{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   27. HUKUK DAİRESİ        <br>     Esas No: 2024/415 - Karar No:2026/427<br>                       T.C.<br>\tANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>            27. HUKUK DAİRESİ<br>       <br>DOSYA NO\t: 2024/415 <br>KARAR NO\t: 2026/427<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 24/01/2024<br>NUMARASI\t\t: 2020/469 E-2024/45 K<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t:  14/04/2026<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t:  14/04/2026<br>\tEser sözleşmesinden  kaynaklanan tazminat istemine ilişkin  davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine  yapılan incelemede;<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>\tDavacı vekili:  müvekkili ile davalı arasında \"... HES Mühendislik İşleri Sözleşmesi” akdedilmiş olduğunu, bu mühendislik sözleşmesi kapsamında Adana - Karaisalı bölgesinde bulunan HES sartralindeki 6446 sayılı EPK Kanunu ve bu yasaya dayalı elektrik piyasası lisarıs yönetmeliği hükümlerine uygun olarak enerji amacı ile müvekkilinin işletilmesine dair proje için revize fizibilite raporu kati proje teknik şartnameler ve uygulama projesi hazırlanmasına dair hizmetlere ilişkin davalı ile sözleşme akdi yapıldığını,  hizmetlerin bedeli olarak da 475.000,00 TL bedelin davalıya  ödendiğini, 2016 yılında tesisin işletmeye açılmasından bir müddet sonra planlanan üretim kapasitesini, verimini büyük ölçüde etkileyen, düşüren ve hatta üretimi bir müddet durduran birçok sorunla karşı karşıya kalındığını ve sorunların davalıya defalarca iletildiğini ve ihtar çekilerek öncelikle davalı tarafından hazırlanan projeler önündeki varsa hataların tespiti ve çözüm bulunmasının istendiğini ancak herhangi bir olumlu yaklaşım ve mühendislik çalışması yapılmadığını, betonarme iletim kanallarının yetersiz kesintileri nedeniyle suyun kanaldan taştığını, yükleme havuzunun yetersizliği nedeniyle müvekkilinin ciddi oranda zararları oluştuğunu, bu hususun davalıya bildirildiğini ancak davalı tarafından olumsuz yaklaşım sergilediğini, davalının teknik çalışmalarındaki eksik ve hatalarından dolayı müvekkilinin zarara uğratmış olduğu gibi bu yanlış ve eksik bilgilendirmede giderilmediğinden dolayı bu kez işin uzmanlarından destek sağlanarak teknik çalışmalar yapıldığını, yapılan tespitte iletim kanalını kilometre 1770-3140 m arasındaki ikinci kısım için başlangıç-bitiş kazı taban kodları nazara alındığında kanal duvar yüksekliği için seçilen 3,90 metrelik duvar yüksekliğinin uygun olmadığını, tesiste sürekli olarak sorun oluşturan ve tesisin en önemli unsurlarından olan yükleme havuzu tasarımının da uygulama projesi çizimlerinde hatalı olarak gösterildiğinin tespit edildiğini, uzman şirket tarafından düzenlenen raporda proje hesap raporlarında yükleme havuzu hidrolik hesapları bölümündeki hesaplamalarda havuz genişliği 9,30 m havuz boyu 83,00 metre olarak hesaplandığını, buna karşı projede yükleme havuzunun boyunun yaklaşık 36,00 metre olarak çizildiği tespiti yapıldığını,  betonarme yükleme havuzu projedeki 36,00 metre boyuta göre tatbik edilmesi nedeniyle proje hesaplanan 2.448 m3 efektif hacim sağlanamadığını, bu da türbinlerin devreye girmesi durumunda yükleme havuzunda ve kanaldaki su seviyesinin hızla düşmesine, hatta vortexe neden olduğunu ve yükleme havuz hacminin gerektiğinden çok küçük olması nedeniyle taşma savağınıdan daha fazla suyun taşmasına neden olduğunu, davacı tarafından yapılan tasarım hataları nedeni ile geçen süre içinde müvekkili firma büyük miktarda üretim kayıplarına ek işletim-bakım giderlerini ve azımsanamayacak oranda maddi zarara uğradığını ve uğramaya devam ettiğini, davalı tarafın uygulamış olduğu projedeki tasarım hatalarının giderilmesi noktasında yükleme havuzundaki sorunların giderilmesi için havuz boyunun uzatılması veya genişletilmesi için aynı zamanda taşma