{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2026/654 - 2026/691<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2026/654 <br>KARAR NO\t: 2026/691<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 28/01/2026<br>NUMARASI\t\t: 2025/720 E.  -  2026/70 K.<br><br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat (Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/01/2026 tarih ve 2025/720 E. - 2026/70 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, davalının müvekkili Şirkette 25.04.2022 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesiyle göz kontrol ve montaj elemanı olarak Ankara şubesinde işe başladığını ve 25.04.2022 tarihli Rekabet Yasağı Sözleşmesini imzaladığını, bu sözleşme ile iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 yıl süre ile Kocaeli ve Ankara illerinde benzer işlerde çalışmamayı, rakip firmalarda görev almamayı ve müvekkili şirketin ticari sırlarını ifşa etmemeyi açıkça kabul ve taahhüt ettiğini, davalı işçinin 15.03.2024 tarihinde müvekkili Şirketteki işinden istifa ederek ayrıldığını, akabinde müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği savunma sanayi ve teknoloji alanında faaliyet gösteren rakip bir firmada çalışmaya başladığını, hatta müvekkilinin sonradan, davalının iş akdi devam ederken gizlice söz konusu rakip firmanın işbaşı eğitimlerine  katıldığı yönünde duyumlar aldığını, davalının bu eylemleri sonrasında da müvekkili şirkette çalışan diğer işçilere karşı yeni işe başladığı şirkette işe başlamaları yönünde telkinlerde bulunduğunu, müvekkili Şirket tarafından 07.05.2024 tarihinde noterden davalıya ihtarname gönderilerek, sözleşmeye aykırılığın son bulmasının ve cezai şartın ödenmesinin talep edildiğini, ancak davalının ihtarnameye rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede; “Personelin işbu şartlara aykırı davranışı veya ihlali halinde, personel, rekabet yasağı aykırılığına maruz kalan işverenin en son aylık brüt maaşının 12 katı tutarında cezai şart bedelini derhal  ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt eder.” hükmünün yer aldığını, buna göre davalının müvekkili şirkete ödemesi gereken cezai şart bedelinin 294.318,00.TL (24.526,50.TL son aylık brüt ücreti x 12 katı) olduğunu ileri sürerek, 294.318,00 TL cezai şart bedelinin 07.05.2024 ihtar tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, görev, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece Türk Ceza Kanunun 62. maddesinde haksız rekabet suçlarının tahdidi şekilde sayılmış olup, davacı tarafından davalı işçi hakkında bir haksız rekabet suçundan dolayı şikayette bulunulmadığı, taraflar arasındaki 25.04.2022 tarihli Rekabet Yasağı Sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağının, TCK.'nun 62. maddesinde tahdidi olarak sayılan rekabet yasağı suçlarına girmediği, TCK.'nun 62. maddesinde yazılı suçların 6 aylık şikayet süresine tabi olup, davacı şirket tarafından davalı işçiye 07/05/2024 tarihli noter ihtarı keşide edildiği, eldeki davanın ise 30/09/2025 tarihinde açıldığı, uzamış ceza zamanaşımı süresi eldeki davada  bulunmadığı, TTK.'nun 60. maddesine göre bu hakların doğmunu öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde davanın açılmadığı, bu nedenle davalı vekilinin zamanaşımı def'inin yerinde görüldüğü gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasında rekabet yasağı sözleşmesi akdedilmiş olduğundan, uyuşmazlığa haksız rekabet hükümlerinin uygulanmasının hatalı olduğunu, dava konusu sözleşmenin temelinin Borçlar Kanunu madde 444 ve devamında düzenlenmiş olup, uyuşmazlık konusu olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin genel hükümlere göre belirlenmesinin gerektiğini (Yargıtay 11.H.D. 16.03.2022 tarih ve 2020/8407 Esas, 2022/1954 Karar), Borçlar Kanunu madde 146 uyarınca her alacağın on yıllık zamanaşımına tabi bulunduğunu, cezai şarta ilişkin zamanaşımının başlangıcının, alacağın muaccel olduğu, yani rekabet yasağına aykırı davranışın gerçekleştiği tarih olduğunu, somut olayımızda davalı tarafın müvekkili Şirketten 15.03.2024 tarihinde ayrılarak 18.03.2024 tarihinde rakip şirkette işe başladığını ve cezai şart alacağının da 18.03.2024 tarihinde muaccel hale geldiğini, dava tarihinin ise 30.09.2025 olduğundan 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, rekabet yasağı sözleşmesine dayalı cezai şart istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tİşçinin işverene karşı, iş sözleşmesinin sona ermesinden sonra rekabet etmeme taahhüdüne ilişkin sözleşmelerin koşulları, sınırlandırılması, sözleşmeye aykırı davranışların sonuçları ve sona ermesi, 6098 sayılı TBK'nın 444 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar 6102 sayılı TTK'nın 4/1-c maddesi hükmü uyarınca, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır ise de bu türden uyuşmazlıkların, 6102 sayılı 54 vd. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hallerinden olmadığı açıktır. Dolayısıyla 6098 sayılı TBK.'nda düzenlenen rekabet yasağı sözleşmelerine uygulanacak zamanaşımı süresinin de yine TBK hükümlerine göre belirlenmesi gerekir. <br>\t6098 sayılı TBK'nın 146. maddesi uyarınca, Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Anılan Yasanın 147. maddesinde ise hangi alacaklar için beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı düzenlenmiş olup, 147. maddede sayılmayan rekabet yasağı sözleşmelerine de 6098 sayılı TBK'nın 146. maddesinde düzenlenen 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanacaktır. Zamanaşımı süresinin işleyeme başladığı tarih ise davalı işçinin davacı firmadan ayrılıp başka bir firmada çalışmaya başladığı tarihtir. Anılan konudaki Yargıtayın emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. HD'nin 16/03/2022 tarih ve 2020/8407 E.- 2022/1954 K.).<br>\tSomut uyuşmazlıkta da davalı işçinin davacı şirketteki işinden ayrıldığı tarih 15.03.2024, dava dışı firmada çalışmaya başladığı tarih ise 18.03.2024 olduğuna göre, mahkemece eldeki davanın 30.09.2025 tarihinde ve zamanaşımı süresi içinde açıldığı kabul edilerek, davalının zamanaşımı def'inin reddine karar verilmesi ve işin esasının incelenmesine girişilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. <br>\tBu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/01/2026 gün ve 2025/720 E. - 2026/70 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 03/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/04/2026\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"958367a26cdf4cd8","SID":"ac8f829101c10bbe"}}