{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN\t<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/11/2024<br>DAVANIN KONUSU:TAZMİNAT <br>İSTİNAF TALEP TARİHİ:17/01/2025<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:17/04/2026<br>KARARIN YAZIM TARİHİ:21/04/2026<br><br><br>Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas, ... karar sayılı ve 27/11/2024 tarihli kararı aleyhine davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş ve talebin süresinde olduğu anlaşılmakla; yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>İDDİA:Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilin, davalı şirkete ait ... abone numarası ile Antalya ili Manavgat ilçesi ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan tarımsal işletmesinde elektrik hizmeti aldığı, 07/12/2022 tarihinde meydana gelen elektrik kesintileri ve akabinde enerjinin yeniden verilmesi sırasında oluşan aşırı voltaj yükselmesi nedeniyle iş yerinde bulunan otomasyon panoları ile çeşitli elektronik cihazların zarar gördüğü, bu durumun derhal 186 ihbar hattına bildirildiği, sahaya gelen ekiplerce yüksek voltajın tespit edildiği ve ilk müdahalede direk diplerine topraklama çubukları yerleştirilmesine rağmen sorunun giderilemediği, sonrasında gelen ekiplerce arızanın trafo kaynaklı olduğu, camper bağlantılarındaki gevşeklik ile trafo kademesinin yüksekliğinden kaynaklandığının belirtildiği, benzer olayın daha önce de iki kez yaşandığı, müvekkil tarafından kurulan analizatör kayıtlarına göre olay tarihinde 254 volt ve üzeri gerilim değerlerinin ölçüldüğü, yapılan başvurulara rağmen zararın giderilmemesi üzerine Manavgat Sulh Hukuk Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı, olay anına ilişkin görüntü ve ses kayıtlarının bulunduğu, bilirkişi incelemesinde gerilim değerlerinin Elektrik Dağıtım ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’ne aykırı şekilde maksimum 261 volt ve minimum 169 volt olarak tespit edildiği, bu nedenle müvekkilin 3 adet ... kontrol cihazı, 6 adet ... modül, 9 adet ... modül, 3 adet ... güç kaynağı, 3 adet ... trafo, 10 metre kablo ve sarf malzemesi, bar basınç sensörü ile 3 adet ... dış ortam sıcaklık ve nem sensörü temin etmek zorunda kaldığı ve servis ücreti ödediği, zarar kalemlerinin proforma faturalarla belgelendirildiği ileri sürülerek, şimdilik 10.000,00 TL oluşan zararın zarar tarihinden itibaren Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasınca döviz cinsinden uygulanan en yüksek faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.<br>SAVUNMA :Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan cevap dilekçesinde özetle; davalı müvekkil şirket tarafından somut olayda ayıplı hizmetin söz konusu olmadığı, davacının başvurusu üzerine şirket kayıtlarında gerekli incelemelerin yapıldığı, belirtilen tarihte davacının iş yerinin bulunduğu bölgede elektronik cihazlarda arızaya neden olabilecek nitelikte herhangi bir arıza yaşanmadığının tespit edildiği, arıza ve ihbar kayıtlarında da aynı şekilde ilgili tarihe ilişkin herhangi bir arıza ya da ihbar kaydına rastlanmadığı, ayrıca davacının bulunduğu hattan enerji alan diğer abonelerin de benzer şekilde etkilenmesi gerektiği, ancak böyle bir durumun söz konusu olmadığı, Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği’nin 22. maddesi uyarınca 253 Volt’a kadar olan gerilim değerlerinin normal kabul edildiği, yapılan incelemelerde şebekeye verilen gerilimin yönetmelikte öngörülen sınırlar içerisinde kaldığının ve bu hususun olay gününe ait OSOS kayıtları ile sabit olduğunun belirlendiği, dolayısıyla yüksek voltaj veya voltaj dalgalanmasının bulunmadığı ileri sürülerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI VE GEREKÇESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı, 27/11/2024 Tarihli kararı ile; \"davanın kısmen kabulü ile; zarara ilişkin 160.243,11 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz turarı 2.830,95 TL'nin toplamı olan 163.074,06TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF TALEBİ VE SEBEPLERİ:Davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde sunulan istinaf dilekçesi ile; dava konusu olay tarihinde bölgede herhangi bir elektrik kesintisi veya voltaj dalgalanması yaşanmadığı, aynı hattan enerji alan diğer abonelerde benzer bir zarar oluşmamasının da bu durumu doğruladığı, buna rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayalı, taraflı ve denetime elverişsiz olduğu, müvekkil şirketçe sunulan teknik verilerin (OSOS kayıtları, akım-gerilim raporları ve kesinti bilgileri) dikkate alınmadığı, ayrıca davacının proje gücünü aşan tüketiminin kendi iç tesisatından