{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  <br>T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1681 <br>KARAR NO\t\t: 2026/316<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 07/07/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/602 Esas 2022/712 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)<br>BAM KARAR TARİHİ\t: 10/02/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 10/02/2026<br><br>Davacı vekilleri tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortacılık işi yaptığını, dava dışı sigortalı .... Şti.’ne ait taze ayva emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ve Abonman Sözleşmesi ile müvekkili tarafından teminat altına alındığını, ... numaralı deniz yolu taşıma senedi tahtında Türkiye’den Kanada’ya taşınmaz üzere .... gemisine hasarsız olarak yüklendiğini,...numaralı konteynerden tahliye edilen emtiaların bozulduğunu ve çürüdüğünü, ekspertiz incelemesinde ısı derecesinin konşimentoda belirtildiği üzere tüm seyir boyunca +2 dereceye ayarlanmış olması gerekirken, paletlerin içinde konulmuş olan ısı kaydedicilerin konteyner içi sıcaklığının taşıma süresince +6 derecede aralığında kaydedildiğini, emtianın ortalama %2'ünün çürüdüğü, %15'unun kahverengileştiği, %8'inde ezilmeler oluştuğunu, hasarın, ayva emtiasının yer aldığı konteynerin taşıma süresince uygun sıcaklıkta taşınmaması sebebiyle meydana geldiğinin tespit edildiğini,  navlun faturası düzenlenerek navlun ücretinin bizzat tahsil edildiğini belirterek bir numaralı davalının TTK m. 1178 gereğince “akdi taşıyan”, iki nolu davalının ise “fiili taşıyan” olması nedeniyle sorumlu olduğunu, dava dışı sigortalının uğradığı zararının müvekkilince tazmin edildiğinden TTK’nın m. 1472’ye göre sigortalının haklarına halef olduğunu, borçlular aleyhine İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2020/7838 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, borçluların itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek kötü niyetli ve haksız olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.           <br>CEVAP: Davalı....’ya İzafeten ....Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile sigortalısı arasında akdedilmiş olan 420031001681-0 poliçe no'lu ve 5918-2019-00038622 seri no'lu Nakliyat Abonman Sözleşmesi'ni incelendiğinde sözleşmenin konusunun, \"Sigortalının gemi, uçak veya kamyon/TIRlarla Türkiye'den Ortadoğu, Uzakdoğu, Avrupa, Rusya'ya sevkettireceği \"YAŞ SEBZE VE MEYVE\" emtiasının (ticari teamüllere, yola, yüke, araca uygun orijinal ambalajlı olarak/paletlerde/shrinkli) emtia nakliyat sigortasıdır\" denilerek belirlendiğinin görüldüğünü, dava konusunun ise konteyner taşıması, merkezi Cenevre – İsviçre’ de bulunan .... . ‘nın... numaralı konşimento tahtında, Mersin, Türkiye Limanından, Montreal, Quebec, Kanada Limanına taşınmak üzere üstlenilmesi işine ilişkin olduğunu, dava konusu taşımanın, Türkiye'den Kanada'ya (Amerika kıtasına) yapılan bir taşıma olup, bahsi geçen Nakliyat Abonman Sözleşmesi'nin kapsamına girmediğini, bu sebeple davacının işbu davayı davalı şirkete karşı ikame etmekte aktif husumet ehliyetinin olmadığını, bu nedenle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, dava konusu konteyner taşımasının, merkezi Cenevre – İsviçre’ de bulunan ... ‘nın .... numaralı konşimento tahtında üstlenildiğini, konşimento tahtında yapılan taşımalarda, navlun sözleşmesinin nasıl yapılacağı ve ifa edileceği, yükleme, taşıma, teslim ve sair ameliyelerin nasıl ve ne şekilde yapılacağı, taşıma tahtında çıkacak uyuşmazlıklar halinde uygulanacak hukuk ve uyuşmazlığın görüleceği yetkili mahkeme (yetki anlaşması) için de konşimento hükümlerinin uygulanması gerektiğini, kırkambar taşıması olan konteyner taşımalarında, konşimentoların arka yüzünde taşıma şartlarının yer aldığını, bu taşıma şartlarının ise navlun sözleşmesi olduğunu,  TTK m. 1237/1 uyarınca taşıyan ile konşimentonun tarafları arasındaki ilişkilerde konşimento esas tutulacağını, yabancılık unsuru taşıyan taşımalarda, konişmentolarda yer alan yetki sözleşmeleri MÖHUK gereğince taraflar için kesin surette bağlayıcı olduğunu, dava konusu uyuşmazlıkta taşımayı yapan yabancı taşıyan müvekkilim .... firması merkezi Cenevre – İsviçre’ de bulunan yabancı bir şirket olduğunu, geminin yabancı bayraklı .... isimli gemi olduğunu, konşimento muhteviyatı yüklerin Mersin'den Montreal, Kanada'ya taşındığını, 5718 s. MÖHUK