ve duvar kotunda yükseltilmesi gerektiğini, davalı yanın yanlış ve eksik proje çizim hatasından kaynaklı olarak giderilmesi için yapılmış olunan ve bundan sonra yapılacak tespit giderleri, bu nedenlerle ayıplı imalatlar için yapılan ödemelerin rücuna ilişkin olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL, davalı yanın hatalı mühendis tasarım ve çiziminden kaynaklı olarak müvekkilinin oluşan menfi ve müspet zararlarına ilişkin olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL olmak üzere toplam 30.000,00 TL belirsiz alacak davası talebine ilişkin taraflar arasındaki sözleşme tarihinden itibaren ticari faiz ile birlikte müvekkiline ödenmesi talebinde bulunmuş; kısmi ıslah ile talebini 1.119.920,99 TL'ye artırmıştır. <br>\tDavalı vekili: taraftar arasında 11.07.2013 tarihli ... HES Mühendislik işleri sözleşmesinin imzalarıdığını, bu sözleşme kapsamında davalıdan revize fizibilite raporu, kati proje, teknik şartname ve uygulama projesi hazırlanması hizmetlerin alındığını, karşılığında 475.000,00 TL ödendiğini, Adana Karaisalı bölgesindeki tesisin açılmasından kısa bir süre sonra planlanan üretim kapasitesinin verimi büyük ölçüde etkileyen, düşüren ve hatta üretimi bir müddet durduran birçok sorunlarla karşılaştığını, sorunların tasarım hatalarından kaynaklandığını, hataların uzman raporu ile tespit edildiğini, bu sebeple ayıplı imalatın giderilmesi için yapılan giderler ile menfi ve müspet zararların temin gerektiğini iddia ettiğini, müvekkili şirketin işbu sözleşme kapsamında gerekli çalışmalara başladığını ve sözleşmeye uygun olarak tüm mühendislik norm ve hesaplarına uygun şekilde hazırlanan projeleri işverene/davacıya teslim ettiğini, davacı ve yetkililerinin istediği bazı revizyonların da müvekkili tarafından tamamlandığını, ardından tüm projelerin işveren ve yetkilileri tarafından incelenip uygur bulunduktan sonra sözleşmenin 7.3 maddesine uygun olarak yine işveren tarafından DSİ Adana Bölge Müdürlüğü ve Enerji İşleri Genel Müdürlüğü'ne tesilm edildiğini, tüm projelerin DSİ Adana Bölge Müdürlüğü ve E.İ.G.M. tarafından onaylandığını, bu inşaat işlerin işveren tarafından tamamlanmasının ardından tesisin geçici kabulü ile DSİ Adana Bölge Müdürlüğü ve enerji İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılarak test işletmeye alındığını, 12.10.2016 tarihli geçici kabul tutanağını göre ... reğülatörü ve bütün bu su yapılarının santral binasına kadar olan (Regülatör yapısı, su alma yapısı, balık geçidi, iletim kanalı, iletim tüneli yükleme havuzu ve cebri boru ve santral kuyruk suyu kanalı) imalatlarının kati projesine uygun olarak yapıkdığı tesise ait santralde su yapıları açısından ener|i üretimine mani bir durum olmadığı kanaatine varılarak geçici kabulünün yapılmasının uygun görüldüğünü, hususi idare tarafından görevlendirilen geçici kabul heyeti tarafından tespit edilmiş ve tutanağa bağlandığını, böylece davacı şirketin elektrik üretmeye başladığını, nihayet 15.11.2019 tarihinde ilgill idare tarafından ... Regülatörü ve HES projesi işine ait sonu projeler 2018/7 sayılı genelge kapsamında onaylandığını, davacının iddialarının aksine santralde su yapıları açısından enerji üretimine mani bir durum olmadığının idare görevlilerince tespit edildiğini, bu bakımdan müvekkili tarafından hazırlanan projelerde herhangi bir kusur olmadığını, sözleşme gereğince işveren davacı imalatlarının müvekkili şirketçe sözleşme kapsamında hazırlanan projeye uygun yapmakla yükümlü olup, davacının projeye aykırı hatalı ve eksik imalat sonucu ortaya çıkan sorun ve zararlarını müvekkiline yükletemeyeceğini, türbinlerin devreye girmesiyle yükleme havuzu ve kanaldaki su seviyesinin hızla düşmesine sebep olan vörteks hesabı yapıldığını, yükleme havuzuna ait hidrolik raporu DSİ tarafından onaylandığını, sonuç olarak hava emen Vorteksin oluşmaması için gereken yükseklik ekte sunulan hidrolik rekorlarına