{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1295 - 2026/815<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20. HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2024/1295 <br>KARAR NO\t: 2026/815<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                           \t       K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/11/2023<br>NUMARASI\t\t: 2021/100 E.  -  2023/132 K.<br><br><br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 tarih ve 2021/100 E. - 2023/132 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ticari faaliyeti kapsamında dava dışı ... Yatırım Ortaklığı AŞ ile yarı yarıya maliki oldukları “... ALIŞVERİŞ MERKEZİ”ni ve konut, ofis ve alışveriş merkezi bloğundan oluşan toplu yapısını işlettiklerini, müvekkilinin 2004/02152 numaralı “...”, 2004/17890 numaralı “...+şekil”, 2004/02150 “... ...”, 2011/76454 numaralı “...” 2014/109106 numaralı “...”, 2015/27750 numaralı “radyo ...”, 2015/27761 numaralı “radyo ...” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının “...” ibareli marka başvurusunun yayınına itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraza gerekçe gösterilen, 2004/02152 numaralı “...”, 2004/17890 numaralı “...+şekil”, 2004/02150 “... ...”, 2011/76454 numaralı “...” markaları yönünden marka kullanımının ispatına ilişkin delillerin yeterli bulunmaması nedeniyle itirazın kısmen reddedildiğini, 2014/109106 numaralı “...”, 2015/27750 numaralı \"radyo ...\", 2015/27761 sayılı \"radyo ...\" markaları yönünden markaların ve kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna varıldığını, kısmi ret kararı sonucunda davacı şirket tarafından itirazda bulunulan başvurunun mal ve hizmet listesinden 19 ve 38. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiğini, söz konusu karara itirazın YİDK tarafından reddedildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının kararına karşı yapılan itirazda başvuru sahibi tarafından 2004/02152 numaralı “...”, 2004/17890 numaralı “...+şekil”, 2004/02150 “... ...”, 2011/76454 numaralı “...” markalarının tescilli oldukları tüm mal/hizmetler için kullanımının ispatının talep edildiğini, davacıya ait ve kullanım ispatı istenen; 2004/17890 numaralı “...+şekil” markası 35/36/37/41/42/43/44/45 sınıflarında, 2004/02152 numaralı “...” markası 35/36/37/41/42/43/44/45 sınıflarında, 2004/02150 “... ...” markası 35/36/37/41/42/43/44/45 sınıflarında, 2011/76454 numaralı “...” markası 38. sınıfta tescilli olduğunu, davacının yarı hissedarı olduğu “... ALIŞVERİŞ MERKEZİ”nin 01 Haziran 2006 tarihinden bu yana alışveriş merkezi olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin alışveriş merkezinin faaliyetlerinde “...” markasını aktif olarak kullandığını, ayrıca, tescili istenen “...” markası ile müvekkilinin markaları arasında ilişkilendirilme dahil karıştırılma ihtimali olacak şekilde benzerlik bulunduğunu, SMK’nın 6/5. maddesinin koşullarının oluştuğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı şirket vekili, müvekkilinin 1974 yılından bu yana ... ismi ile başta inşaat olmak üzere birçok alanda “önde gelen bir marka” haline geldiğini, 40 seneden bu yana Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yatırımlar yapıp, inşaat ve yatırım işleri gerçekleştirdiğini, 2019/84903 sayılı ile markanın 06/07/09/16/19/35/36/37/38/39/41/43/45. Sınıflarda tescili için \"...\" ibareli marka müracaatını gerçekleştirdiğini, başvurunun yayınına davacı tarafından 2004/02150 sayılı \"... ...\", 2004/02152 sayılı \"...\", 2004/17890 sayılı \"... ŞEKİL\", 2011/76454 sayılı \"...\", 2014/109106 sayılı \"...\", 2015/27750 sayılı \"RADYO ...