gereğince yabancılık unsuru taşıyan taşımada, konşimento hükümlerinde yer alan yetki anlaşmasının uygulanması gerektiğini, 5718 sayılı MÖHUK m. 24/1'e göre sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri hukuka tabi olduğunu, 5718 sayılı MÖHUK m. 29/1 “Eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler” başlığında da kanun açıkça “eşyanın taşınmasına ilişkin sözleşmeler tarafların seçtikleri hukuka tabidir” şeklinde hüküm kurulduğunu, 5718 sayılı MÖHUK – Yetki Anlaşması ve Sınırları başlıklı m. 47 / 1’ e göre  “Yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hâllerde, taraflar, aralarındaki yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkilerinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devletin mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilirler. Anlaşma, yazılı delille ispat edilmesi hâlinde geçerli olur. Dava, ancak yabancı mahkemenin kendisini yetkisiz sayması veya Türk mahkemelerinde yetki itirazında bulunulmaması hâlinde yetkili Türk mahkemesinde görülür.” hükmünün bulunduğunu, bu nedenle davanın Londra’ da bulunan İngiliz Adalet Mahkemesinde görülmesi ve uyuşmazlıkta İngiliz Hukukunun uygulanması gerektiğini, davacının davasının yetki yönünden reddine karar verilmesini istediklerini, TTK m. 1185’e göre usulüne uygun bir ihbar yapılmadığını, her iki tarafın katıldığı bir tespit bulunmadığını, hasarın TTK m. 1185 gereğince süresinde ihbar yapılmadığını, her iki tarafın katıldığı bir tespit yapılmadığını, teslim sırasında ya da hasar hemen belli değilse en geç 3 gün içinde yazılı olarak bildirilmesi zorunlu olduğunu, aksi halde taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten zararın meydana geldiğinin kabul olunacağı, dava konusu olayda konteynerin varış limanında teslim tarihi olan 06.11.2019 tarihinin ardından, davalı şirkete yapılan bir bildirim olmadığını, iddia edilen hasardan, buna ilişkin İzmir 18. İcra Müdürlüğünün 2020/7838 sayılı dosyasından tarafına 28.09.2020 tarihinde tebliğ edilen ödeme emri ile yaklaşık 11 ay sonra haberi olduğunu, TTK m.1185/2 uyarınca, hasar ve ziyanın tespiti bakımından “her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemelerce” yük üzerinde tespit yaptırılması gerektiğini, davacı yanın iddia ettiği hasar ile ilgili olarak yüklerin üzerinde her iki tarafın iştiraki ile ve mahkemeler vasıtası ile herhangi bir hasar tespiti yaptırılmadığını, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 14.05.2001 tarih, 2001/2137 E. ve 2001/4213 K. sayılı kararı,  Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 08.05.2000 tarih, 2000/2831 E. ve 2000/3875 K. sayılı kararı), TTK m. 1185/4 uyarınca her iki tarafın iştiraki ile mahkemelerce yük üzerinde tespit yaptırılması gerektiği, her iki tarafın iştiraki ile tespit yapılabileceği, tek taraflı tespitin yeterli olmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, davacı tarafın bu durumu ispatlaması gerektiğini, davacı tarafından malların hasarlandığına ilişkin bir iddia olsa da konteynerin hasarlı alındığına ilişkin herhangi bir hasar kaydı bulunmadığını, konteynerlerin hasarsız ve sağlam olarak teslim edildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan bir EIR (Equıpment Interchange Receıpt) yani hasar tutanağı bulunmadığını, hasarın taşıma sırasında meydana geldiği davacı tarafından ispatlanamadığını, davalı şirket kayıtlarına göre taşımanın yapıldığı reefer konteyner düzgün şekilde çalıştığını,  reefer ısı raporunda  (reefer download report) raporunda reefer konteynerin yükleme limanına teslim edildiği 04.10.2019 tarihinden varış limanından teslim alındığı 06.11.2019 tarihine kadar sorunsuz şekilde çalıştığı, olağan liman operasyonları (yükleme ve tahliye) esnasında fişe takılı olmadığı toplam 17 saat içerisinde de kargo ve konteyner içi sıcaklığı bu durumdan etkilenmediği, 17 saat gemiye yükleme ve gemiden tahliye için gerekli olan standart reefer operasyonunun parçası olduğunu, davalı şirketin kusuruyla meydana gelen bir gecikme ya da zarar söz konusu olmadığını, yükleyicinin ayvaları bozuk/bozulmaya yakın ve/veya sıcak yüklemediğini ya da bahsi geçen casus cihazın doğru çalıştığını gösterir delillerin mevcut olmadığını, ürünlerin yükleme öncesi gerekli özelliklere sahip olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacının sigortalısının üretici hasat defteri, ürünlerin yükleme sırasındaki durumlarını gösterir fotoğraflar ve ürünlerin yükleme öncesi