kaynaklı arızaya neden olabileceği, zarar ve faiz hesaplamalarının da hatalı olduğu ve faize faiz yürütüldüğünü beyanla hukuka aykırı olan ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 355/1 maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin olarak yapılan incelemede; <br>Dava, davacıya ait tarımsal işletmede 07/12/2022 tarihinde enerji kesintisi ve sonrasında enerjinin tekrar gelmesi ile aşırı voltaj yüklenmesi yaşanması nedeniyle oluşan zararın tahsili talebine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesince yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; \"mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi heyeti raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının Antalya Manavgat  ... Mahallesi ... mevkiinde bulunan tarımsal işletmesinde 07/12/2022 tarihinde belli aralıklarla yaşanan enerji kesintisi ve sonrasında enerjinin tekrar gelmesi ile aşırı voltaj yükselmesi sonucu iş yerinde bulunan otomasyon panoları ve birçok elektronik cihazın zarar gördüğü iddiası ile zararının giderilmesine ilişkin eldeki tazminat davasını açtığı, alanında uzman elektrik mühendisi, makine mühendisi ve mali müşavirden oluşan bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen, dosyaya ve oluşa uygun, hüküm kurmaya yeterli bulunan 22.07.2024 havale tarihli bilirkişi raporu  karşısında, davacının bir alçak gerilim abonesi olduğu, davalı şirketin havai hatlı AG dağıtım şebekesinden NYY tip yeraltı kablo ile enerji aldığı, Enerji Analizörü çıktılarından sağlanan enerjinin 169,805 Volt ile 261,191Volt arasında değiştiği, ölçülen gerilim değerlerinin Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği ve Enerji Kalitesi TS En 50160 Standardına uygun olmadığı, davacıya ait seranın panolarının bakımlı, elektrik besleme sistemlerinin yönetmeliklere uygun olduğu, 300 mA yangın koruma ve 30mA kaçak akım koruma rölelerinin mevcut ve çalışır durumda olduğu, dolayısıyla tespiti yapılan voltaj değişimlerinin davacı abonelikte bulunan otomasyona (elektronik aksamlı cihazlara) zarar vereceğinin aşikar olduğu, yaşanan cihaz hasarlarının davalının sorumluluğu altında olan  alçak gerilim hatlarından kaynaklandığı yönünde somut tespitlerin bulunduğu,  davalı şirketin, bölgede elektrik enerjisinin dağıtımını yerine getirdiği, bu faaliyet, varlığı ve niteliği itibariyle bir tehlike ve dolayısı ile zarar ihtimali taşıdığından, davalı şirketin sorumluluğu, bir sebep sorumluluğu olan kusursuz (objektif) sorumluluk olduğu, burada tehlikeli nesne veya işletme ile gerçekleşen zarar arasında uygun illiyet bağının bulunmasının sorumluluk için yeterli olduğu, illiyet bağının somut olayda kurulduğu ve davaya konu hasardan davalı şirketin sorumlu olduğu, meydana gelen zararın giderimi için davacı tarafından sarf edilen bedelin, hasarlı ürün, servis ücreti ve KDV dahil toplam 8.171,50 Euro olduğu, 08/12/2022 tarihinde sisteme müdahale edildiği ve işleme ait proforma faturanın düzenlendiği bu tarih esas alındığında, toplam zarar tutarı olan 160.243,11-TL'nin olay tarihindeki piyasa rayiçlerine ve arızalanan cihazlardaki hasarın boyutuna uygun olduğu ve dava tarihine kadar işlemiş faiz turarının 2.830,95 TL olduğu saptanmış, davacının proforma fatura düzenlenme tarihindeki zararını talep edebileceği kanaatine varılarak\" yönündeki gerekçeyle \"davanın kısmen kabulü ile; zarara ilişkin 160.243,11 TL ve dava tarihine kadar işlemiş faiz turarı 2.830,95 TL'nin toplamı olan 163.074,06TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. <br>1-Davalı vekilinin sair istinaf itirazları yönünden yapılan değerlendirmede; dosya kapsamına alınan teknik veriler, OSOS kayıtları, enerji analizörü çıktıları ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, olayın oluş şekli ve teknik mahiyeti itibariyle yeterli incelemeye dayandığı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır.<br>Söz konusu raporda; dava konusu işletmeye ait elektrik enerjisinin alçak gerilim şebekesinden sağlandığı, olay tarihinde gerilim değerlerinin standart değerlerin üzerinde dalgalanma gösterdiği, ölçümlerde 169,805 Volt ile 261,191 Volt aralığında değişkenlik tespit edildiği, bu durumun Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliği ile TS EN 50160 standardında öngörülen sınır değerler ile uyumlu olmadığı açıkça ortaya konulmuştur.<br>Bu kapsamda, meydana gelen gerilim dalgalanmalarının davacıya ait tarımsal işletmede bulunan otomasyon panoları ve elektronik sistemlerde arıza ve hasar meydana getirebilecek nitelikte olduğu, davacı tesisinde elektrik iç tesisatının yönetmeliklere uygun ve koruma sistemlerinin faal olmasına rağmen zararın gerçekleştiği, dolayısıyla zarar ile davalı tarafından işletilen dağıtım şebekesi arasında uygun illiyet bağının bulunduğu teknik ve bilimsel verilerle tespit edilmiştir.