{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. KONYA BAM   3. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  3. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO\t: ...<br>KARAR NO\t: ...<br>KARAR TARİHİ\t: 27/04/2026<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>BAŞKAN\t: ...   (...)<br>ÜYE\t\t: ...   (...)<br>ÜYE\t\t: ...   (...)<br>KATİP\t: ...   (...)<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 16/12/2025<br>NUMARASI\t: ... Esas ... Karar<br>DAVACI \t: ... <br>VEKİLİ\t: Av...  <br>DAVALILAR: 1- ...... <br>VEKİLLERİ\t: Av... <br>\t\t  Av...  <br>   \t\t: 2- ... <br>\t\t  3- ... <br>VEKİLİ\t: Av... <br>DAVA\t: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ\t: 27/04/2026<br>İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ\t: 30/04/2026<br>Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13.06.2015 tarihinde davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araç ile davacı ...’a çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiğini, davacının ağır şekilde yaralandığını, davalı ... şirketinin 16.10.2019 tarihinde 34.620 TL ödeme yaptığını, bu ödemenin davacının zararını karşılamadığını, davacının kalıcı maluliyetinin oluştuğunu, kazanın oluşumunda davacının kusurunun bulunmadığını,  kaza yapan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesinin davalı ... şirketinde olduğu, davacının uğradığı geçici iş göremezlik(maluliyet) sebebiyle 1.000 TL, faturaya bağlanan  tedavi giderlerine karşılık 1.000 TL, fatura edilemeyen ve belgeye bağlanamayan zorunlu tedavi giderlerine karşılık 1.000 TL olmak üzere şimdilik toplam 4.000 TL maddi tazminatın davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak, ayrıca 80.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili 05/10/2023 tarihli dava değeri arttırım dilekçesinde sonuç olarak; davacının kalıcı maluliyeti, efor kaybı  sürekli iş göremezliği sebebiyle uğradığı maddi zararlarına karşılık 234.279,96 TL, geçici  maluliyeti  ve  geçici  iş göremezliği sebebiyle uğradığı maddi zararlarına karşılık 3.894,32 TL, fatura edilemeyen, belgeye bağlanamayan zorunlu tedavi giderlerine karşılık 3.551,72 TL, geçici  bakıcı giderlerine karşılık 2.462,94 TL, fatura edilen tedavi giderlerine karşılık 1.000,00 TL olmak üzere toplam 245.516,94 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen (sigorta şirketi yönünden sigorta limiti dahilinde) davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalılar ... ile ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kusura ilişkin iddialarını kabul etmediklerini, bilirkişinin kusur yönünden değerlendirme yapması gerektiğini, davacı tarafın %100 oranında kusurlu olduğunu, sürekli iş göremezlik tazminatından sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, fahiş miktarda manevi tazminat talep edildiğini bunu kabul etmediklerini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı ... şirketi cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyeti ile kaza arasında illiyet bağının tespitini ile maluliyet oranı arasındaki çelişkinin giderilmesi adına kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik mevzuatına göre tanzime yetkili olan en yakın adli tıp kurumu 3.ihtisas kuruluna veya üniversite hastanesine sevk edilerek maluliyet raporu alınmasını talep ettiklerini, maluliyet raporuna itiraz ettiklerini belirterek Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :<br>İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; \"Kaldırma kararı sonrası dosya Ankara Fen Heyetine gönderilmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen 19/02/2025 tarihli raporda özetle; Yaya ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b-3 maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %80 ( Yüzde seksen) oranında kusurlu olduğu, ...... Plaka Sayılı araç ( otomobil ) sürücüsü ...; 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 68/b-3 maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %20 ( Yüzde yirmi) oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatine varıldığı anlaşılmıştır.