sağlam olduğuna dair ilgili belgeleri sunarak, iddiasını ispatlaması gerektiğini, davacının bu ve varsa diğer ilgili belgeleri sunması taleplerinin bulunduğunu, yükleyicinin rezervasyon talebinde belirttiği +2°C sıcaklığın ürünün taşınmasına uygun olup olmadığının tespiti gerektiğini, , hasarlandığı iddia edilen dava konusu emtia olan ayvanın uygun taşıma derecesinin -0,5°C ile 0°C arasında olduğu ve raf ömrünün de 2-3 ay ile sınırlı olduğunu, davacının sigortalısının basiretli bir tacir gibi davranıp davranmadığının tespiti açısından bilirkişilerce yükleme ısısının ve yükleyicinin rezervasyon talebinde belirtmiş olduğu +2°C sıcaklığın ürüne uygun olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini, bu nedenle davalı şirketin sorumluluğunda iken meydana gelip gelmediği ispat edilemeyen bir zararın davalıya atfedilmesinin mümkün olamayacağından davanın reddi gerektiğini, hasarlandığı iddia edilen emtiaya ilişkin sovtaj bedelini gösterir herhangi bir belge sunulmadığını, davacı tarafın sigorta şirketi olması sebebiyle dava dışı sigortalının zararının %10 daha fazla hasar ödeme durumu olması halinde itiraz hakkını saklı tuttuklarını belirterek %20 icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, ancak %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettikleri belirterek, davanın aktif husumet, yetki ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep ettiği belirlendi.<br>CEVAP: Davalı ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın TTK m. 1246 uyarınca 1 yıllık süre içerisinde ikame edilmediğini, TTK m. 1188 vd uyarınca hem taşımanın tamamlandığı tarih hem de davacının sigortalısına yaptığı ödeme tarihi dolayısı ile hak düşürücü süre içerisinde ikame edilmeyen davanın hak düşürücü süre içiresinde açılmaması nedeni ile reddini talep ettiklerini, usulüne uygun survey ve hasar ihbarının TTK m. 1185 e göre yapılmadığını, her iki tarafın katıldığı bir tespit bulunmadığını, hasarın TTK m. 1185 gereğince süresinde ihbar yapılmadığını, her iki tarafın katıldığı bir tespit yapılmadığını, teslim sırasında ya da hasar hemen belli değilse en geç 3 gün içinde yazılı olarak bildirilmesi zorunlu olduğunu, aksi halde taşıyanın mesul olmayacağı bir sebepten zararın meydana geldiğinin kabul olunacağı, TTK m. 1185/2 uyarınca her iki tarafın iştiraki ile mahkemelerce yük üzerinde tespit yaptırılması gerektiği, her iki tarafın iştiraki ile tespit yapılabileceği, tek taraflı tespitin yeterli olmadığını, hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını, dava konusu taşıma,... numaralı konşimento kapsamında yapıldığını, konşimentoda tarafların taşıma işinden doğacak uyuşmazlıklarında yetki anlaşması yaptığını ve aralarındaki hukuki uyuşmazlıklarda sözleşmenin 10.3 maddesi ile taşımacı tarafından açılabilecek dava hakkı saklı kalmak üzere münhasıran Londra Yüksek Mahkemesi yargı yetkisine sunulacağının ve münhasıran İngiliz hukukunun uygulanacağının, ancak işbu konşimento ile sözleşme yapılan taşıma Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden yapılacaksa, New York Güney Bölgesi için dava münhasıran Birleşik Devletler Bölge Mahkemesi huzurunda açılacak ve münhasıran Amerika Birleşik Devletler Hukuku uygulanacağının belirlendiğini, TTK m. 1237 uyarınca tacir olan tarafların yetki sözleşmesi gereğince yetkili konşimentoda yer alan mahkeme olacağını, taşımaya konu emtiaların ne zaman nasıl ne şekilde hasarlandığı belli olmadığını, davalı şirketin ... numaralı konşimento kapsamında taşınan emtiaların Mersin Limanından Kanada’ya taşınması hususunda akdi taşıyan olarak taşıma işini üstlendiğini, davacı tarafından, davaya konu hasarın deniz taşımacılığı sırasında meydana geldiğine dair herhangi somut bir belge sunulmadığını, dava konusu hasara ilişkin, gemi kaptanı, liman yetkilileri tarafından tutulan herhangi bir tutanak da bulunmadığını, taşımanın deniz taşımacılığı sırasında meydana geldiğini ispata yarar herhangi bir bilgi ve belge sunamayan davacının davasında taşıyan lehine sorumsuzluk karinesinin varlığının kabul edilmesi gerektiğini, davacı yanın talebi ile alınan ... isimli şirketten alınan ekspertiz raporu incelendiğinde, hasar tespit tarihinin 07.11.2019 emtianın hasarlandığına ilişkin eksper raporu talebinin 15.11.2019 tarihinde yapıldığını, emtianın hasar tespitinden 8 gün sonra alınan eksper raporu ile emtianın hasarlandığı iddiası mesnetsiz, belirsiz ve kabul edilemez nitelikte