<br>Elektrik dağıtım faaliyetinin niteliği gereği tehlike arz eden bir faaliyet olduğu, bu kapsamda davalının kusursuz sorumluluk esasına göre sorumlu bulunduğu, somut olayda zarar doğuran olay ile davalı işletmesi arasında bağlantının kesilmediği anlaşıldığından, mahkemenin sorumluluğa ilişkin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.<br>Bu nedenle davalı vekilinin bu hususlara ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.<br>2-6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 121. maddesi ile 3095 sayılı Kanun hükümleri uyarınca, temerrüt faizi niteliğindeki işlemiş faize yeniden faiz yürütülmesi mümkün değildir. Kanun koyucu, faiz alacağına yeniden faiz işletilmesini açıkça yasaklamış olup, bu düzenleme kamu düzenine ilişkin niteliktedir.<br>Somut olayda mahkemece, 160.243,11 TL asıl zarar bedelinin yanı sıra, zarar tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan 2.830,95 TL işlemiş faizin de hüküm altına alındığı ve bu toplam tutara ayrıca faiz yürütülecek şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>Bu durumda, işlemiş faiz niteliğindeki 2.830,95 TL’nin ayrıca hüküm altına alınması ve bu tutarın da faiz işletimine konu edilmesi sonucunu doğuracak şekilde karar verilmesi, TBK m.121 ve 3095 sayılı Kanun hükümlerine açıkça aykırılık teşkil etmektedir.<br>Bu nedenle, yalnızca 160.243,11 TL zarar bedelinin 07/12/2022 zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, işlemiş faizin ayrıca hüküm altına alınması ve bu tutar yönünden de faiz işletilmesine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.<br>Ancak, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının düzeltilerek “davanın kısmen kabulü ile 160.243,11 TL’nin zarar tarihi olan 07/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine” şeklinde  yeniden esas hakkında karar verilerek  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle; <br>I-Davalı vekilinin  İSTİNAF TALEBİNİN KABULÜNE,<br>II- 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca, Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27/11/2024 tarih, ... Esas ve ... Karar sayılı KARARININ DÜZELTİLEREK KALDIRILMASINA VE ESAS HAKKINDA AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE YENİDEN KARAR VERİLMESİNE,<br>1-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;  160.243,11 TL’nin zarar tarihi olan 07/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-Alınması gerekli 10.946,20 TL harçtan, peşin ve tamamlama harcı toplamı olan 3.160,90 TL’nin mahsubu ile bakiye 7.785,30 TL harcın, davalının 10761 sıra no ile yatırdığı 10.199,69 TL’den mahsubu ile fazla alınan 2.414,39 TL’nin davalıya iadesine,<br>-Davacı tarafından yatırılan 3.160,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>3-Davacı tarafından yapılan 179,90 TL başvuru harcı ve 7.021,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 7.200,90 TL yargılama giderinin, kabul ve ret oranına göre hesaplanan 6.253,85 TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 24.666,43 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı kapsamında Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.200,00 TL yargılama giderinin, 6325 sayılı Kanun’un 18/A-13 maddesi gereğince kabul ve ret oranına göre hesaplanan 2.779,14 TL’sinin davalının ... sıra no ile yatırdığı 2.872,30 TL’den mahsubu ile fazla alınan 93,16 TL’nin davalıya iadesine; bakiye 420,86 TL’nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince yazılmasına,<br>-10/02/2025 tarihli, ... Esas ve ... Karar sayılı ilam ile davacı adına düzenlenen 327,70 TL harç tahsil müzekkeresinin işlem yapılmaksızın ilk derece mahkemesince geri istenmesine; tahsil edilmiş olması hâlinde makbuz ibrazı üzerine yatıran tarafa iadesine,<br>III- İstinaf yargılaması yönünden:<br>1-İstinaf talebinde bulunan davalıdan peşin alınan istinaf karar harcının, talep hâlinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>2-Davalıdan alınan istinaf kanun yoluna başvurma harcının Hazineye irat kaydedilmesine,<br>3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 394,00 TL yargılama gideri ile 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı olmak üzere toplam 2.077,10 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>4-Artan gider avansının ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine,<br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 17/04/2026<br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"be8a9782f9545268","SID":"ae776044fabb210d"}}