göre yazı ile S.42 m. Olup; eklerinde belirtilen çizimlerde güvenli tarafta kalınarak 5.55 metre olarak hesaplandığını ancak bırakılması gereken bu mesafenin sürekli dolu tutup türbinlenmemesi gerektiği ve bu durumun tehlike yaratacağının davacı yana iletildiğini, bu görüşlerin davacı yanca kesinlikle dikkate alınmadığını ve yanlış işletme politikasına devam edildiğini, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİlk Derece Mahkemesince:  Dava dilekçesinde davacı  davalı yanın yanlış ve eksik proje çizim hatasından kaynaklı olarak giderilmesi için yapılmış olunan ve bundan sonra yapılacak tespit giderleri, bu nedenlerle ayıplı imalatlar için yapılan ödemelerin rücuna ilişkin olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL , davalı yanın hatalı mühendis tasarım ve çiziminden kaynaklı olarak müvekkilinin oluşan menfi ve müspet zararlarına ilişkin olarak fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL talep ettiği, menfi ve müspet zararlarına ilişkin talebini açıklamak ve kuruşlandırmak üzere süre verilmiş ise de sunulan dilekçesinde buna ilişkin açıklama yapmadığını, bu nedenle davacı yanın  yanlış ve eksik proje çizim hatasından kaynaklı olarak giderilmesi için yapılmış olunan masrafların tahsili talebi dışındaki menfi ve müspet zararlarına ilişkin  20.000 TL talebi hakkında davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerektiği, davacının davalı yanın yanlış ve eksik proje çizim hatasından kaynaklı olarak giderilmesi için yapılmış olunan masraflar yönünden talebi esastan incelenmiş  proje tasarım ve hatalarından kaynaklı olarak keşif esnasında yapılan incelemelere  göre yapılan tahliye kanalı maliyetinin KDV dahil olarak dava tarihi tibarı ile 1.119.920,99 TL olarak hesaplandığına yönelik bilirkişi raporundaki tespitler hüküm kurmaya elverişli görüldüğü, davalı yanın hazırlayıp teslim ettiği projenin zemine uygun olmadığı bu nedenle ayıplı olduğu dosya kapsamından açık olduğunu, eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın  474-478. maddeleri arasında düzenlendiği, ayıp eserde olması gereken lüzumlu vasıfların veya sözleşmede kararlaştırılan vasıfların eksikliğini ifade ettiği, TBK'nın 474/I. maddesine göre iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre geç sayılmayacak bir süre içinde eseri muayene edip varsa ayıplarını  yükleniciye bildirmesi gerektiği, dosya kapsamında davalının davacıya ayıpları bildirdiği, davacının da bir takım düzeltmeler yapmaya çalıştığı, bu nedenle davalının eseri ayıplı haliyle kabul ettiği kabul edilemeyeceği, ayıp halinde iş sahibinin hakları 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde düzenlendiği, bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik haklarının sözleşmeden dönme, bedelden indirim yapılmasını veya ayıbın giderilmesini talep etme olduğu, tespit edilen ayıba göre davalının yaptığı masrafı isteme hakkının kabul edilmesi gerektiği, davalının ayıbına göre bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere 1.119.920,99 TL ayıbın giderilmesi için masraf bedelinin olduğunun anlaşıldığı, dava açılırken bu talebin 10.000,00 TL olarak harçlandırıldığı, davacının talep artırımı ve davasının açılmamış sayılmasına karar verilen talebindeki miktar dikkate alınarak bu talebi yönünden davasının kısmen kabulü ile  1.109.920,99 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin davanın kısmen kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 1.109.920,99 TL tazminatın 06/10/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, 20.000,00 TL menfi ve müsbet zarar istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. <br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: davanın belirsiz alacak davası olduğunu, tüm miktara aynı tarihten itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak sözleşme tarihi olan 10.07.2013 tarihi belirtildiğini, faizin bu tarihten itibaren