olduğunu, konşimento da FCL/FCL kolzu ve Shıppers Load Stow And Count kaydının bulunduğunu, konteynerin tümünün dava dışı yükleyici tarafından yüklendiği ve yine tek bir alıcıya sevk edildiğinin anlaşıldığını, emtianın, yükleme, istif ve sayım işlemlerinin gönderici tarafından yapıldığını ve konteynerin mühürlü olarak taşıyana teslim edildiğini,  tüm bu klozlar birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin ya da fiili taşıyan diğer davalının, konteynerlerin yükleme, istif ve sayımına ya da konteynerin taşımaya uygunluğuna nezaret etmediği, yalnızca konteynerin mühürlenerek kapatıldıktan sonra gemiye yüklenmesine nezaret ettiğini, davacının sigortalısı tarafından, müvekkil şirketin katılımı olmadan alınmış olan ekspertiz inceleme raporunda, konteynerde herhangi bir hasar bulunduğuna ilişkin bir ibare bulunmadığını, davalının dahlinin ya da yükümlülüğünün bulunmadığı alanlarda sorumluluğuna gidilmesinin hukuken mümkün olmadığından davacı taleplerinin reddi gerektiğini, konteyner taşımacılığında taşıyanın yükü kontrol etmesi mümkün olmadığını belirterek davanın yetki, hak düşürücü süre ve zamanaşımı ile esastan reddini talep etmiştir. <br>MAHKEMECE: \"...Dava; sigorta sözleşmesine dayalı akdi ve fiili taşıyana taşıma şirketine karşı sigorta konusu malın hasarlanmasına istinaden açılan rücuen takibe yapılan itirazın iptali davasıdır.<br>Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. <br>İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7838 Esas sayılı dosyası, arabuluculuk tutanağı, analiz sertifikası, faturalar ve dekontlar, ekspertiz raporu, gümrük kayıtları, konşimento, nakliyat abonman sözleşmesi incelenmiştir.<br>İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7838 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı.... A.Ş.’nin takip borçluları ...’ya İzafeten.... Şirketi ve ....Şirketi aleyhine 10.09.2020 tarihinde ilamsız icra takibinde 11.647,89 TL asıl alacak üzerinden takibe geçtiği, borçlu ...’ne ödeme emrinin 28.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 01.10.2020 tarihinde takibe konu borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz ederek takibi 01.10.2020 tarihinde durduğu; borçlu ...’na ödeme emrinin 29.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 29.09.2020 tarihinde takibe konu alacak ve tüm ferilerine itiraz ederek takibi 30.09.2020 tarihinde durduğu belirlenmiştir.<br>Davalıların cevap dilekçelerinde yer alan aktif husumet, zamanaşımı hak düşürücü süre, yetki itirazları incelendiğinde; <br>Davalı....'ya İzafeten .... A.Ş.’nin dosyaya ibraz edilen konşimento da yer alan yetki ilk itirazı incelendiğinde; bu halde yetkili mahkemenin m.10/3'e göre.... Nolu konşimento da yer alan ve milletlerarası yetki kaydını içeren konşimento kuralının genel işlem şartı niteliğinde bulunduğu açıktır. Buradaki genel işlem şartı, ticari nitelikte olsa da, 6098 s. Türk Borçlar Kanunu m. 20-25’te yer alan denetime tabidir. Söz konusu denetim gerek tüketici gerekse de ticari nitelikteki genel işlem şartlarına uygulanmaktadır. Ayrıca söz konusu hükümler, tarafların iradelerinden bağımsız olarak emredici nitelikte kurallar barındırmakta ve bu sebeple kamu düzenine ilişkindir. Dolayısıyla Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun m. 2 uyarınca, hukuki işlemin tarihine bakılmadan, TBK m. 20-25’de yer alan kurallar geçmişe yönelik olarak da uygulanabilecektir. Öte yandan somut olayda yabancılık unsurunun bulunması da, kamu düzeni ile ilgili bulunan söz konusu hükümlerin uygulanmasını engellememektedir. Çünkü bu konuda “Türk Hukukunu Doğrudan Uygulanan Kuralları” başlıklı MÖHUK m. 6 uygulama alanı bulur: “Yetkili yabancı hukukun uygulandığı durumlarda, düzenleme amacı ve uygulama alanı bakımından Türk hukukunun doğrudan uygulanan kurallarının kapsamına giren hallerde o kural uygulanır”.  