<br>Tarafların tazminat hususunun hesaplanması için dosya aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 29/05/2025 tarihli raporda özetle; <br>a) Sakatlık klozu teminat Limiti(255.380,00TL) içinde kalan tutar:<br>*Davacı için  kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 255.380,00TL Olmak üzere toplamda  255.380,00TL tazminat hesap edildiğini,<br>b) Sakatlık klozu teminat Limiti (500.000,00TL) dışında kalan tutar:<br>*Davacı için  kalıcı maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 49.931,89TL Olmak üzere toplamda  49.931,89TL tazminat hesap edildiğini,<br>c)Sağlık gideri  klozu teminat Limiti(290.000,00TL) içinde kalan tutar:<br>*Davacı için   geçici maluliyet( iş göremezlik) tazminatı olarak 3.894,32TL  <br>*Davacı için   geçici bakıcı gideri tazminatı olarak 2.462,94TL Olmak üzere toplamda  6.357,26TL tazminat hesap edildiğini, genel toplamda 311.669,15TL tazminat hesap edildiğini raporunda belirtmiştir.<br>Mahkememizin 28/11/2023 tarihli kararında; Yukarıda izah edilenler, bilirkişi raporları, adli tıp raporları, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 02/12/2021 tarihli 2017/1179 E.  Ve 2021/1563 karar sayılı ilamı ve Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı sürücü ...’in sevk ve idaresindeki ...... plaka sayılı araç ile davacı ...’a çarpması sonucu trafik kazasının meydana geldiği, davacının ağır şekilde yaralandığından bahisle mahkememizde tazminat davası açıldığı, davalı tarafların ise davanın reddini talep ettiği anlaşılmıştır. Söz konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücü ...'in %20, davacı yaya ...'ın %80 oranında kusurlu olduğunun alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının dava konusu trafik kazasına bağlı olarak maluliyetine ilişkin rapor aldırıldığı, davacının maddi zararının aktüer bilirkişi marifetiyle hesaplamasının yapıldığı, kazaya karışan  ...... plakalı sayılı aracın davalı ....'ye  ...... poliçe numarası ile Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğu, davalı ...'in ise kazaya karışan ...... plakalı sayılı aracın işleteni konumunda olduğu, davacının maddi zararlarının tazmininde davalı  ....'nin ZMMS poliçesi uyarınca sigortacı sıfatı ile müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmakla; davacının ve davalıların ekonomik ve sosyal durumu ve kazaya karışan tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı ve paranın satın alma gücü dikkate alınarak manevi tazminat yönünden davacının davasının kısmen kabulüne karar verilmiş,  Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki   Yönetmeliğine göre (Trh2010 Yaşam Tablosuna göre) alınan aktüer raporu doğrultusunda,  zaman aşımı süresinin dolmaması da dikkate alınarak, maddi tazminat ve manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. \" şeklinde karar verilmiştir.<br>Konya BAM 3. HD'nin 02/09/2024 gün ve ... E. ... K. sayılı ilamı ile; kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi istendiğinden, Fen heyetinden rapor alınmış, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı  Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre ve PMF-1931 yaşam tablosuna uygun düzenlenen rapora göre karar verilmesi istendiğinden,  BAM kaldırma kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiden rapor alınmış, alınan raporun Konya BAM. 3. HD.'nin kaldırma kararına uygun, denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu kanaatine varılmış, usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak, bilirkişi raporu doğrultusunda aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" şeklinde davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 13.06.2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıda meydana gelen yaralanmadan dolayı, 305.311,89 TL sürekli iş göremezlik zararı