işletilmesinin talep edildiğini, ancak mahkemece dava tarihi olan 06.10.2020 tarihinden itibaren faizin işletilmesine karar verildiğini, faiz başlangıç tarihi olarak  sözleşme tarihi olan 10.07.2013 tarihi esas alınmalısı gerektiğini, eğer bir tarih esas alınacak ise de bu tarihin müvekkili şirketçe karşı tarafa gönderilen Ankara 57. Noterliğinin 22 Kasım 2019 tarih ve 34541 yevmiye numaralı ihtarnamesinin tebliğ edildiği tarih olan 25 Kasım 2019 tarihine ihtarnamede verilen 5 günlük sürenin eklenmesi ile ulaşılan 30 Kasım 2019 tarihi olması gerektiğini, Türk Borçlar Kanununun \"Borçlunun Temerrüdü\" başlıklı 117. Maddesinin 1. Fıkrasında \"Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.\" dediğini ,sözleşme tarihi kabul edilmiyorsa dahi faiz başlangıç tarihi olarak Türk Borçlar Kanununun 117. Maddesinde de düzenlendiği üzere temerrüt tarihi olan 30 Kasım 2019 tarihinin kabul edilmesi gerektiğini, mahkemece verilen  kararın 2. maddesinde menfi ve müspet zarar istemi yönünden davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın kabulünün  mümkün olmadığını, ikame edilen davanın talep sonucunda 2 tür alacak kalemi bulunduğunu, bunlardan ilkinin \"Taraflar arasında akdedilen ... Hes Mühendislik İşleri Sözleşmesi kapsamında davalı yanın Projede tespit edilen hatalı ve eksik proje tasarım hatalardan kaynaklı olarak Müvekkilce yeniden tasarım ve proje yaptırmak zorunda kaldığı ayıplı imalatlar için yapılan ödemeler için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL\" ikincisinin ise \"Menfi ve Müspet zarara ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL\" olduğunu mahkemece 21.12.2023 tarihli 9. Celsenin 1. Ve 2. Ara kararında \"1-Davacı vekiline dava dilekçesinde hatalı tasarım/proje çiziminden kaynaklı ayıplı imalatların giderilmesi için yapılan masraflara ilişkin 10.000,00 TL, menfi ve müspet zararlarına ilişkin ise 20.000,00 TL talep edilmiş olması karşısında müspet ve menfi zararlarının neye ilişkin olduğunun ayrı ayrı açıklanarak ve yine menfi ve müspet zararlarına ilişkin talebinin ayrılarak ne kadarının menfi ne kadarının müspet zararlarına ilişkin olduğu ve kendi içinde ayrıştırılması halinde ise her birinin ayrı ayrı kuruşlandırılması için 1 hafta süre verilmesine, bu sürede açık bir şekilde talep sonucunu bildirmemesi halinde 6100 sayılı HMK 119/2 maddesi uyarınca dava dilekçesindeki menfi ve müspet zararlarına ilişkin olan 20.000,00 TL talep yönündendavanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına, ( ihtarat yapıldı) 2- Davacı vekilinin talepartırım talebi dikkate alınarak, talebini harçlandırıp dilekçesini ibraz etmesi için ikihaftalık kesin süre verilmesine, aksi halde talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanacağının ihtarına (ihtarat yapıldı), sunulduğunda taraflara tebliğine,\" karar verildiğini, bu ara karar sonucunda 28.12.2023 tarihinde ıslah ve bedel artırımına ilişkin bir dilekçe sunulduğunu ve \"Tarafımızca 30.000-TL harca esas değer olarak belirlenen rakamdaki taleplerimiz usulüne uygun hazırlanmayan proje sonucunda yeniden yapılan inşaat için yapılan imalatlara dayanmakta olup toplam zararımıza aittir. Bu nedenle 30.000 TL olan talebimizi 1.119.920,99-TL' ye artırıyoruz.\" dendiğini, 28.12.2023 tarihli dilekçede iki husus bulunduğunu, birincisi talep sonucunun ıslah ile daraltılmasına yani değiştirilmesine ilişkin olduğunu, talep sonucu tek bir kalem altında tüm zarara ilişkin olarak toplandığını, farklı bir alacak kalemi eklenmediğini, talep edilen tazminatın başından beri uğranılan zararın tazmini ile ilgili olduğunu, ikincisinin ise miktarın artırılması olduğunu belirterek müvekkili lehine bilirkişi raporunca belirlenen 1.119.920,99-TL'nin kabul edilmesi gerektiğini, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: dosya içerisinde mevcut bilirkişi raporlarına itiraz edildiğini, raporlardaki eksiklikler ile hukuka