Öğretiye göre, iç hukukta sözleşmeler için getirilmiş olan ve kamu yararı açısından önemli olan hükümler (örn. kira hukukuna ilişkin emredici hükümler, hâkimin fahiş cezai şartı indirmesi gibi), Türkiye’de yabancı bir hukuka tabi olan sözleşmelere de doğrudan uygulanır (Bkz. Aysel Çelikel / Bahadır Erdem: Milletlerarası Özel Hukuk, 11. Bası, 2012, s. 155). Genel işlem şartlarına ilişkin hükümlerin bu kapsamda değerlendirileceği açıktır. Dolayısıyla yabancılık unsurlu olaylarda dahi, mahkemenin TBK’ da yer alan genel işlem şartlarına ilişkin denetim kurallarını uygulaması gerekmektedir. <br>Olayda konşimentoda yer alan yetki kaydının müzakere edildiği kabul edilse dahi, TBK m. 25’e göre söz konusu genel işlem şartı içerik denetimine tabidir. Bu maddeye göre, “Genel işlem koşullarına, dürüstlük kuralına aykırı olarak, karşı tarafın aleyhine veya onun durumunu ağırlaştıracak nitelikte hükümler konulamaz”. Somut olaydaki yetki kaydının geçerli olduğu kabul edildiğinde, söz konusu konşimento tahtında ortaya çıkan her türlü uyuşmazlıkta davacının yükle ilgilinin Londra mahkemelerine başvurması gerekecektir. Bu halde TBK m. 25 çerçevesinde söz konusu yetki kaydının geçersiz sayılmasına sebep olmaktadır. Dürüstlük kuralına göre, söz konusu yetki şartının geçerli olması Türkiye’de bulunan ihracatçı firmalar açısından açık bir dengesizlik yaratmaktadır. <br>Türk içtihat hukukunda TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi konşimentolarda yer alan uluslararası yetki ve tahkim kayıtları için uygulanmıştır. Bu hususta verilen yerel mahkeme kararlarının Yargıtay 11’inci Hukuk Dairesi tarafından da onaylandığı görülmektedir.  (Örneğin: İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1-) 2012/147 Esas, 2-) 2012/148 Esas, 3-) 2012/201 Esas, 4-) 2012/205 Esas, 5-) 2012/230, Esas 6-) 2012/236 Esas, 7-) 2012/247 Esas, 8-) 2012/249 Esas, 9-) 2012/312 Esas, 10-) 2012/313 Esas, 11-) 2012/317 Esas, 12-) 2012/319 Esas,  13-) 2012/342 Esas, 14-) 2013/10 Esas, 15-) 2013/12 Esas, 16-) 2013/18 Esas, 17-) 2013/37 Esas, 18-) 2013/49 Esas, 19-) 2013/51 Esas, 20-) 2013/52 Esas, 21-) 2013/54 Esas, 22-) 2013/55 Esas, 23-) 2013/74 Esas, 24-) 2014/16 Esas, 25-) 2014/22 Esas, 26-) 2014/42 Esas, 27-) 2014/56 Esas, 28-) 2014/73 Esas, İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin – 1-) 2014/428 Esas, 2-) 2014/443 Esas, 3-) 2014/483 Esas, 4-) 2014/1370 Esas, 5-) 2015/22 Esas, 6-) 2015/23 Esas, 7-) 2015/206 Esas, 8-) 2015/469 Esas, 9-) 2015/503 Esas, 10-) 2015/667 Esas, 11-) 2015/1200 Esas, 12-) 2015/1210 Esas,  13-) 2015/1211 Esas, 14-) 2015/1444 Esas, 15-) 2016/898 Esas, 16-) 2016/1009 Esas, 17-) 2016/1454 Esas, 18-) 2018/144 Esas, 19-) 2018/386 Esas) Dolayısıyla, Yargıtay İhtisas Dairesi tarafından da, konşimentolardaki yetki tahkim kayıtları açısından TBK m. 25’te yer alan içerik denetimi hâli hazırda kabul gören ve uygulanan bir yoldur. Söz konusu uygulama da, temelde, somut olaydaki yükle ilgilinin hak arama özgürlüğü üzerinde yetki ve tahkim kaydının ekonomik bir sınırlama yapıp yapmadığı ölçütüne dayanmaktadır. Bu tür bir etkinin olmadığı durumlarda yetki ve tahkim kaydı geçerli görülürken, hak arama özgürlüğünün fiilen sınırlanmış olacağı durumlarda genel işlem koşulu niteliğindeki bu kayıtlar bağlayıcı nitelikte sayılmamaktadır. <br>Ayrıca, Konişmentoda yer alan yetki kaydı incelendiğinde \"Tüccarın açtığı herhangi bir davanın ve aşağıda belirtilen koşullar saklı kalmak kaydıyla taşıyıcının açtığı herhangi bir davanın Londro Yüksek Mahkemesi'nin inhisari yetkisinde olduğu ve ingiliz kanunlarına tabi olduğu kabul edilmiştir Amerika Birleşik Devletlerine veya Amerika Birleşik Devletlerinden yapılacak taşımalara ilişkin dava, münhasıran NewYork Güney Bölgesinden sorumlu Birleşik Devletler Bölge Mahkemesinde açılacak ve ABD kanunları münhasıran geçerli olacaktır. Tüccar herhangi bir diğer mahkemede dava açmamayı ve başka bir mahkemede açılan davanın sona erdirilmesinde oluşacak taşıyıcının makul yasal giderlerini ve masraflarını karşılamayı kabul eder. Tüccar yukarıda belirtilen esasa ilişkin tüccar aleyhine verilmiş herhangi bir karara itiraz hakkından feragat eder. <br>Navlun veya tüccarın taşıyıcıya ödemesi gereken herhangi bir diğer tutarla ilgili herhangi bir anlaşmazlık durumunda, taşıyıcı seçim hakkı kendisinde olmak üzere belirtilen ülkelerde ya da yükleme limanı, boşaltma limanı, teslim yerinin bulunduğu ülkede veya tüccarın ticari faaliyetinin bulunduğu herhangi bir yerde tüccar aleyhine dava açabilir.