tazminatı (...... yönünden 255.380,00 TL ile sınırlı olarak), 3.894,32 TL geçici iş göremezlik zararı tazminatı, 2.462,94 TL bakıcı gideri zararı tazminatı olmak üzere toplam 311.669,15 TL maddi tazminatın (...... yönünden Toplam 261.737,26 TL ile sınırlı olarak),  davalı ... Şirketinden 04.09.2019’den itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalı ... ve ...’den kaza tarihi olan 13.06.2015 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte olmak üzere, davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 50.000 TL’nin ... ve ...’den kaza tarihi olan 13.06.2015 tarihindin itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davalılar ... ve ... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Es. ve ... K. sayılı 16.12.2025 tarihli kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğunu, davacı tarafın dava dilekçesinde belirsiz alacak davası açtığını açıkça belirtmeyip yalnızca “fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla” ibaresini kullandığı için davanın kısmi dava niteliğinde olduğunu, bu nedenle 13.06.2023 tarihli dilekçenin bedel artırımı değil ıslah olarak kabul edilmesi gerektiğini, ıslahın yasal süresi içinde yapılmadığını ve 05.10.2023 tarihli ıslah ile artırılan kalemlerin zamanaşımına uğradığını, buna rağmen mahkemenin kısmi kabul kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu, 29.05.2025 tarihli bilirkişi raporunun da önceki ödemeleri ve ödeme tarihlerine göre faiz işletilmesini dikkate almadan hatalı hesap yaptığını, müvekkil tarafından ve sigorta şirketince yapılan ödemeler mahsup edildiğinde bakiye alacak kalmadığını, ayrıca TRH 2010 yerine PMF 1931 yaşam tablosunun uygulanması gerektiğini, maluliyet raporunun kesin sonuç içermediğini ve göz rahatsızlığı ile kaza arasındaki illiyet bağının netleşmediğini, kusur raporunun tanık beyanı ve kaza yeri dikkate alınmadan eksik düzenlendiğini, davacının trafik kurallarına uymayıp yolun ortasına aniden çıktığını, bu nedenle kusurun davacıda olduğunu, manevi tazminatın da maluliyet oranı ve olayın ağırlığı gözetilmeden fahiş şekilde belirlendiğini ve davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açtığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca  ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. <br>Maluliyete ve hesaplama yöntemine yönelik istinafların değerlendirilmesinde;  <br>Her ne kadar dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasında<br>ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS,2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN  2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI  İLAMLARI GEREĞİNCE,<br>\tYİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE, <br>\t  DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK ,<br>Dairemizin 2024/1471 ve 2024/1331 esas sayılı dosyalarında buna yönelik verilen direnme kararlarımızın  Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/04/2016 tarihli 2025/488 esas 2026/223 karar ve 2025/489 esas ve 2026/224 sayılı dosyalarıyla bozulmakla verilen, bu bozma kararları esas alınarak, Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmek suretiyle ,<br>\tBU ÇERÇEVEDE;\t\t\t<br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.<br>Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler; <br>- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”, <br>- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,<br>- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi) <br>- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,<br>- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik”  şeklindedir.<br>Somut olayda <br>İDM ce kaza tarihinde geçerli olmayan  Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği  hükümlerinin uygulandığı görülmektedir.  \t<br>Bu kapsamda hükme esas  alınan maluliyet raporunun HAKSIZ FİİL TARİHİNDE GEÇERLİ YÖNETMELİK HÜKÜMLERİNE GÖRE usul ve yasaya AYKIRI düzenlendiği anlaşıldığından idm ce Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; ALINAR rapora göre karar verilmesi gerektiği anlaşılmakta ise de Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre; sürekli iş göremezlik (kalıcı sakatlık) oranının %31,6 olduğu,hüme esas alınan Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre  %30,2 olduğu, anlaşılmakla,kararı istinafa getiren davalı olması nedeniyle KAZANILMIŞ HAK GEREĞİ %30,2 NİH UYGULANMASI SONUÇ OLARAK DOĞRUDUR.<br>KEZA <br>İtiraz edenin TRH 2010 1.8 Teknik Faiz Uygulamasına  yönelik itirazı ile ilgili olarak;<br>\t09.10.2020 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin  17.07.2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. Sayılı iptal kararı ile KTK 90.maddesi; “Maddi ve manevi tazminat: (2) Madde 90 – (Değişik:14/4/2016-6704/3 md.) Zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu Kanun (…)(2) öngörülen usul ve esaslara tabidir. Söz konusu tazminatlar ve manevi tazminata ilişkin olarak bu Kanun (…)(2) düzenlenmeyen hususlar hakkında 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.” Şeklindedir. Türk Borçlar Kanunu 55.maddesi ise; “Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk ilkelerine göre hesaplanır…” şeklinde düzenlenmiş olup, tazminat hesabına ilişkin Karayolları Trafik Kanunu ve Türk Borçlar Kanunu’nda açık bir hüküm bulunmamaktadır. <br>Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümezliği ilkesi yargılaması tamamlanmış davalarla ilgili olup, mevcut davalar bakımından Anayasa Mahkemesi kararının uygulanması geriye yürümezlik ilkesinin ihlal niteliğinde değildir.<br>TRH 2010 Tablosu ve %1,8 teknik faiz indirimi suretiyle hesaplama usulü ZMSS genel şartları ile getirilmiş olduğundan, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereği hesaplamada bu usulün uygulanması söz konusu olmayacaktır. <br>Diğer taraftan Genel Şartların halen yürürlükte olduğu, iptal kararı ile sadece bazı maddelerinin iptal edildiği dikkate alınarak buna göre ZMSS genel şartlarında getirilen % 1,8 teknik faiz indirimi kısmının gerçek zarar ilkesine aykırı oluşu sebebiyle uygulanmaması gerekmektedir.<br> Yargıtay 17.HD. nin konuya ilişkin 2019/3292 E. 2021/1848 K. Sayılı 24.02.2021 tarihli güncel kararı uyarınca  “Bu durumda mahkemece, ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellere göre (devre başı ödemeli belirli rant yöntemi, % 1,8 teknik faizle) tazminat hesabının yapılmasına ilişkin olarak KTK'nun 90. maddesinde yapılan değişikliğin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, Dairemiz Yargıtayda uygulama birliğinin sağlanması yönünde tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınması için içtihat geliştirdiği ancak hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için yerel mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.” kararı ile<br>Yine Yargıtay 4. Hukuk Dairesi  ... esas, ... karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;<br>Destek alacağı hesaplanır iken desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılması gerekir.<br>Bu kapsamda İDM'ce yapılan hesaplama TRH 2010 tablosunun esas alınması , hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle tazminatın hesaplanması suretiyle alınmış olup itiraz yersizdir.<br>Destek alacağı hesaplanır iken desteğin bakiye ömür süresinin TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre belirlenmesi ve işleyecek (bilinmeyen) devre hesaplamasında her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progresif rant yönteminin kullanılmasıyla hesaplamanın yapılması gerekir.<br>Bu kapsamda İDM'ce yapılan hesaplama TRH 2010 tablosunun esas alınması, hesaplamalarda progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi suretiyle OLMASI GEREKİRKEN PMF 1931 UYGULANMIŞ İSE DE DOSYAYI İSTİNAFA GETİRENİN DAVALI OLMASI. TRH 2010 UYGULANMASI HALİNDE BAKİYE YAŞIM SÜRESİ DAHA FAZLA HESAPLANACAĞINDAN,YAPILACAK BU HESAPLAMANIN  DAVALI ALEYHİNE OLACAĞI, DAVALININ BU KAPSAMDA KAZANILMIŞ HAKKI GEREĞİNCE DAHA DÜŞÜK HESAPLAMA YAPILAN PMF 1931 İN DAVALI  LEHİNE  OLMASI DİKKATE ALINDIĞINDA  YAPILAN HESAPLAMA SONUÇ İTİBARİYLE DOĞRUDUR.