aykırılıklar açıklanmış olmasına rağmen itirazlarını karşılar nitelikte bir bilirkişi raporunun dosya içerisine kazandırılmadığını, eksiklikler ve hukuka aykırılıkların giderilmesi için mahkemece dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi edilmesine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verildiğini, müvekkili şirketin sözleşme kapsamında tek yükümlülüğünün proje hazırlamak olduğunu, dolayısıyla davacının yanlış işletme politikası ve inşaat aşamasında gerçekleşen hatalar sebebiyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinni sorumluluğunda olmayan hususlarda müvekkiline husumet yöneltilmiş olmasının kabul edilemeyeceğini, taraflar arasında 11.07.2013 tarihli ... HES Mühendislik İşleri Sözleşmesi akdedildiğini. bu sözleşmeye göre müvekkilinin ediminin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Lisans Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak enerji amacı ile inşa edilecek ... HES Projesi için revize fizibilite raporu, kati proje, teknik şartname ve uygulama projesi hazırlanması işi olduğunu, müvekkili şirketin, işbu sözleşme kapsamında gerekli çalışmalara başladığını  ve sözleşmeye uygun olarak tüm mühendislik norm ve hesaplarına uygun şekilde hazırlanan projeleri işverene/davacıya teslim ettiğini, davacı ve yetkililerinin istediği bazı revizyonların da müvekkili tarafından tamamlandığını, ardından tüm projelerin işveren ve yetkilileri tarafından incelenip uygun bulunduktan sonra sözleşmenin 7.1 maddesine uygun olarak  yine işveren tarafından DSİ Adana Bölge Müdürlüğü ve Enerji İşleri Genel Müdürlüğü’ne teslim edildiğini, tüm projelerin DSİ Adana bölge müdürlüğü ve EİGM tarafından uygun bulunup onaylandığını ,inşaat işlerinin davacı işveren tarafından tamamlanmasının ardından tesisin geçici kabulünün de DSİ Adana Bölge Müdürlüğü ve Enerji İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapılarak tesisin işletmeye alındığını, 12.10.2016 tarihli geçici kabul tutanağına göre \"... Regülatörü ve bütün su yapılarının santral binasına kadar olan (Regülatör Yapısı, Su Alma Yapısı, Balık Geçidi, İletim Kanalı, İletim Tüneli, Yükleme Havuzu ve Cebri Boru ve Santral Kuyruksuyu Kanalı) imalatlarının kat-i projesine uygun olarak yapıldığı, tesise ait santralde su yapıları açısından enerji üretimine mani bir durum olmadığı kanaatine varılarak ... geçici kabulünün yapılması uygun görülmüştür.\" hususu idare tarafından görevlendirilen Geçici Kabul Heyeti tarafından tespit edildiğini ve tutanağa bağlandığını, davacı şirketin elektrik üretimine başladığını, 15.11.2019 tarihinde ilgili idare tarafından \"... Regülatörü ve HES Projesi\" işine ait iş sonu projeleri 2018/7 sayılı Genelge kapsamında onaylandığını, sözleşmeye konu işin, her aşamada ilgili idare olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü tarafından incelendiğini, eksikliklerinin tespit edildiğini ve giderildikten sonra onaylanan bir iş olduğunu, idarenin gözetimi altında tamamlandığını, davacının iddialarının aksine santralde su yapıları açısından enerji üretimine mani bir durum olmadığının idare görevlilerince tespit edildiğini, müvekkili tarafından hazırlanan projelerde herhangi bir kusur olmadığını, sözleşme gereğince işveren davacının, imalatları müvekkili şirketçe sözleşme kapsamında hazırlanan projeye uygun yapmakla yükümlü olup davacının projeye aykırı hatalı ve eksik imalatı sonucu ortaya çıkan sorun ve zararlarını müvekkiline yükletilemeyeceğinin açık olduğunu, tesis işletmeye alındıktan sonra defalarca ... Hes Elektrik Üretim A.