\" bu kaydın her iki taraf için belirli bir mahkemeyi yetkili kılmadığı, taraflardan birinin menfaatlerinin üstün tutulduğu ve karşılıklı dengenin bulunmadığı bir mahkeme seçimi yapıldığı görülmektedir. Uluslararası Usul Hukuku açısından bu tür yetki kayıtları “Asimetrik Yetki Kaydı” olarak anılmaktadır. Bu tür kayıtların mahkemenin belirli olmaması sebebiyle geçerli olarak kabul edilmemektedir. Ayrıca bu durum, genel işlem şartı denetimi dışında ortaya çıkmaktadır. Mahkemeye sunulan asimetrik yetki kaydının geçersizliği için genel işlem şartı denetimine başvurmaya dahi gerek yoktur. <br>Sonuç olarak, MÖHUK m. 6 gereğince uygulama alanı bulan genel işlem koşullarına ait hükümler gereğince 6098 sayılı TBK m. 25 uyarınca başvurulacak içerik denetimde bu tür yetki kayıtlarının evleviyetle dürüstlük kuralına da aykırı olacağı açıktır. Dolayısıyla gerek genel usul hukuku ilkeleri gerekse de BK m. 25 özelinde söz konusu mahkeme kaydının geçerli bir uluslararası yetki sözleşmesi olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir. Yetki itirazına dayanak yapılan konşimento kaydının geçerli olmadığından bu yöndeki yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Davalı ... Şti’nin yetki itirazı incelendiğinde; bu davalının diğer davalı ...’nın düzenlediği konşimentodaki yetki itirazını ileri sürdüğü ancak bu davalının 09.10.2019 tarihli fatura ile navlun faturası düzenlediği, akdi taşıyan sıfatına sahip olduğu ve merkezinin İstanbul olup, diğer davalının düzenlediği konşimentoda yetki kaydının bu davalıyı bağlamadığı, bu davalının yetki itirazının kötü niyetli olduğu tespit edilmekle yetki itirazının reddine karar verilmiştir.<br>Davalı... Şti hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları incelendiğinde; dava konusu yükün 04.10.2019 tarihinde gemiye yüklendiği, yükün Montreal/Kanada’ya gönderildiği ve hasarın gönderilene teslim tarihi olan  tarihinden itibaren 07.11.2019 tarihinde teslim edildiği, hasarın 15.11.2019 tarihinde ekspere bildirildiği ve eksperinde bu tarihten itibaren 16.03.2020 tarihine kadar rapor hazırladığı, belirlenmiştir. Hasara ilişkin olarak sigorta şirketinin yapmış olduğu takip tarihi ise 10.09.2020 olup, bu tarih itibari ile hak düşürücü sürenin kesildiği ve daha sonra yeniden başlayan hak düşürücü süre içerisinde davanın da 14.09.2021 tarihinde açıldığı 6325 sayılı kanun m.18/A-15 gereğince \"(15) Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı durur ve hak düşürücü süre işlemez\" hükmüne istinaden hak düşürücü sürenin kesildiği, buna göre 10.09.2021 tarihinden itibaren davacının dava açmadan önce 03.06.2021 – 23.06.2021 tarihleri arasında arabuluculuk görüşmesi için başvuru yaptığı ve arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı süre olan 21 gün sürenin hak düşürücü süreye eklenmesi gerektiği, böylece hak düşürücü sürenin 10.09.2021 tarihinden cumartesi ve pazar günleri de dahil olarak 04.10.2021 tarihinde sürenin dolacağı davanın da 14.09.2021 tarihinde açılmasıyla hak düşürücü sürenin ve zamanaşımı süresinin geçmediği, hak düşürücü süre içerisinde davayı açtığı belirlenmiş olmakta hak düşürücü süre itirazının reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.<br>Davalı ....’nın yapmış olduğu aktif husumet itirazı da incelenerek sigorta poliçesinin kapsamında yükün Türkiye'den Orta Doğu, Uzak Doğu, Avrupa, ve Rusya'ya sevkinin teminat kapsamına alındığı, ancak bu kapsam dışında kalan  Montreal/Qubec/Canada limanlarına yapılan taşımaların sigorta kapsamında kalmadığı, belirtilmekle birlikte davacının beyan dilekçesinde bu hususa değinmediği ve dava konusu taşımanın Mersin'den Montreal/Canada Limanına yapıldığı belirlendiğinden, TBK m. 183 açısından alacağın temliki yükümlerine göre alacağın temliki aldığını belirten davacı sigortacının halefiyet ilkesine göre ve bu ilke dışında alacağın temliki hükümlerine göre dava açma konusunda aktif husumetin bulunup bulunmadığı ve dava konusu taşımaya ilişkin olarak davalıların sorumluluğun bulunup bulunmadığı konularında rapor alınması gerekmiş ve bilirkişilerden 15.06.2022 tarihli rapor alınmıştır. Bu raporda; ekspertiz incelemesinin değerlendirildiğindeemtianın abonman sigorta poliçesi ile sigortalıya ait ayva emtiasının konteyner içerisinde Kanada'ya ihracında belirli sıcaklıkta taşımaması nedeniyle zararın oluştuğu, taşıma sırasında liman operasyonları yapılırken konteynerin fişe  takılı olmadığı 17 saat konteyner içi sıcaklığının artmadığı, konteyner içi sıcaklığının +6C ye ne zaman çıktığının belirlenemediği toplam hasar tutarının 7241,82 USD olup %25 sovtaj ve minimum muafiyet bedeli olan 3500 USD düşüldükten sonra  kalan zararın 1931,37 USD olup, döviz kuru ile çarpılması sonucunda 11.062,89 TL olarak zararın belirlendiği, ....’in verdiği data logger kayıtlarında yapılan incelemede 05.10.2019 -06.01.2020 tarihleri arasında yapılan değerlendirmede yükün Mersin Limanından .. ... Adlı Gemiye 