<br>İlk yapılan Islaha karşı zamanaşımı itirazı<br>2918 sayılı KTK.nun 109/1.maddesinde \"motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde, kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.\" denilmektedir. Aynı kanunun 109/2 maddesinde ise, \"dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve Ceza Kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş ise, bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.\" hükmüne yer verilmiştir. <br> Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nun  72. maddesi gereği, haksız fiil nedeniyle tazminat talebiyle açılacak davada zamanaşımı, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yıllık süreye tabidir. Eylemin aynı zamanda suç oluşturması durumunda uzamış (ceza) zamanaşımı uygulanacaktır. Davaya esas eylem suç niteliğinde değildir.<br>Zamanaşımı bir defidir. İtirazlardan farklı olarak, diğer savunma sebeplerinden olduğu gibi Mahkemece kendiliğinden gözetilmesi söz konusu değildir. Bir borcun, alacaklısı tarafından zamanında ileri sürülmemesi yine de borçlunun borcu ifasına engel değildir. Çünkü hukuk sistemimizde zamanaşımı borcu sona erdirmez, yalnızca alacaklıya bir def’i hakkı verir. Bu nedenle hakim zamanaşımını, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu durumlardaki gibi kendiliğinden göz önünde bulundurmaz (6098 sayılı TBK m. 161).<br> TBK'nın 154.maddesinde (mülga BK 133/2md.) zamanaşımını kesen nedenler düzenlenmiştir. Söz konusu maddenin 1. Fıkrası  uyarınca; borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse zamanaşımı kesilir. <br>İstinaf eden davalıların 01.10.2015  tarihinden 30.09.2016 tarihleri arasında ödeme yaptığı ve son ödeme tarihi olan 30/09/2016 tarihine göre 8 yıllık uzamış zamanaşımı süresi dolmamıştır <br>Kaldı ki <br>7226 sayılı Kanunun geçici 1. Maddesi uyarınca<br>Geçici Madde 1 - (1) Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde görülmüş olması sebebiyle yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;<br>a) Dava açma, icra takibi başlatma, başvuru, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz ve zamanaşımı süreleri, hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler; 6/1/1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar bakımından belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim tarafından tayin edilen süreler ile arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarındaki süreler 13/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden,<br>b) 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ile takip hukukuna ilişkin diğer kanunlarda belirlenen süreler ve bu kapsamda hakim veya icra ve iflas daireleri tarafından tayin edilen süreler; nafaka alacaklarına ilişkin icra takipleri hariç olmak üzere tüm icra ve iflas takipleri, taraf ve takip işlemleri, yeni icra ve iflas takip taleplerinin alınması, ihtiyati haciz kararlarının icra ve infazına ilişkin işlemler 13/3/2020 (bu tarih dahil) tarihinden,itibaren 30/4/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar durur.<br> Bu süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlar. Durma süresinin başladığı tarih itibarıyla, bitimine on beş gün ve daha az kalmış olan süreler, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden başlamak üzere on beş gün uzamış sayılır. Salgının devam etmesi halinde Cumhurbaşkanı durma süresini altı ayı geçmemek üzere bir kez uzatabilir ve bu döneme ilişkin kapsamı daraltabilir. Bu kararlar Resmi Gazete'de yayımlanır.hükmünü taşıdığı,<br>Cumhurbaşkanlığının 30/04/2020 tarih ve  2480 karar sayısı ile <br> \"Yargı Alanındaki Hak Kayıplarının Önlenmesi Amacıyla Getirilen Durma Süresinin Uzatılmasına Dair Karar\"m yürürlüğe konulmasına, 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrası gereğinc Covid-19 salgın hastalığının ülkemizde yayılmasını ve yargı alanında doğabilecek hak kayıplarını önlemek amacıyla; 7226 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 1 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen durma süresi, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununda öngörülen zorunlu idari başvuru yoluna ilişkin süreler hariç, 1/5/2020 (bu tarih dahil) tarihinden 15/6/2020 (bu tarih dahil) tarihine kadar (salgın hastalığın yayılma tehlikesinin daha önce ortadan kalkması halinde yeniden değerlendirilmek üzere) uzatılmıştır.<br>Islah süresindedir<br>Manevi tazminatın çok  taktir edildiği istinafı yönünden;<br>Hakimin  özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. <br>O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.<br>Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre  manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. (HGK 23/06/2004, 13/291-370)<br>Yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri,davacının tespit edilen sosyal ve ekonomik durumuna, davacının kaza nedeniyle % 30,2  oranında meslekten kazanma gücünü kaybettiği ve iyileşmesinin 18  ay olduğu gözetilip,davalının kusur durumu (%20 kusur)  ve  olayın oluş şekli dikkate alındığında, takdir olunan manevi tazminatın  dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olduğu bu itibarla davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>ANCAK<br>Davalı vekilinin kaldırma sonrası yapılan ıslah  açısından ret kararı verilmesi gerektiği istinafı<br>HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada \"Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.\" esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile  bu istemden haberdar edilmesi zorunludur. <br>Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani  ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.<br>6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir. <br>Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarında yaralanmadan kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir. (Yargıtay 17 HD 2015/14980 E 2018/8201 K )<br>Davacının somut olayda HMK 107 maddesi kapsamında bir davasının olmadığı, fazlaya ilişkin haklan saklı kalmak kaydıyla KISMİ DAVA OLARAK AÇILDIĞI açıkça anlaşılmaktadır.<br> Gerek HUMK. 83 ve devamı maddesi gerekse 6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. HUMK'nın 83. (6100 sayılı HMK m. 176), maddesinde ise ıslah, taraflardan birinin yapmış olduğu bir usul işleminin tamamen veya kısmen düzeltilmesidir. Islahın amacı, yargılama süresinde, şekli ve süreye aykırılık sebebi ile ortaya çıkacak maddi hak kayıplarını ortadan kaldırmaktır. Bununla birlikte talep miktarı ıslah ile arttırılabilecektir. Ancak taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Islahın kısmen veya tamamen olduğuna bakılmaksızın taraflar aynı davada ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.<br>BU durumda davacı taraf  kısmi davasını 05/10/2023 tarihinde ISLAH ETMEKLE, 2. KEZ ISLAH OLAN 24/11/2025 TARİHLİ BEDEL ADTIRIM DİLEKÇESİNE DEĞER VERİLMESİ MÜMKÜN OLMAYIP, BU DURUMDA İDM CE İLK ISLAHA GÖRE KARAR VERİLMESİ gerekirken DAVANIN BELİRSİZ ALCAK DAVASI OLARAK YANLIŞ NİTELENDİRİLEREK KARAR VERİLMESİ YANLIŞTIR<br>\tBu halde davacının 24/11/2025 tarihli dilekçesi ile harcını yatırmak suretiyle talep artırımı talebinin ikinci ıslah yasağı kapsamında yapılmamış sayıldığı anlaşılmakla artırılan bu kısım için ıslah yapılmamış sayıldığından, davalı lehine vekalet ücreti taktiri mümkün olmadığından bu husus dikkate alınarak  yeniden hüküm tesis edilmesi gerekmektedir<br>ÖTE YANDAN DAVALI TARAFÇA SUNULAN İBRANEMEYE GÖRE<br>04.02.2026 tarihli dilekçe ve belgelerde davacı tarafın 02.02.2026 tarihli ibraname-makbuz-feragatname dilekçesindeki '' 251.000 TL ASIL ALACAK 205.000 TL İŞLEMİŞ FAİZ 45.000 TL DAVA VEKALET ÜCRETİ VE 12.000 TL YARGILAMA GİDERİ VE 62.000 TL İCRA VEKALET ÜCRETİ davalı ... tarafından ödenmiş bu nedenle başta Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ve ... Karar sayılı dosyası olmak üzere bu olay nedeniyle doğan sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri zararının tazmini için ...... A.