Ş. ile karşılıklı görüşüldüğünü ve işletme politikasının yanlış olduğunun müvekkili tarafından bildirildiğini, türbinlerin devreye girmesiyle yükleme havuzu ve kanaldaki su seviyesinin hızla düşmesine sebep olan vorteks hesabı yapıldığını, yükleme havuzuna ait hidrolik raporunun DSİ tarafından onaylandığını, sonuç olarak hava emen vorteksin oluşmaması için gereken yüksekliği cevap dilekçesi eklerinde sunulan hidrolik raporuna göre yazı ile 5.42 m olduğu; eklerinde belirtilen çizimlerde güvenli tarafta kalınarak 5,55 m olarak hesaplandığını  ve ilgili raporda bu şekilde yer aldığını, ancak bırakılması gereken bu mesafenin sürekli dolu tutulup türbinlenmemesi gerektiği ve bu durumun tehlike yaratacağının davacı yana iletildiğini ancak  davacı yanca kesinlikle dikkate alınmadığını ve yanlış işletme politikasına devam edildiğini, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü  su seviyesinin ani düşmesi hem de aynı anda savaktan su taşması sorunlarının bu sebeple meydana geldiği kanaatinde olduklarını, sözleşme bedeli zamanında ödenmediği için müvekkili şirketçe, davacı aleyhine 26.12.2018 tarihinde Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2018/15199 sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve ancak ondan sonra sözleşme bedelinin tamamı davacıdan tahsil edilebildiğini icra başlatılması ve devamında yaşanan süreç için taraflar arasında ayrıca 03.04.2019 tarihli protokol imzalandığını, bu protokolde de dava konusu iddialar ile ilgili herhangi bir itiraz yahut beyan yer almadığını, davacının müvekkili şirket ile tüm işleri bitip, müvekkilinin edimini yerine getirdikten sonra ve sözleşmeden beklediği faydayı elde ettikten sonra projede eksiklik olduğunu ileri sürmesi ve gerçek dışı ithamlarda bulunmasının kötüniyetinin ve yanlış işletme politikasının zararlarını müvekkili şirkete yükletme gayretinin göstergesi olduğunu, iletim kanalının KM: 1770 -  3140 m. arasındaki ikinci kısım için başlangıç- bitiş kazı  taban kotları nazara alındığında kanal duvar yüksekliği için seçilen 3.90 m'lik duvar yüksekliğinin uygun olmadığı iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili şirketçe hazırlanıp, davacıya teslim edilen, devamla uygun bulunan ve DSİ Adana Bölge Müdürlüğüne teslim edilen, ardından müdürlük tarafından onaylanan hesap raporları ve çizimlerin uygun olmadığı açıklaması mesnetsiz bir suçlamadan ibaret olduğunu, neye ve kime göre uygun olmadığının da belli olmadığını,  sözleşmenin 7.4 maddesinde açıkça  \"işverene teslim edilmiş projelerde, işverenin 15 (onbeş) gün içerisinde isteyeceği değişiklikler bedelsiz olarak yüklenici tarafından yapılacak, bu süre zarfında değişiklik istenmemesi durumunda projeler işveren tarafından onaylanmış sayılacaktır.” ibaresi yer aldığını yani projenin davacı ... HES Elektrik Üretim A.Ş. tarafından incelenip onaylandığını ,\"Yükleme Havuzu\" tasarımının uygulama proje çizimlerinde fahiş hatalı olarak gösterildiğinin tespit edildiği, uzman şirket tarafından düzenlenen raporda; \"Proje hesap Raporlarında Yükleme Havuzu Hidrolik Hesapları bölümündeki hesaplamalarda;  Havuz  genişliği 9.30 m, havuzboyu  83.00 metre olarak hesaplandığı, buna karşın kati projelerde yükleme havuzunun boyunun yaklaşık 36.00 m olarak çizilmiştir.\" tespitinin yapıldığı iddia edilmiş ise de  sözleşmeye 7.4 maddesine göre yükleme havuzu projelerinin de ... HES Elektrik Üretim A.Ş. tarafından onaylandığını diğer yandan cevap dilekçesi eklerinde sunulan onaylı kati proje paftalarından görüleceği üzere davacı tarafından DSİ Adana Bölge Müdürlüğü'ne sunulan ve onayı alınan yükleme havuzu projesinde havuz uzunluğu 83 m olduğunu ,hesaplarda yer alan havuz genişliği kısmı ise yalnızca cebri boruların su alma bölümünün genişliğini ifade etmekte olduğundan, davacının dava dilekçesinde bahsettiği sözde “Uzman Raporu” denen raporda havuzun ne olduğunun anlaşılmadığı açık olduğunu ,havuz genişliğinin çizimlerinin de tamamen hesaplamalar ile uyumlu olduğunu ,betonarme \"Yükleme Havuzu\" projedeki 36.00  metre  boyuta göre  tatbik  edilmesi nedeniyle projede hesaplanan 2.448 m3'1ük efektif  hacmin sağlanamadığını,  bunun da türbinlerin devreye girmesi durumunda  yükleme  havuzu  ve  kanaldaki  su  seviyesinin  hızla  