09.10.2019 tarihinde yüklendiği, konteynerin dolu olarak limana 04.10.2019 tarihinde girdiği, aktarma için Valencia limanından 16.10.2019 tarihinde tahliye edildiği, 24.10.2019 tarihinde ... isimli gemiye yüklendiği ve 05.11.2019 tarihinde Montreal limanında tahliye edildiği, 06.11.2019 tarihinde limandan çıktığı toplam 33 günlük taşıma süresinin bulunduğu, akdi taşıyan sıfatı ile .... Şti. tarafından oluşturulan 11.10.2021 tarihli yükleme talimatında ...nolu konşimentoda sıcaklık ayar noktasının +2 C olarak gösterildiği, data logger kayıtlarına göre sıcaklık ayar noktasının +2C de yapıldığı, SUP Air’in 1,93C Ret Air’in ise 2,76C de olduğu konteynerin güç ünitesinin 16 saat 34 dk kapatıldığı, bu süre içerisinde konşimento gereklerine uyularak taşımanın yapıldığı, fişten çekildiği süre içerisinde ısının artmadığı, sıcaklık değerlerinin değişmediği, böylece taşıyanın hasar bakımından kusurlu olmadığı, taşıma konusu emtia olan ayvanın satıcı ... AŞ tarafından alıcı...’e Kanada’ya satıldığı, taşıma işini davalılardan ... AŞ aldığı, akdi taşıyan olduğu.... firmasının ise fiili taşıyan olarak taşıma işini yaptığı,...Taşımacılığının alt navlun sözleşmesi ile... ile anlaştığı, sigorta akdinin incelenmesi ile de  abonman sözleşmesinde sözleşmenin 04.10.2019-04.10.2020 tarihlerini kapsadığı, malın gemi/uçak/kamyon ile Türkiye'den Orta Doğu / Avrupa/Uzakdoğu/Rusya'ya sevk edilecek yaş sezbe ve meyveyi kapsadığı, abonman sözleşmesinde Amerika kıtası ya da kanada dan söz edilmemesi nedeniyle ödemeyi hatır ödemesi haline getirmediği, zira taraflar arasındaki asıl taşıma işi kapsamında düzenlenen kati poliçede Mersin / Montreal arası taşımada söz edildiği dolayısıyla çerçeve bir sözleşme mahiyetindeki hukuki bir ilişkide seferin sigortaya konu yapılmaması kesin sözleşme / essa sözleşme de aksine bir anlaşmaya engel olmadığı, bu nedenle taşımanın sigorta kapsamında kaldığı, davacı yük sigortacısının TTK m. 1472 anlamında sigorta tazminatında kanunen halef olduğu, yük hasarının sigortacı tarafından asıl / fiili taşıyandan talep edilip edilmeyeceği incelendiğinde ise davalılardan ....nın akdi taşıyan ...'nın ise TTK m. 1191 gereğince fiili taşıyan olduğu taşıma ilişkinin soğutmalı 2 konteynerin taşınmasına konu bir kırkambar akdi olduğu, (TTK m. 1138) dolayısıyla akdi ve fiili taşıyan açısından TTK m. 1178 deki sorumluluk şartlarının aynı olup, değerlendirildiğinde, konşimento tahtında sıcaklık ayar noktalarında herhangi bir aksama bulunmadığı ve ısının artış göstermediği, bu nedenle davacının iddiasını ispatlayacak bir delil bulunmadığından rücuen tazminat talep edebilme şartlarından olan TTK m. 1158/2 deki taşıyanın hakamiyetinde bulunduğu sırada eşyanın ziya ve hasara uğradığı ispatlanamadığından davanın reddini direttiği belirlenmiştir.<br>Bu rapora karşı davacı vekili; 28.06.2022 tarihli dilekçesinde: konteyner içi sıcaklığın ölçümüne bağlı bozulma hasarının taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiği bu nedenle zarardan taşıyanın sorumlu olmasını belirterek ek rapor alınmasını talep etmiştir.<br>Davalı ....'ya İzafeten .... A.Ş.’nin vekilinin 04.07.2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde; bilirkişilerin data logger kayıtlarına göre müvekkilin sorumlu olmadığı belirlediğini eşyanın zararın taşıyanın hakimiyetinde olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. <br>Davalı ....vekilinin 04.07.2022 tarihli beyan dilekçesinde; davacı tarafın dosyaya sunduğu ekspertiz raporunu kabul etmediklerini usulüne uygun bir ihbarın yapılmadığını sefer sırasında gücün 17 saatlik kapalı olduğu sürede kargo sıcaklığının değişmediğini, sıcaklık ayar noktasında taşımanın usulüne uygun yapıldığını, emtiaların ne zaman ve ne şekilde hasarlandığını belli olmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir.<br>Toplanan tüm deliller ve yapılan incelemelere göre;<br>Öncelikle sigorta sözleşmesinin bu taşımayı kapsayıp kapsamadığı incelendiğinde bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere abonman sözleşmesi ile yapılan çerçeve sigorta sözleşmesi dışında ayrıca taraflar arasında yapılmış olan nakliyat abonman sigorta poliçesi ile taşımanın Türkiye'den Kanadaya yapılmasını Poliçede yer aldığı böylece Kati poliçe ile taşıma konusunun teminat altına alındığı, davacının bu nedenle halefiyet sıfatı ile dava açma hakkının bulunduğu, belirlenmiştir. <br>Taşıma ilişkisinde taşınan emtianın TTK m.1178’e göre akdi taşıyan olan .... Şti olan ve fiili taşıyan olan.. . .’nın sorumluluğunda zarara uğrayıp uğramadığı incelendiğinde alınan bilirkişi raporlarında yükün konteynerde +2C de taşındığı, gerek taşıma boyunca hava çıkışının / Sup Air 1,93 C, hava dönüşünün / Ret Air’in 2,76 C olması nedeniyle ortalama ısının +2 C olduğu  taşıma boyunca yükün gerek Mersin Limanından İspanyanın Valencia Limanına taşınması burada yapılan aktarma ile yükün ... gemisiyle Kanadanın Montreal limanına taşınması sırasında 16 saat 34 dakika Güç Ünitesinin kapatılmasına rağmen Data Logger kayıtlarında bu sürenin sıcaklık artışına sebebiyet vermediği, teknik anlamda taşıma sırasında yükün bozulmasına sebebiyet verecek bir atışın da bulunmadığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda da ayrıntısı ile açıklandığı üzere, TTK m. 1178/2 e göre taşıyanın eşyanın ziya ve hasarından sorumlu olması için hakimiyetinde bulunduğu sırada bir zararın meydana gelmiş olması gerekmektedir. Ancak davacının iddia ettiği, ısı artışı taşıma sırasında olmamıştır. Bu halde davalıların taşıyan olarak sorumluluğunu gerektirecek bir kusuru bulunmadığı belirlenmekle davacıların davalara karşı açmış olduğu davanın ispatlanamaması nedeniyle reddi gerekmiştir.' gerekçesi ile; <br>HÜKÜM: Yukarda Açıklanan Sebeplerle;<br>Davacının davasını ispatlanamaması nedeniyle reddine,\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkeme kararının dayandırıldığı bilirkişi raporunun aksine hasarın emtianın konşimentodaki kayda uygun olarak +2 derecede taşınması gerekirken seyir boyunca ortalama +6 derecede taşınması sebebiyle meydana geldiğini, Danıştay kararı gereğince delil niteliğini haiz, tarafsız ve bağımsız olarak hazırlanan hukuken geçerli belge olarak nitelendirilen ekspertiz raporu ve diğer deliller ile tespit edildiğini,  Danıştay kararı uyarınca ekspertiz raporları, delil niteliğini haiz hukuken geçerli belge niteliğini taşıdığını, taşıyanın söz konusu emtialara ilişkin özen yükümlülüğü gümrük işlemlerini tamamlanması akabinde başlayacak olup davalının söz konusu yüke olan sorumluluğunun başlaması için gemiye yüklenmesine dahi gerek olmadığı, Mahkeme kararını verirken hükme esas aldığı raporda, her ne kadar emtialarda görülen, konteyner içi sıcaklık ölçümüne bağlı bozulma hasarının taşıyanının sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin tam sabit olmadığı belirtilse de işbu tespitlerin kabulü mümkün olmadığını, eksik ve hatalı hazırlanmış bilirkişi raporlarının hükme esas alınması hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğunu,  \"Casus\" olarak adlandırılan Data logger cihazlarının verileri alıcı ve satıcılardan ziyade taşıyanlarda bulunduğunu, Bu sebeple bu kayıtların taşıyanlarca dosyaya sunulması gerekmekte ve ek bilirkişi raporu alınması gerekmekteyken eksik bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmiş olması hakkaniyete aykırı olduğunu, İşbu izah olunan sebeplerle Mahkeme'nin hukuka aykırı kararının ortadan kaldırılması ve dosyada mübrez delillerle haklı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: <br>Dava:    İtirazın iptali  istemine ilişkindir.<br>HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. <br>Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açık olmasına konteynır içi sıcaklığının konişmento da belirtildiği şekilde + 2 derece olmasına ve taşıma boyunca da bu ısının korunmuş olmasına, davalılara atfedilecek bir kusur bulunmamasına göre davacı  vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar  verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.  <br>HÜKÜM      : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br> İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/07/2022 tarih, 2021/602 Esas ve 2022/712 Karar sayılı kararına karşı davacının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı taraftan alınması gereken 732,00 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 301,40 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 430,60 TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, <br>Davacı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına,<br>Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, <br>İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>    Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere  karar verildi. 10/02/2026<br>\t\t\t\t<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a07c2e33624649de","SID":"5631b1153edf6f95"}}