Ş. aleyhine açılmış ve açılacak her türlü davadan, temyizden, keşide edilmiş ve edilecek her türlü ihtarattan, yapılmış ve yapılacak her türlü icra-i takipten, temyizden ve bunlar dışındaki her türlü hukuki işlemden geri dönülmemek üzere vazgeçtiğimizi anılan dava ve icra dosyasından ...... A.Ş. açısından feragat ettiğimizi, munzam zarar ve başkaca hiçbir talepte bulunmayacağımızı, anılan borç sebebi ile ve hiçbir ızrar hali olmadan kendi rızamız ile ...... A.Ş.’nin zimmetini, konu olay için sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı ve tedavi gideri tazminatı ile sınırlı olmak üzere her türlü hak ve müddeiyattan kesin kayıtsız şartsız ve gayrı kabili rücu olmak üzere ...... A.Ş.'yi, sigortalıyı ve sürücüyü tamamen ibra ettiğimizi kabul, tasdik ve taahhüt ederiz.'' şeklindeki beyanıyla davalı ... şirketi tarafından maddi tazminat ve maddi tazminat alacağına ilişkin vekalet ücreti, yargılama gideri, faiz, icra vekalet ücreti yönünden yapılan ödeme neticesinde davalı ... Katılım Sigorta şirketi yönünden davadan feragat edildiği görülmektedir. <br>\tBU HALDE DAVACININ 05/10/2023 TARİHLİ ISLAH DİLEKÇESİNE GÖRE DEĞERLENDİRME YAPILARAK  VE DAVALI SİGORTANIN YAPMIŞ OLDUĞU ÖDEMEYE İLİŞKİN ÖDEME BELGELERİ DOSYA ARASINA ALINARAK DAVACININ BAKİYE TAZMİNAT ALACAĞI KALIP KALMADIĞI DEĞERLENDİRİLİP BAKİYE TAZMİNAT ALACAĞI YOKSA KONUSUZ KALAN MADDİ TAZMİNAT HAKKINDA KARAR VERİLEMİSİNE YER OLMADIĞINA KARAR VERİLİP, BAKİYE MİKTAR VARSA BU MİKTARDAN SİGORTA ŞİRKETİ DIŞINDAKİ DİĞER DAVALILARIN SORUMLU TUTULUP, ikinci ıslah yasağı kapsamında yapılmamış sayılacağından artırılan bu kısım için ıslah yapılmamış sayıldığından, davalı lehine vekalet ücreti taktiri mümkün olmadığının gözetilmesi, maddi tazminat alacağına ilişkin vekalet ücreti, yargılama gideri, faiz, icra vekalet ücreti yönünden yapılan ödeme gözetilerek ödeme yapılan miktar için davacı lehine vekalet ücreti taktir edilmeyeceğinin gözetilmesi ,bakiye tazminat alacağı yoksa ve konusuz kalmışsa  davaya dava konusu olarak kalan MANEVİ tazminat davası açısından devam edilmesinin gözetilmesi gerekir.<br>Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın sadece davalı tarafça istinaf edildiği aleyhe istinafın olmadığı gözetilerek kazanılmış haklara halel gelmemek suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.<br>H Ü K Ü M \t\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davalılar ... ve ...  vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca  KALDIRILMASINA,<br>2-Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek ve davanın sadece davalı tarafça istinaf edildiği aleyhe istinafın olmadığı gözetilerek kazanılmış haklara halel gelmemek suretiyle yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, <br>3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalılar ... ve ... tarafından peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde bu davalı tarafa iadesine,  <br>4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle  avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,<br>5-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,<br>HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 30/04/2026<br><br>\t\t\t\t<br>   \t      ...          \t\t         ...         \t\t     ...      \t\t\t      ...<br>            Başkan\t\t\t        Üye\t\t\t    Üye\t\t\t     Katip<br>               ...\t\t   \t\t...\t              \t     ...\t      \t\t\t       ...<br>            E imza                            E imza                      E imza                            E imza<br><br><br><br><br><br>Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f26b17ea7ad79abb","SID":"e17e1172458b247b"}}