\", 2015/27761 sayılı \"... RADYO\" markasına dayalı olarak sunmuş olduğu dilekçe ile itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının kararı ile, 6769 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince marka tescil başvurusundan \"SINIF KODU:19 ve 38\"in çıkarılmasına, tescil işlemlerinin kalan mal ve hizmetler için devamına karar verildiğini, ancak, buna karşı da, davacı tarafından yukarıda belirtilen markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince diğer sınıflarda yer alan hizmetler açısından da reddi talep etmişse de, YİDK kararı ile yasa ve usule uygun olarak davacının itirazı reddedildiğini, davacının itirazına dayanak markalarını ciddi biçimde kullanma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, YİDK'ya başvuru kapsamındaki mallar ve hizmetler bakımından ihtilaf konusu ibarenin kullanımını ispatlar mahiyette delil sunamadığından itirazının reddedildiğini, davalının \"...\" ibaresi üzerinde müktesep hak sahibi olduğunu, 2013/14503 sayılı \"... İnşaat\" markasının 19.,35. ve 37. Sınıfları için 09.02.2015 tarihinde tescil edildiğini, davacının markaları ile davalının markaları arasında benzerlik olmadığını, markaların yazı karakteri, hitap etmiş olduğu kitle, markaların anlam, şekil ve harf dizilişlerinin de farklılık teşkil \"...\" ve nevinden markaların tanınmışlığı  bir alışveriş merkezi olarak bilinmekten öteye geçememiş iken davalının ülke ve dünya çapında imza atmış olduğu projelerle \"...\" tanınan bir marka haline geldiğini, sektörel olarak benzer olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının itiraz gerekçesi kullanım ispatına tabi olmayan 2014 109106, 2015 27750, 2015 27761 sayılı markaları bakımından ... esas unsurlu markaları ile davaya konu ... esas unsurlu markanın, Türkçe sözlükte yer alan ve toplumun çoğu tarafından manası bilinen kelimeler olduğu, markanın tescili hakkının tüm ilgililer arasında birbirine zarar vermeden adil bir şekilde edinilmesine izin verilmesinin SMK m.1'de yer alan ilkeye uygun düşeceği, başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler bakımından, markaların benzerlik düzeyi dikkate alındığında 6769 s. SMK'nın 6/1. maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde,\tmüvekkilinin, yurt içinde ve dünya çapında sahip olduğu geniş ticari ağ kapsamında ticari faaliyetlerinin bir kısmını uzun süredir “...” markası adıyla sürdürmekte olup “...” markasının ciddi bir bilinirliğe sahip olduğunu, “...” ibaresinin tescilinin mümkün olmadığını, dava konusu marka ile müvekkilinin markalarının asli unsurunlarındaki tek harften oluşan farkın markaların birbirinden ayırt edilmesine yetecek düzeyde olmadığını, dava konusu marka ile müvekkilinin markaları arasındaki emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, davalı tarafın, müvekkiline ait markaların toplumdaki tanınmışlığından ve bilinirliğinden faydalanmak istediğini, müvekkiline ait bir kısım markalar yönünden yine bir kısım mal ve hizmetlerde ciddi kullanımın ispatlanamadığına yönelik tespitlerin hatalı olduğunu, müvekkili şirketin özellikle alışveriş merkezinin faaliyetlerinde “...” markasını aktif olarak kullandığını, mahkemece hükümsüzlük talebi bakımından inceleme ve değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.    <br> <br>GEREKÇE\t: Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.\t<br>\tDosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davalı şirketin \"...\" ibareli 2019/84903 sayılı marka başvurusunda bulunduğu, davacının bu başvuruya \"...” ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiği görülmektedir. Başvuruya konu ve mesnet markanın esas unsurlarını oluşturan \"... - ...\" ibarelerinin birebir ve karşılıklı olarak bulunduğu çok fazla içtihat bulunmaktadır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin; 2025/3011-7668, 2025/1829-6701, 2025/1669-6462, 2025/1212-5993, 2025/487-5486, 2024/4563-2025/3384, 2024/5486-2025/3222 ...). Mahkemece, bu içtihatlar göz önünde bulundurulmadan ve somut uyuşmazlığın emsal kararlardan neden farklı bulunduğuna yönelik bir değerlendirme yapılmadan, markanın tescili hakkının tüm ilgililer arasında birbirine zarar vermeden adil bir şekilde edinilmesine izin verilmesinin SMK m.1'de yer alan ilkeye uygun düşeceği gerekçesi ile karar verilmesi, hukuki istikrar ve adil yargılanma hakkına aykırılık oluşturacağından yerinde bulunmamıştır.  <br>\tAyrıca dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davalı şirketin \"...