{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2024/605 - 2026/882<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/605 <br>KARAR NO\t: 2026/882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 30/10/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/412 E.  -  2023/417 K.<br><br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/10/2023 tarih ve 2022/412 E. - 2023/417 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin, 2020/152924 sayılı ve \"...\" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvuruya müvekkilinin \"... ...\" ibareli markasını mesnet göstererek yaptıkları itirazın diğer davalı ... YİDK'nın 2022-M-11245 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin \"...\" ibaresi ile seri markalar yarattığını ve bu markaları tanınmış hale getirdiğini, taraf markalarının iltibasa sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu, dava konusu markanın tesadüfen seçilmediğini, SMK'nın 6/5. maddesi uyarınca başvurunun reddinin gerektiğini, SMK 6/6 maddesi hükmü koşullarının da oluştuğunu ileri sürerek, davalı ... YİDK kararının 44. sınıf hizmetler yönünden iptaline ve dava konusu markanın tescili halinde 44. sınıf hizmetler bakımından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı vakıf vekili, müvekkili vakıf çatısı altındaki okulun davacının hastanesinden yaklaşık 50 yıl önce kurulduğunu, o tarihten beri aralıksız faaliyet gösterdiğini,  \"...\" ibaresinin ayırt edici olmadığını, müvekkilinin bu ibareyi davacıdan çok daha uzun süredir kullanmakta olduğunu, müvekkilinin kazanılmış hakkının bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının \"şekil+...\" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" asli unsurlu 2015/44502, 2015/47016, 2016/88593, 2017/111973, 2017/55373 ve 2018/08673 sayılı (kullanım ispatı gerekmeyen) tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu; davalı marka başvurusundaki \"...\" ibaresinin yöre, şehir ismi olması; \"...\" ibaresinin de okul adı, vasıf, tür bildiren tanımlayıcı niteliği olmasından dolayı başvuruda asli ibarenin \"...\" olduğu sonucuna varıldığı; davacının mesnet markalarında da asli ibarenin \"...\" olduğu; bilirkişi raporu ve bu raporda gösterilen tablodan anlaşılacağı üzere 44. sınıftaki hizmetler açısından da taraf markaları arasında emtia benzerliğinin oluştuğu; işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu 44. sınıf hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının \"şekil+...\" ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının 44. sınıfta emtia benzerliği oluşan \"...\" asli ibareli 2015/44502, 2015/47016, 2016/88593, 2017/111973, 2017/55373 ve 2018/08673 sayılı (kullanım ispatı gerekmeyen) tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davacının 44. sınıfta emtia benzerliği oluşan \"...\" asli ibareli 2015/44502, 2015/47016, 2016/88593, 2017/111973, 2017/55373 ve 2018/08673 sayılı (kullanım ispatı gerekmeyen) tescilli markalı hizmetinden satın almak / yararlanmak isterken davalının \"şekil+...\" ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle başvuru konusu işaret ile davacının 44. sınıftaki  emtia benzerliği olan yukarıdaki tescilli markaları arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu  kanaati oluştuğu; HMK 282. maddesi hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih ve 2014/11-696 E.-2016/778 K. sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmediği; diğer yönden ise, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu ...'in 2022-M-11245 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2020/152924 sayılı markanın kapsamında yer alan 44. sınıftaki tüm hizmetler yönünden kısmen iptaline, markanın kısmen bu hizmetler açısından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, \"...\" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, bu ibarenin davacının tekeline verilemeyeceğini, zayıf ibarelerden oluşan markalarda iltibasın küçük değişikliklerle bertaraf edilebileceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDiğer davalı vakıf vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin okulunun davacının hastanesinden 50 yıl önce kurulduğunu, \"...\" ibaresinin ayırt edici olmadığını, sırf bu ibareye dayalı olarak hükümsüzlük kararı verilemeyeceğini, taraf markaları arasında iltibas ihtimali bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.  <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacının mesnet markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, zira davacının mesnet markalarının asli unsuru \"...\" ibaresi olduğu gibi, \"...\" ve \"lise\" kelimelerinin ayırt ediciliğinin olmaması nedeniyle, başvurunun esas unsurunun da \"...\" ibaresinden oluştuğu; söz konusu ibarenin ayırt ediciliğinin düşük olduğu kabul edilse bile, başvurudaki diğer ibarelerin ayırt ediciliği sağlamadığı, çekişme konusu 44. sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliğinin de bulunduğu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 17.02.2025 tarih, 2024/2624 E.-2025/951 K; 09.07.2024 tarih ve 2023/3142 E.-2024/5679 K.; 21.05.2024 tarih, 2023/891 E.-2024/4133 K. sayılı kararlarının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca ayrı ayrı alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde  bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br> \tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 24/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 03/05/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"46a447cd1f810f23","SID":"7ec4475f9b596018"}}