düşmesine vortexe neden olduğunu ve yükleme  havuz hacminin gerektiğinden çok küçük olması nedeniyle taşma savağından daha fazla suyun taşmasına neden olduğunu, \"Yükleme Havuzunun taban eğiminin çok dik projelendirilmesinin de davalının sorumluluğunda olan diğer bir tasarım hatası olarak tespit edildiğini iddia etmiş ise de  sözleşmenin 7.4 maddesine göre yükleme havuzu projelerinin de davacı tarafından onaylandığını , ... HES projesi tasarlanırken, yapılan mühendislik hesabına göre yükleme havuzu ve iletim kanalında normal su seviyesi olan 247,27 m ve minimum işletme su seviyesi olan 246,25 m arasında kalan tüm hacim efektif hacim olarak kullanıldığını ,buna göre de yükleme havuzunda havuzunda 557,23 M3, iletim kanalında ise 47.692,22 m3 olarak toplamda 48.229,45 m3 aktif hacim bulunduğunu, ... HES Elektrik Üretim A.Ş. nin yaşadığını söylediği sıkıntının nedeninin efektif hacmin az olması değil, türbin devreye alınırken gerekli protokollere uyulmamasından kaynaklı olduğunu düşündüklerini ,hem su seviyesinin ani düşmesinden hem de aynı anda savaktan su taşmasından bahsedilmesinin ise ... HES Elektrik Üretim A.Ş.'nin işletme hatasından kaynaklandığını değerlendirdiklerini, Yükleme havuzu taban eğiminin çok olduğu iddiasının ise yine mesnetsiz ve göreceli bir suçlama olduğunu ,havuz taban eğimi %0,04 olarak makul seviyede olduğunu, eğer davacı tarafından belirtilen eğim cebri boru su alma kısmındaki eğim ise; o kısmın  tamamen arazi yapısı, cebri boru çapı ve su alma yüksekliğine göre projelendirilen ve tüm mühendislik normlarına uygun bir tasarım olduğunu, müvekkili şirketçe tasarlanan yükleme havuzu projesinin sahada onaylı kati projesine uygun olarak imal edilmediğini  ve daha en baştan ... HES Elektrik Üretim A.Ş. tarafından havuza eklemeler yapıldığını, havuza yapılan bu ekleme iş sonu projelerinde gösterildiğini, davacı yana tasarımda ve projelerde hata bulunmadığı ve işletme hatalarından dolayı sorun yaşandığı iletilse de davacı yanca hiçbir çözüm üretilmediğini, işletme için nasıl bir yol izlemeleri gerektiği kendilerine defaatle anlatıldığını ancak görüşlerinin dikkate alınmadığını, davacının kendi işletme hatalarından dolayı yaşadıkları sıkıntılar için önce kendi santral personellerini suçlayıp işten çıkardığını, sonra işletme sorumluluğunu verdikleri taşeron şirketi suçlayıp sözleşmesini fesih ettiklerini  ve nihayetinde de sözde proje hatalarına dayanarak taraflarını  suçlamaya çalıştıklarını; davacının bunu alışkanlık haline getirdiğinin açık olduğunu, kendi sorumluklarını gerektiği zamanda gereği gibi yerine getirmeyen davacının, proje ve imalatta çalışan tüm şirketler ile davalık olduğunu  ve nerdeyse tüm çalışanları ile yollarını yatırım devam ederken ayırdığını yine taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 7.4. maddesi \"işveren'e teslim edilmiş projelerde, işveren'in 15 (onbeş) gün içerisinde isteyeceği değişiklikler bedelsiz olarak yüklenici tarafından yapılacak, bu süre zarfında değişiklik istenmemesi durumunda projeler işveren tarafından onaylanmış sayılacaktır\" hükmünü haiz olduğunu, davacının da kabulünde olduğu üzere tesiste elektrik üretimine 2016 yılında başlandığını projelerin teslimi ise bu tarihten çok daha önce olduğunu projenin hatalı olduğunu kabul anlamına gelmemek kaydı ile, davacının ayıp bildiriminin ise 25.11.2019 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile gerçekleştiğini ,projelerin davacıya teslim edilmesinden ve idarece onaylanmasından çok sonra müvekkiline başvurulduğunun; yasa hükmü ve sözleşme gereği davacı projeleri onaylamış kabul edildiğinden eksiklik veya hata iddia etmesinin mümkün olmadığını, davacının hatalı ve eksik olduğunu ileri sürdüğü uygulama projelerinin herhangi bir eksiklik içermediğini, olası bir eksikliğin denetim makamlarınca tespit edilmediğini, davacının ileri sürdüğü zararların varsa hatalı işletme yönteminden kaynaklandığını, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan edimini eksiksiz yerine getirdiğini, sözleşmeden doğan edimlerin ve hukuki ilişkinin iş sonu projelerinin DSİ Genel Müdürlüğü 6. Bölge Müdürlüğü tarafından onaylanması ile tamamlanmış olduğu açık olduğunu  davacının taleplerinin haksız olduğunun  ortada olduğunu beyanla kararın kaldırılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDava, eser sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.  <br>\tTaraflar arasında ... HES projesi için revize fizibilite raporu, kati proje , teknik şartnameler ve uygulama projelerinin hazırlanması, ilgili kurum veya kuruluşların belirlediği normlara uygun olarak jeoloji, inşaat, elektromekanik ve hidromekanik projenin hazırlanmasını konu alan eser sözleşmesi kurulduğu ihtilafsızdır. <br>\tSözleşmeye konu işe ilişkin 12.10.2016 tarihinde geçici kabul tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır. <br> \tDavalı tarafça bilirkişi rapor ve ek raporlarına yapılan imalatın tüm mühendislik norm ve hesaplarına uygun şekilde proje yapılıp teslim edildiği, davacı ve yetkililer tarafından talep edilen bazı revizyonların da yapıldığı, bu projelerin DSİ ve Enerji İşleri Genel Müdürlüğünce de incelenerek onaylandığı, davalı  davada iddia edilen hususların kendi yükümlülüğünde olan işlerden değil, davacı tarafından gerçekleştirilen inşaat aşamasındaki hatalardan ve işletme hatasındaki yanlış uygulamalardan kaynaklandığı yönünde teknik nitelikte itirazlarda bulunduğu, Mahkemesince alınan rapor ve ek raporun sözleşme konusu işin kapsamı ile  davalı itirazlarını karşılar ve denetlenebilir nitelikte olmadığı görülmüştür. <br>\tMahkemesince; taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri, işin ifası sırasında veya tesliminden sonra işteki eksik ve ayıplara yönelik yapıldığı iddia olunan yazışma ve ihtarlara ilişkin belgeler de dosyaya kazandırılmak suretiyle yine davaya konu sözleşme konusu işin niteliği ve kapsamı dikkate alınarak HES projeleri , elektromekanik ve hidromekanik proje ve hesaplardan anlar teknik bilirkişilerle taraflar arasındaki sözleşmeler, karşılıklı yazı ve ihtarların değerlendirilmesi hususunda ihale hukukundan anlar 1 bilirkişi de eklenmek suretiyle tarafların iddia, beyan ve delilleri mahkemesince yeniden oluşturulacak heyetten tarafların itiraz ve beyan dilekçesi de değerlendirilmek suretiyle denetlenebilir nitelikte bilirkişi raporu alınması, bu rapora itiraz olması halinde itirazları karşılar nitelikte ek rapor alınmak suretiyle, işin teslimine ilişkin karşılıklı yazışmalara da dikkate dikkate alınarak davalının edimin ifasında  kusuru olmasının kabulü halinde bunların giderilmesi için gerekecek makul süreyle değerlendirilmek suretiyle eksik ve ayıpların giderim bedeli belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken verilen karar eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi kabule göre de; davacı tarafça davadan önce gönderdiği ihtarın temerrütte dikkate alınmaması hatalı olmuştur. <br>\tAçıklanan nedenlerle;  taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne,<br>\t2-Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24/01/2024 tarih ve 2020/469 E-2024/45 K<br> sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına,<br>\t3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>\t4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,<br>\t5-Davalı tarafından yatırılan 23.000,00TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, <br>\t6-İstinaf talep eden taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 14.04.2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t<br><br>     Başkan                      Üye            Üye                Katip <br>e-imzalıdır       e-imzalıdır        e-imzalıdır       e-imzalıdır<br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2055cd583630014b","SID":"5be0d95ad434b62d"}}