{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: ... - ...<br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ... <br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ: 27/04/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>ÜYE\t\t: .....\t(...)<br>KATİP\t\t: .....\t(...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 20/01/2026<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI \t: ........  <br>VEKİLLERİ\t: Av.....  Av.....<br>DAVALI \t: ........  <br>VEKİLİ\t\t: Av.....<br>DAVA\t\t: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 27/04/2026<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 28/04/2026<br>\tYukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 19/03/2025 tarihinde Müvekkilin malik ve sürücü olduğu ........ plakalı araca karşı taraf ........'in malik olduğu ........ plakalı aracın çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle ile müvekkilin aracında hasar oluştuğunu , müvekkili tarafın kazanın oluşumunda hiçbir kusurunun olmadığını, tüm kusurun davalılara ait olduğunu, dava tarihi itibarimle zarar miktarını belirlememiz mümkün olmadığından belirsiz alacak davası olarak açmak zorunda kaldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar nedeni ile değer kaybının davalıdan tahsilini talep ettiğinden bahisle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmiştir. <br>Davalı tarafa usulüne uygun olarak davetiye tebliğ edilmiş, davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından 19.03.2025 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı ........ plaka sayılı araç ile trafik kazasına karışan ........ plakalı araç için hasar tazminatı, araç mahrumiyeti tazminatı ve değer kaybı tazminatı talepleriyle huzurda görülen dava ikame edildiğini, ........ plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ........  numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi (ZMMS Poliçesi) ile 28.10.2024 - 28.10.2025 tarihleri arasında teminat altına alındığını, kaza tarihi itibariyle araç başı teminat limiti 300.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, öncelikle davacının söz konusu zarar nedeniyle sigortalıdan ya da başka bir sigorta şirketinden ödeme alıp almadığının tespitini talep ettiğini, mahkeme huzuruna getirilen davaların davacı tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadıkça nispi ticari dava olarak değerlendirilemeyeceğini, haksız fiile ilişkin davalar ticari dava olmayıp genel mahkemelerin görev alanı dahilinde olduğunu, izah olunan nedenlerden dolayı söz konusu olayın işleten açısından haksız fiilden kaynaklanan bir olay olduğundan avans faizi talebinin reddi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından 25.04.2025 tarihinde davacıya 50.000,00-TL hasar tazminatı ödemesi yapılarak davacı aracında oluşan hasarın tamamen giderildiğini, davacı tarafından ikame edilen huzurdaki davada her ne kadar bakiye hasar tazminatı talep edilmekteyse de davacının fazladan uğradığını iddia ettiği zararı ispat eden herhangi bir belge dosya kapsamında bulunmadığını, davacının gerçek zararının giderilmiş olduğundan fazlaya ilişkin talebinin reddi gerektiğinden bahisle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 19/03/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde takip mesafesine ilişkin kurallara aykırı hareket eden ........ plakalı araç sürücüsünün 2918 Sayılı Kanunun 56/1-c ve 84/d maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu, ........ plakalı araç sürücüsüne atfı mümkün bir kusur olmadığı, 29/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporuyla tespit edildiği üzere kaza tarihinde aracın tamirinin ekonomik olduğu, değişmesi gereken parçalar, işçilik ve KDV hariç olmak üzere onarım bedelinin 50.000,00 TL olduğu, kaza tarihinde 2. El piyasa değerinin 356.000,00 TL olduğu, kazalı hali ile değerinin 350.000,00 TL olacağı, davacının değer kaybı maddi zararının 50.000,00 TL olacağı anlaşılmakla davacının davasının bu tutar üzerinden kabulüne karar verilmiştir. <br>(6) DAVA ŞARTI ARABULUCULUK YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile Mahkememizin bağlı bulunduğu T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 11/07/2025 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamları emsal alınarak davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle  dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu  itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği bir başka ifade ile eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. <br>(7) FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: <br>(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davacı tarafından avans faizi talep edilmiş ise de  kazaya sebebiyet veren ........ plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde hususi mahiyette kullanıldığı anlaşılmakla T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 01/12/2020 Tarih ve 2019/5578 Esas-2020/7959 Karar sayılı ilamı da emsal alınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. <br>(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında \"2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.\" ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda davacı tarafından dava öncesinde sigorta şirketine yapılan başvurusunun 30/04/2025 tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigorta şirketinin 13/06/2025 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmakla hükmolunan tazminatlara sigorta şirketi açısından bu tarihten itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir. \" şeklinde davacının davasının kabulü ile; davacının 19/03/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle mahrum kaldığı 50.000,00 TL değer kaybı maddi zararının davalı ........ A.Ş'den (kaza tarihinde geçerli poliçe (Poliçe No: ........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Araç Başına Maddi Teminat Limiti: 300.000,00 TL'den dava öncesinde yapılan 50.000,00 TL'nin mahsubu neticesinde bakiye teminat limiti: 250.000,00 TL) temerrüt tarihi olan 13/06/2025 tarihinden itibaren alacağın tahsili tarihine kadar (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla değişen oranlarda) işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile davacıya verilmesine,  dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalı ........ AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı tarafından belirsiz alacak davası açılmasının hukuki yarar şartını taşımadığını, zira zarar miktarının ekspertiz, onarım faturaları ve dosya kapsamındaki belgelerle önceden belirlenebilir olduğunu, ayrıca dava açılmadan önce zorunlu sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını ve bu nedenle özel dava şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuk başvurusunun da bu eksikliği gidermediğini, esas bakımından ise ........ plakalı aracın 1997 model ve yüksek kilometreli olduğunu, daha önce aynı bölgelerden hasar aldığı için ikinci kez değer kaybı oluşmayacağını, değer kaybı hesabının genel şartlardaki tabloya göre yapılması gerektiğini, aracın geçmiş hasarları ve yıpranmışlığı dikkate alınmadan 50.000,00 TL değer kaybına hükmedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülerek Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin kararının bozulmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Değer kaybına  itiraz <br>Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.<br> Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait  araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların,  genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir. <br> Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.<br> Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda  91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür. <br> Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) \"KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır.\" hükmü mevcuttur. <br> Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.<br> Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır. <br> Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda  düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise  sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.<br> Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin  malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile  zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların  zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde  olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. <br>Bu kapsamda  Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN  nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı  kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.<br> Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine,HASAR GÖREN ARACIN DAHA ÖNCEKİ KAZALARININ  BİLİRKİŞİ RAPORUNDA DEĞER KAYBI HESABI YAPILIRKEN DEĞERLENDİRİLMESİNE ,  zararın değer kaybı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmamasına ,hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına, göre   itiraz yersizdir<br>Sigorta şirketine  davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığı istinafı;<br>2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile  yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü \"Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir\" denilmiştir. <br>Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.<br> 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre \"Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır\".<br>HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, \"Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.\" denilmiş,<br> 2.fıkrada ise, \"Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.\" düzenlemesi mevcut olup<br>Somut olayda 6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir. <br>Somut uyuşmazlıkta, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı araç nedeniyle meydana gelen trafik kazasında dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine belgeler ile birlikte başvurdukları, sigorta şirketin tazminat talebini değerlendireceğini bildirilerek yasal süre içerisinde talebin karşılanmayarak sonuçsuz bırakıldığının sabit bulunduğu, bilahare eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.<br> Davalı sigortanın istediği belgeler  maluliyet tazminat  talebi için   Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekinde belirtilen belgelerden ise de  dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmasına dair adı geçen yasanın 97. maddesinde bu belgelere yer verilmediği gibi davacının başvuru dilekçesinde eklenmesi gereken diğer tüm belgeleri ekleyerek başvuru yaptığı,davalı sigortanın cevabi ile dava tarihi arasında geçen süre de gözetildiğinde davalı sigortanın davacıya verdiği cevabın talebi karşılamadığı dolayısıyla davacının dava açmadan önce yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşıldığı,bu halde  yasada belirtilen başvuruya ilişkin ön koşulun yerine getirildiği de açıktır. İstinaf itirazları yerinde değildir.<br> Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve  hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, <br>Davalı ........ AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı ........ AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,<br>1-Davalı ........ AŞ tarafından alınması gereken 3.415,50 TL harçtan peşin alınan 854,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.561,50 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>2-Davalı ........ AŞ tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>4-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,<br>Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.28/04/2026<br><br>\t\t\t\t<br>    \t    .....      \t\t       ..... \t\t   .....  \t\t\t     .....<br>            Başkan\t\t\t      Üye\t\t  Üye\t\t                Katip<br>                ...\t\t\t       ...\t \t                ...\t  \t\t      ...<br>            E imza                            E imza                      E imza                            E imza<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"75cae777ae33b673","SID":"8c1c0d918e415b91"}}