{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/611 - 2026/880<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/611 <br>KARAR NO\t: 2026/880<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 25/12/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/517 E.  -  2023/510 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka 2022-M-13973 Sayılı YİDK Kararı İptali-Hükümsüzlük<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/12/2023 tarih ve 2022/517 E. - 2023/510 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi katılma yoluyla davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin \"...\" ibareli markasının dünya çapında bir çok ülkede tescilli olduğunu, ülkemizde de uzun yıllardır kullanıldığını, SMK'nın 6/3. maddesi uyarınca gerçek hak sahipliğinin bulunduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin 2021/08888 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-13973 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin gerçek hak sahipliği nedeniyle yaptığı itirazın reddinin hatalı olduğunu, müvekkilinin markasal kullanımını gösteren pek çok faturanın davalı kuruma sunulduğunu, müvekkilinin markasının sektörde tanınmış hale geldiğini, dava konusu markanın müvekkiline ait marka kopyalanmak suretiyle oluşturulduğunu, başvurunun benzer mal ve hizmetlerde yapıldığını ve kötüniyetli olarak yapıldığını, başvurunun SMK'nın 6/4. maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının iptalini ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket, davaya cevap vermemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,<br>davacı taraf \"...\" ibaresini 34. sınıftaki mallarda Türkiye'de davalı başvurusundan  daha önce yaygın kullandığını iddia etse de bu hususun kanıtlanmadığı; yani, \"...\" markasının davaya konu markanın tescil edildiği 34. sınıfa konu mallar bakımından başkası tarafından kullanım ve tescilini engelleme hakkı verecek nitelikte sembolik olmayan/gerçek anlamda fiilen tescilsiz marka/işaret olarak kullanıldığına ve ayırtedicilik kazandırıldığına dair hiçbir delil ve hatta iddianın dahi sunulmadığı, SMK'nın 6/3. maddesindeki nisbi red koşulunun gerçekleşmediği; <br>Diğer yönden başvuru kapsamındaki malların davacının gerçek hak sahipliği iddiasına mesnet gösterdiği 07. sınıfa konu \"sigara makinaları dahil endüstriyel makina ve ekipmanlar\" malları ve Türkiye’de kullanımını ispatladığı sigara makinası yedek parçası emtiası ile karakteristik özellikleri itibarıyla farklı mal niteliği taşıdığı/aynı, aynı tür veya benzer mal olarak nitelendirilemeyeceği ve hitap ettiği farklı alıcı kitleleri nezdinde iltibas yaratmayacağı\" görüşüne aynı gerekçelerle iştirak edildiği; yine benimsenen bilirkişi raporunda belirtildiği üzere \"SMK 6/4 hükmündeki tanınmışlık iddiasına mesnet markanın sonraki markanın kapsadığı aynı ve benzer mallarda kullanılıyor olması\" koşulu karşılanmadığı gibi; dosya münderecatında, davaya konu markanın başvuru tarihi itibarıyla, davacının \"...\" markasının ilgili sektördekiler tarafından refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka olduğuna dair yeterli delile de rastlanmadığı\", bilirkişi raporundaki benimsenen haliyle \"...” markasının yurtdışında 1966 yılından bu yana \"sigara makinaları, teçhizat ve yedek parçaları\" için tescille kullanıldığının ve Türkiye’de de tescilsiz olarak \"...\" markalı sigara makinalarının yedek parça emtiasının satışında kullanıldığının ispatlandığı\" tespiti kısmından hareket edildiğinde; davacı tarafın Türkiye sınırları içinde tescilsiz olarak \"...\" markalı sigara makinalarının yedek parça mallarının satışında yaygın kullanıldığı anlaşılan ve davalının da 34. sınıftaki \"tütün mamülü\" mallarını kapsayan  şekilde \"...\" işaretini  hayatın olağan akışına ters olacak şekilde aynı ibareli başvuruyu yapması, bu markanın da ayırtediciliği yüksek olması nedeniyle tesadüf olmadığı, nitekim benimsenen bilirkişi raporunda\" 34. sınıf tütün ve sigara mamüllerini kapsayan başvuruyu yapan, iyiniyetli basiretli bir tacir olarak hareket etmesi beklenen ve marka seçiminde sınırsız olasılığı bulunan davalının tütün ve sigara mamulleri sektöründe faaliyet gösterdiğine/göstereceğine göre; işin ve ticaretin doğası gereği, farklı mal niteliği taşımakta olsa dahi, ticari faaliyetini oluşturan sigaraların üretiminde kullanacağı sigara makinalarının seçimi için, spesifik olarak sigara makinaları üretimini yapan firmaları ve markalarını araştırması gerekeceği ve davacı markalarından haberdar olmasının bekleneceği; davaya konu \"...\" ibaresinin ticarette veya günlük hayatta sıkça kullanılan sıradan bir kelime olmayan, özgün ve ayırtediciliği yüksek bir ibare olduğu\" şeklinde geçen kanaat ve düşünceye mahkemece aynen iştirak edilerek davalı başvurusunun iyiniyetli olmadığı, dolayısıyla  SMK 6/3-4 maddesindeki koşullar oluşmasa da SMK 6/9 maddesindeki nisbi red koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ...'in 2022-M-13973 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2021/08888 başvuru sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kötüniyet şartlarının oluşmadığını, tarafların markaları arasında emtia benzerliğinin de bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tKatılma yoluyla davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin tespitlerinin aksine SMK'nın 6/3 ve 6/4. fıkraları kapsamında nispi ret gerekçelerinin oluştuğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın bu gerekçeyle kabulünü istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafın \"...\" markasını dava konusu markanın tescil tarihinden önce Türkiye'de 34. mallarda tescilsiz olarak kullanmak suretiyle ayırt edicilik kazandırdığını kanıtlayamadığı; mesnet markanın kullanıldığı sigara makinaları ile başvuru kapsamındaki mallar aynı ve benzer olmadığı gibi mesnet markanın tanınmışlığı da ispatlanamadığından SMK'nın 6/4. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı; öte yandan, \"...\" ibaresinin özgün ve ayırt ediciliği yüksek bir ibare olduğu; davalı şahsın 34. sınıfta ticari faaliyetini oluşturan sigara üretimi için gereken sigara makinaları üzerinde kullanılan  \"...\" markasından habersiz tesadüfen marka başvurusunda bulunmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, davalı şahsın davacının markalarından haksız olarak yararlanmak kastıyla kötüniyetli olarak başvuru yaptığının kabulünün gerektiği anlaşılmakla, katılma yoluyla davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Katılma yoluyla davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, katılma yoluyla davacı vekili ile davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin  katılma yoluyla davacı vekili ile davalı ... ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında katılma yoluyla davacı vekili ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 02/05/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9df10e4d807b4fab","SID":"9fb39b214c23637a"}}