\" ibareli 2019/84903 sayılı marka başvurusunda bulunduğu, davacının bu başvuruya 2004/02152 numaralı “...”, 2004/17890 numaralı “...+şekil”, 2004/02150 “... ...”, 2011/76454 numaralı “...” 2014/109106 numaralı “...”, 2015/27750 numaralı “radyo ...”, 2015/27761 numaralı “radyo ...” ibareli markalarını mesnet göstererek itiraz ettiği, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından itiraza gerekçe gösterilen, 2004/02152 numaralı “...”, 2004/17890 numaralı “...+şekil”, 2004/02150 “... ...”, 2011/76454 numaralı “...” markaları yönünden marka kullanımının ispatına ilişkin delillerin yeterli bulunmaması nedeniyle itirazın kısmen reddedildiği, 2014/109106 numaralı “...”, 2015/27750 numaralı \"radyo ...\", 2015/27761 sayılı \"radyo ...\" markaları yönünden markaların ve kapsamındaki mal ve hizmetlerin benzer olduğu ve karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna varıldığı, kısmi ret kararı sonucunda davacı şirket tarafından itirazda bulunulan başvurunun mal ve hizmet listesinden 19 ve 38. sınıftaki mal ve hizmetlerin çıkarılmasına karar verildiği, söz konusu karara Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kuruluna itiraz edilmişse de reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.<br>\tDosya kapsamında mahkemece alınan bilirkişi raporunda ise, davacının 2004 02150 ... ... ve 2004 02152 no ile tescilli ... markaları ile davalının 2019 84903 sayılı markasının fonetik ve görsel olarak benzer olduğu belirlenmiş olmasına rağmen aynı esas unsuru içeren diğer markalar arasında neden benzerlik olmadığı hususu tartışılmadığı gibi, sadece 2 marka benzer bulunmasına rağmen 2004 02150 no ile tescilli ... ..., 2004 02152 no ile tescilli ... ve 2004 17890 no ile tescilli ...+ŞEKİL markalarının kullanımı incelenmiş ve değerlendirme bu üç markaya göre yapılmıştır. Yani mahkemece alınan bilirkişi raporunda mesnet markalardan iki tanesi benzetilmiş, ancak diğer mesnet markaların neden benzemediği hususunda bir değerlendirmeye yer verilmediği gibi iki marka benzer bulunmasına rağmen 3 marka kullanım ispatı yönünden mesnet alınmış, kapsam karşılaştırması buna göre yapılmıştır. Bu açıklamalara göre mahkemece alınan bilirkişi raporunun da dosya kapsamı ile uyumlu bulunmadığı ve kabule göre hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. <br>\tBu itibarla mahkemece öncelikle dosya kapsamında bulunan deliller kapsamında yukarıda belirlenen hususlara göre bir inceleme ve değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.  <br>Her ne kadar bölge adliye mahkemeleri, hukuki denetimin yanında aynı zamanda maddi vakıa incelemesi de yaparak, tahkikat sonucuna göre yeniden esas hakkında hüküm kurabilir ya da yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, veyahut kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verebilirse de somut olayda, ilk derece mahkemesince yukarıda açıklanan gerekliliğe uyulmaması, 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 353/1-a-6. maddesi uyarınca \"Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması.\" halini oluşturacağından mahkemece, eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. <br>Ayrıca, mahkemece davacı tarafça yatırılmış olan peşin harç yatırıldığı anda yeterli olduğundan, yeniden değerleme oranı dikkate alınarak karar tarihinde geçerli olan harç miktarına tamamlanmasının davacının mülkiyet hakkını ihlal edeceğinden yeniden harç alınmasına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir. Zira aynı mahkeme tarafından aynı yönde verilen bir karar da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal nitelikteki 21/11/2024 tarih ve 2024/3186 E.- 2024/8189 K. sayılı kararı ile \"yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak hususlardan olduğu\" gerekçesiyle doğru görülmemiştir ve düzeltilerek onanmıştır.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 gün ve 2021/100 E. - 2023/132 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 17/04/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br><br> <br><br>Üye<br> <br><br>Üye<br><br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"69e2d890009ba290","SID":"ad9808757d1d573f"}}