03/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik çerçevesinde düzenlenmiş sağlık kurulu raporu ve<br>-20/02/2019 tarihinden sonra meydana gelecek kazalar içinse Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde heyet rapor alınması gerekmektedir. (Benzer yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin ... E - ... K;  ... E - ... K; ... E - ... K sayılı kararları)<br>  Mahkemesinde hükme esas alınan ... Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı raporunda davacının geçirmiş olduğu kaza sonucu beden gücünün % 5'ini kaybettiği, geçici iş göremezlik süresinin de üç aya kadar olduğu, kişinin başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 3 ay boyunca başka birinin yardımına ihtiyaç duyabileceği belirtilmiş olup raporun kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde düzenlendiği dikkate alındığında, bu yönüyle davalı vekilinin istinaf başvurusu haksız bulunmuştur.<br>Davalı ... şirketi vekilinin hesap raporuna yönelik yapılan istinaf başvurusunun  incelenmesinde;<br> Anayasa Mahkemesinin ... E.K sayılı ... günlü kararı sonrasında Yargıtay 17. Hukuk ve sonrasında Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin istikrarlı kararlarında (örneğin ...gün ve ... Esas ve ... karar sayılı kararları, ... Esas ve ... Karar  sayılı kararları) davacının gerçek zararının belirlenmesi noktasında  davacının muhtemel bakiye yaşam süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenerek ve prograsif rant tekniği kullanılmak suretiyle tazminat miktarının hesaplanması gerektiğine işaret edilmiştir. <br>Buna göre eldeki dosyaya baktığımızda mahkemesince hükme esas alınan hesap raporunda TRH 2010 ve prograssif rant yöntemi kullanılmak sureti ile asgari ücret baz alınarak, davacının zararının belirlendiği anlaşılmakla raporun bu yönüyle hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. <br>Manevi tazminatın miktarına yönelik yapılan incelemede:<br>6098 TBK'nın 56/2. maddesi hükmüne göre “Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” Aynı Yasanın 51.maddesinde de “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne yer verilmiştir.<br>Buna göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hakimin takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir etmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK ..., ...)<br>Somut olayda ... tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı ...'ın sürücüsü olduğu aracın, davacının kullandığı otomobile çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacıda hayati tehlike yaratacak ve %5 oranında kalıcı maluliyet oluşacak şekilde yaralanma meydana geldiği, mahkemece alınan kusur raporuna göre trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün tali (%25) oranda kusurlu olduğu, buna göre eldeki dosyaya baktığımızda tarafların belirlenen ekonomik sosyal durumları, kusur oranları, kaza ve davanın tarihi, davacının yaşı ve davacıda meydana gelen yaralanmanın niteliği, paranın satın alma gücü, olay tarihi birlikte değerlendirildiğinde hükmolunan manevi tazminatın fahiş olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle davalılar ... ve ... vekilinin istinafının reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>Davalı ... şirketi vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik yapılan istinaf başvurusunun  incelenmesinde;<br> 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99/1 maddeleri ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları'nın B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği, dosya kapsamı incelendiğinde davadan önce sigorta şirketine başvuru yapıldığı ve alacak yönünden temerrütün ... tarihinde gerçekleştiği anlaşılmış olup mahkemece bu tarihin esas alınması yerindedir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinafı haklı bulunmamıştır.<br>HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;<br>İlk Derece Mahkemesince açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince davanın yazılı şekilde karar verilmiş olmasında, usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar ... ve ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-İlk Derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun olduğundan, davalı ..., davalı ... ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>2-a-)Asıl davada maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.591,36 TL TL istinaf karar harcının, peşin yatırılan 4.262,01-TL istinaf karar ve ilam harcından mahsubuyla, bakiye 6.329,35-TL harcın davalı ..., davalı  ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>b-)Asıl davada manevi tazminat yönünden Harçlar Kanunun gereğince alınması gereken 1.024,65-TL harcın davalı  ... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>c-)Birleşen davada maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunun gereğince alınması gereken 157,60-TL harcın davalı  ...nden  tahsili ile Hazineye gelir kaydına,<br>3-Davalı ..., davalı ... ve davalı ... tarafından yapılan istinaf giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Artan gider avansının bulunması halinde, karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, <br>5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan  inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.05.05.2026<br><br><br>Başkan                        Üye                      Üye                                     Katip<br>e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t       e-imzalıdır\t                    e-imzalıdır<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1772dcb618b630b4","SID":"482b50f4fdb4240d"}}